{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/548 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/91<br><br>DAVA\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 04/03/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 05/02/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalı ...Tic. A.Ş.'nin konkordato talebinde bulunması üzerine, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., ...K. sayılı ve 25.01.2024 tarihli kararı ile davalı ... Tic. A.Ş.'nin konkordato projesinin tasdik talebinin kabulüne ve konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, konkordato tasdikine ilişkin ilan basın ilan kurumu resmi ilan portalında 02.02.2024 tarihinde yayınlandığını, davalı ... Tic. A.Ş. ile müvekkili şirket arasında imzalanan 15.02.2021 tarihli APS Kurye, Posta Kargosu ve Kargo Gönderileri Taşıma ve Teslim Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacak ilişkisi bulunduğunu, konkordato davası sırasında  sözleşmeden kaynaklanan ve faturaya dayanan 147.863,10-TL alacak ve 13.615,74-TL işlemiş faizi için konkordato komiserliğine alacak bildiriminde bulunulduğunu, yapılan alacak bildirimi neticesinde komiserlikçe şirkete gönderilen yazıda, firmanın 121.442,18-TL borcunun bulunduğunu beyan ettiğini ve kalan taleplerin kabul edilmediği bildirildiğini, bunun üzerine 12.01.2023 tarihli dilekçe ile konkordato davasına bakan Mahkemeden, davalı yanca kabul edilmeyen alacağın nisaba dahil edilmesi talep edildiğini, konkordato davası sırasında konkordato komiser heyetinin Mahkemeye sunduğu 16.06.2023 tarihli gerekçeli nihai raporunda; “Konkordato nisabında ... A.Ş.'nın alacağının 132.788,26-₺ olarak dikkate alınmasının uygun olacağı”  belirtildiğini, Mahkemece nihai komiser raporu esas alınarak davalı firma bakımından konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, sonuç olarak 15.074,84-TL (147.863,10-TL -132.788,26-TL) asıl alacak konkordato projesine dahil edilmediğini ve çekişmeli alacak haline geldiğini, tüm bu sebeplerle; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, konkordato projesinde kabul edilmeyen 15.074,84-TL asıl alacak ve söz konusu alacağın fatura tarihinden kesin mühlet kararı tarihine kadar işlemiş faizi olan 870,00-TL olmak üzere toplam 15.994,84-TL alacağın varlığının kabulü ile konkordato projesine dahil edilerek proje kapsamında T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranındaki temerrüt faiziyle tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Cevap: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının alacak talebine ilişkin arabuluculuk yoluna başvurmadığını, İcra İflas Kanunu 308/b maddesinde düzenleme düzenleme haiz olduğunu, davanın Kanun maddesinin yorumundan da anlaşılacağı üzere alacağın esasına ilişkin olduğunu, davacı yanca komiserliğe bildirilen alacağın kabul edilmeyen kısmının tespiti ile tahsili istemine ilişkin olduğunu, Sayın Mahkemenizce gerekçe karşı yanca da bilindiği üzere, dava tarihinde yürürlükte bulunan TTK 5/A maddesine göre TTK nın 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, huzurdaki dava da, ticari nitelikli bir alacak davası olduğundan, TTK md 5/A kapsamında arabuluculuk dava şartına tabi davalardan olduğunu, İstanbul  Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi'nin... E - ... K,  ... E -... K ve... E- ... K sayılı ilamlarının örnek olduğunu, 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 maddesine göre, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerekeceğinden, ilgili maddeye atıfla dava şartını yerine getirmeyen davacı yanca ikame edilen davanın usulden reddini talep ettiklerini, konkordato komiser heyetince çekişmeli alacaklarla ilgili olarak, İİK m.300 uyarınca müvekkilinin defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak, çekişmeli hale