{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1290 <br>KARAR NO: 2025/12<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2020<br>NUMARASI: 2018/434 Esas -  2020/846 Karar<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/01/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı şirket dava dışı ... A.Ş.'ye sattığı klima ve ek cihazların ...'a ait santral binalarına taşınması işi için davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile anlaştığı, bu kapsamda bu işe ilişkin bütün taşıma, nakliye ve hammaliye işleri davalı'ya anahtar teslim olarak verildiği, davalı taraf ise, söz konusu taşıma kapsamındaki yükleme ve indirme işleri için ... ile, taşıma işinin bir parçası olan vinç ile kaldırma İşi için de ... İnş. Gıda ve Oto San. Tic. Ltd. Şti. anlaşıldığı, klima ve cihazların ... tarafından santral binasının üst katına taşınması sırasında ...'nin yaralanması sonucu, söz konusu şahıs tarafından davacı şirket ve ... aleyhine İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/262 E. Numaralı dosyası İle dava açıldığı, dava ilk olarak Üsküdar 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/312 E sayılı dosyası ile açılmış daha sonra Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/464 E numarasını almış ve en son İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin numarası belirtilen dosya numarası altında karara bağlanmıştır. Ancak ... tarafından açılan mezkur davada Davalı ..., taraf olarak gösterilmemiştir. Söz konusu dava 06.03.2009 tarihli dilekçe ile davacı şirket tarafından ...'ya ihbar edildiği, davalı taşıma işi için dava dışı şahısla anlaştığı, davalı klima ve ek cihazların ...'a ait santral binalarına taşınması işi için dava dışı ... ve ... ile çalıştığı, davalı'nın kusuru bilirkişi raporu ile sabit olduğu, İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/262 E. (Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/464 E) Numaralı dosyasında tarafların kusuruna ilişkin 05.01.2010 tarihli Bilirkişi Raporu alındığı, bu raporda açık şekilde \"... Nakliyat klimaların taşınması ve binaya çıkarılmasını üstlenmiş, klimaların ...'a ait binanın 4. katına çıkarılmak için kullanılan vinç ...'e ait olup bu firmanın elemanı vinci kullandığı, Yapılması gerekli olduğu, bu işlemlerde ... birinci, denetimi yapmayan ... ise ikinci dereceden kusurlu sürülmüştür\" denilmek suretiyle dava konusu olayda asli kusurun davalı ...'da olduğu tespit edildiği, buna karşılık davalı ilgili dosyada taraf olarak gösterilmediği için kusurlu olmasına karşılık hiçbir şekilde tazmin yükümlülüğünü yerine getirmemiş ve müteselsil sorumluluğu üstlenmediği, davacı şirket tazminat ödemek zorunda kaldığı, davacı şirket, ... tarafından yukarıda dosya numarası belirtilen dava sonrasında İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas numaralı dosyası ile başlatılan icra takibi neticesinde tazminatın tamamını ödemek zorunda kaldığı, bu haliyle Bilirkişi Raporu ile de sabit olmasına karşılık davalı'nın kusurundan kaynaklanan tazminat miktarını davacı şirkete ödendiği, meydana gelen zararda kusurlu olan taraf davalı ... olduğundan davacı şirketin ödediği tazminatı rücu etme zorunluluğu hâsıl olduğu, davacı şirket tarafından haksız yere ödenen 79.561,80 TL tutarındaki tazminatın yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. uzun yıllardır nakliye işleri komisyoncusu olarak çalıştığı, davacı ... A.