{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2104 <br>KARAR NO: 2025/65<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/06/2021<br>NUMARASI: 2018/1308 2021/454<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan )<br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari satım ilişkisinde, davalının muhtelif mobilya ve döşemelik kumaş gibi malları teslimi, davacının ise ödeme yapmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleme kapsamında davalıya 22.11.2018 keşide tarihli ... seri nolu 30.000,00 TL tutarında çeki teslim etmesine rağmen, davalının emtiayı teslim etmediğini, Kartal ... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle davalının edimini ifa etmesi veya çekin iadesinin ihtar edildiğini, ihtara rağmen davalının malı teslim etmediği gibi çeki de  iade etmediğini ileri sürerek, davalıya verilen 22.11.2018 keşide tarihli ... seri nolu 30.000,00 TL tutarlı çekin iptaline, müvekkilinin bu çek nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, çekin ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, davacı tarafından davalı ...'e mal teslim karşılığı avans olarak verildiği iddia olunan çekin davalı tarafından malların teslim edilmemesi nedeniyle çekin bedelsiz kaldığından bahisle menfi tespit ve çekin iptali talebine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.  Her ne kadar davacı vekili tanık dinletmek istemişse de dava dilekçesinde tanık deliline dayanılmamış olması ve davanın niteliği gereği tanıkla ispat edilecek bir husus olmadığından bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Dava konusu çek incelendiğinde; keşidecinin davacı ..., lehtarın davalı ... olduğu, çekte ilk cirantanın davalı ... olduğu, davalının çeki tahsil için ... İnegöl şubesine ibraz etmiş ise de mahkememizce konulan ödeme yasağı kararı dolayısıyla ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Taraflar tacir olup ticari defterlere dayanıldığından ticari defterler üzerinde inceleme yaptırılmak üzere rapor alınmasına karar verilmiş, davalının defteri incelenmek üzere mahal mahkemesine talimat yazılmış ise de davalının defterlerini incelemeye sunmaması dolayısıyla inceleme yapılamamıştır. Mahkememizce davalının BA/BS kayıtları celbedilmiş, davalının bilanço esasına göre defter tuttuğu, vergi kayıtlarında davacıdan mal alımına yada davacıya mal satımına ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığı tespit edilmiştir. Davacı Şirkete ait 2018 Yılı Ticari defter ve Kayıtları üzerinde İnceleme yapmak suretiyle Mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 25/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle;  davacı şirkete ait 2018 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında  yaptırılmış olduğu, davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olabileceği, davacı şirket ticari defter kayıtlarında davalı ile arasında herhangi bir ticari ilişki kaydına rastlanılmadığı, davaya konu 22.11.2018 keşide tarihli, ... seri nolu, 30.000,00 TL tutarlı çekin ileri vadeli olarak keşide edilmiş olması ve fiili ödemesinin tedbir kapsamında önlenmiş olması nedeniyle davalı adına borç kaydının yapılmamış olduğu, buna mukabil olarak davalı tarafından davacı şirkete gerçekleştirilmiş herhangi bir mal satışı ve/veya başkaca bir nedenle oluşmuş bir alacak bulunmadığı, diğer bir ifadeyle davacı şirketin davalı yana herhangi bir şekilde borçlu bulunmadığı tespit edilmiş olup, davacı şirkete davalıya keşide edilen 22.11.2018 keşide tarihli, ... seri nolu 30.000,00 TL tutarlı 1 adet çeke karşılık davalı yanca mal teslimi gerçekleştirilmediğinden, 30.000 TL tutarlı bu çekin bedelsiz kaldığı tespit edilmiş olup, davacı şirketin davalı yana herhangi bir borcu bulunmadığından menfi tespit talebinin yerinde olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamına göre; davanın mal siparişi karşılığında davalıya verilen çekin  malların teslim edilmemesi nedeniyle karşılıksız kaldığından bahisle davalıya borçlu olmadığının tespiti ve çek iptali talebine ilişkin olduğu, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davalının dava konusu çeki düzenleyip mal siparişi karşılığında davalıya verdiği, davalının malları teslim etmemesi üzerine çekin iadesi için davalıya ihtarname çekilmiş ise de davalının çeki iade etmediğini iddia ederek çekin ileri tarihli olması ve fiili ödemesinin tedbir kapsamında önlenmiş olması nedeniyle davalı adına borç kaydının yapılmamış olduğu, buna mukabil olarak davalı tarafından davacı şirkete gerçekleştirilmiş herhangi bir mal satışı ve/veya başkaca bir nedenle oluşmuş bir alacak bulunmadığı, mahkememizce ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara kararda defterlerin sunulmaması halinde diğer tarafın defterlerinin incelenmesiyle sonuca gidileceğinin ihtar edildiği, ancak davalının defterlerinin incelemeye sunmadığı, çekin taraflar arası sözlü anlaşma uyarınca avans çeki olarak verildiği, çek karşılığında malların teslim edildiğini ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davalı taraf duruşmalara katılmadığı gibi herhangi bir delil de sunmadığı, ispat yükü davalıda olduğu halde sipariş konusu malları teslim ettiğini ispata yarayan hiçbir delil sunulmadığından, dava konusu çekin bedelsiz kaldığı kabul edilerek davacının dava konusu ... Bankası, Tahtakale Şubesine ait, keşidecisi davacı ... Olan, 2022470 seri nolu, 22/11/2019 tarihli, 30.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine, davacının çek iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Kısa kararın 1 nolu maddesinde her ne kadar sehven çekin 22/11/2019 tarihli olduğu yazılmış ise de iptale konu çek ... Bankası, Tahtakale Şubesine ait, keşidecisi davacı ... Olan, ... seri nolu, 22/11/2018 tarihli, 30.000,00 TL bedelli çek olup, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmamak adına düzeltme yapılmamıştır.\"  gerekçesiyle, davanın  kısmen kabulü ile davacının dava konusu ... Bankası Tahtakale Şubesine ait keşidecisi davacı ... olan ... seri nolu 22.11.2019 tarihli 30.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine, davacının çek iptali talebinin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinden çekin 22.11.2018 tarihli olduğunun yazılmasına rağmen kısa kararda çek tarihinin 22.11.2019 olarak yazıldığını ve gerekçede bu hususun düzeltilmediğini, bu yanlışın düzeltilmesi gerektiğini, diğer yandan mahkemece çekin iptali yönünden hiçbir gerekçe gösterilmeden, talebin reddine karar verildiğini, oysa Kartal ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle bildirilmesine rağmen, davalının  emtiayı teslim etmediğini ve çeki iade etmediğini, buna rağmen gerekçesiz olarak çek iptali talebinin reddine karar verilerek, müvekkilinin zarara uğratıldığını ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tüm kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satım nedeniyle avans olarak verildiği ileri sürülen çek yönünden davacının borçlu olmadığının tespiti ve çekin iptali istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda menfi davanın kabulüne çekin iptali isteminin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili,22.11.2018 keşide tarihli keşidecisi davacı şirket olan ... Bankası Tahtakale Şubesine ait 30.000 TL bedelli çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti ve çekin iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesince maddi hata sonucu kısa kararda çekin keşide tarihi 22.11.2019 olarak yazılmıştır. Davacının tavzih talebi üzerine ilk derece mahkemesinin 07.10.2021 tarihli duruşmalı ara kararı ile çekin keşide tarihi düzeltilmiş olduğundan, bu hususta inceleme yapılmamıştır. Dava konusu çekin incelenmesinde, keşidecinin davacı şirket olduğu, çekin davalı ... emrine düzenlendiği, çekteki ilk cirantanın davalı ... olduğu, davalının çeki tahsil için ... İnegöl Şubesine ibraz ettiği ve mahkemece konulan ödeme yasağı kararı nedeniyle ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında yazılı şekilde düzenlenmiş bir satım sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı, satım sözleşmesi kapsamında, dava konusu çekin avans olarak verildiğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesince de, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı kabul edilmiş olup, istinaf başvurusunda bulunanın sıfatına göre bu husus istinaf incelemesinde değerlendirilmemiştir.Çek, hukuki mahiyeti itibariyle bir ödeme aracıdır. Poliçenin bir kredi vasıtası olmasına karşın çek, nakit para yerine ödeme amacıyla kullanılır. Çek, temel ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Kambiyo senedi olan çekin yüksek tedavül özelliği bulunmaktadır. Bu nedenle keşideci ile lehdar arasındaki bedelsizlik definin, çeki iyi niyetle  iktisap eden üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Bu nedenle çekin, keşideci ile lehdar arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan nedenlerle ve hamile karşı da ileri sürülebilecek bir şekilde iptaline karar verilmesi yasaya uygun olmayacağından, çekin iptali talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusun reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan  bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 28.01.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f968c751378ec746","SID":"e0b2a74cdcb05d5d"}}