{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/213 - 2025/120<br>                      T.C.<br>                 ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t            (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t\t            (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca \t\t\t\t            Başvurunun Esastan Reddine)<br><br>ESAS NO\t: 2024/213 <br>KARAR NO\t: 2025/120<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 13/12/2023<br>NUMARASI\t: 2023/56 Esas -  2023/764 Karar<br><br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı Rücuen Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 06/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ    \t: 06/02/2025<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalılardan ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; <br><br>\tİDDİA\t\t\t\t: <br>\tDavacı vekili; müvekkilinin 06/05/1991 tarihinde, Ankara Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden ... Ltd. Şti. % 93 ve ... A.Ş.'nin % 7 iştiraki ile kurulduğunu, müvekkili şirketin, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile yapılan 11.09.1991 tarih ve 373 sayılı kararı ile işletme protokolünde belirtilen ilgili hizmetleri yerine getirdiğini, müvekkilinin gelirleri park bünyesinde ve dışında bulunan işletmelerin kira gelirleri ve ilave işler gelirleri olduğunu, müvekkilinin, \"Ankara Parkları, Yeşil Alanları, Piknik Alanları, Mezarlıkları, Barajları, Bitkisel, Yapısal, Tesisat, Elektrik, Bakım, Onarım İşi\"ni, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden ihaleyle aldığını, müvekkilinin ihaleyle aldığı Ankara genelindeki peyzaj işlerini, yüklenicilik sözleşmeleriyle yüklenicilere (taşeronlara) yaptırdığını, davalıların işçisi ... T.C. kimlik numaralı ...'nun 24.02.2012 ilâ 24.01.2018 tarihlerinde belirlenen peyzaj işlerinde çalıştığını, müvekkili şirket ile davalılar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi olduğunu iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesai ücreti talebiyle müvekkili şirket aleyhine Ankara Batı 4. İş Mahkemesi'nin 2019/265 Esas sayılı dosyasıyla dava açtığını, Ankara Batı 4. İş Mahkemesi'nin 08.12.2020 tarih 2019/265 Esas 2020/383 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, mahkeme kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davalıların işçisi tarafından, mahkemenin işbu ilamı dayanak gösterilerek müvekkil şirket aleyhine başlatılan Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2020/32706 Esas sayılı ilamlı icra dosyasına müvekkili şirket tarafından 25.01.2021 tarihinde dosya hesabı olan 36.887,42.-TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin, \"alt işverenlerin\" kusuru sebebiyle kendi işçisi olmadığı halde, anılan mahkeme kararının infazına yönelik başlatılan Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2020/32706 Esas sayılı dosyasında \"asıl işveren\" sıfatıyla işçi'ye 36.887,42TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, yapılan ödemenin rücuen tahsili için, işçinin işverenleri aleyhine dava şartı arabuluculuk müracaatı yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 36.887,42 TL'nin icra dosyasına yapılan ödeme tarihi olan 25/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sorumluluk oranlarına göre tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  :<br>\tDavalı ... vekili; iş kanunu uyarınca devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlı olduğunu, dava dışı işçinin müvekkil şirketteki işten ayrılma tarihinin 2013 yılı olduğu gözetildiğinde dava konusu edilen alacak kalemleri için müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı işçinin müvekkili şirketteki iş akdini kendi isteğiyle herhangi bir haklı nedeni bulunmaksızın sonlandırdığından, kıdem tazminatına hak kazanamadığını, müvekkili şirketteki iş akdini haklı bir nedeni olmaksızın sonlandıran dava dışı işçiye ilişkin kıdem tazminatının müvekkili şirketten talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay İçtihatlarına göre ihbar tazminatı alacağından son alt işveren sorumlu olduğundan söz konusu alacak için müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu edilen alacaklar için süre yönünden sorumluluğu kalmadığını, Ankara Batı 4. İş Mahkemesi'nin 2019/265 E. sayılı dosyasında ıslah tarihinde alacak kalemlerinin müvekkili şirket yönünden zamanaşımına uğradığını, her bir alt taşeronun, işçinin kıdem tazminatından kendi çalıştırdığı dönemdeki ücreti ile işçinin çalıştığı süre kadar sorumlu olduğunu, davacıya ait ücret bordrosu gözetilerek sorumluluk hesabının müvekkili şirkette çalıştığı dönemdeki ücreti yönünden yapılması