gelen alacakların komiser heyetince yapılacak alacaklılar toplantısında nisaba dahil edilip edilmeyeceği, edilecekse de ne oranda dahil edileceği konusunda karar verilebilmesine teminen çekişmeli hale gelen alacaklarla ilgili olarak alacaklılar tarafından ibraz edilen kayıt ve belgeler ile müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılması neticesinde davacının alacak olarak bildirdiği tutarın, komiser heyetince yapılan incelemeler neticesinde nisaba dahil edilmiş ve davacının alacak tutarı bu şekilde tespit edildiğini, davacının alacağına yönelik olarak tarafların defter ve kayıtları ile sundukları belgelerin incelenmesi neticesinde konkordato nisabına kayıt yapıldığını, konkordato kapsamında hakkında mühlet kararı verilen borçlu kural olarak mahkemece atanan komiser heyetinin nezareti altında işlerine devam edebildiğini, mahkeme nezdinde yapılan inceleme ve denetimler neticesinde proje alacaklılar onayına sunulduğunu, davacının alacağına ilişkin gerek müvekkiline ait kayıt ve defterler, gerekse davacı yanca sunulan belgelerin incelendiğini, bu kapsamda, davacının alacağının 132.788,26 TL olarak tespit edildiğini, davalı müvekkilinin kusurundan kaynaklanmayan huzurdaki davadan ötürü yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden davalı müvekkilin sorumlu olmasının mümkün olmadığını, işbu nedenle sayın Mahkemenizce yapılacak incelemeler neticesinde tesis edilecek hüküm her ne olursa olsun müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, tüm bu açıklanan sebeplerle, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin vermiş olduğu konkordato projesi tasdik kararıyla, komiser raporunda belirtilen tutarda ve konkordato projesinin kabulü ile birlikte ödeme planına uygun şekilde ödemeler yapıldığını, konkordato projesinin tüm kurallarına riayet ederek bu denli büyük bir dosyada lehine tasdik karar verilmesini sağlayan müvekkilinin, hukuka aykırı bir eylemde bulunmadığı gibi faaliyetlerine ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin atadığı kayyım gözetimi ve denetiminde devam ettiğini, izah edilen tüm nedenlerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilinin davacının iddiaları yönünden herhangi bir hatası veya kusuru bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;<br>... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, davalı ile akdedilen 15/02/2021 tarihli APS Kurye, Posta Kargosu ve Kargo Gönderileri Taşıma ve Teslim Sözleşmesi, 5 Adet Fatura sureti, alacak bildirim yazısı, davalının alacak bildirimine itiraz yazısı, konkordato komiserinin 16/06/2023 tarihli gerekçeli raporu celp edilmiş, incelenmiştir. <br>Dava; taraflar arasında imzalanan kargo taşıma sözleşmesi uyarınca ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı konkordato dosyasında alacağı çekişmeli hale gelen davacının konkordato sürecinde kabul edilmeyen çekişmeli alacağının İcra ve İflâs Kanunu’nun 308/b. maddesi ile maddî hukuk hükümlerine göre belirlenmesi amacıyla açılmış alacak davasıdır.  <br>Hakimler ve Savcılar Kurulunun ... tarih, ... nolu kararı ile \"Adi konkordatodan kaynaklanan taleplerin ( İcra ve İflas Kanununun 285-308/h m.) üç ve daha az Asliye Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtisas mahkemesi olarak belirlenmesine \" karar verilmiştir. <br>Hakimler ve Savcılar Kurulu kararında sayılan işler bakımından İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin 1-2-3 numaralı mahkemeleri açısından iş dağılımı yapılmış ve bu mahkemeler ihtisas mahkemesi olarak belirlenmiştir. Bu kararda ihtisas mahkemelerinin hangi davalara bakacağı saptanmış olup bu kapsamda İflas ve Konkordato davaları ihtisas mahkemelerinin görev alanına dahil edilmiştir. <br>Esasen 28.02.2018 tarihinde kabul edilip 15.03.2018 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 