{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/677 Esas 2024/1302 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/677 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1302<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/02/2021 <br>NUMARASI\t\t: 2018/758 Esas 2021/86 Karar<br>DAVACI \t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR \t<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 23/10/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 05/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 03/01/2025 <br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... ve ... Petrol Tic. Tur. Ltd. Şti. vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalıların takibe itirazlarının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; anapara miktarının ve işlemiş faiz miktarının fazla hesaplandığını, akdi ve temerrüt faiz oranlarının fahiş olduğunu, bankaya kredinin teminatını oluşturmak üzere rehin ve ipotekler verildiğini, bankanın öncelikle rehine başvurması gerektiğini, genel haciz yoluyla icra takibi yapılamayacağını, geçerli bir kefalet bulunmadığını, kefalet limiti ve tarihinin kefilin el yazısı ile yazılması ve eş muvafakati alınması gibi hususların yerine getirilmediğini, imza itirazında bulunduklarını, kredi sözleşmelerindeki imzaların müvekkillerine ait olmadığını, sözleşme asıllarının celbi gerektiğini, alacağın zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddine, %20 oranında kötü niyet tazminata karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, yargılama aşamasında alınan 11/02/2020 tarihli bilirkişi raporu ile davacının davalılardan alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, taksitli ticari kredi borcuna ilişkin takipteki talebin hesaplanan tutardan daha az bulunduğu, davacının 10.516,48 TL ve 776.448,92 TL'lik masraf taleplerinin neye ilişkin olduğunun anlaşılamadığı, buna dair herhangi bir delil sunulmadığı, davacı tarafından davalı ... Petrol A.Ş firması lehine 19.08.2008 tarihli muhatabı Tüpraş olan 1.000.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubu verildiği, teminat mektubunun 09.03.2009 tarihinde 1.000.000,00 TL olarak tazmin edildiği, bankanın kefil ... Petrol A.Ş. adına düzenlenen ve tazmin olan teminat mektup bedelini 19.08.2008 tarihli sözleşmeye dayanarak talep edemeyeceği, bu sözleşmenin asıl borçlu ... Petrol Ticaret Turizm Limited Şirketi ile banka arasında akdedildiği, taleple bağlılık ilkesinin gözetildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takip dosyasında davalıların itirazının 1.000.000,00 TL için iptaline, alacağın 8.478,00 TL'sine takip tarihinden itibaren %28,36 oranında, 991.522,00 TL'sine takip tarihinden itibaren %47,43 oranında temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına, itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalılar ... ve ... Petrol Tic. Tur. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın 30.10.2019 tarihli duruşmada icra takibinin dayanağının 19.08.2008 tarihli sözleşme olduğunu, taraflar arasında başka sözleşmelerde olmasına karşın kendilerinin takip konusu alacağı münhasıran 19.08.2008 tarihli sözleşmeye dayandırdıklarını beyan ettiklerini, beyanının okunarak imzasının alındığını, aynı celsede 19.08.2008 tarihli sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin detay bilgilerinin mahkemeye sunulması için davacıya 2 haftalık süre verildiğini, davacının 11.11.2019 tarihli beyan dilekçesinde talep ettikleri 1 milyon TL’nin dağılımına yer verildiğini, davada mahkemece hükme bağlanması gereken hukuki ihtilafın 19.08.2008 tarihli sözleşme kapsamında bir kredi kullandırılıp kullandırılmadığını, bu sözleşme kapsamında kullandırılan krediler mevcut ise bunların kullandırılma tarihleri, türü ve bu kredilerin ödenip ödenmediği hususu olduğunu, itiraz ve