Ş  ise olay tarihinde  klima ve ek cihazların satış, montaj ve  bakımı işleriyle uğraştığı, davalı yapmış olduğu komisyonculuk işine istinaden dava dışı ... ile iletişime geçerek ...'e ait klimaların ... binasına taşınacağını, bu işi yapıp yapmayacağı sorulmuş, ...'nin kabul etmesi üzerine de taşıma hususun da sözlü olarak anlaşılarak klimaların teslim alınacağı adres kendisine bildirildiği, davacı şirketten klimaları teslim alan ve taşımacılık işini üstlenen ... klimaları teslim edilecek adrese götürmüş ancak dava dışı ... tarafından klimaların 4.kata çıkarılması esnasında vinç halatının kopmasından dolayı yaşanan kaza nedeniyle yaralandığı, kaza nedeniyle uğramış olduğu zararın tazmini amacıyla sorumluluğu bulunan ... ve ...'e dava açtığı, dava sonucu ... tarafından ödenen miktar ile ilgili sorumluluğumuz olduğu gerekçesiyle tarafımıza rücu edilerek, iş bu huzurdaki dava haksız olarak ikame edildiği, davacının tarafımıza husumet yönlendirmesinde hukuki yararı olmadığı, davacının talebi zamanaşımına uğradığı, borcu veya herhangi bir hukuki ilişkiyi kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafından talep edilen alacak konusu zamanaşımına uğradığı, borçlar kanunun ilgili maddesine göre kazanın meydana geldiği tarihten itibaren bugüne kadar kendisine hiçbir şekilde husumet yönlendirilmeyen davalı açısından zamanaşımı def'inde bulunulması gerektiği, davacı ile davalı arasında anahtar teslim iş sözleşmesi bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesinde davalı ile klima ve cihazların ...'a ait santral binalarına taşınması işi için anlaşıldığı, bu kapsamda bu işe ilişkin bütün taşıma, nakliye ve hammaliye işlerinin davalı anahtar teslim olarak verildiği iddia edilmiş ise de; davalı ile davacı arasında herhangi bir anahtar teslim iş sözleşmesi bulunmadığı,  anahtar teslimi bir işten söz edilebilmesi için; yapılan işin davacının ticari faaliyetiyle ilgisinin bulunmaması veya asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmaması, verilen işin asıl iş veya yardımcı iş niteliğinde olmayıp, başkaca bağımsız bir iş niteliğinde olması gerektiği,  davacı ...'in klimaların üretimini ve satışını yaptığı, satıştan sonraki aşamalarda satmış olduğu ürünlerin nakliyesini, montajını ve bakımını yapmayı taahhüt ettiği sabit olup nakliye işi de davacının yapmakta olduğu asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde olduğu, bu nedenle davacının davalı ile aralarında anahtar teslim iş sözleşmesi mevcut olduğuna dair iddiaları gerçeği yansıtmadığı, davalı taşıma komisyonculuğu yapmaktadır. davacı ile müvekkil arasında bunun dışında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, davalının yaşanan kazadan dolayı sorumlu tutulması mümkün değildir. dava dışı ... ile aralarında işçi - işveren ilişkisi bulunmamaktadır. nitekim ... tarafından tarafımıza herhangi bir husumet yönlendirilmediği, davalı ile ... arasında herhangi bir şekilde işçi - işveren ilişkisi bulunmadığı, olay tarihinde ve öncesinde ... kendi nam ve hesabına nakliye işi yapmakta olup yalnızca davalı tarafından komisyon karşılığında kendisine iş yönlendirilmediği, yaşanan maddi vak'a bir bütün olarak düşünüldüğünde  vincin halatının kopması nedeniyle ...'in tam kusurlu olduğu, açıklanan nedenlerle  davanın öncelikle ... Otom. San. Ve Tic.Ltd.Şti.'ne ihbarına,  davanın usulen reddine,  bu talebin kabul edilmemesi halinde arz ve izah ettiğimiz nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, dinlenen tanık beyanları ve toplanan tüm deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının dava dışı ...a satmış olduğu klima ve ek cihazların taşınması yönünde davalı ile anlaştığı, davalının da yükleme ve indirme işleri için dava dışı ... ile, Vinç kaldırma işi için ise ... LTD ŞTi ile anlaştığı, klima ve cihazların taşıması sırasında ...'nin yaralanması sonucunda İAA 19. Asliye Hukuk Mah. İlgili dosyasında açılan tazminat davasında davacının meydana gelen zararın 79.561,80 TL lik kısmını ödediği, dava konusu olayda asıl kusurun davalı şirket olduğu tespit edildiği, Yargıtay temyiz incelemesinden onanarak geçen ve kesinleşen İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/262 Esas sayılı dosyasında alınan kusur bilirkişi raporunun Yargıtayca onanmış hükümde esas alınmış olması, ilgili dosyada kusur raporunu düzenleyen bilirkişinin vasfı, uzmanlık alanı ve ünvanı gözetildiğinde alınan bilirkişi raporu mahkememizce de yerinde görülmüş, yargılamanın makul sürede ve en az masrafla tamamlanması ilkesi açısından yeniden kusur bilirkişi raporu alınmasına gerek duyulmamış ve ilgili dosyada alınan rapor somut uyuşmazlığa da aynen uygulanarak davacının ödediği tazminatın halefiyet ilkesi gereğince davacıdan rücuen isteminin yerinde olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek, 23.868,54 TL nin 15/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, dava dışı ... A.