46. maddesinde, 2004 sayılı Kanuna  geçici 14.maddenin eklendiği belirtilmiş, geçici 14. maddede ise \"Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan iflasın ertelenmesi, konkordato talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına devam olunur. Hakimler ve Savcılar Kurulu, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki belirleme yetkisi kapsamında, iflas ve konkordato konusunda uzman asliye ticaret mahkemesini, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki hafta içinde belirler\" düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Yasanın 66/b bendinden ise söz konusu hükümlerin yayımı tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır.<br>Anılan yasal düzenleme kapsamında Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 03.04.2018 tarihli 538 nolu kararı ile, 28.02.2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 46. maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanuna eklenen geçici 14. madde uyarınca ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu kararda:<br>1) İflas yoluyla adi takipten doğan; a)İflas davası (İcra ve İflas Kanunu 156.madde),     b)İtirazın kaldırılması ve iflas davası ( İcra ve İflas Kanunu 156. madde),<br>2) Kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu ile takipten doğan; a)İflas davası (İcra ve İflas Kanunu 173. madde), b) İtirazın kaldırılması ve iflas davası (İcra ve İflas Kanunu 174.Madde),<br>3) Doğrudan doğruya; a)Alacaklı tarafından talep edilen iflas davaları (İcra ve İflas Kanunu 177.madde), b)Borçlu tarafından talep edilen İflas davaları (İcra ve İflas Kanunu 178. madde), c)Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflas davaları (İcra ve İflas Kanunu 179. madde),<br>4) İflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik davalar (İflas tarihinden önce açılıp yargılama sırasında kayıt kabul davasına dönüşen alacak davaları hariç olmak üzere kayıt kabul ve kayıt terkin davaları ( İcra ve İflas Kanunu 235. madde), <br>5) Takasa itiraz davaları (İcra ve İflas Kanunu 201. madde), <br>6) İflasın kaldırılması talepleri (İcra ve İflas Kanunu 182.madde),<br>7) İflasın kapanması talepleri (İcra ve İflas Kanunu 254.madde), <br>8) İtibarın yerine gelmesi talebi (İcra ve İflas Kanunu 313 ve 314. maddeleri),<br>9) Adi konkordatodan kaynaklanan talepler (İcra ve İflas Kanunu 285 ila 308/h maddeleri),<br>10) İflastan sonra konkordatodan kaynaklanan talepler (İcra ve İflas Kanunu 309.madde),<br>11) Malvarlığının terki suretiyle konkordatodan kaynaklanan talepler (İcra ve İflas Kanunu 309/a ila 309/1 maddeleri),<br>12) Sermaye şirketleri ve kooperatifin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması talepleri (İcra ve İflas Kanunu 309/m ila 309/ü maddeleri) hususlarından kaynaklanan davalara;<br>1-Üç ve daha az asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye ticaret mahkemesinin, 2-Üçten fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde ise 1, 2 ve 3 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin ihtisas mahkemesi olarak belirlenmesine,<br>7101 sayılı Kanunun 46. maddesiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa eklenen geçici 14.maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kapsamda görülmekte olan davalar bakımından iflasın ertelenmesi ve konkordato talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına, mahkemelerin derdest dava dosyalarının bu karara dayanarak anılan mahkemeye göndermeyeceğine, iş bu kararın Resmi  Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren açılacak davaların ise anılan mahkemelere tevzi edilmesine karar verildi\" şeklinde karar alınmıştır. <br>Söz konusu HSK kararından da anlaşılacağı üzere, konkordato yargılamasının devam ettiği aşamada konkordato süreci içinde alacağı çekişmeli hale gelen alacaklının alacağını tahsile yönelik açacağı eda davasını, konkordato talebini inceleyen ticaret mahkemesinde açacağı veya bu davanın burada görüleceği hususunda iş dağılımına dair alınmış bir karar  mevcut değildir. <br>İİK m.308/b hükmüne göre madde başlığı \"Çekişmeli alacaklar hakkında dava\" şeklinde olup, hükmün içeriğine göre; \"Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir.'' şeklinde yasal düzenleme yapılmıştır.