taleplerine rağmen mahkemece bu hususlara hiç dikkat edilmediğini, kendi içinde çelişik, gerekçedeki kabuller ile hüküm fıkrası uyuşmayan, delilleri dahi toplanmadan, eksik araştırmaya dayalı, adalet duygusunu zedeleyen bir karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporun somut olaya uygun olmadığını, denetime elverişli olmayan ve takip hesabına yapılan tahsilatın takip bakiyesinden düşüp düşmediğinin tespit edilemediği şeklinde bir beyan içeren yetersiz bir raporun hükme esas alındığını, davacının itiraza konu icra takibinin 19.08.2008 tarihli 1.000.000 TL tutarlı genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerin ödenmemesi nedeniyle başlatıldığını dava dilekçesinde beyan ettiğini, 30.10.2019 tarihinde bu beyanlarını imzaladığını, bilirkişinin görevinin öncelikle varsa 19.08.2008 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan taksitli ticari kredi, teminat mektubu ve borçlu cari hesap (bch) kredisi olup olmadığını tespit ederek, bunların kullandırma tarihlerini, türlerini, hesap bakiyelerini, kredi numaralarını belirtmek ve yine varsa bu kredilere yapılan ödemeleri gün ve rakam itibariyle tespit ederek raporda yer verdiğini, ancak bilirkişi tarafından hazırlanan rapora bakıldığında 2004, 2005, tarihsiz, 2007 tarihli birden fazla genel kredi sözleşmesine ve birden fazla kredi hesabına yer verildiğini, ancak davaya konu olan 19.08.2008 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan herhangi bir kredi tespitinde bulunulmadığını, raporda irdelenen kredilere bakıldığında bunların 19.08.2008 tarihli 1 milyon TL üst limitli kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılmış olamayacaklarının görüleceğini, bilirkişinin raporda taksitli ticari krediler bölümü incelendiğinde, 22 adet taksitli ticari kredilerin ödenen son taksit tarihinin 26.08.2008 olarak belirtildiğini, bunların 6 adetinin taksit tutarı 3.191,99 TL, 4 adedinin taksit tutarı 2.803,94 TL, 10 adedinin taksit tutarı 1.221,63 TL, 1 adedinin taksit tutarı 1.432,31 TL ve 1 adedinin taksit tutarı da 2.645,56 TL tutarlı olduğunu, ödenen son taksit tarihleri 26.08.2008 olan, taksit tutarları da birbirinden farklı 22 adet ayrı taksitli ticari kredi hesabında izlenen taksitli ticari kredilerin, bir hafta önce imzalanmış 19.08.2008 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılmış olduğu gibi bir kabulün bankacılık teamülleri, uygulamaları ve hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, bilirkişinin çok kolay şekilde 22 adet taksitli ticari kredilerin her birinin kredinin açılış tarihlerini belirterek bu hususu gerçek şekliyle yani bu kredilerin icra dosyasına dayanak olan 19.08.2008 tarihli sözleşme kapsamında olmadığını tespit etme imkanı varken bunu yapmadığını, bilirkişinin gerçeği raporlamak yerine, icra dosyasına dayanak kredi sözleşmesinin kapsamında olmayan kredileri hesaplamaya dahil etmesinin kabule edilemeyeceğini, borçlu cari hesap kredilerine dair incelemeye bakıldığında toplamda 7 adet ve asıl alacak bakiyelerinin toplamı 13.237.353,96 TL olarak belirtilen bch olduğunun görüldüğünü, dolayısı ile bu miktardaki bch kredilerinin 1 milyon TL limitli bir sözleşme kapsamında kullandırılamayacaklarının açık bulunduğunu, nitekim raporda toplam 14.500.000 TL tutarlı birden fazla gks olduğunun yazılı olduğunu, dolayısı ile bilirkişinin yine hangi bch kredisinin hangi gks kapsamında açıldığını, yine çok kolay şekilde bch hesapların açılış tarihine göre tespit etmesi gerekirken bunun yapılmadığını, icra dosyasında sadece 19.08.2008 tarihli sözleşme dayanak yapıldığı için 19.08.2008 tarihinden sonra, ... Petrol Ticaret Tur. Ltd. Şti adına açılmış bir bch kredi hesabı bulunması gerektiğini, bilirkişinin bch hesaplarının açılış tarihlerini raporda belirtmediğini, kaldı ki yer verilen 7 hesaptan bir tanesinde bakiye 