{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/7 <br>KARAR NO: 2025/197<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 19/11/2024<br>NUMARASI: 2023/78 E. - <br>DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 28/03/2023<br>ARA KARAR TARİHİ: 19/11/2024<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 2.FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN<br>2024/218 ESAS SAYILI DOSYASI <br>DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 16.06.2008 Tarihinden Ticaret Sicile kayıtlı olan ve faaliyetlerine halen devam eden ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin ortağı olduğunu, Şirket giysi ve satışını yaptığı diğer mallar yönünden e-ticaret alanında www...com adlı internet sitesi üzerinden satış yaptığını, Müvekkilinin hissedarı olduğu şirket www...com.tr şeklindeki internet adının da 15.04.2008 tarihinden beri sahip olduğunu, Müvekkili TPE nezdinden tescilini yaptırdığı ... (“Marka”)  markası ile ülkemizin dünyaca tanınan saygın bir tekstil markasına sahip olmasını sağladığını, müvekkili şirket tanınmış marka kimliğini Türkiye ve dünyada bir üst seviyeye çıkarmak için birçok reklam ve pazarlama kampanyası yürüttüğümü, Türkiye de ve dünyada milyonlarca takipçisi olan sanatçılarla iş birliği yaptığını, Türkiye içerisinde ana akım ve alternatif medyada TV reklamları ve program sponsorlukları ile marka gücünü günden güne büyütmeye devam ettiğini, davalı ... pazarlama ve ticaret a.ş. (“davalı şirket”)  ise ... tescil no’lu \"...” ibareli, ... tescil no’lu \"...” ibareli ve ... tescil no’lu “...” ibareli markaları kendi adına tescil ettirdiğini, öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin HMK madde 392 gereği teminat göstermeksizin, mahkeme aksi görüşte olması durumunda ise teminat karşılığı; kabulüyle, davalının Sınai Mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesine ve durdurulmasını, ihlale sebebiyet veren alan adı nedeniyle “...com” adlı siteye ihlale sebep olan içerik ve alan adı kaldırılana kadar erişimin durdurulması ile alan adını kullanmasının yasaklanmasını, mahkeme şu aşamada aksi görüşte olması durumunda ise SMK 159/2-c gereğince davalı şirket tarafından 20.000.000,00 TL’den az olmamak üzere teminat yatırılmasını, akabinde davanın kabulünü, davalının, müvekkilinin marka hakkını ihlal ettiğinin tespitini, müvekkilinin marka hakkına tecavüzün önlenmesini, tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzün kaldırılmasını, alan adını kullanmasının yasaklanmasını, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \" Birleşen davada davacı vekilinin tedbir talebinin  REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davada yaklaşık ispat şartının sağlanmaması nedeniyle tedbir talebinin reddinin hatalı olduğunu, müvekkilinin tanınmış marka olduğunu,  davalının \"...\" ibareli marka tescillerinin müvekkilinin öncelik hakkını ihlal ettiğini ve markalar arasında ciddi karıştırılma ihtimali doğurduğunu, markalar arasında ilişkilendirme ihtimali doğurduğunu, davalının marka kullanımları müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, Müvekkili tescilli markasının 35. sınıf dahilinde yoğun ve sürekli bir şekilde kullanımını sürdürdüğünü, internet üzerinden satış, mağazacılık ve elektronik pazar yeri hizmetleri alanında faaliyet gösterdiğini, davalının kullanımlarının müvekkili markasının tanınmış marka statüsüne zarar verecek ve markanın sulandırılmasına sebebiyet verecek nitelikte olduğunu,  özellikle 35. sınıf kapsamında, her iki tarafında internet üzerinden satış yapması, tüketiciler üzerinde müvekkilinin marka algısının zayıflamasına ve itibar kaybına neden olduğunu, müvekkilinin markası ve firması 16 yıldır var olmasına rağmen davalı şirket tarafından müvekkiline ait marka ve firma için taklitçi algısı yaratıldığını ve itibar kaybına sebep olduğunu, müvekkilin markası ile davalının markası arasındaki iltibas davalı tarafından ikrar edildiğini, marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve durdurulması için ihtiyati tedbir talep ettiklerini,  birleştirilen İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nin 2023/78 E. sayılı dosyasında, marka hükümsüzlüğüne ilişkin alınan 25.03.2024 Tarihli bilirkişi