{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2089 <br>KARAR NO: 2025/64<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 26.03.2021<br>NUMARASI: 2019/573 Esas - 2021/277 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne  dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ... arasında düzenlenen yetkili satıcılık sözleşmesinden doğmuş ve doğacak borçlar için davalının Yüksekova İlçesi, ... Mahalle ... ada, ... parselde bulunan taşınmazı üzerine 09.12.2014 tarihli ipotek akit tablosu ile 300.000,00 TL bedelli, birinci derece ipotek tesis edildiğini, davalının aynı miktarda borçtan müteselsil kefil olarak da sorumlu olduğunu, sözleşmeden kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek Bakırköy ... Noterliğinin 06.12.2017 tarihli ihtarının gönderildiğini, daha sonra asıl borçlu ve davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapıldığını, ipotek borçlusunun itirazı üzerine takibin durduğunu, asıl borçlu ile davalının müvekkiline borçlu olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile 300.000,00 TL limit ipoteği ile sınırlı olmak üzere itirazının iptaline, takibin devamına, temerrüt tarihinden itibaren ticari faize ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, savunmasında özetle; davacıya borçlu olmadığını, borcun ...'a ait olduğunu, asıl borçlunun icra dairesine sunduğu dilekçe ile borcun kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, borçlunun yazdığı dilekçede, borcun tamamının kendisinden tahsili için gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiğinden bu beyanın dikkate alınması gerektiğini, borçlu ...'a hatıra binaen kefil olduğunu, 300.000,00 TL'ye karşılık ipotek edilen evin kıymetinin icra dairesince 94.000,00 TL olarak taktir edildiğini savunarak,davanın reddini istemiştir<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir. Davalının ipotekli taşınmaz maliki olduğu, sözleşmenin tarafı olmadığı, dosya kapsamında mevcut ipotek senedi incelendiğinde, yetkili satıcılık sözleşmesinden kaynaklı gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi muhtemel bir alacağın teminatı olarak 300.000,00-TL lik ipotek tesis edildiği, bu durumda ipoteğin ileride gerçekleşecek veya gerçekleşmesi muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak tesis edildiğinin görüldüğü ve bu haliyle ipoteğin, azami meblağ (üst sınır ipoteği) ipoteği olduğu anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 851 ve 881. maddelerinde ifadesini bulan azami meblağ (üst sınır) ipoteğinde alacağın ulaşacağı miktar önceden belirsiz olduğundan taşınmazın ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosunda gösterilen limitle sınırlanabilir. İpoteğin üst sınır ipoteği olması durumunda borçlu sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Dava konusu somut olayda yetkili satıcılık sözleşmesinden kaynaklı doğmuş/ ileride doğacak alacak için, davalı malik taşınmazını güvence olarak göstermekle, yetkili satıcılık sözleşmesinin tarafı olmasa da, alacakla ilgili doğan uyuşmazların çözümü için sözleşmede belirlenen hükümlerin uygulanacağını kabul etmiş olduğu,  yetkili satıcılık sözleşmesinin 17. maddesi ve 09.12.2014 tarihli resmi senedin koşullar başlıklı 1.maddesi  gereğince davacının ticari defter ve kayıtları münhasır ve kesin delil olarak kabul edileceğinin kararlaştırıldığı, davacının 2015- 2019  yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutuldukları, davacı şirketin 22/04/2019 takip tarihi itibariyle dava dışı asıl borçlu ... - ...'dan 464.070,86.-TL alacaklı olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bilirkişi raporunun tespit ve değerlendirmeler bakımından somut olaya  ve denetime uygun olduğu, davalı tarafça borçlu olmadığına veya borcu ödediğine dair dava değeri de gözetilerek HMK 200/1 maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyette herhangi bir belge ve delil de sunmadığı görülmekle...\" gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibine yönelik itirazının iptaline, alacağın %20'si oranında hesaplanan 60.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Mahkeme kararının usul ve esas açısından yasaya aykırı olduğunu, kendisinin borçlu olmadığını, kendi iradesi dışında işlem yapıldığını, borçlunun da borcun kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini, borçlunun kendi ipoteğini iradesi dışında borçlandırılmak amacıyla kullanıldığını, borçlunun kendisini mağdur ettiğini ve borcun, asıl borçlu tarafından ödenmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tarafından yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı şirketçe, davalı ve dava dışı ... aleyhinde 592.827,51 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla (davacının ipotek limiti olan 300.000,00 TL'den sorumlu olmak üzere ) ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığı, yaptığı, ödeme emrinin dava dışı borçluya 03.05.2019 tarihinde, davalıya 30.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 02.05.2019 tarihinde itirazı üzerine takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davacı ile asıl borçlu ... arasında düzenlenen yetkili satıcılık sözleşmesi kapsamında, davalıya bayilik verilmiştir. Buna göre borçlu, davacıya ait ürünleri kendi nam ve hesabına açacağı mağaza satılmasını üstlenmiştir. Bu sözleşmenin 6.maddesi ile taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesine  ilişkin şartlar düzenlenmiştir. Yetkili satıcılık sözleşmesinin 17. maddesindeki delil şartı nedeniyle davacı şirketin 2015-2017 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları üzerinde mahkemece inceleme yapılmış ve borçlu ...'ın 464.070,86 TL borçlu olduğu belirlenmiştir.  Borçlu, takip dosyasına gönderdiği 02.05.2019 tarihli dilekçesinde borcun kendisine ait olduğu,  davalının insanlık namına kendisine ipotek verdiği söylemiştir. Sözleşmeden kaynaklı borcun ödenmemesi üzerine bankaca 06.12.2017 tarihli ihtarla sözleşmeden kaynaklı borcun ödenmesi, aksi halde ipoteğin satılarak paraya çevrileceği, ipotek borçlusuna ihtar edilerek takip şartı yerine getirilmiştir. 19.12.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ipotek akit tablosunun incelenmesinde, davalıya ait ...  ada ... parselde bulunan davalıya ait taşınmaz 300.000,00 TL üst sınırla birinci derece faizsiz ve süresiz şekilde, borçlu ...'ın doğmuş veya doğacak her türlü sözleşme, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme sebebiyle ipotek verildiği anlaşılmıştır. İpoteğin geçerli şekilde kurulduğu görülmektedir. Davalının, bir yakınına veya arkadaşına borçlu veya davalının tabiri ile insanlık namına ipotek vermesi, ipotek alacaklısı açısından irade bozukluğu olarak değerlendirilemez. TBK'nın 27. maddesindeki kesin hükümsüzlük, 28.maddesindeki aşırı yararlanma, 30 ila 35. maddelerindeki yanılma, 36. maddesindeki aldatma ve 37. maddesindeki korkutma hallerinden birinin bulunduğu iddia ve ispat edilmemiştir. Borçlu da borcun bulunduğunu ve kendisine ait olduğunu kabul etmiştir. Ancak borçlunun bu kabulü, davalının ipotek borcunu sona erdirmez. Esasen ipotek de asıl borçlunun borcunu teminatı olarak verilmiştir. Bu nedenle, ipotek süresi ve kapsamı ile sınırlı olarak asıl  borçlu lehine verilen ipotek nedeni ile davalının sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Alacak likit olduğundan ve İİK'nın 67/2. maddesindeki koşullar oluştuğundan mahkemece icra inkar tazminatına karar verilmesi yerindedir. İlk derece mahkemesince yapılan inceleme, borcun varlığının tespiti, delillerle bağlantı kurularak oluşturulan hüküm ve gerekçe yerinde olduğundan davalının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.  Açıklanan bu gerekçelerle, davalının istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 15.369,90 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 28.01.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f1156dc32d8009a0","SID":"f694f6d0ac122ca0"}}