{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1280 <br>KARAR NO:2025/107<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:02/06/2022<br>NUMARASI:2021/827 Esas  2022/348 Karar <br>DAVA:Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/01/2025 <br>Dairemizce verilen kararın Yargıtay 11. H.D tarafından bozulması üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacılar vekili; ... A.Ş.'nin 30.11.2021 tarihli 2021/2, 2021/3 sayılı YK kararları ve 30.11.2021 tarih ve 2021/01 sayılı İç Yönergenin kabulüne dair  kararların, TTK nın  367. madde kapsamında daha önce kabul edilip tescil edilen ve yürürlükteki 01.06.2017 tarihli İç Yönergenin 3/I maddesine açıkça aykırı olduğunu, bu nedenle tescil ve ilan edilmesinin mümkün bulunmadığını, söz konusu kararların, iki müvekkilinin tüm uyarıları ve gerekçeli muhalefet şerhlerine rağmen, çoğunluğu temsil eden diğer üyelerin 3/5 olumlu oyları ile alındığını, müvekkilleri tarafından davalı ... Sicil Müdürlüğü'ne ve şirkete tebliğ edilen Beşiktaş ... Noterliği’nin 01.12.2021 tarih ve ... Yev. no.lu ihtarnamesi ile; söz konusu kararların emredici hükümlere aykırı olması nedeniyle yok hükmünde olduğu ve üç iş günü içerisinde iptal edilmemesi ve uygulanmaya konulması halinde meydana gelecek zararlardan karara olumlu oy veren üyelerin ve kararı tescil eden memurların sorumlu olacaklarının ihtar edildiğini, tescil işleminden önce İstanbul Sicil Müdürlüğü'ne tescil ve ilandan imtina edilmesi konusunda 01.12.2021 tarih ve 06.12.2021 tarihli dilekçeler verildiğini, TTK 367. ve 371. Maddeleri delaletiyle Ana Sözleşmenin tamamlayıcısı/uzantısı niteliğinde olacak şekilde, Yönetim Kurulu tarafından hazırlanarak tescil ve ilan edilen  01.06.2017 tarihli  iç yönerge'nin 3/I maddesine aykırı olan; ... A.Ş.'nin; 30.11.2021 tarihli ve ... sayılı kararlar ile  2021/01 sayılı  İç Yönerge'nin, davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından tescil edilerek, 16.12.2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmesi nedeniyle, tescil işlemlerinin iptal edilerek sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili; müvekkili tarafından verilen bir red kararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, diğer yandan, tescil edilmiş yönetim kurulu kararlarının terkini, yani iptali için husumetin ilgili şirkete yöneltilmesi gerektiğini, bu bakımdan da iptal davası mahiyetindeki huzurdaki davada müvekkil müdürlüğe husumet yöneltilemeyeceğini, yalnızca pay sahibi sıfatına sahip olan davacıların aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, yönetim kurulu toplantılarına ve kararlarına ilişkin nisaplar TTKnın 390.madde gereğince yalnızca esas sözleşmede düzenlenebileceğini, iç yönergede düzenlenebilecek hususlar, kanun ve esas sözleşmeye aykırı olamayacağı gibi münhasıran esas sözleşmede düzenlenmesi öngörülen hususların iç yönergeyle düzenlenmesinin mümkün olmadığını, bu bakımdan da esas sözleşme ile düzenlenmesi zaruri olan yönetim kurulu karar nisabının iç yönergede yer alması ve bunun tescil edilmiş olmasının söz konusu iç yönerge hükmünün geçersiz olduğu sonucunu değiştirmeyeceğini, müvekkili müdürlüğün tescil işlemi hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, bu bağlamda da, müvekkil davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkili ticaret sicili müdürlüğü, “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; TTK 34 Md.'de \"İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde sicilin  bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler.\"hükmünü içerdiği, her ne kadar davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından verilmiş bir red kararı bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de TTKnın 34 maddesi  açık olup itiraz, sadece red kararına karşı yapılır şekilde bir ifade bulunmayıp tescil, değişiklik veya silinme işlemleri ilgili tüm kararlara karşı itiraz yolunun açık bulunduğu,davalı taraf silinme ile ilgili başvuru olmadığını iddia etmiş ise de davacılar 01.012021 ve 06.12.2021 tarihli ticaret sicil müdürlüğüne ibraz edilen dilekçeler ile tescil işlemine karşı itirazlarını dile getirerek başvuruda bulunduklarını; davacılar, tescil işlemine konu şirketin pay sahipleri olup  ilgililerin itirazda bulunabilecekleri düzenlendiğine göre aktif husumet ehliyetine sahip olduklarını, davalı ... sicil müdürlüğü Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 22 Md.'sine atıf yaparak husumet itirazında bulunmuş ise de ilgili yönetmelik maddesinin sadece tescil başvurusunu yapabilecek kişileri gösterdiği itirazda bulunabilecek kişileri kapsamadığı, davacıların hissedarı olduğu  şirketin, TTK nın 367 ve 371 Md.'ne atıf yaparak 01.06.2017 tarihinde tescil edilen ... numaralı iç yönergeyi oybirliği ile kabul ederek sınırlı temsil  ve ilzama ilişkin hususları düzenledikleri ve burada şirketin temsil ve ilzamı için en az %80 üyenin oybirliği ile yönetim kurulu kararı alması gerektiği yönünde düzenleme getirdikleri,esas sözleşmeye ek olarak TTKnın 367 madde kapsamında şirketin iç yönerge düzenleme hakkı mevcut olduğu, ... sayılı iç yönerge tescil ilan edilmiş ve dava konusu tescil işlemlerine kadar uygulanageldiği, Yönetim devri, temsil ve ilzam yetkilisine haiz olanlar bu yönergeye göre belirlendiği, TTK 367 maddesi gözönüne alındığında iç yönergenin esas sözleşmeye aykırı olması mümkün olmayıp iç yönerge, esas sözleşmenin tali düzenleyicisi yani eki niteliğinde olduğu ,iç yönergeye aykırılık hali esas sözleşmeye aykırılıkla aynı kategoride değerlendirilmesi gereken hukuki bir sorun olduğu, somut davada ... numaralı iç yönergede %80 üyenin yani 4/5 çoğunluğun olumlu oyu gerekmekte ise de davaya konu 30/11/2021 tarihli ... numaralı ve ayrıca ... numaralı yönetim kurulu kararı ve 30.11.2021 tarihli 2021/01 numaralı şirket yönetim iç yönergesi 3/5 çoğunlukla karar altına alındığı,davacı üyelerin muhalefet şerhlerini tutanağa geçirdikleri ,her ne kadar TTKnın 390 Md.'de yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile karar alacakları belirtilmiş ise de aynı madde kapsamında \"esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde\" ifadesine yer verildiği, iç yönerge, esas sözleşmenin eki niteliğinde olup 2017 yılından beri tüm pay sahipleri tarafından itirazsız uygulandığına göre yeni alınan yönetim kurulu kararlarının ve iç yönergenin 4/5 oranında nisap koşuluyla kabul edilip karar altına alınması gerekirken bu şartın yerine getirilmediği,TTK nın 32 maddesine  göre sicil müdürü talep edilen tescil işlemlerinin kanuna ve esas sözleşmeye aykırı olup olmadığını re'sen araştırma yükümlülüğü altında olup TTK nın  367 maddesine  göre düzenlenmiş tescil ve ilan edilmiş esas sözleşmenin eki niteliğinde iç yönergenin davacıların yaptıkları itirazlar dikkate alınmadan tescil işleminin gerçekleştirilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle tescil işlemlerinin iptali ile sicilden terkinine karar verilmiştir.<br>EK KARAR:Mahkemece 19/09/2022 tarihli ek karar ile; ... A.