{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/464 <br>KARAR NO:2025/109<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:12/11/2021<br>NUMARASI:2020/417 Esas - 2021/1073 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin 15 yıldır davalı şirketin jeneratör  ve araçları için akaryakıt sattığını, yapılan ödemelerden sonra cari hesap ekstresine göre davalının 10.880,65-TL borcunun olduğunu ve borcun ödenmediğini, bu nedenle alacağın tahsili için davalı aleyhine Bakırköy 3. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla takip başlattığını, fakat davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını, davacının alacaklarını tahsil ettiğini ve davacının kestiği faturaların haksız olduğunu belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, davalı şirket ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığından incelenemediği, ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine kati delil teşkil ettiği, davacının davalıya düzenlediği 2019 yılında 20 adet faturanın KDV dahil toplam 37.985,62 TL olduğu, faturaların davacı tarafın defterlerine işlendiği, davacı tarafından dosya muhteviyatına sunulan takibe konu cari hesap ektresine ait 4 adet faturanın KDV dahil 16.634,29-TL olduğu,  tarafların karşılıklı olarak BA-BS formları ile 2019 yılında 9 adet faturanın KDV hariç 21.550-TL üzerinden beyan edildiği, böylelikle icra takibine konu edilen faturalardan kaynaklı alacağın BA-BS formları, davacı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtları ve tüm dosya kapsamı ile ispatlandığı ve davalı tarafça ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de bu hususun ispat edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, takibin 10.880,65-TL asıl alacak üzerinden devamına ve asıl alacağın % 20'si oranında 2.176,13-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, ispat yükü davacıda olduğundan malın teslim edildiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, bilirkişi incelemesinin yeterli olmadığını ve faturaya itiraz edilmemesinin alacağın varlığını kanıtlamadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.Dava dosyası davalı vekilinin istinafı üzerine Dairemizce inceleme sırasında iken  davalı şirketin Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/853 Esas sayılı dosyasından  14/09/2022 günü saat  11:17 itibariyle açılmasına karar verilmiştir. İflas tasfiyesine Bakırköy 1. İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasında başlanılmıştır.Kural olarak, İİK'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflas ile kısıtlandığından, aynı Kanunun 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması (İİK m.191), müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, nasıl iflasın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine aittir. Adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK 218.madde) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Dairesine aittir. İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davaları takip edip etmeyeceğini) tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle Kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflasın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir (m.194).\tİflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflasın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (m.237) on gün sonraya kadar devam eder ancak bundan sonra duran hukuk davalarına devam edilebilir (m.194/1).Davalı şirketin istinafa konu karardan sonra iflasının açıldığı anlaşılmakla, taraf ehliyeti re'sen incelenmesi gereken bir husus olduğundan davalı vekilinin istinaf nedenleri incelenmeden istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece İİK'nın 194. maddesi uyarınca gerekli işlemler yapılmak üzere kararın kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren mahkemeye  gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2021 tarihli 2020/417 Esas 2021/1073 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)a-4 maddesi gereği KALDIRILMASINA;\"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\"Yatırılan 185,82‬-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde  davalıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d5e40b209637365","SID":"444b04218de74a10"}}