{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ <br>KARAR TARİHİ  : 30/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2024<br>DAVA: Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)<br>DAVA TARİHİ: 02/11/2022<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 30/12/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ...nın... İşletmesinin pamuklu dokuma kumaş imalatı ve toptan ticareti faaliyeti ile iştigal etmekte olup 2002 yılından bu yana faaliyetini başarıyla sürdürmekte olduğunu, işletmenin sahip olduğu kalifiye insan gücüyle sermaye yapısıyla ve ileriye dönük teknolojik makinalar ile toplam 9.000 m² arazi üzerinde 3.000 m ² kapalı alanda 40 adet makine ve teçhizatı ile dokuma tesisi, 9 çalışanı ile faaliyetine hiç ara vermeden devam ettiğini, 30.09.2022 tarihi itibari ile 3.500.000,00 TL ödenmiş sermayesi olduğunu, müvekkili ...Şirketinin 2002 yılından itibaren tekstil sektörünün ve ticaretin içinde bulunan... tarafından 05.05.2017 yılında kurulduğunu, müvekkili şirketin sahip olduğu minimum sayıda kalifiye insan gücüyle ve 20 adet dokuma tezgahı ve gerekli teçhizatı ile birlikte dokuma tesisi, faaliyetine hiç ara vermeden devam ettiğini, 30/09/2022 tarihi itibari ile 200.000,00 TL ödenmiş sermayesi bulunduğunu, müvekkili şirketin Dünyanın ve Avrupa nın bir çok tanınmış marka ve ülkesine mal tedarik eden yurt içi firmasına mamul ham bez üretimini gerçekleştirilerek kaliteli bez/kumaş tedariği sağlayan bir firma olduğunu, müvekkili şirketlerin dünyayı saran Covid -19 salgınından olumsuz etkilendiğini, karantina önlemleri nedeni ile tekstil giyim sektöründeki daralma, üretici firmaların kapanması ve satışlarının Avrupa ülkeleri başta olmak üzere azalması ve dolayısı ile tekstil sektörünün zincirleri içinde yer alan boya-terbiye işlemlerin sektörün başında yer alan alt sektörlerin her biri bir diğerini yoğun şeklide etkilemekte olduğundan ve alt sektörler ile ayrılmaz bir bütün halinde değerlendirildiğinde bu zincir dünyayı saran Covid -19 dan %50 olumsuz etkilendiğini, tüm dünya genelinde tekstil sektörünün büyük perakende zincirlerinin tedarikçilerine verdikleri siparişleri teslim almaya yanaşmadıklarından ve verilen siparişlerin ödemeleri konusunda sıkıntılar yaşadıklarından ve yeni siparişler alamadıklarından bu salgından kaynaklı müvekkili şirketin de ticari hayatının olumsuz olarak etkilendiğini, tüm dünya ekonomilerinde daralma yaşanırken, ilaveten bölgemizde meydana gelen Ukrayna savaşının bölgesel ekonomik riskleri artırmasının yanında, tüm dünyada enerji fiyatlarının artmasına ve enerji darboğazı yaşanmasına sebep olduğunu, enerji fiyatlarındaki artış henüz ürün fiyatlarına tam olarak yansıtılamamış olduğundan, fiyat artışları henüz üretici işletmelerin üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu, ekonomilerdeki daralma ve bölgesel risklerin artması üzerine, ticari işlemlerde vadelerin daralması sonucu, ekonomik faaliyetlerin döngüsünde sıkıntılar yaşanmaya başladığını, müvekkillerin süreç içerisinde büyük hacme sahip tedarikçi firmalara mal teslim etmek üzere vermiş olduğu sipariş avansları karşığılında mal tedariklerinin zamanında teslim edilmemesi ve nakit akışın sekteye uğramasına sebep olduğunu, nitekim avans olarak verilen çeklerin karşı firma tarafından kullanılması neticesinde borcu bulunmamasına rağmen ödeme yükü altına girdiğini, müvekkili şirketlerin konkordato projesi ile teminatsız banka kredileri, teminatsız piyasa, vadeli çek ve senetler ile açık piyasa borçları ve alınan avansları ile ödenecek diğer borçları konkordato tasdiki sonrasında Ocak 2025 tarihinden başlamak üzere 48 ay eşit taksitlerle, teminatlı/rüçhanlı banka ve teminatlı/rüçhanlı piyasa borçlarını konkordato tasdiki sonrasında Ocak 2025 ten başlamak üzere 48 ay eşit taksitle ödeneceğini, müvekillerinin