Ş.'nin dosyada taraf olmadığından kanun yoluna başvuramayacağı gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEBLERİ:1-Davalı ... vekili, TTK nın 390/1.maddesi uyarınca; Esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile karar alacağını,toplantı ve karar nisaplarının emredici düzenlemelere aykırı olmamak şartıyla ancak, esas sözleşmede yer verilecek bir hükümle ağırlaştırılabileceğini,Yönetim Kurulu tarafından esas sözleşmede bir dayanak olmadan yetki aşımı yapılarak iç yönerge ile bir karar nisabı belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, ticaret sicili yönetmeliğinde iç yönerge bakımından bir inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiren bir hüküm bulunmadığını,iç yönergeyle yönetim kurulu toplantı ve karar nisabının düzenlenebileceğinin kabul edilemeyeceğini, esas sözleşmeye ilave olarak ve ancak belli konularla sınırlı ve belli konuları açıklayıcı mahiyetteki düzenlemelerin yer alabileceği iç yönergelere, içeriğine uygun olmayan hususların eklenmesinin  mümkün olmadığını, TTK nın 367/1 maddesine göre iç yönergenin, şirketin yönetimini düzenlediği; bunun için gerekli olan görevleri, tanımlayıp, yerlerini gösterdiği, özellikle kimin kime bağlı ve bilgi sunmakla yükümlü olduğunu belirleyeceğini, iç yönergenin esas sözleşmesinin bir uzantısı olmadığını, esas sözleşmeyi aşacak hükümler taşımasının mümkün olmadığını, müvekkil Müdürlüğün inceleme yükümlülüğü kapsamında bulunmayan 2017 tarihli iç yönergeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu  ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2-İlgili şirket vekili; Ticaret sicil müdürlüğü kararlarına itirazın tescil talep eden yönetim kurulunun yetkisinde olduğunu,“İlgili” tanımına girmeyen ve bu nedenle davada taraf sıfatı bulunmayan davacılar  tarafından açılan dava üzerine TTK nın 28 ve 34 madde hükmüne açık aykırılık teşkil edecek şekilde davanın kabulüne karar verildiğini, davanın bu açıdan öncelikle sıfat yokluğundan reddi gerektiğini, TTK'nın.34 f.1 in sicile itirazın ancak ilgililer tarafından yapalabileceğini emredeci hüküm olarak düzenlediğini, ilgililerden ne anlaşılması gerektiğinin ise TTKnın 28 maddesinde düzenlendiğini, Şirket yönetim kurulunun tescil kararına itiraz davasının, müvekkil şirketin haberi ve bilgisi olmadan görülerek karara bağlandığını, davacıların davalı müvekkil şirketin %24’lük hisse grubunu temsil ettiğini , aynı gerekçeler ile müvekkil şirket aleyhine Bakırköy 5. ATM'nde 2021/1121 esas  2022/441 karar sayılı dava dosyasında itiraza konu  yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti ve iptali  talepli davanın mahkemece reddedildiğini, iç  yönergenin esas sözleşme ve kanun olmadığını, yönetim kurulu kararlarının toplantı ve karar çoğunluğuyla çıkarıldığını ve aynı çoğunlukla iptal edilebileceğini, davacıların, iptal edilen iç yönergeyi esas sözleşme gibi görmelerinin ve iptal edilemez olarak nitelendirmelerinin hukuki hiçbir dayanağı olmadığını, yönetim kurulunun toplantı ve karar nisabı ancak esas sözleşme ile sınırlandırılabileceğini, iç yönerge iptal edilerek, yerine TTK nın 390 ve 367’ maddeye uygun yeni bir  iç yönerge çıkarıldığını, iptal edilen iç yönergede yönetim kurulunun karar alması için  %80 ağırlaştırılmış nisap öngördüğünü, bu sınırlandırma ise ancak esas sözleşme ile mümkün olup, iç yönerge ile yapılamayacağını yönetim kurulunun iç yönergeyi  her zaman iptal ve değiştirme imkânına sahip olduğunu, hiçbir önemli karara imza atmayan azınlık davacıların, bu ağırlaştırılmış nisap ile şirketleri kilitleme