{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/1630 <br>KARAR NO: 2025/53<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/07/2024<br>NUMARASI: 2024/329 D.İş, 2024/329 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Ödeme Yasağı Konulması<br>KARAR TARİHİ: 16/01/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen değişik iş kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati tedbir isteyen taraflar vekili, müvekkili şirketlerin ulusal ve uluslararası ölçekte tanınan şirketler olduğunu, davalı şirketle müvekkili şirket arasında 2.500 adet katlanabilir somya tedarikine ilişkin şifahi bir anlaşma yapıldığını, bu kapsamda müvekkili tarafından davalıya çekler keşide edilip teslim edilmesine rağmen ürünlerin sözleşme şartlarına uygun şekilde teslim edilmediğini, davalı tarafın anlaşma konusu ürünleri temin etme kapasitesine sahip olmadığını, somyaların teslim edilmediği gibi davalının çekleri iade edeceğini beyan etmesine rağmen henüz iade etmediğini, müvekkilinin dolandırıldığına dair şüpheleri ve bu duruma ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikâyetlerinin bulunduğunu, çeklerin bankaya ibraz edilme tehlikesinin mevcut olduğunu ve menfi tespit davası açılıncaya kadar acilen ödeme yasağı tedbiri verilmesini, aksi takdirde çeklerin vadeleri yaklaşmış olduğundan müvekkilinin ciddi bir zararla karşı karşıya kalabileceğini, dava sürecinin başlatılmaması halinde tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında davalı şirketin 2.500 adet katlanabilir somyayı teslim edeceğine ilişkin şifahi bir anlaşma yapıldığı, davacı tarafından bu teslimata karşılık 01.04.2024 tarihli ... numaralı e-fatura düzenlenerek ... Levent/İstanbul Şubesi’ne ait 31.07.2024 tarihli 2.100.000 TL ve 31.08.2024 tarihli 2.150.000 TL bedelli çeklerin keşide edilip davalıya teslim edildiği ileri sürülerek çekler üzerinde ödeme yasağı konulmasının talep edildiği, ancak ürünlerin teslim edilip edilmediği ve çeklerin bu ticari ilişki ile bağlantısının yargılama sırasında sunulacak delillerle tespit edilebileceği gerekçesiyle ödeme yasağı konulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İhtiyati tedbir isteyen taraflar vekili istinafında, dava dilekçesinde dayandıkları ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirttiklerini ve yaklaşık ispat için yeterli delilleri sunduklarını, ihtiyati tedbir kararı verilmezse hakkın elde edilmesinin imkansız hale geleceğini, dosyada teslimata dair hiçbir belgenin olmadığını, ürünler teslim edilmediği için iade faturası kestiklerini, WhatsApp yazışmalarında davalının davacı zararına karşılık çek vermeyi taahhüt ettiğini, karşı tarafın amacının talep edeni oyalamak olduğunu, karşı tarafın sözleşmelerini yerine getirmediklerini ve acilen ödeme yasagi konulması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. İhtiyati tedbir talep eden iş sahibi, karşı taraf yüklenicidir. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralı uygulanırken, iddianın  doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kapsamında olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur. Davacı iş sahibi, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye konu ürünlerin teslim edilmediğini ileri sürülerek sözleşme gereği iş bedeline mahsuben davalıya verilen çeklerin bedelsiz kaldığından bahisle uyuşmazlığa konu çekler üzerine ödeme yasağı konulmasını talep etmiştir. Mahkemece istinafa konu değişik iş kararı ile talebinin yargılamayı gerektiği belirtilerek ödeme yasağı konulmasına yönelik tedbir istemi reddedilmiştir. Dosya kapsamına göre tedbire konu çeklerin bedelsiz kaldığıyla ilgili ödeme yasağı konulması şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir yaklaşık ispat ölçüsüne yeterli bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 29/07/2024 tarih ve 2024/329 Değişik İş, 2024/329 Karar sayılı değişik iş kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, ihtiyati tedbir isteyenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının ihtiyati tedbir isteyen taraftan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-İhtiyati tedbir isteyenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07b18f5802fa6eb2","SID":"5b44851ef8b6a372"}}