<br> Kanun koyucu İİK m.235 hükmünde iflas davalarında iflas masası tarafından kabul edilmeyen alacaklar yönünden ve açıkça iflas kararı verilen yerdeki ticaret mahkemesinin görevli olduğunu düzenlemiş olduğu halde konkordato tasdikine ilişkin davalar açısından böyle bir özel ve istisnai düzenleme getirmemiştir. <br>İlgili davanın mahiyeti ve İİK m.308/b hükmü hakkında ayrıntılı açıklamalar içeren Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin ... Esas,... Karar sayılı ilamında \"...İcra ve İflas Kanunu’nun 301. maddesine göre, konkordato projesinin hazırlanıp alacakların bildirilmesi ve tahkikinden sonra komiser tarafından yapılacak ilanda yer alan alacaklının bir başka değişle, konkordato projesine alacağı kaydedilen alacaklının alacağına borçlunun itiraz etmesi halinde bu alacak “çekişmeli alacak” vasfını kazanır.<br>İcra ve İflas Kanunu’nun 302/IV. bendi gereği mahkeme, çekişmeli alacağın hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına yaklaşık ispat ölçüsünde ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırarak karar verecektir. Bu şekilde inceleme yapan mahkemenin vereceği karar, maddi hukuk bakımından sonuç doğurmaz. <br>Çekişmeli alacağın oylamaya katılmasına ve katılacağı orana karar veren mahkeme, İİK’nın 308/b-II. bendi gereği tasdik kararında konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebileceği gibi çekişmeli alacağın oylamaya hiç katılmamasına da karar verebilir. Ancak ne yönde karar verilirse verilsin bu karar bağlayıcı olmayıp tasdik kararının ilanından itibaren İİK’nın 308/b-I. bendi gereği alacağı itiraza uğrayan alacaklı tasdik kararından itibaren bir ay içinde dava açmak zorundadır.<br>Çekişmeli alacaklar hakkındaki açılacak dava, görevli ve yetkili mahkeme ile yargılama usulleri ve ispat hukuku kuralları bakımından genel hükümlere tabi olacaktır. Örneğin çekişmeli alacak olacak kira sözleşmesi ise kaynaklı uyuşmazlık Sulh Hukuk Mahkemesinde işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlık İş Mahkemesinde, ticari olmayan bir alacağa dayalı uyuşmazlık ise Asliye Hukuk Mahkemesinde, ticari nitelikte bir alacak ise Asliye Ticaret Mahkemesinde görülecektir. Kanun koyucu burada her uyuşmazlığın uzman mahkemelerde görülmesine ilişkin genel ilkeden ayrılmamıştır...\" şeklinde tespit ve değerlendirmeleri zikretmek gereklidir. <br>Hal böyle olunca, konkordato davalarının görüldüğü aşamada alacağı çekişmeli hale gelen alacaklının alacağının tahsiline yönelik olarak açacağı eda davasını konkordato davasının görüldüğü mahkemede değil, genel hükümlere göre davaya bakacak olan görevli mahkemede açması gereklidir.  <br>Nitekim doktrinde de kabul olunduğu üzere \"İlgili maddede davanın açılacağı mahkemenin görevi ve yetkisi konusunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla davanın genel yetkili mahkemede açılması gerekmektedir. İİK m.308/b gereğince açılacak olan dava, genel hükümlere tabi bir dava olduğundan yargılama usulünün davanın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir. Davanın kabulü halinde alacaklı, konkordato şartları dairesinde alacağına kavuşacaktır. Bu durumun kararda belirtilmesi yerinde olacaktır. Şayet dava devam ederken konkordato feshedilmişse, artık alacaklı konkordatoya tabi olmadan alacağını borçludan talep edebilecektir. (MÜJGAN TUNÇ YÜCEL/SELÇUK ÖZTEK, YENİ KONKORDATO HUKUKU, ANKARA, 2018,  SAYFA 414; HAKAN PEKCANITEZ/GÜRAY ERDÖNMEZ, 7101 SAYILI KANUN ÇERÇEVESİNDE KONKORDATO HUKUKU, İSTANBUL, 2018, S.153).  <br>Somut olayda, eldeki dava iflas ya da konkordato davası olmayıp, istemin konkordato davasında itiraza uğraması nedeniyle çekişmeli hale gelen alacağın genel hükümler çerçevesinde hükme bağlanması gerekir. Bu nedenle, davanın genel hükümlere göre görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.<br>Konuya ilişkin flas ve Konkordato davaları hakkında Bölge Adliye Mahkemelerinin iş bölümü kapsamında görevlendirilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2021/1081 Esas 2021/867 Karar sayılı ilamında \"...İİK. 308/b Maddesinde;'' (Ek madde: 28/2/2018-7101 S.K./37. md) Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir,'' hükmü düzenlenmiştir.<br>İlgili maddede davanın açılacağı mahkemenin görevi ve yetkisi konusunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla davanın genel yetkili mahkemede açılması gerekmektedir. İİK m.308/b gereğince açılacak olan dava, genel hükümlere tabi bir dava olduğundan yargılama usulünün davanın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir. Davanın kabulü halinde alacaklı, konkordato şartları dairesinde alacağına kavuşacaktır. Bu durumun kararda belirtilmesi yerinde olacaktır. Şayet dava devam ederken konkordato feshedilmişse, artık alacaklı konkordatoya tabi olmadan alacağını borçludan talep edebilecektir. '' (Yeni Konkordato Hukuku Adalet Yayınları Ankara 2018, Tunç Yücel, Öztek - Konkordato Şerhi,  shf 414)<br>Dairemiz sadece genel mahkemelerden verilmiş (adi ve malvarlığının terki suretiyle) konkordatoya ilişkin hüküm ve kararları incelemekle görevlidir.  Eldeki dava ise, konkordato sürecinde alacağı itiraza uğramış alacaklının alacağının tahsiline ilişkin olup, görevli mahkeme genel hükümlere göre belirleneceği gibi, istinaf incelemesinde görevli dairenin de bu şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda Bankacılık Kanunu'ndan kaynaklanan alacak davalarını inceleme görevi 12, 13, 14 ve 43. HD'ne ait olduğundan Dairemizin görevsizliğine karar verilmesi gerekmiştir. Nitekim İst. Bölge Adliye Mahkemesi 13. HD'nin ...Esas, ... Karar ve  ... Esas,...Karar sayılı kararlarında da benzer uyuşmazlıklar incelenmiştir....\" şeklinde değerlendirmede bulunmuştur.<br>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45.Hukuk Dairesi... Esas ... Karar sayılı ilamında \"..Dairemiz \"genel mahkemelerden verilmiş (adi ve malvarlığının terki suretiyle) konkordatoya ilişkin hüküm ve kararlara\" bakmakla görevli ise de, dava konusu konkordato istemine ilişkin olmayıp, konkordato sürecinde çekişmeli hale gelen alacağın tespiti istemidir....İİK'nun 308/b maddesinde; \"Çekişmeli alacaklar hakkında dava\" başlığı altında; \"Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. <br>Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir.\" hükmü yer almaktadır.   <br>Bu düzenleme uyarınca açılacak davada, mahkemece genel hükümlere göre değerlendirme yapılarak, alacağa ilişkin karar verilecektir...\" şeklinde değerlendirmede bulunmuştur.<br>Yine emsal mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 12/11/2020 tarihli ... E. ... K. sayılı kararında;  \"...İlgili maddede davanın açılacağı mahkemenin görevi ve yetkisi konusunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla davanın genel yetkili mahkemede açılması gerekmektedir...\"  şeklinde konuya yaklaşıldığı görülmektedir. (Aynı yönde  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin  ... E. ...K. Sayılı, <br>Yine, yargı yerinin belirlenmesine yönelik ihtilaflarda çeşitli Bölge Adliye Mahkemelerinden;<br>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 30/12/2021 tarihli ... E. ...K. sayılı kararında;  \"...eldeki davanın iflas yada konkordato davası olmadığı, istemin  konkordatoda itiraza uğraması nedeniyle nizalı hale gelen alacağın genel hükümler çerçevesinde hükme bağlanması istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, dosyanın genel hükümlere göre ilk olarak tevzi edildiği ...  