çabasında olduklarını  ileri sürerek, istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek kararın kaldırılarak itirazın kabulüne ilişkin kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE VE SÜREÇ:Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde  2022/2130 esas, 1563 karar sayılı 10.11.2022 tarihli karar ile \"Somut olayda davacılar, davalı şirketin ortakları ve muhalefet şerhi veren yönetim kurulu üyesi sıfatını taşımaktadır. Yönetim Kurulu kararlarının tescil ve ilanı talebi kabul edilerek ticaret siciline tescilleri sağlanmış olup eldeki dava tescil kayıtlarının terkin ve iptaline ilişkindir.Davacı taraf alınan yönetim kurulu kararının  2017 tarihli iç yönergenin 3/I maddesi  uyarınca geçerli olmadığını buna göre ,tescil edilemeyeceğini ileri sürmüştür.Ticaret Sicili yönetmeliğinin \"başvuruya yetkili kişiler\"başlıklı 22 (1).maddesinde; Tescil başvurusu ilgililer veya temsilcileri yahut hukuki halefleri tarafından yetkili müdürlüğe yapılır. İlgililer; tacirin gerçek kişi olması halinde kendisi veya vekili ya da sözleşme ile kendisine yetki verilmiş temsilcisi, tacirin tüzel kişi olması halinde ise onun yetkili organları veya yetkili temsilcileridir.3) İç yönergenin tescilinde, yönetim kurulu veya temsile yetkili üye ya da üyeleri,hükmünü haizdir. Madde 30 – Tescil talebi ilgililer veya mümessilleri yahut hukuki halefleri tarafından salahiyetli sicil memurluğuna yapılır.TTK nun  MADDE 34– (1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. Kanun ve ilgili yönetmelik hükümlerine bakıldığında; özellikle eldeki davayı da içerecek şekilde (silinme) istemleri ile ilgili olarak sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı dava açacaklarından söz edildiği, ilgililer kapsamına ise şirket ortaklarının ve organ olarak hareket etmeyen yönetim kurulu üyelerinin bu kapsama girmediği sonucuna ulaşılmaktadır.Ticaret Siciline başvuru hakkı olmayan, ilgililer kapsamına dahil olmayan kişilerin başvurusunun kabulüne imkan olmadığı gibi itiraz davası açmaları da mümkün değildir. İlk derece mahkemesinin, şirket ortakları ve organ olarak hareket etmeyen yönetim kurulu üyelerinden ikisinin itiraz hakkının bulunduğunun kabulü doğru olmamıştır. Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin Müdür ve Yardımcılarının inceleme yükümlülüğü başlıklı 34. maddesine göre sicil tarafından yapılacak inceleme , \"Tescil edilecek olgunun şirket sözleşmesine ve kanunun emredici hükümlerine aykırı bulunup bulunmadığı, tescil edilecek olgu bir ticaret şirketinin organ kararına dayanmakta ise, kararın şirket sözleşmesine ve kanunun emredici hükümlerine uygun alınıp alınmadığı\"yla sınırlıdır. \"Esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır...\" (TTK m. 390/1). Dava konusu şirketin esas sözleşmesinin; yönetim kurulu ve süresi başlıklı  7.maddesi, şirketin temsili ve yönetim kurulu üyelerinin görev dağılımı başlıklı  8. Maddesinde  yönetim kurulu tarafından alınacak kararlara ilişkin herhangi bir nisabın düzenlenmediği  21. Maddesinde yönetim kurulu karar nisabının TTK nın  390.maddeye tabii olduğu düzenlenmiştir. Buna göre, kanunda ancak esas sözleşme hükümleri ile nisabın ağırlaştırılacağı düzenlendiğine göre ana sözleşmede bu yönde bir  hüküm bulunmadığı takdirde TTK nın 390.madde de düzenlenen toplantı ve karar nisapları dikkate alınacaktır. TTK'nın 367/1'maddesine  göre iç yönerge, şirketin yönetimini düzenler; bunun için gerekli olan görevleri, tanımlar, yerlerini gösterir, özellikle kimin kime bağlı ve