{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 23/01/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...     (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t:...<br>TARİHİ\t\t:  22/10/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t\t:...<br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t:...- \t <br>DAVALI\t: ...  -  ...<br>VEKİLLERİ\t: ...\t  ...<br>TEMSİLCİ\t: ...  -...<br>\t  ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28/01/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hak ettiği ödemeleri alamamasından kaynaklı olan zararının oldukça fazla ve şirketin yurt dışında bulunmasından ötürü tahsilinin bir hayli zor olacağı gerçeğinden hareketle ve de bir nebze müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi amacıyla teknenin bağlanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>İlk derece mahkemesi 22/10/2024 tarihli ara kararında; ihtiyati tedbirin yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, teknenin uyuşmazlık konusu olmadığı, davacının talebinin para alacağı olduğu ve yapılan ödemeler şu aşamada belli olmadığından  yaklaşık ispatın sağlanmadığı, ayrıca  somut olayda 6100 sayılı HMK'nın 389/1. maddesi gereğince mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi durumunun mevcut olmadığı gerekçesiyle   ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, yat ve tekne imalatı/üretimi konusunda faaliyet gösteren etkin bir şirket olduğunu, davalı şirketin ise İngiltere merkezli bir şirket olup şirketin Türkiye'de şubesinin bulunmadığını, müvekkili şirket ile davalı şirketin, davalı şirket adına hareket eden ... özel istekleri doğrultusunda inşa edilecek bir teknenin yapımı için sözlü olarak anlaştıklarını,  anlaşmaya göre, söz konusu teknenin davalı şirket tarafından özel olarak verilen talimatlar doğrultusunda yapıldığnı, kullanılması gereken malzemelerin özel olarak belirtildiğini, teknenin bu şekilde kademeli olarak inşa edildiğini, müvekkili şirket tarafından,...\" isimli teknenin inşasının davalı şirket adına hareket eden ... talimatları doğrultusunda  tamamlandığını, gerekli izin ve resmi işlemler tamamlanarak teknenin 12.06.2023 tarihli belgeden de anlaşılacağı üzere teknenin kaptanı... şirket yetkilisinin talimatı ve .... bizzat nezaretinde  teslim edildiğini,  davalı tarafça teknenin bir an evvel bitirilip yapılan sözleşmeler gereği seferlere başlamak zorunda olduğu ileri sürülerek sadece 1.300.000,00-EUR ödeme yapıldığını, bakiye borçların daha sonra ödeneceği ileri sürülerek gümrük çıkış belgesi  düzenlettirildiğini, fakat teknenin bakiye borçlarının hiçbir şekilde ödenmediğini, dosya muhteviyatında bulunan, tekne için yaptırılan sigorta poliçesinden de görüleceği üzere teknenin bedelinin 3.320.000,00-EUR olduğunu, buna rağmen davalının adeta yangından mal kaçırırcasına tekneyi alıp götürdüğünü, 1.300.000,00-EUR dışında kalan borcunu ödemediğini, hatta davalının bizzat gidip kendisinin sipariş verdiği malzemelerin dahi bedelini ödememesi nedeniyle müvekkili şirketin bunları dahi ödemek zorunda kaldığını, bütün bunlara rağmen iyi niyet gösteren müvekkilinin bakiye alacağını tahsil edebilmek amacıyla defalarca görüşme yaptığını,  hatta ikinci bir tekne yapımı için kurulan şirketin hatırına alacaklarını ötelediğini, bu nedenle bakiye alacağın tahsili amacıyla Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıda esas numarası verilen dosyasıyla huzurdaki davanın açıldığını, bu davada müvekkilinin hak ettiği ödemeleri alamamasından kaynaklı olan zararının oldukça fazla olması ve şirketin yurt dışında bulunmasından ötürü tahsilinin bir hayli zor olacağından, dava konusu teknenin bağlanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de yerel Mahkemenin; \"HMK'nın 389/1. maddesi gereğince mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi durumunun mevcut olmadığı\" gerekçesiyle taleplerini reddettiğini,  dava konusu teknenin yurt dışına çıkarılması halinde müvekkilinin alacağını tahsil etmesinin imkansız hale geleceğini, HMK 389/1 hükmünde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi durumunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği açıkça belirtildiğini,  söz konusu teknenin davalı şirkete teslim edilmesinden sonra defalarca kez yurt dışına çıktığını ve birçok misafir ağırladığını, bu nedenlerle Yerel Mahkemenin kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde; ihtiyati tedbir kararının HMK 389. Mad. Belirtildiği gibi yalnız uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğini, para alacakları hakkında verilemeyeceğini, somut olayda da uyuşmazlık konusu menkul veya gayrimenkul bir mal değil, para alacağı olduğundan ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, davacı tarafın HMK 390/3 maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulunu karşılayamadığını, uyuşmazlığın konusunun tekne değil, para alacağı olduğunu ve bu sebeple davacı tarafın \"teknenin yurtdışına çıkarılması halinde müvekkilin alacağını tahsil etmesinin çok zor olacağı\" yönündeki iddiasının da temelsiz kaldığını, davalı ...... Londra şehrinde mukim, aynı zamanda Türkiye'nin sair illerinde de denizcilik ve yatçılık alanlarıyla iştigal eden faal bir şirket olduğunu, şirketin edimlerini ve taahhütlerini yerine getirememesi gibi bir durumdan söz edilemeyeceğini, yani mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, tamamen imkansız hale gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesinin asla söz konusu olmayacağını belirterek, davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan belirsiz  alacak, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir talebinin reddine  ilişkindir.