{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/1028 <br>KARAR NO: 2025/113<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/11/2020<br>NUMARASI: 2016/392 Esas, 2020/666 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 05/02/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalının \"İstanbul ... Kafe Restoran Yenileme İşlerinin\" KDV dahil 1.567.952,70-TL bedel karşılığında müvekkili tarafından yapılması için mutabakata vardıklarını, bu işle ilgili olarak müvekkili şirket tarafından hazırlanan ve davalıya gönderilen yazılı sözleşmenin davalı tarafından sonradan imzalanacağı belirtilmesine rağmen imzalanmadığını, buna rağmen davalının talebi ile bahse konu işler ilgi ilgili çalışmalara ve imalatlara başlandığını, müvekkili şirketin bahse konu işler için 34.527,53-TL masraf yaptığını, müvekkili işlere devam ederken, 06/01/2015 tarihinde anlaşma konusu işletmenin hemen yanındaki Emniyet Müdürlüğüne bombalı intihar saldırısı gerçekleştiğini, bu olayın basına yansımasından sonra müvekkili şirketin çalışmakta olduğu yerin tarihi eser olduğunu öğrendiğini, bunun akabinde ise davalı şirketçe, işin başkasına devredildiğinin ve müvekkili şirket ile olan anlaşmadan vazgeçildiğinin bildirildiğini, davalı şirketçe müvekkiline herhangi bir ödemenin yapılmadığını, bu nedenle Bakırköy ... Noterliğinin 22/06/2015 tarih ve ... yevmiye numarası ile davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, ancak davalı şirketin herhangi bir ödeme yapmadığını, bu nedenle davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkilinin toplamda 34.527,53-TL alacağının olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ile davalı yetkilileri arasındaki e-mail yazışmalarının, müvekkili şirketin dava konusu iş ile ilgili yaptırdığı ... Sigortaya İnşaat Sigortasının, dava konusu şantiye alanındaki fotoğrafların, müvekkili şirketin dava konusu iş için başkaca firmalardan temin ettiği malzemelere ilişkin faturaların da ticari ilişkiyi ve müvekkilinin alacağının doğrulamakta olduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine dosya borcunun %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça, cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkemece, ihtarname, fatura, e-mail yazışmaları, sigorta poliçesi, Fatih Belediye Başkanlığı cevabi yazısı, cari hesap raporu, davacı ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporuna itibar edilmediği, davacı ile davalı arasında, davaya konu adreste bulunan “... Kafe Restoran Yenileme İşleri” hakkında sözlü anlaşma yapıldığı ve davacı yüklenici tarafından çalışma ve  imalata başlanıldığı, davacı yüklenici  tarafından inşa edilen tüm yapımların, kamuya açık park alanı olarak görülen taşınmaz üzerinde, imara ve 18/01/2012 tarih ve 330 sayılı onaylı projeye aykırı kaçak inşaat ve işgaliye vasfında olduğu, işgaliye ve inşaat ile ilgili olarak Fatih Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü ve Zabıta Müdürlüğü’nce tutanak düzenlendiği ve imar planında kamuya açık olarak görünen taşınmazın kafeterya alanı dışında kalan kesimlerinin işletme kapsamında kullanılamayacağına ve halka açık hale getirilmesine karar verildiği ve kafeterya alanının projeye uygun  hale getirilmesi için işyerine  üç aylık süre verildiği ve ilgili yapıların yıkıldığı, Yargıtay 15. HD.'nin yerleşik içtihatlarına göre ruhsat alınmayan ve alınması mümkün bulunmayan inşaatların kaçak olup ekonomik değeri olmayacağından imalat ve masraf bedelinin talep edilemeyeceği, ancak kaçak yapının yıkılmasının istenebileceği gerekçesiyle, davacının davasının reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, Mahkemece, tarafların her ikisinin de tacir olduğu gözetilmeksizin, yanlış bir hukuki değerlendirme sonucunda davanın reddine karar verildiğini, Mahkemenin reddine gerekçe gösterilen; \"Yargıtay'ın 15. H.D. Yerleşik içtihatlarına göre, imar kanunundaki düzenlemelerin kamu düzeni ile ilgili olduğundan, mahkemelerce resen gözetilmesi, yapı veya tadilat izni almadan inşaat ve tadilata başlanamayacağı gibi yasal izinler alınmadan, başlamış inşaatın yürütülmesine yüklenicinin zorlanamayacağı, ruhsat alınmayan ve alınması mümkün olmayan inşaatların kaçak olup ekonomik değeri olmayacağından imalat bedelinin talep edilemeyeceği\" konusundaki kararların Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmelerine ilişkin olduğunu, bu kararların hükme esas teşkil edemeyeceğini, tacir olan davalının sözleşmesel yükümlülük bakımından basiretli olması gerektiğini, gerekçeli kararda belirtilen yapı ve tadilat izninin iş sahibi (davalı) tarafından alınması gerektiğini, zira