{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1934 <br>KARAR NO: 2025/53<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/04/2021<br>NUMARASI: 2019/375  E.  - 2021/275  K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili,  dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket ile davalı firma arasında ticari ilişki sonucu kredi kullandırıldığını, davalı ...'ün ise kefil olduğu kredide 22/06/2017 tarihinde 200.000,00 TL genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların kredi ödemelerini zamanında yapmamaları nedeniyle müvekkili tarafından davalılara Üsküdar ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 28/03/2018 tarihli ihtarnamesi ile hesapların kat edildiğini, noter tarafından gönderilen ihtarnameye davalıların itiraz etmediklerini ve ihtarnamede bildirilen süreye rağmen borçlarını ödememeleri üzerine müvekkili şirket tarafından davalıya İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı ... vekilinin itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu iddia ederek,  itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, savunmasında özetle;  dava konusu borcun müvekkilleri tarafından 33.820,00 TL bedelli çek karşılığında kullandırılan kredi borcuna ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin kredi borcuna ilişkin karşılıksız çıkan çek bedeline karşılık 10.000,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin yapmış olduğu 10.000,00 TL'lik ödemenin davalı banka tarafından dikkate alınmadığını, 25/06/2019 tarihinde ise çekte cirosu bulunan dava dışı ... tarafından davacı bankaya 38.500,00 TL ödeme yapıldığını, icra takibine konu borcun bulunmadığını savunarak, davanın reddinme, %20'den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini   talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Davacı ile davalı ... San. Ve Tic. Ltd.Şti arasında 22/06/2017 tarihinde 200.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalı ...'ün 200.000,00 TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, kefalet sözleşmelerinin geçerli olduğu, davacı bankanın kayıtları uyarınca alacaklı olduğu, Üsküdar ... Noterliği'nin 28/03/2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle hesabın kat edildiği, ihtarnamenin davalılara 30/03/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile tanınan bir günlük sürenin sonunda 01/04/2018 tarihinde davalıların temerrüde düştükleri, hesap kat ihtarından sonra 30/03/2018 tarihinde 10.000,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin mahsup edilmesi sonucunda davacının takip tarihi itibariyle 24.779,63 TL alacaklı olduğu, sözleşmenin 2.7.1 maddesinde temerrüt halinde bankaca uygulanan en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası olarak hesaplanacak temerrüt faizinin uygulanacağının düzenlendiği, davacının mevzuata göre tespit edilmiş en yüksek faiz oranının %40 olduğu anlaşıldığından davacının rotatif kredilerden kaynaklı olarak %60 oranında temerrüt faizi uygulayabileceği, ancak davacının %40 oranına ilişkin talebi ile bağlı olduğu, davalıların  bilirkişi tarafından tespit edilen asıl alacak ve ferilerden sorumlu olduğu, dava tarihinden sonra dava dışı ... tarafından 25/06/2019 tarihinde yapılan 38.500,00 TL ödemenin takiple sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereğince infaz aşamasında icra müdürlüğünce nazara alınması gerektiği, mahkememiz dosyasına konu icra takibi ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası arasında mükerrerlik bulunmadığı, aynı kredi alacağına ilişkin olsa da tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip başlatıldığı, davalıların itirazlarının yerinde olmadığı, davalılar tarafından borcun ödendiğine veya ödenmemesi gerektiğine dair yazılı bir delil sunulmadığı anlaşılmakla yukarıda özetlenen dosya kapsamındaki bilirkişi raporu hükme esas alınmış, açıklanan nedenlerle, mükerrerlik arz etmemesi adına tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 27.150,21 TL üzerinden devamına, asıl alacak 24.779,63 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %40 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20'si oranındaki 5.430,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, kötüniyetli olarak icra takibi başlatıldığı ispatlanmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 25/06/2019 tarihinde davacıya yapılan 38.500,00 TL'lik ödemenin infaz aşamasında nazara alınmasına, karar vermek gerekmiş ... \" gerekçesiyle, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 27.150,21 TL üzerinden devamına, asıl alacak 24.779,63 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %40 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına, kabul edilen alacağın %20'si oranındaki 5.430,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 25/06/2019 tarihinde davacıya yapılan 38.500,00 TL'lik ödemenin infaz aşamasında nazara alınmasına, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edildiğini, davacı vekilinin kesin