Ş.’ye satılan klima ve ek cihazların bütün taşıma, nakliye ve hammaliye işlerini anahtar teslim olarak davalı şirket ... Gıda Mad. San. Ve Tic. Ltd. Şti ile anlaşmış olup, davalının bütün taşıma, nakliye ve hammaliye işlerini anahtar teslim olarak üstlendiğini, Davalının, söz konusu taşıma kapsamındaki yükleme ve indirme işleri için ... ile, taşıma işinin bir parçası olan vinç ile kaldırma işi için de ... Gıda Ve Oto San. Tic. Ltd. Şti ile anlaştığını, Klima ve cihazların ... tarafından taşınması sırasında, doğrudan ...'dan iş alan, ... yaralanmış, bunun üzerine söz konusu şahıs tarafından davacı Şirket ile ... aleyhine dava açılmış ancak davada ... davalı olarak gösterilmemiş, davacı şirket tarafından dava ...'ya ihbar edildiğini, işbu davada davacı şirketin kusursuz olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen davacının ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmiş ve işbu karar Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiş, davacı şirket, aslen davalı ...'nın kusurundan kaynaklandığı mahkeme kararlarıyla sabit olan 79.561,80 TL tazminatı ...'ye, ödemek zorunda kaldığını, bunun üzerine, davacı şirket kusursuz olmasına rağmen ödemek zorunda kaldığı tazminat sebebiyle doğan zararının tazmini için, işbu davayı ...'ya yöneltmiş, ilk derece mahkemesi davanın kısmen kabulü ile 23.868,54 TL tutarının davacı şirkete ödenmesi gerektiğine karar verdiğini, ilk derece mahkemesi, olaydaki maddi unsurları dikkate almadan ...'nin açmış olduğu davada alınmış olan bilirkişi raporundaki kusur oranlarını yanlış  değerlendirmek suretiyle  hatalı bir şekilde karar verdiğini, zira söz konusu davada davacı şirkete verilen bir kusur oranı bulunmadığını, davacının, davalı ile dava dışı ...’a satılan klima ve ek cihazların bütün taşıma, nakliye ve hammaliye işlerini anahtar teslim olarak anlaşmış bu durum davalı tarafından yapılan taşıma işlerine ilişkin davacı adına düzenlenmiş olan bilumum faturalardan açık bir şekilde anlaşıldığını, düzenlenen faturaların üzerinde bile nakliye, hammaliye ve vinç bedeli kayıtları açıklama olarak yer aldığını, taşıma işi kapsamında davacının ticari ilişkide bulunduğu ve muhatap aldığı tek tarafın Davalı olduğunu, öyle ki söz konusu ... ve ... tarafından yapılan işler için davacı adına düzenlenen herhangi bir fatura bulunmaz iken sadece Davalının düzenlediği faturalar bulunduğunu, davalının o tarihteki müdürü ...’ın 24.03.2007 tarihli ifade tutanağında ... ile kaldırma için anlaşıldığı beyan edilmiş ayrıca ... vinç operatörü ...’nin 28.03.2007 tarihinde verdiği beyanda da açık şekilde Davalı’nın emrinde çalıştığı ve onun gözetiminde bulunduğu belirtilmiş dolayısıyla davalının hem ... hem de ... ile alt işveren ilişkisinin olduğu sabit olup bu bakımdan davalının hem ... hem de ... bakımından gözetim ve denetim sorumluluğu bulunduğun ancak davalı bu sorumluluklarını yerine getirmediğini, bu nedenle davalının söz konusu kişinin geçirdiği kazada hem kendi sorumluluğu mevcut olup, hem de alt işveren ilişkisinin olduğu ...'den sorumlu olduğunu, yaralanma davalının asıl işveren olarak sorumlu olduğu taşıma işlemi sırasında gerçekleştiğini, dava dışı ..., Davalı tarafından kendisine verilen taşıma işlemi sırasında Davalı için kaldırma işi yapan ...’e ait vinç halatının kopması neticesinde yaralanmış, 05.01.2010 tarihli Bilirkişi Raporu’nda bile vinç halatının kopması nedeniyle gerekli denetimleri yapmayan ... birinci dereceden, Davalı ... ise ikinci dereceden kusurlu görülmüş, davacıya ise hiç kusur izafe edilmemiş dolayısıyla davalının iddia ettiğinin tersine yaralanma olayı doğrudan Davalı’nın asıl işveren olarak sorumlu olduğu taşıma işlemi sırasında gerçekleştiğini, davalının iddialarının aksine davacı tarafından kaldırma işi için ... ile yapılan herhangi bir anlaşma veya sözleşme bulunmadığını, davalının o tarihteki müdürü ...’