0 TL yani borç kapanmış gözüktüğünü, dolayısı ile icra dosyasına dayanak olan 19.08.2008 tarihli sözleşme kapsamında bir bch kullanılmış ise bunun kapanan bch kredi hesabı olup olmadığının tespiti gerektiğini, bilirkişinin gks tarihleri ve bch açılış tarihlerinin mukayesesi ile hangi hesabın hangi sözleşme kapsamında olduğunu, hangi gks kapsamında kullanılan kredinin kapandığını tespit ederek bunu kolayca açığa çıkarması imkanı varken bu tespitten kaçınılmasının raporun objektifliği ve denetime elverişliliğini tamamen sakatlandığını, tüm itirazlara rağmen mahkemenin de bu hususu ek rapor ya da yeni inceleme ile açıklığa kavuşturmadan eksik bırakarak hüküm tesis etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hakimin davayı aydınlatma görevi ile bağdaşmadığını, bilirkişi raporunda 02.10.2013 tarihinde taksitli ticari krediler takip hesabına toplam 558.599,73 TL tahsilat sağlandığını, ancak davalı asıl borçlu ... Petrol Tic. Tur. Ltd. Şti’nin takip bakiyesinden/asıl alacak ve/veya faiz ve ferilerinden kısmi tahsilat sağlanıp sağlanamadığı hususunun tespitinin mümkün olmadığı şeklindeki ifadenin bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olma niteliğini bu yönü ile de tamamen ortadan kaldırdığını, rapordaki tablolarda yer alan rakamlar birbirleri ile örtüşmediğini, 18. sayfada yer alan 2 numaralı tabloda temerrüde düşme tarihi olarak 16 adet farklı tarih bulunduğunu, bir başka tabloda ise temerrüt tarihinin 14.3.2009 olarak yer aldığını, aynı tabloda tahsilat/icra takibi tarihi denilen bölümde yer alan tarihler tahsilat ise bunların miktarı, icra takibi ise hangi takip olduğu yönünde hiçbir izahat ve bilgi bulunmadığını, diğer tablolar da aynı şekilde çelişik ve anlaşılmaz bir şekilde hazırlandığını, dolayısı ile inceleyerek cevap vermeye uygun bir hesaplama tablosu bulunmadığını, mahkemenin kararında gerekçe ve hüküm arasında çelişki bulunduğunu, davacının sunduğu beyanı ile dava ettikleri 1 milyon TL’nin 30.930,93 TL tutarının teminat mektubu alacağına ilişkin olduğunu açıkça beyan ettiğini, mahkeme gerekçe kısmında davacının teminat mektuplarını talep etmeye hakkı olmadığını ifade etmesine rağmen, bu gerekçe ile çelişik olarak davanın kabulüne karar verdiğini, davacının dava ettiği alacağın 30.930,93 TL tutarının teminat mektubu alacağı olduğunu beyan ettiği halde, gerekçesinde davacının teminat mektubu alacağını 2008 tarihli sözleşme kapsamında talep edemeyeceğinin anlaşıldığını ifade eden mahkemenin davanın tamamının kabulüne karar verdiğini, gerekçe ile hükmün çeliştiğini, mahkemenin gerekçe kısmında davacı ile davalı arasında birden fazla kredi sözleşmesi bulunduğunu, işbu davadaki hukuki ihtilafın ise 19.08.2008 tarihli sözleşme kapsamındaki krediler için olduğunu doğru şekilde tespit etmesine rağmen, hangi kredilerin hangi sözleşmeler kapsamında kullanıldığına dair incelemeyi eksik bıraktığını, her bir kredinin hangi gks kapsamında kullanıldığı hususunu araştırıp buna göre karar vermesi gerekirken, bu araştırma ve tespit yapılmadan karar verilmesinin tamamen hatalı olduğunu, dosyada, birden fazla krediler ile birden fazla kredi sözleşmelerini örtüştüren, hangi kredinin hangi gks kapsamında kullanıldığını ortaya koyan, dolayısı ile 19.08.2008 tarihli sözleşme kapsamında kullanılmış bir kredinin mevcudiyetini ve varsa bunların takip tarihindeki meblağlarını ispatlayan hiçbir tespit, bilirkişi raporu ve delil bulunmadığını, bu durumda mahkeme 19.08.2008 tarihli sözleşme kapsamında kullanılan kredilerin hangileri olduğunu, türlerini ve bunların takip tarihindeki rakamlarını, hangi delile dayandırdığını, hükme esas alınan bilirkişi raporu 19.08.2008 tarihli gks kapsamında kullanılmış bir kredinin mevcudiyeti yönünde herhangi bir tespit içermediği gibi aksine, irdelediği bch ve TTK’lara bakıldığında bunların