gerektiğini, karşı tarafın faiz talebine itiraz ettiklerini, müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan sözleşmeler tip sözleşme niteliğinde olduğundan ve tip sözleşmelerde yer alan düzenlemeler, işçilik alacakları açısından sorumluluk doğurmadığını, müvekkili şirketin davacı şirketten hak ediş alacağının bulunmadığını, davacının talep etmiş olduğu alacaklara karşı takas-mahsup def'inde bulunduklarını savunarak, davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise takas mahsup taleplerinin değerlendirilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı  ... vekili;  dava dışı işçinin iş akdi ihale yolu ile senelik olarak alınan bakım onarım işi kapsamında yenilendiğini, bu nedenle zincirleme iş sözleşmesi kapsamında olduğunu ve zincirleme iş sözleşmeleri belirli süreli olduğundan iş akdinin işin bitmesi  sebebiyle sona erdiğinden, kıdem tazminatına hak kazanamadığını, bu sebeple dava dışı işçiye ilişkin kıdem tazminatının müvekkili şirketten talep edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dışı işçinin müvekkili şirketteki iş akdini kendi isteğiyle herhangi bir haklı nedeni bulunmaksızın sonlandırdığından, kıdem tazminatına hak kazanamadığını, müvekkili şirketteki iş akdini haklı bir nedeni olmaksızın sonlandıran dava dışı işçiye ilişkin kıdem tazminatının müvekkili şirketten talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay İçtihatlarına göre ihbar tazminatı alacağından son alt işveren sorumlu olduğundan söz konusu alacak için müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu edilen alacaklar için süre yönünden sorumluluğu kalmadığını, Ankara Batı 4. İş Mahkemesi'nin 2019/265 E. sayılı dosyasında ıslah tarihinde alacak kalemlerinin müvekkili şirket yönünden zamanaşımına uğradığını, her bir alt taşeronun, işçinin kıdem tazminatından kendi çalıştırdığı dönemdeki ücreti ile işçinin çalıştığı süre kadar sorumlu olduğunu, davacıya ait ücret bordrosu gözetilerek sorumluluk hesabının müvekkili şirkette çalıştığı dönemdeki ücreti yönünden yapılması gerektiğini, karşı tarafın faiz talebine itiraz ettiklerini, müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan sözleşmeler tip sözleşme niteliğinde olduğundan ve tip sözleşmelerde yer alan düzenlemeler, işçilik alacakları açısından sorumluluk doğurmadığından müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacı şirketten hak ediş alacağının bulunmadığını, davacının talep etmiş olduğu alacaklara karşı takas mahsup def'inde bulunduklarını savunarak, davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ\t       : <br>\tMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; \"Dava; hizmet alım sözleşmesi  kapsamında dava dışı işçinin işçi alacağından kaynaklı olarak ödenen işçi alacağı  tazminatın işçiye ödenmesi nedeni ile bu alacağın davalılardan rücuen tazminat olarak tahsili istemine ilişkindir.<br>\tToplanan delillere, tarafların iddia ve savunmalarına, arabuluculuk son tutanağı, Ankara Batı 4. İş Mahkemesi'nin 08.12.2020 tarih 2019/265 Esas 2020/383 Kararının Ankara BAM 5.H.D.sinin 2021/395 Esas, 2021/533 Karar  ile istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğine dair ilam ile  davalı şirketlerin  davadışı işçisi tarafından, mahkemenin işbu ilamı dayanak gösterilerek  davacı taraf  aleyhine başlatılan  Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2020/32706 Esas sayılı  icra dosyası ile  karar vermeye elverişli bilirkişi  ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre; somut uyuşmazlıkta davacı ile davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi mevcut olup, 4857 sayılı Kanunun 2/6. maddesine göre, davacı asıl işverenin davalı alt işverenin  davadışı işçi ...'ya karşı, o işyeri ile ilgili İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu tutulduğu, yani kanun kapsamında, asıl ve alt işverenlerin dış ilişki itibariyle işçiye karşı müteselsil sorumlu oldukları, söz konusu düzenlemenin işçi alacağını güvence altına alma amacı taşıdığı, asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise, Borçlar Kanunun ve sözleşmeler hukukunun esas alınacaktır.<br>\tBuna göre somut olayda, davacı ... İşletmeleri Limited Şirketi'nin  davalı şirketler ile  hizmet alım sözleşmesi imzaladığı görülmüş olup, tarafların, sorumlulukların belirlenmesinde kanuna açıkça aykırı olmadıkça öncelikle sözleşme hükümleri, sözleşme eki teknik şartname ve ihale dokümanları nazara alınacaktır. Sözleşme eki genel şartname uyarınca, yüklenicinin istihdam ettiği işçinin muhatabı ve sorumlusunun yüklenici olmasına, yüklenicinin işçilerine ödemesi gereken kıdem tazminatı, izin ücreti gibi ödemelerdeki aksamalarda her türlü yasal sorumluluğun yükleniciye ait olmasına göre davacının asıl işveren olarak yaptığı ödemeden, işçinin davalı şirketlerde çalıştığı döneme isabet eden kısmı ile sınırlı olmak üzere davalıların sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır.  