ın 24.03.2007 tarihli ifade tutanağında ... ile kaldırma için anlaşıldığı beyan edilmiş olup ... vinç operatörü ...’nin 28.03.2007 tarihinde verdiği beyanda da açık şekilde Davalının emrinde çalıştığı ve onun gözetiminde bulunduğu belirtilmiş bu nedenle Davalı klimaların taşınması sırasında meydana gelen yaralanmada kusuru olup sorumluluğu eşyaların teslimi ile sona ermediğini, ilk derece mahkemesi, davalı ile dava dışı ... arasındaki ilişkiyi dikkate almamış, sadece bilirkişi raporuna göre haksız bir oranlama yaparak karar vermiş <br>ilk derece mahkemesi, işbu davada yukarıda açıklanmış olan tüm olgu ve vakaları görmezden gelmiş, davalı ile dava dışı ... arasındaki alt işveren ilişkisinden doğan sorumluluk ve yükümlülüğü yok sayarak, davalının kusur oranına göre davanın kısmen kabulüne karar vermiş olup ilk derece mahkemesi taraflar arasında anahtar teslim sözleşme yapılmış olduğunu ve davalının ... ile arasındaki alt işveren ilişkisini dikkate almamış ve hatalı olarak kusur oranı üzerinden davayı kabul ettiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... Gıda Mad. San Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında anahtar teslim iş sözleşmesi bulunmadığını, buna rağmen mahkemece bu beyanlar ciddiye alınmadan bu hususta herhangi bir inceleme yapılmadan, kusur ve sorumluluk oranını tekrar tespit etmeden karar verildiğini, mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporu davalı şirketin taraf olmadığı ve hukuki nitelendirmesinin yanlış yapıldığı başka bir davada alınan rapor olduğunu, taraflar arasında herhangi bir anahtar teslim iş sözleşmesi bulunmadığını, anahtar teslimi bir işten söz edilebilmesi için; yapılan işin davacının ticari faaliyetiyle ilgisinin bulunmaması veya asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmaması, verilen işin asıl iş veya yardımcı iş niteliğinde olmayıp, başkaca bağımsız bir iş niteliğinde olması gerektiğini, somut olay değerlendirildiğinde davacı ...'in klimaların üretimini ve satışını yaptığı, satıştan sonraki aşamalarda satmış olduğu ürünlerin nakliyesini, montajını ve bakımını yapmayı taahhüt ettiği sabit olup nakliye işi de davacının yapmakta olduğu asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde olduğunu, davalının taşıma komisyonculuğu yaptığını, taraflar arasında bunun dışında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davalının taşıma komisyonculuğu işleri ile uğraşmakta olup davacı ile olay tarihindeki anlaşması da buna ilişkin olup, sorumluluğu yalnızca taşıtmayı taahhüt ettiği malın taşınmasına aracılık yapılmasına ilişkin olduğunu, eşya belirtilen adrese tam ve eksiksiz olarak teslim edildiği an davalının sorumluluğunun ortadan kalktığını, davacı tarafından talep edilen miktar eşyaya gelen zarar değil, eşyanın davacının anlaşmış olduğu ... tarafından üst katlara çıkarılması esnasında halatın kopması nedeniyle dava dışı ...'nin yaralanması ve zarar görmesi sonucu davacıdan tazmin etmiş olduğu miktar ile ilgili olduğunu, ... ile davacı arasında yaşanan bu olaydan sonra da  ticari ilişki devam etmiş davalının yaşanan kazadan dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ... ile aralarında işçi/işveren ilişkisi bulunmadığını, nitekim ... tarafından tarafıra herhangi bir husumet yönlendirilmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, haksız fiil nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tahsili davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava konusu klimaların  taşınması, nakliye ve hammaliye işlerinin anahtar teslim olarak verilip verilmediği, ... firmasıyla sözleşmenin kim tarafından yapıldığı, davalının zarardan sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Davacının dava dışı ... A.