{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1361 Esas<br>KARAR NO:2025/161<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:14/06/2021<br>NUMARASI:2019/235 Esas, 2021/633 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ... Marka ... plaka numaralı araçta  yağ tüketiminin fazlalığından dolayı arızalanması üzerine araç şoförü ... aracı 17/09/2018 tarihinde davalı şirkete ait servise götürdüğünü, aracın tamiri ile ilgili olarak 19/09/2018 tarihinde 2.419,92-UERO masraf çıkarıldığını, bu masrafın araç şoförü tarafından şirket merkezine iletildiğini, şirket merkezinin bu masrafı makul bularak aracın tamirine başlandığını, 21/09/2018 tarihinde aracın bakımının bittiği gerekçesiyle araç şoförünün servise çağrıldığını,  deneme amaçlı motor çalıştırılınca motorda aracın servise tesliminden önce var olmayan bir arızanın tespit edildiğini,  servis yetkililerince aracın yeniden onarıma alındığını, ancak servis yetkililerinin bu esnada Türkçe bilmeyen araç şoförüne içeriğini bilmediği belgeler imzalattıklarını, 22/09/2018 tarihinde araç şoförünün tekrar servise çağrılınca bu seferki denemede ise aracın motor kol yaptığını, yani motorun kullanılamaz hale geldiğini, bunun üzerine servis yetkililerinin müvekkili şirketten aracın motorunu yenilemelerini ve bunun için de kullanılmamış yeni bir motor temin etmelerini istediklerini, müvekkili şirket şoförünün ise aracın teslimi sırasında tespit edilen arızanın yağ tüketimi fazlalılığı ile ilgili olduğunu, tamirat sırasında bu durum ile alakası olmayan başka bir arızanın üremesine sebep olunduğunu, bu hususun davalı şirket yetkililerinin kusurundan kaynaklandığını belirterek aracın eski hale getirilmesini ve mağduriyetin giderilmesini talep ettiğini, ancak araç şoförünün yabancı olmasından dolayı kendisinin kandırılmaya ve iradesinin fesada uğratılmaya çalışıldığını, bu nedenlerle davalı şirket çalışanlarının kusuruna dayalı olarak meydana gelen zararın tazmini için gerekli incelemelerin yapılmasını ve yapılacak tespit sonucunda miktar artırımında bulunmak üzere 100 USD, ayrıca davalı tarafın eylemine bağlı olarak ... Şti. ile varılan anlaşmanın yerine getirilememesi ve buna dayalı olarak aylık net kazanç olan 3.900-USD'den Ekim, Kasım Ve Aralık 2018 ve Ocak, Şubat, Mart 2019 ayları olmak üzere toplam 23.400-USD'nin toplamda 1.000-USD'nin davalıdan alınarak müvekkiline  verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait ... plakalı aracın müvekkili şirkete 17/09/2018 tarihinde aracın motor ikazının yandığı, aracın 1000 KM'de 6 Lt. Motor yağı eksilttiği ve motor yağı koyma kapağının açıldığında ses geldiği şikayetleri ile araç şoförü tarafından getirildiğini, aracın yapılan kontrollerinde motorun kompresyon değerlerinin düşük olduğu, bu nedenle motorun sökülerek incelenmesi gerektiğinin anlaşıldığı, bu konuda davacı şirket yetkili ve şoförün onayının tercüman aracılığıyla onayının alındığını, iş emrinin araç şoförüne imzalatıldığını, araçtaki arızanın tamir ile giderilemeyeceği, silindir gömlekleri ve piston segmanın bütünüyle değişmesi gerektiğinin anlaşıldığı, bunun üzerine ... aracılığı ile davacı şirket yetkilisinin arandığı, araçtaki problemin tamir edilerek onarılamayacağı, tüm silindirin değiştirilmesi gerektiği, bu parçaların Türkiye ... 'de bulunmadığını, Almanya'dan sipariş edileceğinin anlatıldığını,  davacı şirket yetkilisinin aracın gümrükten geçmek üzere yüklü olduğunu, ürünlerin Almanya'dan gelmesini beklemeyeceklerini belirtip araçtaki parçaların onarımında ısrarcı olduklarını, görüşmeler sırasında aracın yüklü olması nedeni ile sınırı geçecek kadar dahi tamirat yapılmasını yeterli gördüklerini, müvekkili şirketin ise prensipleri gereği böyle bir işlem yapamayacağını söylediğini ancak davacı şirket yetkilisinin ısrarı üzerine motoru parça değişimi olmaksızın tamir etmeye çalıştıklarını, bunun davacı şirket yetkilisine bildirildiğini, aracın  