süreli ihtara riayet etmediği hususunun sabit olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin kesin süreli ara kararına aykırı hareket edildiğini, 06.07.2020 tarihli duruşmada davacı tarafa bilirkişi ücretinin yatırılması için iki hafta kesin süre verildiğini ancak davacının yasal sürede ücreti yatırmadığını, davacının ücreti zamanında yatırmamış olduğu gibi sunmuş olduğu dilekçe ekinde ekstre izleme raporları itibari ile müvekkillerinin güncel borç bakiyesinin \"0\" olarak görüldüğünün sabit olmasına rağmen hatalı karar verildiğini, hukuki argümanların müvekkilleri aleyhine uygulandığını, davalı banka tarafından aynı alacağa ilişkin mükerrer iki ayrı icra takibi başlattığını, tahsilde tekerrür olmamak kaydının konulmuş olmasının mükerrer icra takibi yapılmış olduğu hususunu ortadan kaldırmayacağı gibi iki ayrı icra masraflarının olacağını, takip talebi itibariyle 24.779,63 TL olduğu, ödeme tarihi itibari ile alacak miktarının 5.258,44 TL olduğunun hesaplandığını, söz konusu alacak kalemlerinin mükerrer olduğu hususunun sabit olduğunu, takip konusu borcun ödenmiş olmakla konusu kalmamış olan davanın reddine karar verilmesi gerekmesine rağmen aksi yönde karar verildiğini, 33.820,00 TL  bedelli tek karşılığında kullanılmış olan krediye ilişkin toplamda 48.500,00 TL ödeme yapılmasına rağmen halen yüksek miktarda müvekkillerinin borca mahkum edildiğini, dava tarihinin 21.06.2019 tarihi olduğunu, 38.500,00 TL ödemenin 25.06.2019 tarihinde yapıldığını, gönderilen tebligatın müvekkiline 09.07.2019 tarihli olduğunu, tebligat tarihinden önce yapılan ödeme ile davanın konusuz kalmış olmasına rağmen asılsız beyanlarla borcun ödenmediği iddiası ile ve dava tarihi öncesinde yapılan 10.000,00 TL ödemenin dikkate alınmadan karar verildiğini, davalı bankanın kötü niyetli olduğunu iddia ederek, davanın reddi ile davalı banka aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini ve müvekkillerinden toplamda 48.500,00 TL tahsilat yapılmış olması nedeni ile ödeme tarihleri itibariyle gerçekleştirilen ödemelerin toplam alacak miktarı üzerinde olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, kredi sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın  kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, genel kredi sözleşmesinin varlığı, sözleşmede davalı şirketin kredi müşterisi, davalı gerçek kişinin müteselsil kefil olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, takip tarihi ve dava tarihi itibari ile davalıların kredi borç miktarı, davacı banka tarafından mükerrer tahsilatın gerçekleşip gerçekleştirilmediği, yargılama aşamasında davalının kredi sözleşmesinden dolayı borçlarının olup olmadığı ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı bankanın Karaköy Şubesi ile davalı şirket arasında 200.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesinin düzenlendiği, kredi tarihinin 22.06.2017 olduğu, davalı gerçek kişinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak yer aldığı, davalı banka tarafından Üsküdar ... Noterliğinde düzenlenen 28.03.2018 tarihli ihtarname ile davalı şirkete Karaköy Şubesi tarafından kullandırılan kredi hesabı borcunun ödenmemesi nedeni ile 28.03.2018 tarihi itibari ile kat edildiği, kat ediliş tarihi itibari ile 33.811,30 TL ana para, 749,61 TL faiz ve ferileri olmak üzere toplam 34.598,39 TL'nin bir gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, ödemenin gerçekleştirilmemesi üzerine davacı banka tarafından davalılar hakkında 30.05.2018 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı  dosyasında 34.598,39 TL rotatif, 2.388,71 TL işlemiş faiz ve ferileri olmak üzere toplam 37.211,54 TL alacağın tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlular tarafından icra takibine karşı itiraz edildiği, davacının İİK 67.maddesi gereğince yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, tarafların delillerini ibraz ve ilgili delillerin dosya içerisine celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 09.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasındaki sözleşmelerin temerrüt faizine ilişkin 2.7.1. Maddesinde 2.7.1.müşteri'nin kredi borcunu (taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birini; ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi veya borcun sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde; alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye kadar, Banka'nın faiz, komisyon, gider  vergisi ve sair vergi ve diğer masraflarının muacceliyet anında geçerli olan oran ve koşullarla işletmeye devam edeceğini kabul edeceği, ancak müşteri bankaca uygulanan akdi faiz oranının muacceliyet tarihi itibarıyla aynı tür krediler ve hesaplar için Banka'nın TC Merkez Bankasına bildirmiş olduğu kısa, orta veya uzun vadeli cari kredi faizlerinden düşük olması halinde en yüksek olan oranın gecikme faizi olarak uygulanmasını kabul edeceği, müşterinin, temerrütün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için temerrüt tarihinde aynı tür Türk Lirası krediler ve hesaplar için Banka'nın TC Merkez Bankası'na bildirmiş olduğu kısa, orta veya uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanının %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödemeyi kabul edeceği, davacı bankanın ekte sunulan 03.05.2016 tarihli genelgesinde en yüksek cari faiz oranının %40 olduğu,  %50 fazlası 40x 1.50 =%60 oranına tekabül ettiği, davacı bankanın tespitleri altında kalan %40 temerrüt faiz oranı ile bağlı olduğu, davacı bankanın, Kredi borçlusu ... İnş.ltd.