{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/188 <br>KARAR NO: 2025/177<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/11/2024<br>NUMARASI: 2024/545 Esas - 2024/861 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/02/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; davacı tarafından İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2024/155 esas sayılı dosyada açılan hizmet tespit davasındaki davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. nin yargılama sırasında 07/07/2014 tarihinde Ticaret Sicilinden re'sen terkin edildiği tespit edildiğinden şirketin ihyasına yönelik dava açmak üzere 10/07/2024 tarihli ara karar ile taraflarına süre verdiğini belirterek davaya devam edilebilmesi için ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilerek ticaret siciline kaydedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... vekili;müvekkili  Müdürlüğün resen terkin işleminin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını,  maddenin 15’nci fıkrasının, “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmünü haiz olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını,sermaye artırım yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin, tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi mümkün olmadığından; taleple bağlı kalınarak dava konusu şirketin devam eden dava dosyasıyla sınırlı olarak ek tasfiyesine karar verilebileceği ve tasfiye memuru atanması gerektiğini belirterek davanın reddine, mahkemece davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde ise dava konusu şirketin, dava dilekçesinde anılan kapsamda ve sınırlı olarak ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece,şirket hakkında TTK. Geçici 7. maddesi uyarınca resen terkin işlemi yapıldığı,şirketin davalı olduğu İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi'nin 2024/155 Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu ve işbu dosyada temsil edilmek üzere ihyasında zorunluluk bulunduğunu, şirketin ihyası için yasal koşulların oluştuğu,  anlaşıldığından davanın kabulüne,şirketin dava dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve ticaret siciline tesciline, şirketin son yetkilisinin tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Tasfiye memuru ... vekili; müvekkiline husumet yöneltilmeden dava açılması, yürütülmesi ve sonuçlandırılması kanuna aykırı olduğunu, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini,  hizmet tespit davasında “5 yıllık hak düşürücü süre” bulunduğunu, davacının hizmet tespit davası açma hakkı düştüğünü, dolayısıyla şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati ve haklı sebebi bulunmadığını ileri sürerek  kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; tüzel kişiliğin ihyasına ilişkindir. TTK nın geçici 7.madde kapsamında terkin edilen münfesih halde  olmayan  şirketler bakımından ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yolunda bir uygulama var iken; Yargıtay HGK ve 11.HD nin bu konuya ilişkin olarak sınırlı  ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı yönünde bozma kararları verilmiştir. \"Davacı, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceği, o hâlde bölge adliye mahkemesince dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken ,... terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmamıştır.\"denilmiştir. (Yargıtay HGK'nın 2023/11-338 esas, 2024/3 karar sayılı 24.01.2024 tarihli ilamı, Yargıtay 11. HD'nin 22.03.2022 tarihli, 2020/8099 esas, 2022/2190 karar sayılı ilamı) Anılan kararlar nedeniyle Dairemizce de sınırlı olarak ihya edilen şirketlere tasfiye memuru atanması kanunun amacına uygun olacağından tasfiye memuru atanması gerekmediği yolundaki mevcut uygulamadan dönülmüştür.Ticaret Sicil kayıtlarında ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 07/07/2014 tarihinde tescil edilerek sicil kaydının terkin edildiği, şirketin İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi  2024/155 Esas sayılı dosyasında davalı sıfatı olduğu, işbu dava dosyasının sonuçlandırılabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Hizmet süresinin tesbiti davasında hak düşürücü sürenin geçtiğine ilişkin itirazın iş bu davada incelenmesi mümkün değildir. Somut olayda,  6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası için yasal koşulların oluştuğu, davacı tarafın ihya talebinde hukuken korunmaya değer haklı menfaati bulunduğundan davanın kabulüne ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış , re'sen terkin nedeniyle ihya davalarında tasfiye memurunun davalı sıfatı olmasa da kararda ilgili sıfatı bulunan tasfiye memuru ...'nun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafça yapılan 390‬-TL istinaf yargı giderinin tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9bfdc84d7a6f1257","SID":"1d078fb4fd972dcd"}}