bilgi sunmakla yükümlü olduğunu belirler.Terkini talep edilen 2021 tarihli iç yönerge ile 2017 tarihli iç yönergedeki yönetim kurulunun bazı hallerde %80 olumlu oy ile karar alacağına ilişkin iç yönerge hükmünün yönetim kurulu tarafından düzenlendiği gözardı edilerek iç yönergenin esas  sözleşme hükmünde kabulü doğru olmamıştır. İç yönerge, dayanağını esas sözleşmedeki yetki devrine ilişkin hükümden ve buna dayalı alınacak bir yönetim kurulu kararından almakla; iç yönergede, yönetime ilişkin yetki devri ve dolayısıyla yetkilendirme şekli dışında esas sözleşmede düzenlenmesi gereken bir başka hususa yer verilemez.Dava konusu yönetim kurulu kararlarının davalı şirketin beş kişilik yönetim kurulunun üçünün olumlu oyu diğerlerinin muhalefet şerhi ile alındığı anlaşılmaktadır. \"Yönetimin devri kararı için TTK'nda özel bir nisap öngörülmediğinden, bu hususta, TTK'nın 390/I. fıkrasında belirtilen nisaplara göre bir karar verilmesi gerekir.\" Karar nisabı itibariyle TTK'nın 390 ve şirket ana sözleşmesine bir aykırılık bulunmamaktadır. Buna göre  şirkete karşı açılan yönetim kurulu kararlarının iptalinin ayrı bir dava ile talep edildiği anlaşılmakla, yargılama mevzu olan bu kararların yargı mercii gibi inceleme yapamayacak olan  davalı sicilin tescil işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. \"TTK'nın 34 (2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de  dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir.\"Düzenlemesine aykırı şekilde üçüncü kişi durumunda bulunan  şirket dinlenmeden itirazın karara bağlanması, ardından istinaf isteminin davada taraf olmadığından reddine karar verilmesi  doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle \"ilgililer\" kapsamında kalmayan davacıların terkin taleplerinin reddine karar verilmek gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş; davalı ... ve üçüncü şahıs şirket vekilinin istinaf başvurularının kabulüne kararın kaldırılmasına, tescili sağlanan yönetim kurulu kararları ile iç yönergenin tescili işleminin terkinine ilişkin kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.Kararın temyizi üzerine Yargıtay 11.HD'nin 2023/356 esas, 2024/4114 Karar sayılı 21.05.2024 tarihli ilamı ile \"Ancak dava konusu edilen ticaret sicil memuru işlemine konu yönetim kurulu kararı daha önceden oy birliği ile kabul edilmiş, iç yönergenin iptali ve o yönergedeki temsil yetkisinin değiştirilmesi ile ilgilidir. Değiştirilen iç yönerge ile yönetim kurulu kararının %80 çoğunluk nisabı ile alınması öngörülmüş olmakla sözü edilen iç yönergenin değiştirilmesi de aynı nisapla alınacak bir karar ile mümkün olacaktır.Nisap sağlanmadan alınan yönetim kurulu kararı yok hükmünde olup bu kararın tesciline ilişkin işlemin iptalinde karara katılmayan diğer yönetim kurulu üyelerinin 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinde belirtilen ilgili kişiler kapsamına girdiği açıktır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken davacıların dava açma hakkı bulunmadığından bahisle ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.\" denilerek kararımız bozulmuştur.<br>DİRENME GEREKÇESİ:Öncelikle iç yönergenin niteliğinin ne olduğunun üzerinde durulmalıdır.\"İç yönergeyi hazırlama yetkisi yönetim kuruluna ait olup,bu yetki devir edilemez ,esas sözleşmede öngörülmeksizin yönetim kurulu ,genel kurulun bir kararına dayanarak iç yönerge hazırlayamaz,Yönetim Kurulu toplantı ve karar nisaplarına uygun olarak alacağı bir kararla iç yönergeyi yazılı şekilde hazırlar.