{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1243 <br>KARAR NO: 2025/194<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/06/2024<br>NUMARASI: 2024/8 E. - 2024/430 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine, davalının itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalı ... tarafından keşide edilen ... Bankası Gaziosmanpaşa Şubesine ait; 05/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL- 10/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL- 15/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL- 20/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL- 25/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL'lik çeklerin, davalının, dava dışı yakın akrabası olan ... ve ...'in yetkilisi bulunduğu ... Ltd. Şti tarafından ciro edilmek suretiyle müvekkiline intikal ettirildiğini, yakın akraba olan davalı ve davalının dava dışı akrabası olan ..., müvekkilinin hamili bulunduğu ve davalının keşidecisi bulunduğu çeklerin tahsilini geciktirmek ve aleyhlerine kambiyo takibi yapılmasını engellemek için, söz konusu çeklerin ... Ltd. Şti'nin zimmetinde iken zayi edildiği şeklinde gerçek dışı iddia ile ilk çekin ödeme günü 05/11/2015 tarihinde İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1052 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davasının açıldığını, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce çekler hakkında ödemeden men kararı verildiğini, mahkemece verilen karar sebebiyle müvekkilinin çeklerinin vadesinde bankaya ibraz ederek tahsil etmesinin engellendiğini ve çek ibraz sürelerinin geçtikten sonra da ... Taşımacılık Ltd. Şti tarafından davaya devam edilmediğini ve 07/03/2016 tarihinde davadan feragat edildiğini, davalı ve davalının dava dışı yakın akrabası olan ... tarafından çeklerin bankaya yasal sürelerde ibrazının engellenmesi, hakkın kötüye kullanılması suretiyle engellendiği gibi davalı ...'in, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na dava dışı diğer müvekkili ile ... ve dava dışı ... aleyhinde suç duyurusunda bulunduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yetkisizlik kararı vererek soruşturma dosyası Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini, soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkili tarafından dava konusu çeklerin tahsili için çek keşidecisinin, davalı ... ve çek cirantaları dava dışı ...'in ve ... Ltd. Şti'nin aleyhine alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine sadece ... tarafından yetkisizlik itirazında bulunduğunu ve dosyanın Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesinin talep edildiğini, diğer borçluların borca itiraz etmediklerini, her iki borçlunun da borca batık olduklarından alacağın bugüne dek tahsil edilemediğini belirterek, davalının, Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yönelik haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davanın süresi içinde açılmadığını, davacı alacaklının İİK'nın 67. maddesi uyarınca 1 yıl süre içinde itirazın iptali davası açmadığı için davanın süre yönünden reddini talep ettiklerini, icra takibinin dayanağı olan çeklerin yasal süresi içinde muhatap bankaya ibra edilmediğini, ibra edilmemesi nedeni ile davacının müracaat hakkını kaybettiğini, takip dayanağı belge adi havale niteliğinde olacağından ve bu da bir borç ikrarını içermediğinden İİK'nın 68. maddesinde sayılan belgelerden de olmayacağından genel haciz yolu ile takip yapılamayacağını, davacı tarafın iş bu takip dayanağı belge ile bir ilgisinin olmadığını, dava açmada hukuki yararının olmadığını, kanunda öngörülen ibraz süreleri içerisinde, hamilin muhatap bankaya ibraz etmediği çeklerin, Yargıtay kararlarında ve doktrinde maddi hukuk açısından “adi havale” olarak nitelendirildiğini, çekin ibrazı için öngörülen sürelerin zamanaşımı değil, hak düşürücü süreler olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince 14/02/2020 tarihli kararı ile; davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından istinaf edilen kararın ,  Dairemizin  30/11/2023 tarihli  2020/1954 Esas ve  2023/1505 Karar sayılı ilamı ile, davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,\" karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yeniden yargılama neticesinde: Mahkemece; \" Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; -Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 