ticari faaliyetlerine devam edebilmeleri ve malvarlıklarını koruyabilmeleri için; birinci aşamada tensiben üç aylık geçici mühlet verilmesine ve konkordato komiseri görevlendirilmesine, müvekkilleri şahıs ve şirketlerin malvarlıklarının korunmasına yönelik koruyucu tedbirler alınmasına, ikinci aşamada; Mahkemenin tayin ettiği geçici komiser ile alacaklıların konkordato talebine ilişkin beyanları dikkate alınarak müvekkil firmalar tarafından teklif edilen konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde müvekkil firmalara alacaklıları ile konkordato yapabilmesi için bir yıl kesin mühlet verilmesine (gerektiğinde 6 ay uzatılmak kaydıyla), kesin mühlet kararı ile birlikte komiserlerin görevinin devamı ile İİK 294 M. hükmünde belirtilen kesin mühletin tüm sonuçlarına hükmedilmesine, üçüncü aşamada; kesin mühlet içerisinde yine mahkemece görevlendirilen komiser nezaretinde yapılacak alacaklılar toplantısı ve İİK hükümlerine göre işletilen prosedürün tamamlanmasının ardından, İİK 305 M. uyarınca konkordato tasdiki için belirtilen şartların yerine getirildiği tespit edilerek İİK 306 M. hükmü uyarınca konkordatonun tasdikine, konkordatonun tasdiki kararı ile birlikte İİK m. 306 uyarınca tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim yönetim ve tasfiye tedbirleri almakla görevli bir kayyıma tayin edilmesine ve İİK m. 307 uyarınca rehinli malların muhafaza altına alınmasının ve satışının karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere ertelenmesine ve 307.maddede yer alan şartları taşıyan müvekkili şirketlerin finansal kiralama konusu mallarının iadesinin karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere ertelenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \" ...Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde; davacıların rehinli alacaklılarına olan borçlarının dava dışı kişiler tarafından ödenmiş olması nedeniyle davacıların rehinli borçları kesin mühlet sürecinde ödendiğinden ve alacaklılar toplantısı aşamasında rehinli borç bulunmadığından  davacıların rehinli alacaklıları yönünden alacaklılar toplantısı yapılmadığı komiser heyetinin nihai raporundan anlaşılmakla davacıların rehinli alacaklıları yönünden konkordato projesinin tasdiki talepleri konusuz kalmış olmakla bu hususta esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacıların adi alacaklıları yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacı...şirketi yönünden alacaklılar toplantısında, 2 alacaklıdan 1.377.813 TL alacak tutarı için, 1 alacaklının 863.774 TL için kabul oyu kullandığı, İİK 302/a. maddesinde \"kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını aşan bir çoğunluk tarafından kabul edilmiş olması koşulu bulunmakta olup alacak miktarı olarak 688.906,50 TL yönünden nisap sağlanmış ise de alacaklı sayısı olan 2'nin yarısını aşan bir oranda kabul oyu sağlanmadığından mahkememizce İİK'nun 302/a-b maddelerinde aranan nisabın sağlanmadığı sonucuna varılmış olup davacı ...şirketi yönünden kanunda aranan nisabın sağlanmaması ve davacı şirketin toplam malvarlığının pasifinden fazla olduğu yani davacının borca batık olmadığı halde 02.11.2022 tarihinde açılan davada konkordatoya tabi borçlarını borçtan tenzilat yapılmaksızın, mahkemenin tasdik tarihinden sonra 1 sene ödemesiz olmak üzere 48 aylık dönemde aylık olarak ve eşit taksitler halinde borcun tasfiyesi hususunda konkordato teklifi sunduğu, konkordato projesinin örtülü tenzilat ve vade konkordatosu içerdiği, 2025 yılı Mayıs ayından başlayarak 48 ay gibi çok uzun süre de faizsiz ödeme teklifinin borca batık olmayan davacının ekonomik durumuna göre gerçeği yansıtmadığı gibi ödeme vadelerinin davacının kaynaklarına göre makul seviyede olmadığı, şirketin vadesi gelmiş borçlarının tamamını derhal, bütün borçlarını da alacaklıları fazla