{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/09/2021<br>DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 07/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 10/02/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/03/2017 günü davalı ...'ın sürücüsü ve davalı ...Ş.'nin trafik sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın otobüsten inen ve yolun karşısına geçmek isteyen davacı müvekkiline çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğinden bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatı ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ...Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının davadan önce müvekkili sigorta şirketine eksik evrak ile başvurduğu için dava şartının gerçekleşmediği, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru, poliçe teminat kapsamı ve limiti ile sınırlı olduğu, davacının kusuru ve zararını usulünce ispatlaması gerektiği, manevi tazminat talebinin poliçe teminatı dışında bulunduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... davaya cevap vermemiş, vekili katıldığı duruşmada davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER                                :<br>Trafik kazası tespit tutanağı, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosya örneği, davacının tedavisine esas tıbbi belgeler, keşif, kusur raporu, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; gerek ceza soruşturması aşamasında alınan bilirkişi raporu ve gerekse yargılama sırasında keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücüye atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, davacının asli ve tam kusurlu olduğu gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince eksik inceleme sonucu karar verildiği, ilgili belediyeden kazanın bulunduğu mahallede otobüs durağının ve yaya yolunun nerede olduğu konusunda herhangi bir araştırma yapılmadığı, olay anı ile keşif tarihindeki durak ve yaya geçidinin farklı konumlarda bulunduğu, müvekkilinin yaya yolundan karşıya geçişi sırasında kazanın meydana geldiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalı ...vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda kusurun belirlendiğini beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.<br>Davalı ... vekili istinafa cevap vermemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davacı yolun karşısına geçtiği sırada davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu yaralanmış ve bu nedenle uğradığı maddi ve manevi zararının tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalı sürücünün kusurlu bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>Davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazası nedeniyle yapılan ceza soruşturması sonrasında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 18/01/2019 gün ve ... soruşma, ... karar no ile şüpheli sürücünün bir kusuru olmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve bu karara karşı yapılan itiraz Antalya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/06/2019 gün ve ... değişik iş sayılı kararı ile reddedilmiştir.<br>Trafik kazası çift yönlü, her yön için tek şeritli servis yolunda meydana gelmiştir. Olay günü düzenlenen trafik kazası tutanağında olay mahallinde yaya geçidi bulunmadığı belirtilmiştir. Ceza soruşturması sırasında alınan ve 17/03/2017 kaza tarihinden yaklaşık  1 yıl 10 ay sonra düzenlenen 09/01/2019 tarihli raporda, kaza mahallinde bulunan otobüs durağına yaklaşık 25 metre içerisinde yaya geçici levhalarının ve yer çizgilerinin bulunduğunun görüldüğü, .. Dairesi Başkanlığı'ndan alınan yazıda yolun kaza anında iki yönlü olduğu ve yaya geçidinin şu anki konumda olduğu, 12/07/2017 tarihinden sonra yolun tek yönlü olduğu, trafik kazasının mağdur ...'ün kendi kusurundan kaynaklandığı bildirilmiştir. Ancak ceza soruşturması dosyası içerisinde bilirkişinin bahsettiği yazı ve kararda yaya geçidi ve konumuna dair bir veriye rastlanamamıştır.<br>İlk derece mahkemesince 18/03/2021 tarihinde yapılan keşif sonucu alınan ... tarihli bilirkişi raporunda; otobüs durağının 38 metre gerisinde yer işaretleri ile belirlenmiş 2,5 metre genişliğinde yaya geçinin bulunduğu belirtilmiş ve yaya geçinin kaza noktasından 21 metre ileride bulunduğu işaretlenmiştir.<br>İlk derece mahkemesince toplanan deliller ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşma sayılı dosyası itibariyle; trafik kazası tespit tutanağı itibariyle kaza mahallinde yaya geçidi bulunmadığı, davacının akşam saatinde ana yolun yanında paralel olarak giden çift yönlü servis yolunda durakta halk otobüsünden indiği, hava karanlık olmasına rağmen çevrede aydınlatmanın bulunduğu, davacının otobüsün arka kısmından yolun karşısına geçmek istediği, karşı şerit için ayrılan bölüme çıktığı anda davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın sol ön tamponu ve sol dikiz aynasının davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır.<br>Davalı sürücü ve tanıklar ... ve ... olay günü, davacı olaydan iki gün sonra kolluğa verdiği ifadelerde yaya geçidinden bahsetmezlerken, davacı 29/11/2017 tarihinde (yol düzenlemesinin yapıldığı tarihten sonra) kolluğa verdiği ifadede yaya geçidinden geçtiğini iddia etmiştir.<br>Olay tarihi itibariyle trafik kazası tespit tutanağı da dikkate alındığında kaza noktasında yaya geçidinin bulunmadığı, bulunsa bile geçidin kaza noktasının 21 metre ilerisinde olduğu, davacının duran otobüsün arkasından yaya olarak, karşı yönden, başka bir anlatımla sağından gelen trafiği kontrol etmeden karşı şerit için ayrılan bölüme girdiği, o sırada davalı sürücünün otobüsün hizasında bulunduğu ve şeridine giren yayayı uyaracak ve etkili fren tedbirine başvuracak zamanı olmadığından aracının sol yan tarafı ile yayaya çarptığı, davalı sürücünün olay mahalli şartlarına göre hızlı seyir halinde olduğuna dair bir delil bulunmadığı ve trafik kazasını engellemeye yönelik olarak alacağı bir tedbir olmadığı, bu haliyle trafik kazanının meydana gelmesinde davacının tedbirsiz ve dikkatsizliği ile dalgın bir şekilde yolun karşına geçmek istemesinin sebep olduğu, davalı sürücüye atfedilebilecek bur kusur bulunmadığı dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından peşin yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 59,30 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 556,1‬0 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazineye verilmesine,<br>3-Yapılan istinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 07/02/2025 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d944e3e56659e50","SID":"84fd4a503f15cc21"}}