motorunu toparlanmaya çalıştıklarını,   ancak aracın hareket etmediğini, aracın tamiratı bittikten sonra teslim alınması için ciddi adımlar atıldığını,  somut olayda araç motorunun ciddi hasarlı bir şekilde müvekkili şirkete geldiğini, bu hususta müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını belirterek  davanın reddine   karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece;Yapılan inceleme neticesinde davalı servisin her ne kadar kusurlu hizmet verdiği sonucuna ulaşılmışsa da, dinlenen tanık beyanları sunulan raporun sonuç kısmı ile beraber değerlendirildiğinde, yapılan işlemler hususunda davalının kusurunun bulunmadığı, zira söz konusu sonucun ortaya çıkabileceğinin davalı tarafından davacıya aracı kullanan şoför aracılığıyla iletildiği, fakat davacının aydınlatmaya rağmen işinin ivedi olması nedeniyle söz konusu tamiratı bilerek eksik bir şekilde yaptırdığı, bu sebeple kusurun davacının kendisinde olduğu, davacı tarafından her ne kadar servis yetkilileri tarafından dava dışı Türkçe bilmeyen şoföre bir kısım belgeler imzalatılması hususunun usulsüz olduğu iddia edilmişse de dinlenen tanık beyanlarından dava dışı şoförün davacı şirket yetkilileri ile iletişime geçerek yapılan işlemlere onay verdiği, ayrıca Türkçe bilmeyen şoför ile de tercüman vasıtasıyla iletişim kurulduğu, işin içinde hile olduğu hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, bu nedenle  bu iddiaya da itibar edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; makine mühendisi bilirkişi tarafından sunulan raporda aracın hasarının oluşmasında servisin işçilik hatası ve dikkatsizliği olduğunun bildirildiğini, bu hususların gerekçeli karara yazılmasına  ve bilirkişinin Mahkemece seçilmesine rağmen bilirkişi raporunun göz ardı edilerek kusurun davacıda olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, müvekkile veya çalışanına tercüme yapıldığı yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığını, tanık ...'in tercümanlık konusunda bir yetkinliğinin ispatlanamadığını, ayrıca davalı şirket çalışanı olduğundan objektif tanıklık yapmasının kendisinden beklenemeyeceğini, tanık anlatımlarına bakılınca yangından mal kaçırır gibi yurdun sınır çizgisine bir an önce ulaşmaya çalışıldığının ortaya konulduğunu, makinenin kesinlikle bozulacağı yönündeki bir uyarıya rağmen onarım talebinin olmasının hayatın olağan akısına aykırı olduğunu, zaten bozulacak bir makinenin ısrarlı yaptırılmak istenmesinin doğru bir durum olmadığını, müvekkili şirketin gerçekten böyle bir aciliyete sahip olsaydı dava konusu aracı aylarca buruda bekletmeyeceğini, her şeye rağmen alıp götüreceğini, ancak aracın halen Türkiye'de olduğunu ve atıl bir vaziyette beklediğini, davalı tanıklarının aksine videoların  bu hususları açık bir şekilde ortaya koyduğunu, teknik uzmanlık gerektiren bir konuda bilirkişinin lehlerine olan raporu dikkate alınmadan ve hukuka aykırı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına kaldırma kararından sonra toplanacak bir delil kalmadığının kabul edilmesi halinde esasa ilişkin beyanda bulunmak ve gerekirse davanın ıslahı için süre verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, ayıplı araç tamiri nedeniyle araçta meydana geldiği ileri sürülen hasar  bedeli ve kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir.İlk derece Mahkememizce uyuşmazlık konusu ... plakalı araç üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi Makine Mühendisi Hakan Korkmazer'in sunmuş olduğu 26/02/2021 tarihli raporunda özetle: aracın hasarının servis işlemleri bitmesi neticesinde araç sahibine teslim edilmeden servisin sorumluluk sahasında oluştuğuna, aracın onarımından iletişimin düzgün ve yeterli seviyede sağlanılamamış olduğuna, araç üzerinde yapılan teknik çalışmanın dikkatsizlik ve özensizlik neticesinde 5. Piston biyel kolu yatağının yağ filmi oluşturmasını engellediği ve geciktirmesi neticesinde hasar