bekletmeden ödeyebilecek güçte olmasına rağmen ödemeyi tasdik tarihinden başlatarak 13'üncü aya ertelediği ve aylık aralıklarla 48 aya yaydığı; bu yolla borçların zaman etkisinden yararlanılarak eritilmeye çalışıldığı, tek ortağın ve şirketin bu süreçte hiçbir yükümlülük altına girmediği ve konkordatonun finansal bir enstrüman olarak kullanıldığı değerlendirilmiş olup, borçlunun ödemeyi teklif ettiği tutarın, eşitlik ve kaynakları ile orantılı olması şartına açıkça aykırı olduğu bu durumda İİK.'nun 305. maddesinde öngörülen tasdik koşulları oluşmadığından dolayı davacı şirketin borca batık durumda olmadığı ve İİK.' nun 308. maddesi çerçevesinde doğrudan iflas nedeni de bulunmadığı dikkate alınarak davacı ...şirketinin  konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı ...(...) şahıs şirketi yönünden alacaklılar toplantısında, 45.092.895,98 TL alacağı bulunan toplam 23 alacaklıdan 15 alacaklının, 23.625.087,82 TL alacağı için kabul oyu kullandığı, İİK 302/a. maddede öngörülen çoğunluk koşulunun sağlandığı, İİK 305 maddesi gereği yatırılması gereken teminatın bulunmadığının tespit edilmiştir. Davacı şirketin toplam malvarlığının pasifinden fazla olduğu yani davacının borca batık olmadığı halde 02.11.2022 tarihinde açılan davada konkordatoya tabi borçlarını borçtan tenzilat yapılmaksızın, mahkemenin tasdik tarihinden sonra 1 sene ödemesiz olmak üzere 48 aylık dönemde aylık olarak ve eşit taksitler halinde borcun tasfiyesi hususunda konkordato teklifi sunduğu, konkordato projesinin örtülü tenzilat ve vade konkordatosu içerdiği, 2025 yılı Mayıs ayından başlayarak 48 ay gibi çok uzun süre de faizsiz ödeme teklifinin borca batık olmayan davacının ekonomik durumuna göre gerçeği yansıtmadığı gibi ödeme vadelerinin davacının kaynaklarına göre makul seviyede olmadığı, şirketin vadesi gelmiş borçlarının tamamını derhal, bütün borçlarını da alacaklıları fazla bekletmeden ödeyebilecek güçte olmasına rağmen ödemeyi tasdik tarihinden başlatarak 13'üncü aya ertelediği ve aylık aralıklarla 48 aya yaydığı; bu yolla borçların zaman etkisinden yararlanılarak eritilmeye çalışıldığı, tek ortağın ve şirketin bu süreçte hiçbir yükümlülük altına girmediği ve konkordatonun finansal bir enstrüman olarak kullanıldığı değerlendirilmiş olup, borçlunun ödemeyi teklif ettiği tutarın, eşitlik ve kaynakları ile orantılı olması şartına açıkça aykırı olduğu bu durumda İİK.'nun 305. maddesinde öngörülen tasdik koşulları oluşmadığından dolayı davacı şirketin borca batık durumda olmadığı ve İİK.'nun 308. maddesi çerçevesinde doğrudan iflas nedeni de bulunmadığı dikkate alınarak davacı ....şahıs şirketinin konkordato talebinin reddine, \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;... (...) işletmesi yönünden gerekli nisap koşulları sağlandığını ancak yerel mahkemece tüm bu hususların göz ardı edilerek müvekkilinin konkordato talebinin reddedildiğini, yerel mahkemece müvekkili işletme açısından; toplam malvarlığının pasifinden fazla olduğunun, projenin örtülü tenzilat ve vade konkordatosu içerdiğinin, bu ödeme teklifinin ekonomik durumuna göre gerçeği yansıtmadığının, bu yolla borçların zaman etkisinden yararlanılarak eritilmeye çalışıldığının, konkordatonun finansal bir enstrüman olarak kullanıldığının, ödemeyi teklif ettikleri tutarın, eşitlik ve kaynakları ile orantılı olması şartına açıkça aykırı olduğunun belirtildiğini ancak alacaklıların menfaati ve borçlunun kaynakları ile orantılılık konusunda inceleme yapılması gerekirken gerekli incelemeler yapılmaksızın orantılılık ilkesinin de ihlal edildiği yönündeki gerekçenin somut durumu karşılar nitelikte olmadığından yerel mahkemece belirtilen sebeplerin gerçeği yansıtmadığını, mahkemece, İİK'nın 305/2. maddesi hüküm uyarınca, konkordato projesinin re'sen ele alınarak, alacaklıların menfaatine