raporu, tek başına yaklaşık ispat koşulunu sağlayabilecek unsurları belirlediğini, davalının markalarında kısmen hükümsüzlüğün söz konusu olması gerektiğini belirttiğini, davalının müvekkilin ... markasına yönelik hukuka aykırı kullanımları, somut delillerle kanıtlandığından bu durum müvekkilinin ticari itibarına ve marka haklarına telafisi imkânsız zararlar doğurduğunu, bilirkişi raporu ve davalının TPMK nezdindeki itirazlarında iltibası ikrar etmesi, yaklaşık ispat koşulunu fazlasıyla sağladığını beyanla, istinaf isteminin kabulü ile, İhtiyati tedbir taleplerinin teminatsız kabulüne, aksi durumda teminat karşılığı kabulüne, davalı şirketin 20.000.000 TL’den az olmamak üzere teminat yatırmasına davalının hukuka aykırı kullanımları nedeniyle 6769 sayılı SMK’nın 159. maddesi gereğince ihlale sebep olan “...com” adlı internet sitesine erişimin durdurulmasına ve alan adı kullanımının yasaklanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/78 Esas sayılı asıl dosyasında marka hükümsüzlüğü talepli dava açıldığı, Birleşen İstanbul 2.fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin  2024/218 Esas Sayılı Dosyasında marka hakkına tecavüzün tespiti,  önlenmesi, durdurulması ve kaldırılması talepli dava açıldığı, birleşen dosyada ihtiyati tedbir talep edildiği görülmektedir. Mahkemece; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş birleşen davacı vekili istinaf talep etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK’nın 389/1. maddesindeki düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Davacıya ait  “...” markasının ... tescil numarasıyla 25 ve 35. Sınıflarda, ... tescil numarasıyla 03, 05, 07, 08, 09, 14, 21, 24, 29 ve 31. sınıflarda tescilli olduğu görülmektedir. Davalıya ait ... numaralı \"...\" ibareli markanın 09 , 16 , 36 , 38 , 40 , 41 , 42, 35(35/1-34)  sınıflarda tescilli olduğu diğer markalarının da 35 sınıfta aynı şekilde tescillerinin bulunduğu görülmektedir. Asıl dosyada, ... ve ... numaralı markalara dayalı olarak hükümsüzlük talep edilmiş,  birleşen dosyada aynı markalar mesnet gösterilerek  markaya tecavüzün tespiti tespiti, önlenmesi, durdurulması ve kaldırılması talep edilmiş olup, birleşen davanın açılmasından önce  tecavüz oluşturan fiili kullanımlara ilişkin  delil tespiti yaptırılmadığı, kullanımla ilgili  davalının internet sitesi içeriğine ilişkin ekran görüntüsü sunulduğu, mahkemece asıl dosyada hükümsüzlük talebine ilişkin bilirkişi heyet raporu alındığı bu raporda taraf markaları ve internet sitelerinin incelendiği, raporda davacıya ait pazarium.com.tr adresli internet sitesinin kadın giyimi üstüne olduğu, davalının pazarama.com alan adlı internet sitesinde “pazarama” ibaresinin kullanıldığı, internet sitesinin elektronik eşya, ev eşyası, cep telefonu, yiyecek, giyim, kitap, otomobil aksesuarı, kozmetik, spor vb. gibi birçok kategoriden oluşan bir e-ticaret platformu olduğu, 35. Sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve hizmetleri açısından satın alması için çeşitli (01-34 sınıflardaki emtialar) malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).”  hizmetleri yönünden  hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı kanaatinin bildirildiği, davalının e-ticaret platformu sahibi olarak markayı  35. Sınıfta kullandığı bunun haricinde davalı markasına yönelik tecavüz teşkil eden kullanımlarına ilişkin tedbir uygulanabilmesi bakımından yaklaşık ispat şartını sağlayacak delillerin bulunmadığı, yargılamanın seyrine göre tedbir kararlarının değiştirilebileceği  gözetildiğinde bu aşamada yasal şartları oluşmayan tedbir talebinin reddine karar verilmesinin dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu, birleşen davacı vekilinin istinaf talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Birleşen davacı  vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  19/11/2024 tarih ve 2023/78 E. sayılı kararına karşı birleşen davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0-TL  harcın birleşen davacı dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Birleşen davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/ (5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d4492f95eb0cf3d4","SID":"af58d42597c2c837"}}