oluştuğuna, teknik açıdan sökülen ana yatak ve biyel yataklarının 692.719 km gibi yüksek bir kilometredeki aracın aşınmaları olduğu göz önüne alarak değişim gerektirdiğine, aracın hasarının oluşmasında servisin işçilik hatası ve dikkatsizliği sonucu oluştuğuna kanaat getirildiği bildirilmiştir.Dosya kapsamında alınan aynı bilirkişi raporunun 8. Sayfasında\"teknik açıdan hasarın oluşmasına 5. Silindirde iş gören 5. Nolu pistonun krank mili üzerindeki biyel kol yatağının yağ filmi oluşturulamaması neticesinde yağsız çalışması neticesinde biyel kol yatağının metal metale sürtünmesi sonucu oluşan aşırı ısı ve yağsız çalışmanın vermiş olduğu sürtünme neticesinde biyel kol yatağı erimiş olup, yüksek basıncın etkisi ile sıkışan piston hareket ataleti nedeni ile silindir göleğine baskısı ve neticesinde döküm motor bloğu üzerinde hasar oluştururarak kırılması sonucu motor komple zarar görmüştür. Faturanın incelenmesinde silindir gömleklerinin honlanması, pistonların sökülüp segmanların değiştiği, alt karterin sökülüp takıldığı, enjektörleri bakımının yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu tür işlemlerde aracın kilometresinin de yüksek olduğu göz önüne alındığında ana yatak ve biyel kol yataklarının değişiminin yapılmadan motor toplanması yüksek risk oluşturmaktadır. Sürücü motorun içini bilemez; servis yetkililerinin bu durmu teknik olarak izah ederek değişim gereken parçaların önem ve ehemmiyetinin izah edilmesi görevlerindendir. Aşağıda teknik resmi görülen ... parça numaralı yatak setinin değişmemiş olduğu gözlenmiştir. Krank ana yatak ve biyel kol yataklarının değişimi gerçekleştirmeden  honlama ve segman değişimi ile problemin giderilmeye çalışılması doğru bir yöntem değildir.\" denilmiştir.İlk derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, aracın servise getirildiğinde motordaki hasar durumunun ne olduğu, motordaki hasarın  tamir işlemleri sonucunda meydana gelip gelmediği, servise geldiğinde  bir motor arızası var ise, davalının motorda tamir işlemi yapmasının  motor arızasına etkisinin ne olacağı yönünde bir değerlendirme yapılmadığı gibi, zararın davalının ayıplı hizmet ifasından kaynaklandığı da kesin olarak açıklanmış değildir.Davalı servisin hatalı ve eksik tamir eylemi ile davacının aracında arıza meydana gelmiş ise davalı, davacının bu nedenle uğradığı zararı tazminle yükümlüdür. Ancak zararın davalıdan tazminine karar verilebilmesi için öncelikle zararın davalının ayıplı hizmet ifasından kaynaklandığının kesin olarak ispatlanması gerekir.(Yargıtay 3. H.D  2014/19843 E- 2015/15623 K sayılı kararı) Bu durumda mahkemece; üniversitelerin Otomotiv Ana Bilim Dalı kürsüsünden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden,  araç üzerinde yeniden inceleme yapılarak, dosya kapsamında bulunan tüm belgeler de incelenerek, motorun servise geldiğinde başlangıçtaki durumunun ne olduğu ve servise geldiğinde  bir motor arızası olup olmadığının   tespiti ve yapılan servis işlemlerininde tespiti akabinde motordaki hasarın  tamir işlemleri sonucunda oluşup oluşmadığı,tamir işleminin motor hasarına etkisinin ne olduğu, zararın davalının ayıplı hizmet ifasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının kesin olarak belirlenmesi ve  davacının varsa zararın giderim bedeli tespit edilerek, açık ve denetlenebilir bir rapor aldırılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi  gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu nedenle davacının istinaf nedeni  bu yönden yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi de göz önünde bulundurarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/235 Esas, 2021/633 Karar sayılı ve 14/06/2021 tarihli  kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davacının yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30.01.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d44bcaf430550de8","SID":"1f0da8e30d5897aa"}}