uygun düzeltmeyi bizzat yapması ya da konkordato talep eden şirkete yaptırması, bu düzeltmenin mümkün olmaması halinde İİK'nın 308. maddesi hükmü uyarınca, konkordatonun tasdiki talebinin reddine karar vermesi gerekirken yerel mahkeme eksik inceleme ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak konkordatonun özüne uygun olmayan bir karar vermiş olup yazılı şekilde verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda bozulması gerektiğini, yerel mahkemenin, ödeme planının alacaklılar aleyhine olduğuna kanaat getirdiğinde İİK 305 maddesine göre faiz oranını belirleyerek talepte bulunana projede iyileştirme yapması için süre vermesi gerektiğini, bu sayede projeye faiz eklenebilmesi mümkün hale gelecekken yerel mahkemenin projede faiz oranı belirlenmediğini bildiği halde bu duruma ilişkin re'sen araştırma ilkesine aykırı olacak şekilde müvekkili şirkete ihtarat yapmadan bir karar verdiğini, müvekkillerinin aktifinin pasifini aştığından hareketle borca batık olmayan borçlunun tenzilat konkordatosu isteyemeyeceğini kabul etmenin de isabetli olmadığını, öncelikle gayrimenkul değerleme uzmanı, makine mühendisi ve tekstil mühendisi tarafından yapılan değerleme raporlarında aleyhe hususları kabul etmelerinin mümkün olmadığını, ayrıca müvekkil işletmenin malvarlığının karar tarihine en yakın rayiç değerlerinin de belirlenmediğini, kaldı ki, söz konusu raporların değerlerinden kimi kısımlar fazla kimi kısımlar eksik tespit edilmiş olduğundan bağımsız, objektif inceleme ve raporlar alınarak müvekkil işletmenin malvarlığının değerlendirilmesinin gerektiğini, yine nihai raporda tesis, makine ve cihazlar açısından belirtilen bedelin müvekkilin aktifinden sayılarak değerlendirmeye alınmasının da doğru olmadığını, nitekim söz konusu tesisin, makine ve cihazların müvekkilin işletmesinin zorunlu unsurlarından olup müvekkilin işletmesinin borcunu ödemesi için mallarını satmaya zorlanmasının da konkordatonun amacına uygun olmadığını, yani adi konkordatonun amacının malların tasfiyesi anlamına gelmemekte olup talepte bulunan kişilerin borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklılara borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmak olduğunu, böylece borçlunun, piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkanlarının da korunmuş olacağını ancak yerel mahkemece bu durumun da göz ardı edildiğini ve alacaklıların aleyhine bir karar verildiğini, konkordatonun tasdiki için gerekli koşulların sağlandığının da aşikar olduğunu,.... şirketi yönünden ise ....'nin alacağının müteselsil kefil tarafından ödendiğinin belirtildiğini ve ilgili bankanın alacaklılar toplantısına katılmasına yer olmadığına karar verildiğini ancak buna rağmen ilgili banka vekili tarafından alacaklılar toplantısına katılınıldığını, projeye hayır yönünde oy kullandığını, sonrasında da müvekkili şirketten iki alacaklının bulunması, bir kişinin kabul bir kişinin ret oyu vermesi sonucu kanunda aranan nisabın sağlanamadığı iddia olunduğunu, fakat yukarıda da belirtildiği üzere ....'nin müvekkili şirketten alacağı bulunmamakta olup oylamaya da sadece konkordato projesinden etkilenen alacaklıların oy kullanabileceği göz önüne alındığında ilgili bankanın alacaklılar toplantısına katılım sağlaması ve ret oyu kullanması ile alacaklıların yarısından bir fazlasına ilişkin nisabın sağlanamadığının belirtilmesinin  hukuka aykırı olduğunu yani 2 alacaklının bulunduğu hallerde alacaklı nisap sayısının aranmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, kaldı ki, müvekkili şirket yönünden alacak miktarı yönünden aranan nisap şartının 688.906,50-TL iken kabul edilen miktarın 863.774,49-TL olduğunu, dolayısıyla aksi durumda dahi söz konusu kanun maddesini katı bir şekilde kabul etmenin konkordatonun amacına aykırılık teşkil ettiğini, bu