{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1200 <br>KARAR NO: 2025/10<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/04/2021<br>NUMARASI: 2019/1031 Esas -  2021/402 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/01/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacının davalıya ürün sattığını fatura kestiğini davalının borcunu ödemediğini açılan icra takibine de itiraz ettiğini davanın kabulü ile itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin davalılarca davacı tarafın sözleşme koşullarını yerine getirmemiş olması nedeni ile feshedildiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde SMMM marifeti ile bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve 19/10/2020 tarihli bilirkişi raporu aldırılmış, raporda davacı defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 118.696,00 TL alacaklı göründüğü bildirilmiştir. İcra takibinin dayanağı olan dava konusu faturanın altında teslim alan imzası bulunduğu anlaşılmakla bu konuda davalı asilin isticvabına karar verilmiş, davalı asil isticvabında fatura altındaki teslim alan imzasının kendisine ait olduğunu kabul etmiş, malların teslim edileceğini düşünerek imza attığını ancak malların teslim edilmediğini beyan ettiği görülmüştür. Böylece mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller muvacehesinde; icra takibine dayanak yapılan dava konusu fatura altındaki teslim alan imzanın davalı eli ürünü olduğunun davalı tarafça ikrar edildiği, dolayısıyla faturada yer alan malların davacı tarafça davalıya satılarak teslim edildiği hususunun çekilmeli olmaktan çıktığı, davalı tarafça her ne kadar malların teslim edilmediği, malların kendisine teslim edileceğini düşünerek imzaladığını beyan etmiş ise de davalının faturanın teslim alan kısmını imzalaması neticesinde ispat yükünün davacıdan davalıya geçtiği ve davalının malların teslim edilmediğini ispatlaması gerektiği, ancak davalı tarafça bu hususu ispatlayan yazılı bir delil sunulmadığı, davalı tarafça ileri sürülen hizmet alımı/ajans sözlemesinin takip konusu alacakla ilgisi bulunmadığı  görülmekle davanın kabulüne, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01/04/2019 tarihli hizmet alan/ajans sözleşmesi davacı tarafın sözleşme koşullarını yerine getirmemiş olması, müvekkile gerekli bilgi ve belgeler sunmamış ve sözleşmeye aykırı hareket etmiş olması, davacı tarafın sözleşmedeki kusurlu hareketleri  nedeniyle ve haklı sebeplerle fesh edilmiş ve sözleşme feshi hususu noter vasıtası ile tebliğ edilmiş ve söz konusu sözleşmeye ilişkin tüm yasal haklar saklı tutulmuş olup taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin olarak davacı taraf hizmet alanın kurumsal web sitesi yapımı ve takibi ile sosyal medya planlama/yönetme hizmetinin süreli bir şekilde yapılması sözleşme imzalamışsa da internet sitesi ve facebook adreslerinde açıkça görüleceği gibi iyi bir hizmet vermediği gibi reklamını dahi gerçekleştiremediğini, dava açıldığı tarihte  aradan yaklaşık bir sene geçmesine rağmen facebook hesabı sadece 150 kişi olarak takipçi göstermekte, söz konusu adres dışardan konumla gelen birisini adrese götürmediğini, sözleşmeye davacı uymayarak sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederek davalının zarar görmesine neden olmuş; yine bu tarihlerde davacıya ön ödemeli mallar üzerine fatura verilmiş mallar teslim edilmeden imza alınmış daha sonra ise iade faturası düzenletmiş fakat düzenlenen iade faturasını da kabul etmediğini, duruma ilişkin itirazlarının mahkemece dinlenmemiş toplanması istenilen deliller toplanmadan karar verildiğini, Davacı tarafından açılan icra takip dosyasında ve itirazın iptali davasında davacı taraf 118.696,00 TL fatura  bakiye alacağı olduğunu iddia ederek, icra takibi başlatmış olup, davalının bu faturadan kaynaklanan davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, söz konusu irsaliyeli faturada ki ürünler, davalı tarafından teslim alınmamış, fatura da fiili sevk tarihi bulunmadığını, ayrıca davalı firmaya gönderilen irsaliyeli fatura ile icra takibine konu faturanın birbirinden farklı olduğunu, bu faturanın geçerlilik şartlarını taşımadığını, faturada oynama yapıldığını, bu durum ne bilirkişi tarafından ne de Mahkemece dikkate alınmadığını, davacının iddia etmiş olduğu hususları ispat yükü altında olup, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiçbiri, usul kuralları çerçevesinde, iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığını, davacı firma tarafından kesilen faturadaki mallar teslim edilmemiş olmasına rağmen davalıya iade faturası düzenlenmesi istenmiş davalı tarafından gönderilen fatura ve içeriğine de davacının itiraz ettiğini, verilen kararda itirazlarının, cevaplarının ve delillerinin dikkate alınmadığı, bizzat davacı tarafından whatsapp üzerinden gönderilen ekstreler dahi rapora yansımadığını, mail yazışmalarının da belge olarak kabul edildiğini, mahkemece whatsapp kayıtlarında davalıdan tahsil edilen rakamlar davacı tarafından gösterilmişse de bilirkişi tarafından ve mahkeme tarafından bu hususa ilişkin değerlendirme yapılmadan tek taraflı davacının ticari defterleri ile yetinildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, takibe konu faturadaki malların teslim edilip edilmediği ve davacı alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"fatura bakiye alacağı\" sebebine dayalı olarak 118.696,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 14/11/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 118.696,66 TL alacaklı durumdadır. Davalı ticari defterleri ise, işletme esasına göre tutulmuş olup, davacının takibe konu faturası davalının ticari defterinde kayıtlıdır. Bunun yanı sıra davalı tarafça, davacının takibe konu faturası ile aynı içerik ve miktarda iade faturası düzenlenmiştir. Ancak bu iade faturası davacı ticari defterlerinde kayıtlı değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan  bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza  uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu  sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi  özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştiremez. Bu durumda borçlu taraf,  faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder. Bu durumda davalı, davacının takibe konu faturasını benimseyerek ticari defterine kaydettiğine göre, kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerekir. Davalı taraça iade faturası sunulmuş ise de bu faturanın, davalının ticari defterlerindeki kayıtla çelişmeyecek şekilde haklı bir nedenle kesildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge mevcut değildir. Davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturasının dayanağının usulüne uygun olduğunun ispatlanması gerekli olup, iade faturası düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olması tek başına davalının savunmalarını ispata elverişli değildir. Davalı, whatsapp yazışmalarında davacının aldığını kabul ettiği ödemelerin ve yine davacı tarafından whasapp üzerinden gönderilen ekstrelerin rapora yansıtılmadığı iddia edilmiş ise de, whatsapp yazışmalarının davacıdan sadır olduğuna ilişkin bir kayıt ve belgesi bulunmayan, davalı tarafça da açıkça inkar edilmiş olan whatsapp yazışmalarının davalı yararın delil teşkil etmesi mümkün değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.027,03‬ TL harcın, alınması gerekli olan 8.108,12 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.081,09‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 09/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7af4cfe7216315a1","SID":"0c7ee18cd684187f"}}