ne meblağ ne de tarih olarak 19.08.2008 tarihli ve 1 milyon TL limitli gks kapsamında olamayacağı mahkeme gerekçesin de yer almakla teminat mektubunun da bu gks kapsamında talep edilemeyeceğinin açıkça ortada olduğunu, dolayısı ile hükmün hem gerekçeyle çeliştiğini, hem de dosya kapsamına aykırı olduğunu, bu hükmü haklı kılacak dosyada hiçbir delil olmadığını, protokollerle devredilen gayrimenkullerle ilgili olarak vefa hakkı kullandırılmadığını, bu gayrimenkullerden özellikle Mersin’de bulunan akaryakıt depolama tesisisinin güncel rayiç değeri tek başına, bankadan kullanılan tüm kredi tutarlarından fazla olduğunu, kredi müşterisi şirketlerin hesabına tahsile verilen çekler, senetler, havaleler yolu ile kredi tutarlarının misli ile üzerinde nakit bedeller gönderilerek esasında borcun sonlandırıldığını, takip tarihi itibariyle bilirkişinin, icra takibine dayanak yapılmamasına rağmen dikkate aldığı gks’lerin zamanaşımına uğradığını, dolayısı ile mahkemenin icra dosyasının konu olmayan, müvekkiline tebliğ edilmediğini, üzerindeki imzaların sıhhati konusunda beyanı alınmadığını, davada sadece tebliğ edilen 19/08/2008 tarihli sözleşmeye dair itiraz ve beyanların sunulduğunu, gks ve krediler için bu hususları dahi irdelemeden, kefillerin durumunu ağırlaştıran unsurlara dair delilleri toplamadan, karar verilmesinin haksız olduğunu, bilirkişinin en azından icra dosyaları üzerinde bir inceleme yapması gerektiğini, ayrıca pos hesapları, cari hesaplara gelen havale ve eft'ler, protokoller gereğince yapılan nakdi ödemeler, çek, senet hesaplarına verilen kambiyo evrakları ve vefa hakkı ile devredilen gayrimenkuller ile raporda yer verilen kredi hesaplarına, bilirkişinin tespit ettiğinin çok üzerinde ödemeler gerçekleştiğini, bilirkişinin cari hesapları incelemeyip sadece kredi hesaplarını incelemekle yetinmesinin yapılan ödemeleri tespit edememesinin temel sebebi olduğunu, bankanın cari hesaplara gelen bedellerden kredi hesaplarına aktarım yaptığını, bu ödemelerin kredi hesaplarında gözüktüğünü, dolayısı ile bilirkişinin sadece kredi hesaplarında inceleme yapması yeterli olmadığını, cari hesapları da incelemesi bu hesaplardan yapılan virmanları belirlemesi gerektiğini, bunların yapılmamasının da eksik inceleme olduğunu, bu tespitin özellikle kefalete dair itirazları kapsamında, kefilin durumunun ağırlaştırıldığına dair savunmaları ve delilleri çerçevesinde özellikle incelenmesi gereken bir husus olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara 27. İcra Müdürlüğünün 2018/9845 sayılı icra takip dosyası, genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarları, taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 11/02/2020 tarihli rapor, 30/09/2010 tarihli protokol, 25/02/2011 tarihli ek protokol, bila tarihli ek 1 protokol, banka ekran görüntüleri, kredi ödeme planları, banka dekontları, banka hesap hareketleri, kesin teminat mektubu sureti dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tDava konusu Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2018/9845 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 15/08/2018 tarihinde ticari nitelikli kredi için toplam 719.021,60 TL, BCH için toplam 84.082.397,82 TL, teminat mektubu için toplam 2.706.708,09 TL olmak üzere toplam 87.508.127,51 TL alacaktan şimdilik 1.000.000,00 TL alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu ...'a 04/10/2018 tarihinde, davalı şirketlere 28/09/2018 tarihinde tebliğ olduğu, davalıların 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde olacak şekilde davalı ...'ın 11/10/2018, davalı şirketlerin 03/10/2018 tarihinde borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 23/10/2018 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.