somut olayda olduğu gibi sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa yapı ve tadilat izni alınmasının iş sahibine ait olduğunu, müvekkilinin, davalı şirket tarafından kendisine gerekli yapım ve tadilat işlemlerinin yapılmasına başlanması konusunda bilgi verilmesi sonrasında dava konusu işleri yapmaya başladığının dosyaya sundukları yazılı belgeler ve deliller ile sabit olduğunu, dosya kapsamında mübrez, ihtarname, fatura, e-mail yazışmaları, sigorta poliçesi, fAtih Belediyesi Başkanlığı cevabı yazısı, cari hesap raporu, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu ve diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde haklı davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ticari defter ve kayıtlar dikkate alındığında, müvekkilinin davalı şirketten 34.527,53 TL fatura alacağı bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete gönderilen bu fatura içeriğine itiraz edilmediğini, davalarının salt bu sebeple dahi kabulü gerektiğini, davalı tarafından bu faturanın kendi ticari defterlerine işlenmediğine ve müvekkili şirkete iade edildiğine ilişkin bir itirazda bulunulmadığını, davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını sunmayarak, müvekkili şirketin ticari defter kayıtlarının HMK 222. Maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiğini, davalı vekili Av. ... yargılama sırasında 02.04.2019 tarihli dilekçesi ile istifa etmiş olduğundan hakkında vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya ve usule aykırı olduğunu belirterek, kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. İstinaf dilekçesinde, davalı vekili Av. ...'nin yargılama sırasında 02/04/2019 tarihli dilekçesi ile istifa etmiş olduğu belirtilmiş ise de, söz konusu dilekçe davalı şirketin başka bir vekalete dayalı olarak daha önceki vekili olan Av. ... tarafından sunulmuştur. Davalı vekili Av. ..., istinaf aşamasında sunduğu 15/06/2022 tarihli dilekçesiyle vekillikten istifa etmiş, bu istifa davalı şirkete 20/06/2022 tarihi itibariyle e-tebliğ edilmiş, sonrasında davalı şirketin yukarıda yazılı olan yeni vekilleri vekaletnamesini dosyaya sunmuş ise de, istinaf aşamasındaki bu istifa karar tarihi itibariyle vekil ile temsil olunan davalı lehine vekalet ücreti takdirine engel teşkil etmemektedir. İlk derece mahkemesi karar başlığındaki davalı vekili Av. ...'nin yanına yazılan \"istifa görünüyor\" yazısı maddi hata olup, Dairemizce davalı şirketin yeni vekili karar başlığına yazılmak suretiyle bu hata düzeltilmiştir. Dava, taraflar arasındaki \"Kafe Restoran Yenileme İşlerine\" ilişkin sözlü eser sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği iddiasıyla, bu sözleşme kapsamında yapıldığı iddia edilen 34.527,53 TL masrafın davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Davacı yüklenicinin, ruhsata tabi iş ve işlemler bakımından, öncelikle bu işlerin yasal olarak yapılmasının mümkün olup olmadığını araştırması, buna göre sözleşme yapması ve işin yapımına başlaması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre mevzuat gereği iş yapamayacağı yerle ilgili olarak böyle bir ön araştırma yapmadan yaptığı imalata dayalı sözleşme geçersiz bulunmaktadır. Davacı yüklenici bu durumda ancak karşı tarafın uhdesine geçmiş yararlı ve yasal imalat bedelini talep edebilir. Ancak, Fatih Belediye Başkanlığı'ndan gelen cevabi yazıya göre, davacı yüklenici tarafından inşa edilen tüm yapımların, kamuya açık park alanı olarak görülen taşınmaz üzerinde, imara ve 18/01/2012 tarih ve 330 sayılı onaylı projeye aykırı kaçak inşaat ve işgaliye vasfında olduğu, işgaliye ve inşaat ile ilgili olarak Fatih Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü ve Zabıta Müdürlüğü’nce tutanak düzenlendiği ve imar planında kamuya açık olarak görünen taşınmazın kafeterya alanı dışında kalan kesimlerinin işletme kapsamında kullanılamayacağına ve halka açık hale getirilmesine karar verildiği ve kafeterya alanının projeye uygun  hale getirilmesi için işyerine  üç aylık süre verildiği ve ilgili yapıların yıkıldığı anlaşılmakla, somut olayda böyle bir durum söz konusu değildir. Buna göre, Mahkemece de bu doğrultuda yapılan değerlendirme neticesinde davasının reddine karar verilmiş olması yerinde bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 03/11/2020 tarih ve 2016/392 Esas, 2020/666 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,  2-Alınması gereken 615,40  TL istinaf karar harcından peşin alınan 590,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 25,40-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"492c14758e781946","SID":"cc472db2afdb9a20"}}