İç yönerge ,anonim şirket için esas sözleşmeden sonra ikincil derece bir düzenlemedir.Yönetim Kurulunun temsil yetkisini devir etmesi TTK nın 367 değil,370 madde hükmüne göre yapılır.Dolayısıyla YK temsil yetkisini Kanuna ve esas sözleşmeye göre devir eder.Zaman içinde hızlı bir şekilde değişen operatif ilişkiler nedeniyle ,işletmenin yapısının yeni duruma intikal ettirilmesi amacıyla ,iç yönergenin periyodik olarak gözden geçirilmesi zorunludur. Böylelikle münferit yöneticiler arasında yetki sınırlamaları güncellenmiş olmaktadır. İç yönergenin dayanağı yönetim kurulunun yetkilerini bireysel olarak üyelere veya üçüncü kişiye devir etmesine ilişkin esas sözleşme maddesine atıfda bulunulur.İç Yönergeye yönetim kurulu ile ilgili özel hükümler konulabilir( özel yükümlülükler, üyeliğin sona ermesine ilişkin özel sebebler ,görev süresinin sınırlanması ,başka bir şirketin veya vakfın yönetiminde yer alınmaması.. ) Yönetim Kurulunun toplantıya davet usulü ,gündemin oluşturulması hususları düzenlenir. Toplantıda görüşülecek konular hakkındaki belgelerin üyelere ne zaman verileceği ,başkanın görevleriyle ilgili konularda aydınlatıcı bilgi vermek amacıyla şirket yöneticilerini toplantıya davet edebileceği ve YK nın toplantı nisabı öngörülür.Ayrıca oy kullanma şekli ve belirli konularda ağırlaştırılmış karar nisapları öngörülebilir.Ancak YK karar nisapları hakkında esas sözleşmede hüküm bulunması gerekir;yoksa esas sözleşmede öngörülmeden sadece iç yönergede karar nisabı öngörülemez.Çünki anonim şirketin anayasası esas sözleşmedir ve dolayısıyla iç yönergenin de esas sözleşmeye dayanması gerekir.(Hasan Pulaşlı -Şirketler Hukuku Şerhi -cilt II-sh; 1183,1184,1185,1186,1187 ) Somut olayda esas sözleşmede bir hüküm bulunmamasına rağmen davaya konu tesçil edilen yönetim kurulu kararlarıyla iptal edilen iç yönergede;yönetim kurulu tarafından  bazı hususlarda %80 oranda oy ile karar alınmasına ilişkin düzenleme yapıldığı,şirket ortakları arasında uyuşmazlık çıktığında şirket yönetim kurulu kanunda öngörülen nisap ile alınan karar ile yeni bir iç yönerge hazırlamış ;iç yönerge ticaret sicilinde tescil edilmesi üzerine muhalif kalan YK üyeleri diğer ortaklar ile eldeki sicil kararına itiraz davası açmışlardır.Şirkete karşı açılacak bir davada davacıların dava açma hakkı var ise de elde ki dava ticaret siciline karşı açılmış bir dava olduğundan şirket ortaklarının şirket ile ilgili tescil edilen bir hususun terkinini talep etme hakları yoktur.İlgililer kanunda tanımlanmış olup yorum yoluyla genişletilmesi mümkün değildir.Bu yolda ki bozma gerekçesi yasaya uygun değildir.İlk derece mahkemesi'nin esas sözleşmeye göre -ikincil bir düzenleme olan iç yönergeyi esas sözleşmenin bir parçası olarak kabulünün de yasal hiç bir dayanağı yoktur. İç yönerge yukarıda atıf yapılan eserde açıkça yazıldığı üzere esas sözleşmede öngörülmediği müddetçe yönetim kurulu  karar nisabını kanuna aykırı şekilde hiç bir şekilde artıramaz.Genel Kurul tarafından esas sözleşme değiştirilmediği müddetçe genel kurulun dahi yetkisi olmadığı bir durumda yönetim kurulunun bu yetkisinin olduğunun kabulü mümkün değildirYönetim kurulunun hukuken değer ifade etmeyecek şekilde yönetim kurulu karar nisabını artırması sonucu ,iç yönergenin değiştirilmesinin de ;esas sözleşme değişikliği gibi  aynı karar nisabıyla alınması gerektiğine ilişkin karar şirketler hukukunun temel prensiplerine aykırıdır.Direnme gerekçesine ek olarak eldeki dava ile birlikte çeşitli BAM Hukuk Dairelerinin aynı yönde