Ş.'ye sattığı klimaların taşınması sonrası araçtan vinç yardımıyla montaj alanına çıkarılması sırasında vinç halatının kopması nedeniyle fiili taşıyıcı dava dışı ... yaralanmış ve bunun üzerine dava dışı ...'nin satıcı(davacı) ve ... aleyhine açtığı davada İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi 29/12/2016 Tarih ve 2016/262 E. - 2016/173 K. Sayılı kararı ile 967,25-TL kazanç kaybı, 7.023,82-TL tedavi giderleri, 25.178,68-TL maluliyet tazminatının olay tarihi olan 23/03/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte satıcı ... A.Ş. ve ... Gıda ve Otom. San. Tic. Ltd. Şti.'den müteselsilen alınarak ...'ye verilmesine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir. Davacı şirket aleyhine dava dışı ... tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasında, İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/262 esas sayılı dosyasında verilen karara dayalı olarak  06/02/2017 tarihinde başlatılan ilamlı icra takibinde, takip konusu alacak 15/02/2017 tarihinde davacı tarafından 79.561,80-TL olarak icra dosyasına ödenmiştir. Davacı tarafça, söz konusu klimaların taşınması, nakliye ve hammaliye işlerinin anahtar teslim olarak davalıya verildiği ve icra dosyasına ödenen tazminattan davalının sorumlu olduğu iddiasıyla ödenen bu tutarın davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı taraf, dava dışı ... Gıda ve Otom. San. Tic. Ltd. Şti. İle kendisinin değil davacının anlaştığını ileri sürmüş ise de, dava dilekçesi ekinde sunulan davalı şirket müdürü ...'ın ifadesi ve bilirkişi raporunda geçen ... firmasının yetkilisi ...'nin ifadelerinden vinç firmasıyla sözleşmenin davalı tarafından yapıldığı, buna göre de taşımaya konu klimaların montaj alanına çıkarılma işini davalının üstlendiği anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 112. Maddesine göre, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Davalının üstlendiği klimaların montaj alanına çıkarılması işi sırasında meydana gelen ve davacının sorumlu tutulduğu zarardan davalı, akidi olan davacıya karşı kusursuzluğunu ispatlamadıkça sorumludur. İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi 29/12/2016 Tarih ve 2016/262 E. - 2016/173 K. Sayılı kararına esas bilirkişi raporunda davalının sorumluluğu %30 olarak belirlenmiş olup, davalı davacıya karşı bu oranda sorumludur. Davacı ise söz konusu işin davalıya anahtar teslim olarak verildiğini ileri sürmekte ise de, ...'nin açtığı davada verilen ilk karara ilişkin Yargıtay 4. HD'nin 30/05/2016 Tarih ve 2015/7940 E. - 2016/7147 K. Sayılı kararında, \"dosyadaki bilgi ve belgelerden ve de davalı ... A.Ş'nin çalışanlarının beyanlarından davalı ... A.Ş.'nin klimaların satışından sonra sorumluluğunun taşıma ve montaj aşamasında da devam ettiği anlaşılmakta olup davacıya karşı zarardan sorumludur. \" şeklinde bozma karar verilmiş olup, buna göre söz konusu işin anahtar teslim verildiğinin kabulü mümkün değildir. Ancak davacının bu sorumluluğu gözetim ve denetim sorumluluğuna dayalı olup,  İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi 29/12/2016 Tarih ve 2016/262 E. - 2016/173 K. Sayılı kararına esas bilirkişi raporunda davalı için tespit edilen kusurun içerisindedir. Bu nedenle,  ilk derece mahkemesince %30 kusur durumuna göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 408,00 TL harcın, alınması gerekli olan 1.630,45 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.222,45‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 09/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"41b7c6781a4cccaa","SID":"79422f082c08dcf6"}}