<br>İhtiyati tedbir; 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir.<br>HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu olan şey hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.<br>İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.<br>İhtiyati tedbire esas olanın davada iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun ''uyuşmazlık konusu hakkında'' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (madde 389/1). Ayrıca,6102  sayılı TTK' nın 1352. maddesinde;<br>\"(1) “Deniz alacağı”; aşağıda sayılan hususların birinden veya birkaçından doğan istem anlamına gelir: <br>a) Geminin işletilmesinin sebep olduğu zıya veya hasar.<br>b) Geminin işletilmesi ile doğrudan doğruya ilgili olarak karada veya suda meydana gelen can kaybı veya diğer bedensel zararlar.<br>c) Kurtarma faaliyeti veya her türlü kurtarma sözleşmesi, çevre zararı tehdidi oluşturan bir gemi veya gemideki eşya ile ilgili kurtarma faaliyeti için ödenecek özel tazminat.<br>d) Çevreye, kıyı şeridine veya bunlara ilişkin menfaatlere gemi ile verilen zarar ya da zarar verme tehdidi; bu zararı önlemek, sınırlandırmak veya ortadan kaldırmak için alınan önlemler; bu zarar karşılığı ödenecek tazminat; çevrenin eski duruma getirilmesi için fiilen alınan veya alınacak olan makul önlemlerin giderleri; bu zarar ile bağlantılı olarak üçüncü kişilerin uğradığı veya uğrayabileceği kayıplar ve bu bentte belirtilenlere benzer nitelikteki zararlar, giderler veya kayıplar.<br>e) Geminin içinde bulunan veya bulunmuş olan şeyler de dâhil olmak üzere, batmış, enkaz hâline gelmiş, karaya oturmuş veya terkedilmiş olan bir geminin yüzdürülmesi, kaldırılması, çıkartılması, yok edilmesi veya zararsız hâle getirilmesi için yapılan giderler ve harcamalar ile terk edilmiş bir geminin korunması ve gemi adamlarının iaşesi ile ilgili giderler ve harcamalar.<br>f) Bir çarter parti düzenlenmiş olup olmadığına bakılmaksızın, geminin kullanılması veya kiralanması amacıyla yapılmış her türlü sözleşme.<br>g) Bir çarter parti düzenlenmiş olup olmadığına bakılmaksızın, gemide eşya veya yolcu taşınması amacıyla yapılmış her türlü sözleşme.<br>h) Gemide taşınan, bagaj dâhil, eşyaya gelen veya bu eşyaya ilişkin zıya veya hasar.<br>i) Müşterek avarya.<br>j) Römorkaj.<br>k) Kılavuzluk.<br>l) Geminin işletilmesi, yönetimi, korunması veya bakımı için sağlanan eşya, malzeme, kumanya, yakıt, konteynerler dâhil teçhizat ve bu amaçlarla verilen hizmetler.<br>m) Geminin yapımı, yeniden yapımı, onarımı, donatılması ya da geminin niteliğinde değişiklik yapılması.<br>n) Liman, kanal, dok, iskele ve rıhtım, diğer su yolları ile karantina için ödenecek resimlerle diğer paralar.<br>o) Ülkelerine getirilme giderlerini ve onlar adına ödenmesi gereken sosyal sigorta katılma paylarını da içererek, gemi adamlarına, gemide çalışmaları dolayısıyla ödenecek ücretlerle, onlara ödenmesi gereken diğer tutarlara ilişkin istemler.<br>p) Gemi için alınmış krediler dâhil olmak üzere, geminin veya malikinin adına yapılmış harcamalar.<br>r) Geminin maliki tarafından veya onun hesabına ödenecek, karşılıklı sigorta aidatları da dâhil sigorta primleri.<br>s) Geminin maliki tarafından veya onun hesabına gemiye ilişkin olarak ödenecek her türlü komisyon, brokaj veya acente ücretleri.<br>t) Geminin mülkiyeti veya zilyetliğine ilişkin her türlü uyuşmazlık.<br>u) Geminin ortak malikleri arasında çıkan, geminin işletilmesine ya da gemiden sağlanan hasılata ilişkin her türlü uyuşmazlık.<br>v) Gemi rehni, gemi ipoteği veya gemi üzerinde aynı nitelikteki ayni bir yükümlülük.<br>y) Geminin satışına ilişkin bir sözleşmeden kaynaklanan her türlü uyuşmazlık.\" şeklinde ,<br>TTK nın 1353. Maddesinde ise; <br>(1) Deniz alacaklarının teminat altına alınması için, geminin sadece ihtiyati haczine karar verilebilir. Bu alacaklar için gemi üzerine ihtiyati tedbir konulması veya başka bir surette geminin seferden menedilmesi istenemez. \" hükmü düzenlenmiştir.<br>Bu bilgiler ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde; dosya içeriği, mevcut deliller ve özellikle ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, açılan davanın ise alacak davası olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesi kararının ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek  gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında verilen .... tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 615,40 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. 23/01/2025\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c56d6366a70eb72","SID":"c7fe1343089762b9"}}