<br>\tDavacı banka ile davalı ... Petrol ... Ltd. Şti. arasında akdedilen 19/08/2008 tarihli 1.000.000,00 TL limitli, 20/02/2007 tarihli 10.000.000,00 TL limitli, 08/07/2004 tarihli 1.750.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmelerinde diğer davalıların aynı limitlerle müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı, kefaletin sözleşme tarihlerinde yürürlükte bulunan mülga BK'nun 484 vd. maddelerinde yer alan şekil koşullarına şeklen uygun olduğu dosya içeriğiyle sabittir. <br>\tDavalı ... Petrol ... Ltd. Şti. ile davacı arasında bila tarihli 121.004,00 TL limitli taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi akdedilmiş olup, diğer davalıların sözleşmede aynı limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaları yer almaktadır. <br>\tDavacı tarafından davalı asıl borçlu şirket ve diğer davalılara gönderilen 12/03/2009 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile, toplam 15.238.873,25 TL nakit alacağın derhal ödenmesi talep edilmiş olup, anılan ihtarname davalılara 13/03/2009 tarihinde tebliğ edilmiş, 12/03/2009 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile, tazmin olunan 1.000.000,00 TL teminat mektup bedelinin derhal ödenmesi talep edilmiş olup, anılan ihtarname davalılara 13/03/2009 tarihinde tebliğ edilmiş, 12/03/2009 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile, toplam 677.224,69 TL nakit alacağın derhal ödenmesi talep edilmiş olup, anılan ihtarname davalılara 13/03/2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. <br>\tDavalılar ile davacı banka arasında akdedilen 30/09/2010 tarihli protokol ile 02/09/2010 tarihi itibarıyla davalı ... Petrol ... Ltd. Şti.'nin BSMV hariç 35.829.257,97 TL nakit muaccel borcu, 76.500,00 TL gayri nakdi çek kredi borcu bulunduğu, dava dışı ... Gaz... A.Ş. ile davalı ... Petrol ... A.Ş.'den de kredi alacağı bulunduğu, anılan tüm borçlulardan olan alacağın 18.061.981,00 TL olarak belirlendiği, borçları mahsuben toplam 440.000,00 TL miktarlı taşınmazların davacıya devredileceği belirtildikten sonra borcun ne şekilde ödeneceğine ilişkin ödeme planını içeren protokol imzalanmıştır.  <br>\tDavacı ile davalılar arasında akdedilen 25/02/2011 tarihli ek protokol ile, 30/09/2010 tarihli protokoldeki ödeme planı değiştirilerek yeni ödeme planı kararlaştırılmıştır. <br>\tDavalılar ile davacı arasında akdedilen bila tarihli ek 1 protokol ile, 25/02/2011 tarihli ek protokoldeki ödeme planı değiştirilerek yeni ödeme planı imza altına alınmıştır. <br>\tDavacı vekili aynı tarihli celsede, takip dayanağı alacak dayanağı sözleşmenin 19/08/2008 tarihli sözleşme olduğunu, alacağı münhasıran bu sözleşmeye dayandırdıklarını, sözleşme limiti üzerinden 1.000.000,00 TL'lik takip yaptıklarını ifade etmiştir. <br>\tDavalı ... 30/10/2019 tarihli celsede, dayanılan sözleşmede davalı ... Petrol ... Ltd. Şti. adına ve şahsı adına atılı imzaların kendisine ait olduğunu, davacıyla tasfiye protokolü düzenlendiğini, tasfiye protokolü uyarınca çok yüksek değere haiz taşınır ve taşınmazın borca mukabil davacıya devrettiklerini, ipotek verdiklerini, kefalet yazılarının kendisine ait olmadığını beyan etmiştir. <br>\tMahkemece davacı vekiline takip talebindeki alacak kalemlerini bildirmesi için verilen süre üzerine davacı vekili 11/11/2019 tarihli yazılı beyan dilekçesinde, fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydıyla takip talebinde yer alan 1.000.000,00 TL'nin kredi bazında anapara dağılımının ticari nitelikli kredi alacağı için 8.216,63 TL, faiz oranının %28,36, BCH kredisi alacağı için 960.852,44 TL, faiz oranının %58, teminat mektubu alacağı için 30.930,93 TL, faiz oranının %58 şeklinde olduğunu belirtmiştir. <br>\tDavacı tarafından davalı ... Petrol ... A.Ş adına, ... A.