12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. ...\" şeklinde (ayrıca aynı dairenin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı)<br> Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi  ...Esas ...Karar sayılı ilamında \"...Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesinin 12.06.2020 Tarih ve ... E-K sayılı emsal kararında da belirtildiği gibi, işbu davada konkordato hükümlerini uygulanmayıp genel hükümler uyarınca alacağın varlığının tespit edileceği, alacağın varlığı tespit edildikten sonra 7101 sayılı yasa ile değişiklikten önceki İİK. 302. ve değişiklikten sonraki İİK. 308/b. maddesi uyarınca davacıya sadece alacağını yatırılan teminattan tahsil etme imkanının tanındığı kabul edildiği ve konkordato hükümleri uygulanmaksızın genel hükümler doğrultusunda sadece maddi hukuk anlamında alacağın tespitine yönelik olarak açılan işbu davanın konkordato konusunda uzmanlık gerektirmediği, HSK'nın 03.04.2018 tarih ve 538 sayılı kararı kapsamında kaldığının kabul edilemeyeceğinden davanın ilk tevzi edildiği ... 9.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir...\" şeklinde;<br>... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi  ... Esas ...Karar sayılı ilamında \"...Somut olayda; Dava, İİK'nun 308 (b) maddesinden  kaynaklanan çekişmeli alacağın  tespiti ve tahsili istemine ilişkin olduğu , HSK'nun 5.4.2018  tarihli resmi gazetede yayınlanan  3.4.2018 tarihli  ve 538 sayılı ilke kararında  ise adi konkordatodan  kaynaklanan  davalarda 308/h maddesinden  kaynaklanan davalar  sayıldığı, İİK'nun 308/b maddesine göre  açılacak davalarda  ise görevli mahkemenin genel hükümlere  göre belirlenmesi gerektiği, bu nedenle  davaya bakma görevinin davanın ilk açıldığı ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi  ...E, ...K- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi  2020/1334 Karar)...\" şeklinde;<br>Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi  ...Esas ...Karar sayılı ilamında \"...Somut olayda; davacı banka vekili, açmış olduğu işbu dava ile konkordato dosyasında kabul edilmeyen çekişmeli alacağın kabulü ile ödenmesini talep ve dava etmiş; talep etmiştir. İşbu davada konkordato hükümlerini uygulanmayıp genel hükümler uyarınca alacağın varlığının tespit edileceği, alacağın varlığı tespit edildikten sonra 7101 sayılı yasa ile değişiklikten önceki İİK. 302. ve değişiklikten sonraki İİK. 308/b. maddesi uyarınca davacıya sadece alacağını yatırılan teminattan tahsil etme imkanının tanındığı kabul edildiği ve konkordato hükümleri uygulanmaksızın genel hükümler doğrultusunda sadece maddi hukuk anlamında alacağın tespitine yönelik olarak açılan işbu davanın konkordato konusunda uzmanlık gerektirmediği, HSK'nın 03.04.2018 tarih ve 538 sayılı kararı kapsamında kaldığının kabul edilemeyeceğinden davanın ilk tevzi edildiği ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir...\" şeklinde;<br>Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi  ... Esas ...Karar sayılı ilamında \"...Somut olayda, eldeki dava iflas ya da konkordato davası olmayıp, istemin konkordato davasında itiraza uğraması nedeniyle nizalı hale gelen alacağın genel hükümler çerçevesinde hükme bağlanması gerekir. Bu nedenle, davanın genel hükümlere göre ilk olarak tevzi edildiği ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir...\" şeklinde değerlendirmelerde bulunulmuştur.<br>Yine doktrin görüşlerini de içeren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi  ... Esas ... Karar sayılı ilamında \"Uyuşmazlık, konkordatoda çekişmeli hale gelen alacağın tahsili davasına hangi mahkemede bakılacağı noktasında toplanmaktadır.