verilen grup şirketleriyle ilgili davalarda verilen kararlar aşağıda özetlenmiştir.Dairemizin 10/11/2022 Tarih 2022/2129 Esas 2022/1560 Karar sayılı kararında; davalı ve üçüncü şahıs vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine karar verildiği, kararın davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine  Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 20/05/2024 Tarih 2023/387 Esas 2024/4088 Karar sayılı kararıyla, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verildiği;İstanbul BAM 13.Hukuk Dairesi'nin 14/12/2023 Tarih 2023/935 Esas 2023/1982 Karar sayılı kararında, davanın reddine ilişkin kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 25/12/2024 Tarih 2024/1411 Esas 2024/9382 Karar sayılı kararıyla, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verildiği;İstanbul BAM 13.Hukuk Dairesi'nin 02/11/2023 Tarih 2023/1267 Esas 2023/1715 Karar sayılı kararında,davanın aynı gerekçelerle reddine ilişkin karara karşı  davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 05/12/2024 Tarih 2024/512 Esas 2024/8693 Karar sayılı kararıyla, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verildiği;İstanbul BAM 14.Hukuk Dairesi'nin 11/10/2023 Tarih 2023/1444 Esas 2023/1575 Karar sayılı kararında, davanın reddine ilişkin kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 26/11/2024 Tarih 2023/6626 Esas 2024/8320 Karar sayılı kararıyla, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verildiği;İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi'nin 11/05/2023 Tarih 2022/1035 Esas 2023/498 Karar sayılı kararında,davanın reddine ilişkin karara karşı  davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 25/11/2024 Tarih 2023/4306 Esas 2024/8274 Karar sayılı kararıyla, elde  ki bozma kararı  belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının \"bozularak kaldırılmasına\" karar verilmiştir.Bozma kararı ;diğer onama kararlarıyla da çeliştiğinden  yargı  kararlarında aynı konularda verilen kararlarda birlik sağlanması gerektiğinden Yargıtay bozma ilamına uyulmamış, direnme kararı verilerek davanın reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:İlgili ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin 19/09/2022 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA,Davalı ... Sicil Müdürlüğü ve ilgili ...  A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/06/2022 Tarih 2021/827 Esas 2022/348 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA,\"Davacıların terkin taleplerinin reddine\"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, davacılar tarafından yatırılan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 556,1‬0-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacılar tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı ... vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 9.200-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\"İstinaf yoluna başvuran davalı ve ilgili tüzel kişilik  tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (Davalı 80,70-TL, 3.şahıs 161,40-TL) karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendilerine iadesine,Davacılar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 66-TL posta masrafının davacılardan alınarak davalıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,Duruşmalı yapılan inceleme neticesinde taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde HMK'nin 361/1 maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"40d8fea7445e908d","SID":"c2308ef7b676a9e1"}}