Ş. lehine 19/08/2008 tarihli 1.000.000,00 TL limitli, 19/08/2009 tarihine kadar süreli kesin teminat mektubu düzenlenmiştir. <br>\tYargılama aşamasında alınan ve banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporunda, 9236 nolu BCH kredi hesabına değişik tarihlerde toplam 3.691.324,33 TL tahsilat sağlandığı, 4279 nolu BCH kredi hesabına değişik tarihlerde toplam 2.059.362,62 TL tahsilat sağlandığı, taksitli ticari krediler hesabına değişik tarihlerde toplam 558.599,73 TL tahsilat sağlandığı, teminat mektubu tazmin ödemesi (nakde dönen) hesabına 02/10/2013 tarihinde 17.586,12 TL tahsilat sağlandığı, sağlanan tahsilatların tarihlerine göre banka alacağından düşülmek suretiyle hesaplamalar yapıldığı, davacı tarafından davalı ... Petrol İnş.Tic.A.Ş. firması lehine 19/08/2008 tarihli, muhatabı ... A.Ş. olan 1.000.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubu düzenlendiği, teminat mektubunun tazmin talebi üzerine 09/03/2009 tarihinde davacı tarafından 1.000.000,00 TL tutarlı tazmin ödemesinin yapıldığı, tazmin edilen teminat mektubunun davalı kefil ... Petrol İnş.Tic.A.Ş. firması lehine düzenlendiği, genel kredi sözleşmelerinin davalı asıl borçlu ... Petrol Tic.Tur.Ltd.Şti. ile davacı banka arasında akdedildiği, ... Petrol İnş.Tic.A.Ş. firmasının davalı asıl borçlunun kefili sıfatıyla sözleşmeleri imzaladığı, davalılar ile davacı arasında akdedilen 30/09/2010 tarihli protokol kapsamında davalı asıl borçlu ... Petrol Tic.Tur.Ltd.Şti., davalı kefil ... Petrol İnş.Tic.A.Ş. ve dava dışı ... Gaz ... A.Ş.'nin davacı bankaya olan tüm nakdi ve gayrinakdi kredi tutarlarının toplamı için imza atıldığı, ancak söz konusu protokollerin vaad edilen taksit ödemeleri yapılmadığından bozulduğu, davacının davalı kefil ... Petrol İnş.Tic.A.Ş. lehine düzenlenen ve tazmin olan teminat mektup bedelini dava konusu icra takibinde talep edip edemeyeceğinin mahkemenin takdirinde bulunduğu,  takip tarihi itibarıyla davacının BCH yönündentoplam 64.046.041,98 TL, ticari nitelikli kredi borcu için toplam 732.431,81 TL alacaklı bulunduğu, ticari nitelikli krediler takip hesabına 02/10/2013 tarihinde 558.599,73 TL tahsilat sağlandığı, 6288 sayılı ticari kredinin davalı asıl borçlunun kat edilen kredileri arasında bulunmadığı, davalı asıl borçlunun 558.599,73 TL yapılan tahsilatın takip bakiyesinden kısmi tahsilat sağlayıp sağlamadığı hususunun tespitinin mümkün olmadığı, takipte 1.000.000,00 TL talep edildiği yönünde kanaat bildirilmiştir.<br>\tDavacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ödenmediği gerekçesiyle kredi hesabının kat edildiği, alacağın tahsili talebi ile  davacının davalılar aleyhine icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağının bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, alacağın davalılardan talep edilip edilemeyeceği, davalıların icra takibine itirazının haklı olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.<br>\tDavalı ... ve ... Petrol ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacı vekili dava dilekçesinde ve 30/10/2019 tarihli celsede dava konusu takibin 19/08/2008 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını açıkça bildirmiştir. Bir başka anlatımla, davacı yan takibe konu alacağın kaynağını 19/08/2008 tarihli genel kredi sözleşmesi olarak hasretmiştir. <br>\tİstinaf kanun yoluna başvuran davalılar ... ve ... Petrol ... Ltd. Şti. icra takibine itirazında ve cevap dilekçesinde sözleşmelerdeki imzalara ve kefalete itiraz ettiğini bildirmiş ise de, davalı ... yargılama aşamasında katıldığı 30/10/2019 tarihli celsede 19/08/2008 tarihli genel kredi sözleşmesinde kendi adına ve davalı asıl borçlu ... Petrol ... Ltd. Şti. adına atılı imzaların kendisine ait olduğunu beyan etmiştir. <br>\tAnılan beyan karşısında davacının işbu davada alacağını hasrettiği 19/08/2008 tarihli genel kredi sözleşmesinde yer alan imzaların davalı asıl borçlu şirket ve davalı kefil ...'a ait olduğunun kabulü gerekecek olup, mahkemece alacağın dayandırıldığı 19/08/2008 tarihli genel kredi sözleşmesine ilişkin imza incelemesi yapılmaması usul ve yasaya uygun bulunmuştur.