250.000,00-TL asıl alacak, 13.736,30-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 263.736,30-TL  üzerinden İPTALİNE, takibin 250.000,00-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki talep gibi DEVAMINA, Alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı 52.747,26‬-TL' nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın İİK madde 67 uyarınca 1 yıllık süre içinde açılmadığını, mahkemenin görevsiz olduğunu  zira söz konusu davada sebepsiz zenginleşme ile ilgili bir yargılama yapılacaksa görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu , davacının  takip dayanağı belge ile bir ilgisi  ve dava açmada hukuki yararı olmadığını, alacaklı sıfatı bulunmayan davacının taraf sıfatı bulunmadığını , davacı ...'in  Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı 2016/14211 soruşturma dosyasındaki ifadesinde ,\"Müşteki ... ve ...'i tanımadığını, diğer şüpheli ...in alacaklı olduğunu kendisinin iş takip dayanağı belgeler ile bir ilgisinin olmadığını, ... tatile gittiği için iş bu takip dayanağı belgeleri kendisine verdiğini, çekleri ciro ettiğini asıl alacaklının ... olduğunu, çeklerin kimin tarafından ne amaçla verildiğini , görüşmelerden haberi olmadığını çek ile bir ilgisinin olmadığını\" beyan ettiğini, dava dışı  ...'in de savcılık ifadesinde,\" Kendisinin takip dayanağı ile bir ilgisinin olduğunu ... in bir ilişkisinin olmadığını \"beyan ettiğini, bu beyanlarla alacaklı sıfatı ve hukuki yararı bulunmayan davacının davasının dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, ibraz edilmeyen çeke dayalı takip yapılamayacağını, ibraz edilmeyen çekin çek kambiyo senedi  vasfını yitirdiğini , kambiyo senetleri devir usulü olan ciro ve teslimle devredilemeyeceğini alacağın ancak  asıl borç ilişkisine dayanılarak talep edebileceğini, ancak davacının bu şekilde bir dava açmadığını  sebepsiz zenginleşme davasından bahsedilemeyeceğini,  taraflar arasında  ticari ilişki olmadığını,açılan davanın İİK 67 ye dayalı itirazın iptali davası olduğunu, çeklerin  müvekkilinin eli ürünü olmadığını tahrif edilmiş olduğunu,  bu nedenle sebepsiz zenginleşme davası açılamayacağını, zira ortada çek olarak geçerli bir kambiyo senedi bulunmadığını, çekin, keşide tarihinin  sonradan değiştirildiğini, bu çeke istinaden TTK'nın 732. Maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme davası açılamayacağını, davacı alacaklı olmadığını ve çekle ilgisi olmadığını açıkça belirtmesine rağmen haksız şekilde karar verildiğini, hâmilin senedi iktisap ederken bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması nedeniyle,  sebepsiz zenginleşme talebi yapılamayacağını,  davacı açıkça kambiyo vasfını yitirilmiş olunan çekin yetkili ve meşru hamili olmadığını belirttiğinden, zararı olmadığı gibi keşidecinin  sebepsiz zenginleşmesinden de söz edilemeyeceğini, davanın süresinde açılmadığını, davacının  çekte ibraz süresi geçtikten sonra imza attığını  savclıkta verdiği ifadede çek hakkında icra takibi yapmak için çeki imzaladığını söylediğini, ibraz süresinden sonra çekin devri halinde hamilin sebepsiz zenginleşme davası açamayacağını beyanla istinaf incelemesi sonucu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı vekili tarafından  istinafa cevap dilekçesi sunulmamıştır.  <br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava; ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Takibin, İstanbul  ...İcraDairesi'nin ... Takip sayılı dosyasında  borçlular ..., ... Tic. Ltd. Şti. ve ... aleyhine, 250.000,00-TL Asıl alacak, 13.664,38-TL  İşlemiş faiz, 25.000,00-TL Tazminat ve 750,00-TL Komisyon olmak üzere toplam 289.414,38-TL alacağının tahsili için  23/05/2016 tarihinde takip başlatıldığı, borçlu ...'in 26/05/2017 tarihi itibariyle yetki ve borca  itirazı sebebiyle dosyanın borçlu ... yönünden  tefriki ile Gaziosmanpaşa ...İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasına kaydedildiği  bilahare  yetkili icra dairesince borçlu ...'e  yeni bir  ödeme emri tebliğ edildiği, borçlunun 18/08/2017 tarihinde  süresi içinde borca ve tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durdurulduğu, davanın  18.08.2017 tarihinden itibaren  1 yıllık  hak düşürücü süre içinde 08/12/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece 14/02/2020 tarih 2019/208 Esas 2020/100 Karar sayılı karar ile  \"Davanın  Reddine\" karar verildiği,  davacının istinaf başvurusu üzerine  Dairemizin  30/11/2023 tarih 2020/1954 Esas 2023/1505 Karar nolu ilamı ile \"  takibin durdurulduğu 18.08.2017 tarihinden itibaren davanın 1 yıllık  hak düşürücü süre içinde açıldığı, süresinde bankaya ibraz edilmeyen çeklerin kambiyo vasfını yitirdiği,  keşideci ve yetkili hamil arasında temel ilişki bulunmadığı ancak  6102 sayılı TTK 'nın  732. maddesi gereğince resen değerlendirme yapılması gerektiği,\" gerekçesi ile kararın kaldırıldığı mahkemece yargılamaya devamla;   250.000 TI. asıl alacak için 24.05.2016 takip tarihi itibariyle takip tutarının toplamda 263.736.30 TL üzerinden  davacının davasının kısmen kabulüne karar verildiği görülmektedir. Dosya kapsamına göre; takibin ... Bankası Gaziosmanpaşa Şubesine ait 05/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL- 10/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL- 15/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL- 20/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL- 25/11/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL'lik  5 adet çekin  davalı ... tarafından hamiline  keşide edildiği, sırasıyla  ... Ltd. Şti,  ... ve davacı tarafından ciro edildiği, süresinde bankaya ibraz edilmediği  karşılıksız işlemi  yapılmadığı görülmektedir. İbraz süreleri hak düşürücü sürelerdir. İbraz sürelerinin önemi bu süreler içerisinde çek ibraz edilmediği takdirde çekin kambiyo senedi özelliğini yitirmesinden ileri gelir. Kambiyo senedi gibi ciro ve teslimle devredilemez ve kambiyo senetlerine özgü icra yoluyla takip edilemez. Davacının çek  hamili   olduğu ve keşideci olan davalıya karşı süresinde ibraz edilmemesi nedeniyle kambiyo vasfını yitiren çeke dayalı olarak ilamsız icra takibine giriştiği,  süresinde ibraz edilmeyen çek nedeniyle hamil; cirantalar, düzenleyen ve diğer çek borçlularına karşı başvurma haklarını yitirmiş olup,  çek  zamanında bankaya ibraz edilmemiş olsa da, davalının  keşideci sıfatıyla çek hamiline karşı sebepsiz zenginleştiği oranda sorumlu olduğu, bu durumda müracaat hakkını yitiren hamilin alacağına kavuşabilmesi için süresi içerisinde TTK'nın 818. madde atfıyla çeklerde uygulanması gereken 732. maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda keşideciden alacağını talep edebileceği, TTK 732/4. maddesine göre,hamilin keşideciye karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak çekin zamanaşımı süresi dolduktan sonra (1) yıl içinde talep ve dava hakkı bulunduğu,  dava açılmasında dikkate alınması gereken sürenin  çeklerin zamaaşımına uğradığı tarihten itibaren hesaplanması gerektiği, dava konusu çeklerin düzenleme tarihlerine ibraz süresinin eklenmesi  ile takip ve dava konusu edildikleri tarihte zamanaşımına uğramadıkları, davanın hak düşürücü süre içinde açılmış olduğu,  davacı hamil olduğundan taraflar arasında temel ilişki bulunmadığı,  TTK 732/4. maddesine göre açılan böyle bir davada ispat yükünün, sebepsiz zenginleşmediğini iddia eden çek borçlusuna (keşideci davalıya)  ait olduğu, somut uyuşmazlıkta davalı keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğine ilişkin delil sunmadığı ve  ispat külfetini yerine getirmediği, davacının çekte cirosunun bulunduğu, davalı ile arasında temel ilişki bulunmadığı bu nedenle savcılıkta  davalıyı tanımadığına yönelik beyanlarının davalı yönünden sonucu değiştirecek bir yönünün bulunmadığı, istinaf aşamasında ileri sürülen  imza inkarına yönelik iddiaların  HMK 357.maddesi uyarınca dikkate alınamayacağı, bu nedenlerle  davalının takibe itirazında haklı olmadığı, davanın kısmen  kabulü kararının dosya  kapsamı ve hukuka uygun olduğu, istinaf talebinin reddi gerektiği  anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun, istinaf edenin sıfatına göre istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme  sonucu;  HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince  esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/06/2024 tarih ve 2024/8 E. 2024/430 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 18.015,83-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 4.503,95-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.511,88‬-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8f60515ffa39c555","SID":"0bd2715e7107002b"}}