{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/695 <br>KARAR NO:2025/113<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:27/01/2021<br>NUMARASI:2019/376 Esas - 2021/59 Karar<br>DAVA:Menfi Tespit (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili aleyhine İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla takip başlattığını, takip dayanağının müvekkilinin keşidecisi olduğu 15/07/2018 keşide tarihli 106.067,44-TL bedelli ... Bankası ... nolu çek olduğunu, müvekkilinin çekten dolayı borcunun bulunmadığını, medikal sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin davalıdan bir kısım ürünler satın aldığını, bu kapsamda  davalıya peşin olarak 29/01/2018 tarihli çek teslim makbuzu ile toplam 269.979,44-TL tutarlı 5 adet çekin verildiğini, davaya konu çekin de bu çekler arasında olduğunu, davaya konu çek dışında diğer tüm çeklerin ödendiğini,  fakat davalının ürünleri teslim etmediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya takibe konu çekten dolayı borcunun olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline ve  tazminata karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı,...Ltd. Şti.'ye mal sattığını ve bu kapsamda müvekkilinin toplam 200.103,56-TL' bedelli fatura kestiğini, dava dışı şirket tarafından satış bedeline mahsuben keşidecisi davacı... Ltd. Şti., lehdarı... Ltd. Şti. olan 28/01/2019 vade tarihli 200.000-TL bedelli çeki müvekkiline ciro ettiğini,  çekin vadesi geldiğinde, davacı şirket yetkilisinin müvekkiliyle irtibata geçerek maddi sıkıntı içinde olduklarını, bu çekin ödenemeyeceğini, karşılıksızdır işlemi yapılmamasını rica ettiğini, bu çek karşılığında müvekkiline ileri tarihli vadeli beş adet ayrı çek verebileceklerini söylediklerini, müvekkilinin de iyi niyetle bu teklifi kabul ettiğini, davacıyla sundukları 29/01/2018 tarihli protokolün imzalandığını, protokol ile davacının  200.000-TL bedelli çek yerine verilen 5 adet çek ileri tarihli olduğundan 20.000-TL vade farkını ve yine dava dışı... Ltd. Şti.'nin müvekkiline olan 49.979,44-TL'lik cari borcunu üstlendiğini, toplamda 269.979,44-TL'lik 5 adet çeki ciro ederek müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin, bu 5 adet çekin vadelerinde ödenmesi durumunda 200,000-TL'lik çek ile ilgili işlem yapmayacağını taahhüt ettiğini, protokol tarihinin 200.000-TL'lik çekin vadesinden hemen bir gün sonra ve davacının verdiği 5 adet çek bedellerinin toplamı ile bu bedelin 269.979,44-TL olduğunu, bu hususun dava dilekçesinde de ikrar edildiğini, davacının keşidecisi olduğu ve 200.000-TL'lik çeke müvekkili şirket tarafından yasal süresi içerisinde karşılıksızdır işlemi yapılmamasının sebebinin de bu olduğunu ve davaya konu çek ödenmeyince icra takibi yapıldığını belirterek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, davacı vekilince takibe konu çekin davalı tarafından teslim edilecek tıbbi malzemelere karşılık avans olarak verildiği, davalının malzemeleri teslim etmediğinden bedelsiz kaldığı iddia olunarak çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti talep edildiği, davalı vekilince sunulan 29/01/2018 tarihli protokolde bulunan imzanın ...'ye ait olduğu, bu kişinin davacı şirketi temsile yetkili bulunduğunun 27/01/2021 tarihli celsede davacı temsilcisi ve davacı vekilince kabul edildiği, şirket temsilcisinin açığa imza attığı ve protokolün iradelerine aykırı olarak doldurulduğu ileri sürülmüş ise de, davacının bu iddiasının senede karşı senetle ispat kuralı kapsamında yazılı delil ile ispatlanmasının gerektiği, davacı tarafça 29/01/2018 tarihli protokolün iradelerine aykırı olarak tamamlandığı, çekin avans olarak verildiği ve bedelsiz kaldığının yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine ve takibin durdurulmasına karar verilmediğinden davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, davalının müvekkilinden bir alacağının bulunmadığını; davalının sunduğu 29/01/2018 tarihli protokolün müvekkilince oluşturulmadığını, protokole ilişkin gerekli araştırmanın yapılmadığını, müvekkilince sadece bir kısım çek teslim tutanaklarının imzalandığını; protokol içeriğinde belirtildiği şekilde ... isimli firmanın borçlarının müvekkilince üstlenilmediğini, bu firmanın davalıya 49.979,44-TL tutarında bir borcu bulunmadığından, bu firma tarafından tüm borçları davalıya ödendiğinden müvekkilce bir borcun üstlenilmediğini, mahkemece adı geçen firmaya müzekkere yazılarak davalı ile olan tüm ticari faaliyetinin, yaptığı ödemelerin ve düzenlenen faturaların celbi talep edilmişse de dikkate alınmadan karar verildiğini; müvekkilince 20.000-TL tutarında herhangi bir vade farkı ödemesi taahhüdünde bulunulmadığını; müvekkilinin dava dışı ... firmasına çek verme nedeninin davalının bu firmaya sattığı bir kısım malzemeyi bu firma üzerinden satın almak olduğunu, davalı bu firmaya malzemeleri vermeyince müvekkilinin bu firmadan herhangi bir malzeme alamadığını ve davalıdan direkt alım yoluna gittiğini, bu kapsamda ... firması tarafından davalıya ciro edilerek verilen 28/01/2018 vadeli müvekkile ait çekin davalı yanca işlem yapılmayarak iptal edildiğini, müvekkilince de davalıdan alınacak malzemelere karşılık çekler verildiğini, bu hususun ispatının çeklerin direkt olarak davalıya verilmiş olması ve ... firmasının çeklerde adının yer almaması olduğunu, davalının 28/01/2018 tarihli çekin işleme alınmaması ile ilgili olarak yaptığı açıklamaların fiili gerçeklere aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında satın alınan mallar için verilen çekin malların teslim edilmemesine rağmen takibe konulması sebebiyle menfi tespit istemine ilişkindir.6098 sayılı TBK'nın 207. maddesi,“Satış sözleşmesi, ... sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.\" hükmünü haizdir. Hükümden anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde ödeme yaptığını ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir.Alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya çeki verdiğini iddia eden davacı, aslın hilafını iddia ettiğinden bu iddiasını ispat yükü altındadır.Bilindiği gibi, kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin avans olarak) verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir.Somut olayda; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davacı tarafça mal satışı için avans olarak verildiği ileri sürülen İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine dayanak teşkil eden 15/07/2018 düzenleme tarihli 106.067,44-TL bedelli çekin avans olarak verildiği hususunda, ispat yükü davacı borçludadır. Bu durumda davacı, hem peşin satış karinesi ve hem de çekin davalıdan satın alınan mallar karşılığında avans olarak verildiğini ve karşılığında da mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Mevcut durumda, TBK’nın 207. maddesinin 2. fıkrasında yer alan karinenin aksi davacı tarafından yazılı delillerle ispatlanamamıştır.Öte yandan, davacı vekili 27/1/2021 tarihli son duruşmada, davalı vekilinin sunduğu 29/01/2018 tarihli protokoldeki imzanın şirkete vekil olarak atanmış ... tarafından imzalandığını, müvekkilinin çek teslim iradesiyle beyaza imza attığını, belgenin iradesi dışında doldurulmuş olduğunu iddia etmiş ise de, bu hususu yazılı olarak ispata yarayan bir delil dosyaya sunmamıştır. Ayrıca söz konusu protokoldeki ... ve ... firmalarına ilişkin beyanlar karşısında, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde bu firmalar hususunda belirttiği itirazları da yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 40-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"604292200f07bada","SID":"bfdadfebbd9f4f17"}}