{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/280 <br>KARAR NO:2025/66<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/11/2021<br>NUMARASI:2021/13 Esas - 2021/853 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/01/2025<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sattığı tekstil ürünleri için düzenlenen 10/09/2016 tarihli 28.010-TL, 21/09/2016 tarihli 31.851,85-TL ve 29/09/2016 tarihli 31.805,55-TL bedelli faturaların toplam bedeli olan 92.667,40-TL'nin ödenmediğini, bu alacağın tahsili için Bakırköy 7. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve takipte he ne kadar işlemiş faiz istenilmiş ise de faizin takip tarihi itibariyle hesaplanmasının gerektiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve  icra tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>ISLAH DİLEKÇESİ:Davacı vekili 01/06/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle, Antalya'da mukim müvekkilinin İstanbul'da mukim davalıya malları veresiye sattığını, malların kargoyla gönderildiğini, her ne kadar dava dilekçesinde irsaliyeli faturaların elden tebliğ edildiği belirtilmiş ise de 3 adet irsaliyeli faturanın elden tebliğ edilmediğini, kargolanan malların içerisine konulmak suretiyle kargoyla davalıya gönderildiğini, kargo şirketiyle yapılan görüşmede teslimlerinin şahıslarda isim-imza şirketlerde kaşe-imza karşılığı yaptıklarını kargo teslim fişlerinde kargo teslimi alanın belirli olduğunu ancak kargo teslim fişlerinin mahkeme tarafından istenmesi halinde gönderilebileceğinin belirtildiğini, bu belgelerin celbini istediklerini, böylece davalının teslimi inkarının doğru olmadığının anlaşılacağını ve  tüm delillerle birlikte dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili, ticari ilişkinin ispatının gerektiğini, takibin dayanağı irsaliyeli faturalardaki teslim alan kişinin isminin yazılı olmadığını, birindeki imzanın kime ait olduğunun bilinmediğini, fatura içeriği ürünlerin müvekkili tarafından alınmadığını, fatura düzenlemenin ve bunu ticari defterlere kaydetmenin alacak hakkı doğurmayacağını, davacının sunduğu cari hesap ekstresinin müvekkiliyle ilgisi olmadığından davacıya da borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, talebe konu faturalar davalı adına kesilmiş ise de kargo teslim fişlerine göre fatura içeriği emtianın teslimatının davalıya değil ... Otel'in ... Fatih/İstanbul adresine yapıldığı, 3 adet faturadan ikisinin teslim alan kısmının paraflandığı/imzalandığı, diğerinin ise teslim alan kısmının boş olduğu, malların kim tarafından teslim alındığının ve davalıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı, davacının teklifi üzerine davalının malların kendisine teslim edilmediğine dair yemin ettiği, davalı defterlerine göre davacı ile bir ticari alım satımın bulunmadığı, davacının faturaları ticari defterlerine kaydetmesinin davacıyı alacaklı hale getirmeyeceği ve davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, satılan malların ticari defterlere işlendiğini, bs beyannamesinin verildiğini, mahkemece ıslah dilekçesinin dikkate alınmadığını, ıslah dilekçesi ekindeki delillerin incelenmediğini, yemine ilişkin tebligatın gerekçeli kararda belirtilen adreste tebliğ edildiği, yani o adresin davalının işyeri olduğunu, malların da oraya teslim edildiğini; kargo şirketinden teslim belgeleri celp edilseydi haklılıklarının görüleceğini belirterek, hükmün kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında davalıya satıldığı iddia edilen mal bedelinin tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.Davacının incelenen ticari defter kayıtlarında; davalıya hitaben düzenlediğini iddia ettiği 10/09/2016 tarihli 28.010-TL, 21/09/2016 tarihli 32.851,85-TL ve 29/09/2016 tarihli 31.805,55-TL tutarlı olmak üzere toplam 96.667,40-TL tutarlı üç adet fatura kayıtlı olup, söz konusu faturaların içeriği malların davalıya teslim edildiğine dair fatura ve sevk irsaliyelerinde teslim alan adının ve 1 tanesinde imzanın bulunmadığı, 2 tanesinde imza bulunduğu, davacının sunduğu cari hesap ekstresine göre davalıyla aralarında 2016-2017 yıllarına ilişkin işlemler bulunduğu tespit edilmiştir. Ancak davalının defterlerinde davacıya ilişkin hiç bir kaydın olmadığı belirlenmiştir.Davacının dayandığı üç faturanın da davacının BS kaydında bulunduğu ancak davalının BA kaydında bulunmadığı görülmektedir. Davacı dava dilekçesinde her üç faturanın da davalıya teslim edildiğini belirtmiş, bilirkişi raporunun alınmasından sonra sunduğu ıslah dilekçesinde ise malların ve faturaların kargoyla teslim edildiğini, kargo şirketinden alabildikleri bilgileri sunduklarını fakat kargoların kime teslim edildiği hususundaki bilginin mahkemeye verileceği beyan edildiğinden bunun sorulmasını istemiş; mahkemece bu husus sorulmamıştır. Ancak davacının sunduğu kargo belgelerinde gönderenin ... Tarım İşletmesi olduğu (faturalarda davacının unvanı ... Tekstil Atölyesi'dir), alıcı davacı olmadığı gibi söz konusu belgelerin de faturalarda belirtilen tarihlerden farklı tarihler olduğu görülmüştür. Ayrıca davacı davalının dükkanının kargo belgelerinde alıcı olarak gösterilen Otelin altında bulunduğunu, Otelin adresinin ..., davalının adresinin ... olduğunu; hatta yemin davetiyesinin de \"... Fatih/İstanbul ... Fatih/İstanbul\" adresinde tebliğ edildiğini ifade etmiştir. Ancak hem davada hem de takipte davacıya tebligatlar ... adresinde yapılmıştır. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, davacı vekilinin itirazları yerinde görülmemiştir. Ayrıca, davalı davacının kendisine yaptığı teklif üzerine, davaya konu fatura ve malların kendisine veya çalışanları tarafından teslim alınmadığı ve  davacıya borcu olmadığı hususunda yemin etmiştir.Açıklanan nedenlerle davacı, davaya konu faturalardaki malları davalıya teslim ettiğini kanıtlayamadığından, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından yatırılan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"08891f58deae3d43","SID":"6a8ffaa7c4ff8d72"}}