{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/51 <br>KARAR NO: 2025/80<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 25.11.2024<br>NUMARASI: 2024/568 D. İş - 2024/577 Karar <br>TALEP: İhtiyati Haciz<br>Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden  reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, Türkiye’nin çeşitli limanlarında idareden aldığı izinler kapsamında römörkörlük ve kılavuzluk hizmetleri alanında faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda, müvekkili şirketin acente olan borçlu şirketin talebi üzerine Türk Bayraklı ... isimli gemi ile Marshall Adaları bayraklı ... isimli gemilere İskenderun Körfezinde römorkörcülük hizmeti sağladığını, daha sonra, ilgili gemiler limandan gerekli izinleri alarak çıkışlarını gerçekleştirdiğini, vermiş olduğu hizmetlerin karşılığında borçlu karşı tarafa 09.05.2024 tarihli ve ... numaralı 10.145,21 TL, 09.05.2024 tarihli ve ... numaralı 143.321,16 TL, 10.05.2024 tarihli ve ... numaralı 611,36 TL, 10.05.2024 tarihli ve ... numaralı 4.536,96 TL, 13.05.2024 tarihli ve ... numaralı 10.128,32 TL, 13.05.2024 tarihli ve ... numaralı 143.082,64 TL, 31.05.2024 tarihli ve ... numaralı 612,73 TL, 31.05.2024 tarihli ve ... numaralı 4.547,09 TL, 02.06.2024 tarihli ve ... numaralı 610,54 TL ve 31.05.2024 tarihli ve ... numaralı 4.530,88 TL tutarlarındaki faturaları düzenlediğini, ancak bugüne kadar olan süreçte borçlu şirketten ilgili faturaların ilki için 9.828,49 TL tutarında bir kısmi ödeme alındığını, bakiye tutar olan 312.298,40 TL’nin (Faiz ve Masraflar Hariç) tahsilinin hiçbir şekilde sağlanamadığını belirterek, 312.298,40 TL (Faiz ve Masraflar Hariç) tutarındaki alacağının borçlu şirket tarafından vadesinde ödenmemesi nedeniyle, borçlu şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ilişkin olarak mahkemenin uygun göreceği teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... İhtiyati haciz isteyenin borçluya verdiğini iddia ettiği hizmetler römorkaj hizmetleri olup, 6102 sayılı TTK'nın 5. kitap 8. kısım 1352 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, uyuşmazlığın çözümünde TTK'nın deniz ticaretine ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda, davanın denizcilik ihtisas mahkemesinde görülmesi zorunludur (Emsal; Yargıtay 11.HD.nin 19.10.2015 tarih ve 2015/11707 E. 2015/10672 K.ile 03.02.2015 tarih ve 2014/19086 E. 2015/1163 K.ile 12.11.2014 tarih ve 2014/7700 E. 2014/17411 K.) Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun Birinci Dairesinin 10.07.2012 tarihli ve 1888 sayılı kararı ile daha sonrasında alınan 08.09.2014 tarihli ve 1945 sayılı kararlarıyla, asliye ticaret mahkemelerinin Türk Ticaret Kanunu’ndan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevlendirilmelerine karar verilmiştir. Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince; talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebine konu ettiği faturaların dayanağı hizmetin römorkaj hizmeti olup, bu hizmetler 6102 sayılı TTK'nın 5. kitap 8. kısım 1352 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, uyuşmazlığın çözümünde TTK'nın deniz ticaretine ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda, davanın denizcilik ihtisas mahkemesinde (İstanbul 17. Ticaret Mahkemesi) görülmesi zorunlu olduğundan, talebin görev yönünden reddine karar vermek...\" gerektiği gerekçesiyle mahkememizin görevsizliğine, talebin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati haciz isteyen vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz isteyen vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İhtiyati haciz talebinin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca yapıldığını, buna göre, borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczinin istendiğini, TTK’nın 1352 ve devamı maddeleri çerçevesinde bir haciz istemi bulunmadığını, bu tür taleplerin genel ticaret mahkemelerinde ileri sürülebileceğini, müvekkilinin verdiği romorkör hizmeti karşılığı alacaklı olduğunu, davalının da hizmetten doğan alacakları ödemeyi kabul ettiğini, davalının bir faturanın kısmi borcunu ödediğini, ihtiyati haciz için yaklaşık ispat şartının sağlandığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar  verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, alacaklı tarafından verilen romorkör hizmeti faturalarına dayalı, İİK'nın 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin, denizcilik ihtisas mahkemesinde ileri sürülmesi gerektiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. TTK'nın 1352. maddesinde geminin ihtiyati haczi düzenlenmiştir. Buna göre, geminin ihtiyati haczi, Kanun'da sınırlı olarak sayılmış olan deniz alacakları için istenebilir. Yasa metninde belirlenen  deniz alacaklarını teminat altına almak üzere geminin ihtiyati haczi düzenlenmiştir. Geminin ihtiyati haczi TTK'nın 5. kitabında düzenlendiğinden, bu konuda deniz ticaretinden veya deniz sigortalarından doğan uyuşmazlıklara bakmakla görevli ihtisas mahkemesi görevli olacaktır. Oysa somut olayda geminin ihtiyati haczi talep edilmemiş, İİK'nın genel hükümlerine göre ihtiyati haciz talep edilmiştir. Deniz alacaklıları, bu alacakları nedeniyle geminin ihtiyati haczini talep etmek zorunda değildir. Kanun, deniz alacaklılarına geminin ihtiyati haczini talep etme hakkı tanımış olmakla birlikte, deniz alacaklısı için bu bir zorunluluk değildir. Deniz alacaklısı, kanunin sınırlar içinde, İİK'nın 257 vd. hükümleri uyarınca borçlunun diğer mallarının ihtiyati haczini talep edebilir. Genel hükümlere göre verilen bir ihtiyati haciz kararı, borçlunun gemi dışındaki diğer malları hakkında uygulanabilir. İİK'nın 257 ve devamında düzenlenen genel hükümlere göre verilen bir ihtiyati haciz kararının, gemiler hakkında icra edilmesi hukuken mümkün değildir. Zira geminin haczine dair kararda öncelikle geminin ihtiyati haczi için TTK'nın 1352 vd hükümlerinin mevcut olduğunun tespit edilmesi ve geminin tüm kimlik bilgilerine (geminin adı, IMO numarası, bağlama limanı vb.) yer verilmek suretiyle hangi geminin ihtiyaten haczine karar verildiğinin  açıkça gösterilmesi gerekir. Somut olayda alacaklı, TTK'nın 1352 vd hükümleri uyarınca geminin haczini talep etmeyip, genel hükümlere göre borçlunun, alacağı karşılamaya yeter miktardaki diğer malları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş olduğuna göre, ihtisas mahkemesinin görevli olduğundan söz edilemez. Kararı veren ilk derece mahkemesi görevli olduğu halde görevsizlik nedeniyle talebin usulden reddine karar verilmesi usule aykırı olmuş, bu nedenle kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve talebin yeniden değerlendirilmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında talebin yeniden karara bağlanması için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İhtiyati haciz isteyen tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-İhtiyati haciz isteyen tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.28.01.2025<br>KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d08620c999e8fdfc","SID":"93841bf8fe349a59"}}