{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2024/771 Esas - 2025/44<br>\tT.C.<br>\tSAKARYA<br>\tASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2024/771 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/44<br><br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVALI (1)\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br><br>DAVALI (2)\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVA\t: Tasarrufun iptali  (TBK 19. md.)<br>DAVA TARİHİ\t: 20/11/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 27/01/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 10/02/2025<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mal kaçırmak kastı ile muvazaalı şekilde  davalı ... tarafından diğer davalıya yapılan  Hendek ...nin hisselerinin devir işlemlerinin iptali ve şirket hisselerinin davalı ... adına tescilini talep etmiştir.<br>Davalılar vekili davanın reddini istemiştir.<br>6100 sayılı HMK'nun 33. maddesi ve 04.06.1958 ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, hâkim Türk Hukukunu re'sen uygulamakla görevli olup, bir davada maddi vakıaları anlatmak taraflara, hukuki tasnif ve tespit ise hakime ait olacaktır. Bu nedenle hakim tarafların ileri sürdüğü hukuki sebepler ve tespitlerden bağımsız olarak somut olaya uygulanacak yasa hükümlerini kendisi belirleyecektir.<br>Davacı taraf muvazaa iddiasıyla davalılar arasındaki hisse devir işleminin iptalini istemiştir. Dava dilekçesindeki anlatıma göre dava TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır. Burada amaçlanan davacının derdest boşanma ve mal rejimi davası kapsamında doğan alacakların tahsilinin engellenmesi amacıyla yapılan tasarrufun iptaline yöneliktir. Bu haliyle; davacının iddiasını kanıtlaması halinde iddianın şirket hisselerinin aynına ilişkin olmadığı ve alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK'nın 283/1. maddesi kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacının dava konusu şirket hisselerinin haciz ve satışını isteyebilmesi  yönünden hüküm kurulması gerekecektir.<br>Tasarrufun iptali davaları, tasarrufun aynına ilişkin olmayıp alacağın tahsiline yönelik, şahsi nitelikte davalardır. Davanın konusu, tasarruflara konu malvarlığı olmayıp, bunlar üzerinde mülkiyet değişikliği gibi bir amaç güdülmemektedir. Bu taşınır ya da taşınmazların cebri icrayla satılması ve alacaklıların alacaklarına kavuşması hedeflenmektedir. Yani bu davaların konusu, para alacaklarıdır. Somut olayda da davacının talebi, tasarrufun iptaline yöneliktir. <br>6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. <br> 6098 sayılı TBK.'nun 19. maddesinde düzenlenen muvazaadan kaynaklanan davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine dair yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Muvazaadan kaynaklanan bir davanın (nispi) ticari dava olarak kabul edilebilmesi için iki tarafın da tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gereklidir. Tarafların tacir olmadığı açıktır. Davalının şirket ortağı olması tek başına tacir sıfatı kazandırmamakta ve davayı ticari dava haline getirmemektedir.<br>Dava TBK'nın 19. maddesi gereği muvazaaya dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davası olduğundan görevli mahkeme Asliye Hukuk mahkemesidir. (Yargıtay 17 HD 2016/10051 Esas 2019/4302 Karar, Sakarya BAM 3 HD  2023/1917 Esas 2025/7 Karar) Bu sebeplerle mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; <br>1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği  görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,<br>2-Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli  Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk  Mahkemesine gönderilmesine,<br>3-Yukarıda belirtilen yasal süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak verilecek ek kararla  davanın açılmamış sayılacağı ve davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği hususunun İHTARINA,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (İki) Hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi.  27/01/2025<br><br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır.<br> <br> <br>Hakim ...<br> e-imzalıdır.<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ccae67f5d5cff4be","SID":"2de8a00819f9825a"}}