<br>6100 Sayılı HMK'nın 1. Maddesine göre mahkemelerin görevi Kanunla düzenlenir.  İcra ve İflas Kanunu'nun somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken 308/b  maddesi itirazlı alacağa ilişkin davanın hangi mahkemede görüleceğine dair bir düzenleme getirmemiştir. Buna göre, alacağın niteliğine ve tarafların sıfatına göre görevli mahkeme hangisi ise bu davanın da o mahkemede görüleceği anlaşılmaktadır. Bir diğer ifade ile alacağın konkordatoda itiraza uğramış olması görevin belirlenmesinde başlı başına bir ölçüt olarak kabul edilmemiştir. Bu haliyle ortada konkordato olmasaydı dava hangi mahkemede açılacak idi ise itirazlı alacak için açılacak dava da o mahkemede açılmalıdır (Kuru, B.: İflas ve Konkordato Hukuku, 3. Tıpkı basım, İstanbul 1992, s.476, dn.220. Aynı yönde Kale, Öztek-Konkordato Şerhi, m.309/b, no. 5; Pekcanıtez, H./Erdönmez, G.: 7101 sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato Hukuku, İstanbul 2018, s.153). <br>Somut olayda, taraflar tacir olup, uyuşmazlık bankacılık işlemi niteliğindeki genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığından, dava asliye ticaret mahkemesinin görev alanında bulunmaktadır.<br>Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 03.04.2018 gün ve 538 sayılı Kararı çerçevesinde davanın İzmir 1, 2 veya 3 numaralı asliye ticaret mahkemesinde mi yoksa numarasına bakılmaksızın İzmir ilindeki herhangi bir asliye ticaret mahkemesinde mi görülmesi gerektiği sorunu çözümlenmelidir. <br>Hakimler ve Savcılar Kurulunun anılan kararında sayılan işler bakımından İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinden 1, 2 ve 3 numaralı mahkemeler açısından iş dağılımı yapılmış ve bu  mahkemeler ihtisas mahkemesi olarak belirlenmiştir. Söz konusu karar da ihtisas mahkemelerinin hangi davalara bakacağı saptanmış olup, bu kapsamda iflas ve konkordato davaları ihtisas mahkemelerinin görev alanına dahil edilmiştir.<br>Eldeki davanın iflas yada konkordato davası olmadığı, istemin  konkordatoda itiraza uğraması nedeniyle çekişmeli hale gelen alacağın genel hükümler çerçevesinde tespiti ve tahsili  istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. <br>Bu nedenle, dosyanın ilk olarak tevzi edildiği ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.\" şeklindeki tespit ve değerlendirmeler ile  konkordatoda çekişmeli hale gelen alacağın tahsili davalarına asliye ticaret mahkemeleri arasında görev ilişkisi bulunmadığına yönelik tespitler bulunmaktadır.<br>Bu kapsamda tüm yüksek mahkeme içtihatlarının tahlili neticesinde, mahkememizin özel olarak iflas ve konkordato davalarına bakan mahkeme sıfatıyla görevli olmadığı anlaşılmakla, bu kez  Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı uyarınca görevli mahkemenin tespiti yapılmalıdır.<br>Somut davada, davacı, taraflar arasında imzalanan kargo taşıma sözleşmesi uyarınca taşıma hizmetinden doğan fatura alacaklarını tahsilini talep etmektedir. <br>Hem tarafların tacir ve uyuşmazlığın ticari işletmelerini ilgilendirmesi hem de uyuşmazlık konusu taşıma sözleşmesinin TTK' da düzenlenmiş olması sebebiyle ticari dava olduğu açıktır. <br>Bu çerçevede, görevli mahkemenin davanın ilk tevzi edildiği ... 20. Asliye Ticaret mahkemesi olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim, <br>İSTANBUL BAM 37. HUKUK DAİRESİ...E,... K. sayılı ilamında;<br>\"...Somut olayda, davacı banka vekili, İcra İflas Kanunu madde 308/b gereği ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı Konkordato davasında nisaba dahil edilmeyen 13.08.2021 tarihi itibariyle 55.996,67- TL tutarındaki müvekkil Banka alacağının konkordato nisabına dahil edilmesi, çekişmeli alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesi talebinde bulunmuştur.