<br>\tAlacağın dayandığı 19/08/2008 tarihli genel kredi sözleşmesindeki davalı ...'ın kefaleti anılan tarihte yürürlükte bulunan mülga BK'nun 484 vd. maddelerindeki şekil koşullarına tabidir. Kefalet limiti 1.000.000,00 TL olarak yazılıdır. Anılan hükümde kefalete ilişkin limit, tarih, müteselsil ibarelerinin kefilin el yazısı ile yazılı bulunmasına ilişkin şekil şartı bulunmadığından davalı kefilin yazı inkarı nedeniyle grafolog incelemesi yapılmayacaktır. Yukarıda açıklandığı gibi davalı kefilin imzaya yönelik de bir inkarı gelinen aşama itibarıyla bulunmadığından davalı ...'ın sözleşmedeki kefaleti geçerlidir. <br>\tDavalı asıl borçlu ... Petrol ... Ltd. Şti. Ve ... yönünden alacağın dayanağı olan 19/08/2008 tarihi ile takip tarihi olan 15/08/2018 tarihi arasında 10 yıllık zaman aşımı süresi dolmadığından anılan davalıların zaman aşımına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 10 yıllık süre dolmadığından kefaletin düşeceğine dair hak düşürücü süre de uygulanamaz. <br>\tÖte yandan, davacı banka ile davalı ... Petrol ... Ltd. Şti. arasında 19/08/2008, 20/02/2007, 08/07/2004 tarihli genel kredi sözleşmeleri akdedilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere davacı yan alacağının dayanağının 19/08/2008 tarihli genel kredi sözleşmesi olduğunu bildirmiştir. Bu durumda davacı yan işbu dava konusu icra takibinde davalı asıl borçlu ve kefilden sadece 19/08/2008 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ticari nitelikli kredi alacağı, BCH kredisi alacağı ve teminat mektubu alacağı var ise talep edebilecektir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, kalem kalem alacak miktarları tespit edildiği halde borcun dayanağının hangi genel kredi sözleşmesi olduğu tespit edilmediği gibi, mahkemece de dosya bilirkişiye tevdi edilirken bilirkişiye bu yönde bir görev verilmemiş olması isabetli değildir. <br>\tAyrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 558.599,73 TL tahsilat yapıldığı tespit edildiği halde yapılan tahsilatın mahsubunun sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmediği bildirilmiştir. Bu husus ise bilirkişi raporunun denetime elverişli olma niteliğini ortadan kaldırdığı gibi, dosya içerisinde taraflar arasında akdedilen 30/09/2010 tarihli protokol, 25/02/2011 tarihli ek protokol, bila tarihli ek 1 protokol yer aldığı, protokol içeriklerinde borca mahsuben davacı bankaya taşınmazlar devredileceği açıkça yazılı olduğu halde mahkemece protokol kapsamında davacı bankaya yapılan bir devir bulunup bulunmadığı, devir yapılmış ise devre konu taşınmaz bedelinin alacaktan mahsubunun gerekip gerekmediği üzerinde durulmayıp bu yönde bir inceleme yapılmamasında da isabet görülmemiştir. <br>\tBu durumda mahkemece yapılması gereken iş, taraflar arasında akdedilen 30/09/2010 tarihli protokol hükmünde yer alan ve borca mahsuben davacı bankaya devri kararlaştırılan toplam 440.000,00 TL miktarlı taşınmazların davacı bankaya devredilip edilmediği araştırıldıktan sonra, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle takip tarihi itibarıyla davacının davalılar ... ve ... Petrol ... Ltd. Şti.'nden takip tarihi itibarıyla 19/08/2008 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ticari nitelikli kredi alacağı, BCH kredisi alacağı ve teminat mektubu alacağı bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarları, davacı banka tarafından yapılan 558.599,73 TL tahsilatın borçtan mahsubunun yapılıp yapılmadığı, protokol uyarınca davacı bankaya borca mahsuben taşınmaz devri yapılmış ise bu husus da gözetilmek suretiyle, davalılar ... ve ... Petrol ... Ltd. Şti. vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarını da karşılayacak