sebeple alacaklı olmayan bankadan kaynaklı alacaklılar yönünden aranan nisap şartının sağlanmaması ve bundan dolayı yerel mahkemece konkordato projesinin kabul edilmemesinin konkordatonun amacına ve hakkaniyete aykırı olup taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili ...alacaklı olan tek bir banka olup söz konusu alacaklının da hür iradeleriyle konkordato projesine karşı kabul oyu kullandığını, dolayısıyla alacaklının alacaklarını bir an önce tahsil edebilmek amacı ile hür iradeleriyle projeye onay vermişlerse de yerel mahkemenin alacaklının iradesinin önüne geçtiğini ve hukuka aykırı bir karar verdiğini, dolayısıyla mahkemece, İİK'nın 305/2. maddesi hüküm uyarınca, konkordato projesinin re'sen ele alınarak, alacaklıların menfaatine uygun düzeltmeyi bizzat yapması ya da konkordato talep eden şirkete yaptırmasının, bu düzeltmenin mümkün olmaması halinde İİK'nın 308. maddesi hükmü uyarınca, konkordatonun tasdiki talebinin reddine karar vermesi gerekirken yerel mahkemenin konkordatonun özüne uygun olmayan bir karar verdiğini eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda bozulması gerektiğini, dosya kapsamında alınan raporlara göre de müvekkillerinin ödeme kabiliyetinin devam ettiği, faal işletme ve şirketin olduğu ve ödemelerini aksatmadan yaptığının da görüleceğini, bu sebeple İİK'nun 305 maddesinde öngörülen tasdik koşullarının oluşmadığından bahisle red kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin davanın reddi yönündeki kararı yasa, usul ve hakkaniyete aykırı olduğundan Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ....Esas - ....Karar sayılı tasdik talebinin reddine  ilişkin kararın kaldırılmasına, dosyanın yeniden incelenmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine, aksi kanaat hasıl olursa talepleri doğrultusunda davalarının kabulüne, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle,  adi alacaklılar yönünden konkordato tasdiki talebinin ayrı ayrı reddine, rehinli alacaklılar yönünden konkordato tasdiki talebinin konusuz kalmış olması nedeniyle esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına,  karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İİK'nın 305. maddesinde konkordatonun tasdik şartları; \"302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır: <br>a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.<br>b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).<br>c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.<br>d) 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır).<br>e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>İİK 302 maddesinde belirtilen nisaplar çerçevesinde alacaklılarca kabul edilen konkordatonun tasdik edilebilmesi için bazı koşulların varlığı gerekmektedir. Konkordatonun alacaklılarca kabulü başlı başına konkordatonun tasdiki sonucunu doğurmayacaktır. Mahkeme ancak 305. maddede öngörülen koşullar varsa konkordatoyu tasdik edecektir. Konkordatonun tasdik edilebilmesi için bu koşulların kümülatif olarak bir arada olması gerekir. ( Öztek/Budak/Tunç Yücel/Kale/Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, Ankara 2023, s. 559 )<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı şirketlerin borca batık olmamasına, teklif ettikleri tutarın, kaynakları ile orantılı olması koşulunun gerçekleşmemesine, davacı şirketlerin konkordatoyu finansal bir enstrüman olarak kullanmak istediği izleminin oluşmasına, bu durumun konkordato kurumunun amacıyla bağdaşmamasına, İİK'nın 305. maddesinde hükme bağlanan konkordato koşullarının kümülatif olarak bir arada bulunmasının aranmasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İİK 293/2 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.30/12/2024<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"baca6b0a1209fffb","SID":"8e3bae66ecc74d69"}}