<br>İİK 308/b m. uyarınca açılan iş bu davada genel hükümler uyarınca alacağın varlığına ve miktarına yönelik inceleme ve değerlendirme yapılacak olup, konkordato hükümlerinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Zira uyuşmazlığın çözümü konkordato konusunda uzmanlık gerektirmemektedir, dolayısıyla uyuşmazlığın söz konusu ihtisas mahkemelerince görülmesini gerektirir bir durum da bulunmamaktadır. (İstanbul BAM 13. H.D. ... E., ... K.) Bu nedenle davanın ilk tevzi edildiği İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir...\"<br>İSTANBUL BAM 37. HUKUK DAİRESİ ... E, ... K. sayılı ilamında;<br> \"...İİK 308/b m. uyarınca açılan iş bu davada genel hükümler uyarınca alacağın varlığına ve miktarına yönelik inceleme ve değerlendirme yapılacak olup, konkordato hükümlerinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Zira uyuşmazlığın çözümü konkordato konusunda uzmanlık gerektirmemektedir, dolayısıyla uyuşmazlığın söz konusu ihtisas mahkemelerince görülmesini gerektirir bir durum da bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın ilk tevzi edildiği ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir...\" şeklinde güncel merci tayini kararları da bulunmaktadır. <br>O halde, 2004 s. İİK 308/b maddesi uyarınca açılan bu davada genel hükümler uyarınca alacağın varlığına ve miktarına yönelik inceleme ve değerlendirme yapılacak olup, konkordato hükümlerinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Zira, uyuşmazlığın çözümünün konkordato ile ilgisi bulunmamaktadır ve konkordato konusunda uzmanlık da gerektirmemektedir. Dolayısıyla uyuşmazlığın ihtisas mahkemesi olan Mahkememizce görülmesini gerektirir bir durum da bulunmamaktadır. Genel hükümler uyarınca görevli mahkeme, davanın ilk tevzi edildiği İstanbul...Asliye Ticaret Mahkemesidir. Emsal nitelikte olan İSTANBUL BAM 37. HUKUK DAİRESİ ... E,.. K. ve İSTANBUL BAM 37. HUKUK DAİRESİ ... E, ... K. sayılı ilamları uyarınca Mahkememizin \"ihtisas mahkemesi olarak\" bu davada özel görevli bulunmaması nedeniyle karşı görevsizlik kararı verilerek 6100 sayılı HMK m.114/1-c ve HMK 115/2.maddesi hükmü uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.       <br>HÜKÜM: ( Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı üzere;) <br>1-Mahkememizin \"ihtisas mahkemesi olarak\" bu davada özel görevli bulunmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK m.114/1-c ve HMK 115/2.maddesi hükmü uyarınca davanın usulden reddine,<br>Uyuşmazlığın çözümünde ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna,  <br>2-Mahkememizce verilen hükme karşı yasal süre içinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının \"doğal hakim ilkesi gereği İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini\" taraflardan birinin talep etmesine; aksi halde davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,<br>3-Mahkememizce verilen karara yönelik istinaf yoluna başvurulması halinde ilgili daire tarafından; istinaf yoluna başvurulmaması durumunda ise karşılıklı iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğacağından davaya bakacak mahkemenin belirlenmesi ve merci tayini için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince resen görevli mahkemenin belirlenmesine,  <br>4-Karardan sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerinin o mahkemece hükmedilmesine; karardan sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise davanın açıldığı mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılamaya giderlerine mahkum olunmasına,               <br>Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.  05/02/2025<br><br>Katip <br>¸e-imzalıdır  <br> <br> <br>Hakim <br>¸e-imzalıdır  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c9b1174b95f17516","SID":"0aee6893a55a505a"}}