şekilde denetime elverişli nitelikte bankacı bilirkişiden ek rapor alınıp, davacı vekilinin 11/11/2019 tarihli yazılı beyan dilekçesinde yer alan alacak kalemlerine ilişkin talepleri de gözetilmek suretiyle bir hüküm kurulmasından ibarettir. <br>\tDavalı ... ve ... Petrol ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf itirazlarının kamu düzenine aykırılık yönünden incelenmesine gelindiğinde, 6100 sayılı HMK'nun 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarına itibar etmelidir. Anayasanın 141/III. maddesi hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da inceleme sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, kanun yolu incelemesi kararın somut olaya uygun gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.<br>\tÖte yandan 6100 sayılı HMK'nun 297/2. maddesi \"Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.\" düzenlemesini içermektedir.<br>\tİşbu dava konusu icra takibinde talep edilen alacak miktarı kredi kalemleri ayrı ayrı ve bir kısım kalem ve alacak toplamı 1.000.000,00 TL'yi aşacak şekilde belirtildikten sonra, şimdilik 1.000.000,00 TL alacağın tahsili talep edilmiştir. Yargılama aşamasında mahkemece davacı vekiline verilen süre üzerine davacı vekilince 11/11/2019 tarihli yazılı beyan dilekçesi ile, fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydıyla takip talebinde yer alan 1.000.000,00 TL'nin kredi bazında anapara dağılımının ticari nitelikli kredi alacağı için 8.216,63 TL, BCH kredisi alacağı için 960.852,44 TL, teminat mektubu alacağı için 30.930,93 TL olarak bildirilmiştir.<br>\tMahkemece davacının tazmin edilen teminat mektubu alacağına konu kesin teminat mektubunun davalı kefil ... Petrol ... A.Ş. Lehine düzenlenmesi nedeniyle bu takip ile davalılardan tahsilinin talep edilemeyeceği gerekçede belirtildiği halde alacak kalemleri içerisinde 30.930,93 TL teminat mektup bedelini de içerecek şekilde davanın kabulü ile davalıların icra takibine itirazlarının 1.000.000,00 TL için iptaline karar verilmiştir. Bu durum ise gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturacağından kamu düzenine aykırılık oluşturan bu husus Dairemizce re'sen gözetilmiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararında kamu düzenine aykırılık da gözetildiğinde isabet görülmediğinden davalılar ... ve ... Petrol ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık da gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının davalılar ... ve ... Petrol ... Ltd. Şti.  yönünden kaldırılmasına, davanın anılan davalılar yönünden yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve taktiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tKARAR:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;\t<br><br>\t1-Davalı ... ve ... Petrol ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık da gözetilerek 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2021 tarih ve 2018/758 Esas 2021/86 Karar sayılı kararının kamu düzenine aykırılık da gözetilerek davalılar ... ve ... Petrol ... Ltd. Şti. yönünden KALDIRILMASINA, <br>\t3-Davanın davalılar ... ve ... Petrol ... Ltd. Şti. yönünden yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>\t4-Davalı ... ve ... Petrol ... Ltd. Şti.'nin yatırmış olduğu 17.077,50 TL nispi istinaf karar harcının talep halinde anılan davalılara iadesine, <br>\t5-Davalı ... ve ... Petrol ... Ltd. Şti.'nin istinaf aşamasında yapmış olduğu yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda dikkate alınmasına,<br>\t6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı ... ve ... Petrol ... Ltd. Şti. yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2024<br><br>Başkan -               Üye -                      Üye -           Zabıt Katibi - <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6364293b318c70f0","SID":"619d1180e911d94a"}}