{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ: 30/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>KARAR TARİHİ: 31/05/2022<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 30/12/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,  davalı şirket tarafından, Denizli 5.İcra Müdürlüğü'nün  ...  Esas Sayılı dosyası ile davacılar aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını, davalı şirketin  daha sonra  icra takibinden vazgeçerek senet asıllarını icra müdürlüğünden geri aldığını, takibe dayanak yapılan bonolarda  davacılar ... ve ...'in keşideci olduğunu, dava dışı  ...'ın ise lehtar olduğunu, davalı şirketin dava konusu takip  dayanağı olan  bonolarda meşru ve yetkili hamil olmadığını, takip konusu  bonoların lehtar ...  tarafından  davalı şirkete ciro ve teslim edilmediğini, bono arkasında lehtar  cirosu  bulunmadığını, senet metni ve arka yüzü incelendiğinde, lehtar ... cirosu olmadığının  açıkça  görüldüğünü, davacıların, yetkili hamil olmayan  davalı şirkete bu bonolardan dolayı borcu bulunmadığını belirterek Denizli 5.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi konusu olan tüm bonolardan davacıların davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli takip yapılması nedeniyle ana paranın %20 si oranında icra tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, görev itirazında bulunmuş  ayrıca davacıların keşide ettikleri bono senetlerinin tamamında lehtar statüsünde bulunan ve senetleri vekaleten davalıya ciro eden dava dışı ... tarafından işbu davadan önce davalıya karşı Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında senetlerin istirdatı için aynı nedenlerle dava açıldığını, açılan istirdat davası kabul edilirse takip konusu senetlerin dava dışı ...'a iade edileceğini, takibe konu senetlerin, senetlerin lehdarı olan  ...''ın öz oğlu ... tarafından senetlerin arka yüzünde  vekaleten kaydı ile davalı şirkete ciro edildiğini, senetlerin davalı şirket tarafından iktisap edilmesi öncesinde ...'ın da sözlü olarak oğlu ...'ın vekili olduğunu beyan ettiğini, nitekim bu senetlerin Davacılar  ile ...  arasında aktedilen kira sözleşmesi kapsamında, kiracı sıfatı ile davacı ... ve kiracı lehine kefil ... tarafından düzenlenmiş olup, bu kira sözleşmesini de ...  adına Vekaleten ...'ın imzaladığını, bu itibarla, dava dışı ...'ın sonradan oğlu ...'ın kendisinin vekili olmadığını beyan etmesi, dürüstlük kurallarına ve iyi niyet ilkesine aykırı olup, ... ile aynı iddialarda bulunan davacıların iddialarının kabulünün mümkün olmadığını beyanla davanın ...'a ihbarını taleple davanın reddini dilemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...Davaya konu senetler incelendiğinde, lehtarın ... olmasına rağmen, senedin arka tarafında ilk cirantanın lehtar olması gerektiği halde, senetlerin vekaleten ibaresi ile ... tarafından ciro edildiği,  ancak lehdar tarafından ...'a verilmiş bir vekaletname bulunmadığı gibi, ...'ın Mahkememize ibraz ettiği 18/03/2022 havale tarihli beyan dilekçesinde ... tarafından kendisine verilen bir vekaletname bulunmadığını, yaptığı ciroları ...'a vekaleten yapmadığını ifade etmesi karşısında; davaya konu senetlerin ciro silsilesinin kopmuş olduğu, usulüne uygun lehdar cirosu bulunmaması nedeniyle davalının yetkili hamil olmadığı anlaşılmıştır. ( Emsal Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 19/0672003 tarih ve 2003/12185 esas, 2003/14588 karar, 2014/8767 E. 2014/10942 K.)<br>Buna göre, davacıların davasının kabulü ile davalıya borçlu olmadıklarına karar vermek gerekmiştir.<br>İİK'nun  72/5 maddesi hükmü \"Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olamaz.\" hükmü gereğince davacı borçluları menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığından, tazminat talebinin kabulü\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı,  davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar ile senet lehtarı ... arasında kira sözleşmesi bulunduğunu, bu kira sözleşmesinin  ...'ın oğlu ... tarafından vekaleten imzalandığını, ...'ın tüm işlerinin ...  tarafından takip edildiğini, bu nedenle senet arkasında yer alan \"vekaleten ...\" cirosunun geçerli olduğunu, yetkili hamil olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, kıymetli evraktan kaynaklanan alacağa ilişkin takipten sonra açılan menfi tespit  istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davamıza konu senette yetkili hamilin  ... olduğuna ilişkin Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas- ... Karar sayılı kararının 31/03/2022 tarihinde kesinleşmiş olmasına göre  kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 7.343,32 nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.835,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.507,48 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f8e2527a16db5599","SID":"fb4bc5b6a0b4c7e1"}}