{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/891 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/1038<br><br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 08/12/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2024<br><br>Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>müvekkilinin ortağı ve müdürü olduğu “... Şirketi”nin ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası ile kayıtlı olup 30.03.1998 tarihinde odaya tescil edilerek faaliyetine başladığı, şirketin faaliyetlerine kanunlara uygun bir şeklide devam etmekte iken ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... tarihli kararıyla “sermaye değerinin asgari değerin altında kaldığı” gerekçesi ile İstanbul ticaret sicilinden resen silindiği, müvekkiline veya şirkete sermaye artırımı ile ilgili herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, sermaye artırımından haberdar olmayan müvekkilinin şirketi hakkında resen terkin işlemi yapıldığı, ihyası istenilen şirketin faaliyetlerine devam etmekte olup şirket üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlıkları bulunduğu, mal varlığı bulunan şirketin vergi dairesinde kayıtlarının faal olduğu, şirketin terkinin hukuki olmadığı gerekçesi ile ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. ve ...K. Sayılı dosyasından şirketin ihyasına karar verildiği ve bu karar kesinleşmiş olduğu,  kesinleşen mahkeme kararı doğrultusunda şirketin ihyası için ... Ticaret Müdürlüğüne müracaat edildiği, fakat Ticaret Müdürlüğü Mahkeme kararına rağmen şirketin ihyasını tam olarak yapmadığı, geçici aktif hale getirerek \"tasfiye halinde\" gösterdiği, yerel Mahkemenin kararında verilen kararın sermaye artışı nedeniyle terkin edilen şirketin tam olarak ihyasına ilişkin olmasına rağmen ayrıca sermaye artışına izin verilmesine yönelik karar olması gerektiği gerekçesi ile reddedildiği, şirket tam olarak ihya edilmediğinden sermaye arışı yapmasına müsaade edilmediğinden şirketin tam olarak ihyası/sermaye arışına izin için iş bu davayı açmak gerektiğinden bahisle 07.07.2014 tarihinde re’sen terkin olunan ... Ticaret Siciline ... sicil numarası ile kayıtlı “... Şirketi”nin \"sermaye artışı yapılarak ihya edilerek ticareti siciline tesciline; bu talep kabul edilmezse; daha önceki ihya kararı da esas alınarak “... Şirketi”nin \"sermaye artışına izin verilmesine\";   karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğünün, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiği ve sonuca bağladığı; yargı merci gibi hareket edemeyeceği, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiği aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddettiği, mevzuat gereğince ve mevzuata uygun olarak, dava konusu şirketi sicilden terkin eden müvekkilinin davanın açılmasında, kanun gereği zorunlu işlem tesis eden taraf olmak (yasal hasım olmak) dışında, davanın açılmasına sebep verdiğinden hiçbir biçimde bahis mümkün olmadığı, mevzuat gereğince işlem yapan müvekkilin tesis ettiği işlemin hukuka uygun olduğu ve mevzuatta, re’sen terkine ilişkin tüm prosedürü yerine getirdiği , derdest davası olan şirketler hakkında işlem yapılamamasının da, ancak, bu hususun, müvekkiline bildirilmesi ile mümkün olabilecek nitelikte olduğu; müvekkil Müdürlüğün, re’sen işlem yapma yetkisinin çok sınırlı hâllerde mevzuatta öngörüldüğü ve bu hususun düzenlenmediği hiçbir hâlde, müvekkilinin, re’sen tescil işlemi yapamayacağı gibi, sicil kayıtlarını re’sen düzeltemeyeceği de, dava konusu şirketin kaydının silinmesine ilişkin sorumluluğu bulunanların değil de, mevzuat gereğince yapması gereken işlemleri eksiksiz yapan müvekkilinin tesis ettiği işlem hukuka ve mevzuata uygun olduğu, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı kapsamında müvekkili müdürlükçe tesis edilen işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, dava konusu şirkete tanınan sermaye artırım süresinin dolmuş olduğu, 6102 sayılı Kanun gereğince, sermayeden dolayı münfesih olan şirketlerin kaydının tamamen açılmasının