Karar vermeye elverişli 24/10/2023  tarihli bilirkişilerin ek raporu doğrultusunda,  davanın kabulü ile,  36.887,42.- TL rücuen tazminatın  her bir davalının hizmet alım sözleşmesi olan dönemle sınırlı olmak üzere  karar vermiş olup  ayrıca feshe bağlı hak olan ihbar tazminatından son alt işveren sorumlu olacağından davacı tarafından ödenen ihbar tazminatının son alt işveren ... Enerji Elektrik Üretim A. Ş.'den rücuen talep edilebileceği anlaşılmakla, bu davalı şirket sorumlu tutulmuş olup  ayrıca taraflar tacir olduğundan, rücen tazminat alacağına ödeme tarihinden itibaren  avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.<br>\tDavalılar vekili tarafından takas/ mahsup talebinde bulunulmuş olup davacı tarafından sözleşmeler kapsamında davalı ... Enerji Elektrik Üretim A.ş.' ye ait teminatlar halen iade edilmemiş ve davalılar tarafından bu teminatlardaki alacağa yönelik olarak takas/mahsup talebinde bulunulmuş olup alacağın varlığının yargılama sonucunda belli olacağından, davacının doğrudan teminatlardan alacağı alması halinde mahkeme kararı olmaksızın tahsil yoluna gitmiş olacağı, takas definin ancak davacının alacağının bulunduğunun tespit edilmesi halinde değerlendirilebileceği, mahkememizin kararı kesinleşmeden teminatlardan kesinti yapılmasının ve yargılama sırasında alacağın varlığının da yargılamayı gerektirdiği değerlendirilmekle takas talebinin yerinde olmadığı\" gerekçesi ile, davanın kabulüne, 36.887,42 TL rücuen tazminatın her bir davalının hizmet alım sözleşmesi olan dönemle sınırlı olmak üzere, 5.354,74.-TL  davalı ... Mad. Tur. İnş. Peyzaj Nakliye Akaryakıt San. ve Tic. Ltd.  Şirketinden, 31.532,68 TL  davalı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. (... Peyzaj Akaryakıt İnş. Elk. Gıda Madencilik Taşıma San. Tic. A.Ş' den, olmak üzere, ödeme tarihi olan 25/01/2021  tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalılardan   tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda; müvekkilinin davacı şirketten nakit teminat kesintisi alacağının bulunduğunun tespit edilmesine rağmen, mahkemece takas mahsup taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, teminatların iade koşullarının oluşmasına rağmen, yaklaşık 3 yıldır iade edilmediğini, müvekkilince verilen teminatın yaşanan enflasyon nedeniyle sürekli değer kaybettiğini, ayrıca dava dışı işçinin müvekkili şirketlerdeki iş akdinin kıdem tazminatı hak kazanabilecek şekilde sona ermediğini, müvekkili şirket yönünden hesaplama yapılması halinde her bir alt taşeronun, dava dışı işçinin kıdem tazminatından kendi çalıştırdığı dönemdeki ücreti ile işçinin çalıştığı süre kadar sorumlu olması gerektiğini, müvekkilince sunulan dava dışı işçiye ait ücret bordroları gözetilerek bu hususa ilişkin sorumluluk hesabının yeniden yapılması gerektiğini, İş Kanunu uyarınca devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlı olduğunu, dava dışı işçinin müvekkili şirketteki işten ayrılma tarihleri gözetildiğinde dava konusu edilen alacak kalemlerinin müvekkili yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, yine taraflar arasındaki sözleşmede yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de alt taşerona rücu edileceğine dair herhangi bir düzenleme bulunmadığını, bu alacak kalemleri yönünden ilgili kanun maddesi uyarınca yarı oranda sorumluluk halinin söz konusu olduğunu, tamamının davalı şirketlerden tahsil edilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını ve  davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br><br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE    : <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı iş sahibi, davalılar yüklenicidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalılardan ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. vekilince istinaf edilmiştir.  <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalılardan ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş.'den alınması gereken 2.519,78 TL istinaf karar harcından peşin alınan 629,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.889,83 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\t5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br>Başkan <br> E-imzalıdır<br><br>Üye<br> E-imzalıdır<br><br>Üye <br> E-imzalıdır<br><br>Katip<br> E-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e1addb1b490d13b7","SID":"36106944b2fe5e10"}}