mümkün olmadığı,  anonim şirketlerin zorunlu asgari sermayesi 50.000,00-TL olarak ve yine, limited şirketlerin asgari sermayesi de 10.000,00-TL olarak belirlenmiş olduğu,   6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m.20 gereğince sermayesini, Kanunda öngörülen zorunlu asgari sermayeye  yükseltmeyen şirketlerin münfesih sayılacağının düzenlendiği, zorunlu sermaye artırımlarını yapmaları bakımından öngörülen kanuni süreler dolduğu hâlde, mezkur Kanun hükümlerinin  açık ve emredici  hükmünden farklı bir uygulama benimsemek anlamına gelecek şekilde; dava konusu şirketin sermaye artırımı yapmasına   müsaade edilemeyeceği veyahut da bu şekilde hareket edilemeyeceği,  sonuç olarak; re'sen terkin işlemlerinin hukuka ve mevzuata uygun olduğu,... 4. Asliye Ticaret Mahkemesince tesis edilen işlemin de hukuka ve kanuna uygun olduğu, dava konusu şirkete tanınan sermaye artırımı için öngörülen kanuni sürenin sona ermiş olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. <br>Dava, sicil müdürlüğünce yerine getirilmeyen sermaye artışına izin işleminin, mahkeme eliyle yerine getirilmesi istemine ilişkin olup  özünde sicil müdürlüğü kararına karşı itiraz mahiyetindedir. <br>Uyuşmazlığın çözümü için ...Şirketi'nin sermaye artışına izin verilmesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 30.07.2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında \"...1) ... 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin... ve K:... karar sayılı kararının “bir ek tasfiye kararı” niteliğinde olduğu, TTK'nın Geçici 7. maddenin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılmış sermayelerini asgari düzeye çıkarmamaları sebebiyle münfesih konumuna gelen ve tasfiyesi zorunlu şirketlerden olan ...Ltd. Şti'nin sermayesini asgari tutarlara yükseltmek suretiyle dahi faaliyetlerini sürdürmesinin olanaklı olmadığı, Davacının ortağı ve yetkilisi olduğu ... Şti.'nin yeni bir yasal düzenleme yapılmadığı sürece tasfiye işlemleri dışında bir işlem yapamayacağı...\" şeklinde görüş belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti raporu denetime uygun, kanaat oluşturmaya ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.<br>Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; davacı şirketin  ... 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...ve K:...karar sayılı kararı ile ihya edildiği, dolayısıyla yeniden ihya edilmesine hukuki yarar olmadığı değerlendirilmiş ve bu talebin reddine karar verilmiştir. Bununla birlikte, az evvel değinilen mahkeme kararı uyarınca dava dışı ... Şirketi'nin ihyasına karar verilmiş olması ve bu kararın kesinleşmiş olmasına rağmen sermaye artışı talebinin kabul edilmemesi yerinde değildir. Bu nedenle,  ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...sicil sırasında kayıtlı ... Şirketi'nin sermaye artışına izin verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,<br>A.Davalı şirket... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasıyla ihya edilmiş olduğundan sermaye artışı yapılarak ihya talebinin reddine,<br>B. ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...sicil sırasında kayıtlı ... Şirketi'nin sermaye artışına izin verilmesine,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-₺'den başlangıçta peşin alınan 59,30-₺'nin mahsubu ile bakiye 556,1‬-₺'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-Davanın niteliği gereği davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yasal hasım olması nedeni ile aleyhine yargılama gideri, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-  ... Ticaret Sicil Müdürlüğü' kendisini avukatla temsil ettirdiğinden AAÜT gereği 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, <br>5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinden kalan kısmın HMK 333 maddesi gereğince karar kesinleşince davacı tarafa iadesine, <br>Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/12/2024<br><br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"949093ab8bc8a610","SID":"9bd431274038812f"}}