şti.ve müteselsil kefil ...'den, 01.04.2018 temerrüt tarihi itibariyle belirlenen 24.779,63 TL asıl alacağına, 22.06.2018 takip tarihine kadar %40 temerrüt faizi üzerinden  hesaplama yapıldığı, davacının tespitler üzerinde kalan 37.211,54,-TL'lik talebinin yerinde olmadığı, davalı tarafından, 25.06.2019 tarihi itibariyle kredi borcuna ilişkin karşılıksız çıkan çeke karşılık olarak, çekte cirosu bulunan ... tarafından 38.500,00,-TL ödeme yapıldığı dosyaya sunulduğu, dava tarihi 21.06.2019 sonrası, 25.06.2019 tarihinde gerçekleşen 38.500,00,TL ödemenin, nihai infaz aşamasından İcra Müdürlüğünce dikkate almmasının uygun olacağı, davacı Bankanın, takip tarihi 22.06.2018 itibarıyla, ... İnş.Ltd.Şti.ve müteselsil kefil ...'den, 24.779,63 TL asıl alacak, 2.257,70 TL temerrüt faizi, faizin %5'i 112,88 TL BSMV olmak üzere toplam 27.150,21 TL alacağı bulunduğu, davacının 37.211,54 TL'lik talebinin yerinde olmadığı, takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 24.779,63 TL matrah üzerinden %40 temerrüt faizi, faizin %5'i BSMV istenebileceği belirtilmiştir. Davacı vekili, davalılara noter tarafından gönderilen ihtara itiraz edilmediğini ve borcun ödenmediğini, davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, kredi borcuna istinaden borcun tahsil edilmemesi sebebi ile müvekkili bankaya teslim edilen 20.02.2018 tarihli 33.820,00 TL bedelli çek için tahsilde tekerrür olmamak adına İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 25.06.2018 tarihinde kambiyo takibi başlatıldığını, takibe itirazın olmadığını, borçlu davalılar tarafından belirtilen 10.000,00 TL ödemenin ... tarafından yapıldığını, icra dosyasına bildirildiğini, tahsilde tekerrür  olmamak kaydı ile dosyada yapılan 10.000,00 TL ödemeye ilişkin tahsil harcı ödemesinin yapıldığı, davalılar ve dava dışı çeke ilişkin cirantası olan şirketler hakkında icra işlemleri ve haciz  işlemleri uygulanması sonucu tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takibe istinaden 25.06.2019 tarihinde kapak hesabı yapılmadan müvekkiline haricen 38.500,00 TL'nin ... tarafından ödendiğini, yapılan ödemenin çeke ilişkin olsa da tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile kredi alacağına ilişkin olması sebebi ile kredi borcuna mahsup edildiğini ancak faiz, dava masraflarının kaldığını, bu sebeple dava tarihinden sonra yatırılan bakiye alacak için davalarının devam ettiğini belirterek ek rapor alınarak dava tarihi itibari ile alacak miktarının belirlenmesinin ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçelerinde; dava dilekçesinin müvekkiline 09.07.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, alacağın tebligat yapılmadan önceki tarihte ödenmiş olduğunu, 38.500,00 TL ödemenin 25.06.2019 tarihinde olduğunu belirterek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporuna göre tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davanın kısmen kabulüne ve ayrıca dava tarihinden sonra ödemenin infaz aşamasında nazara alınmasına dair yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden hüküm tesis edilmiştir. Dava İİK 67.maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali istemine ilişkindir.  İcra takibi 22.06.2018 tarihinde gerçekleştirilmiştir. İş bu dava 21.06.2019 tarihinde açılmış icra takip dosyasına ödeme ise 25.06.2019 tarihinde yani tarihinden sonra  gerçekleştirilmiştir. Takip dosyasına yapılan ödeme tutarı 38.500,00 TL olup, dava tarihinden sonra ödeme yapılmıştır. Davacı vekili tarafından davalılar hakkında başlatılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine alacağın tahsiline ilişkin bu kez İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 33.820,00 TL bedelli 20.02.2018 keşide tarihli çek ve ferileri nedeni ile 25.06.2018 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatmıştır. Davacı tarafça başlatılan her iki takip talebinde, tahsilde tekerrür etmemek kaydına ve  TBK 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faize mahsup edileceğine yer verilmiştir. Takip konusu borcun ödendiği 25.06.2019 tarihi itibari ile dava açılmış olduğundan mahkemece bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibari ile  belirlenen miktar yönünden davanın kısmen kabulüne ve dava sonrasında ödenen takip borcu yönünden miktarın infaz aşamasında dikkate alınmasına dair verilen kararda bir usulsüzlük görülmemiştir. Mahkemenin 06.07.2020 tarihli celsenin 1 nolu ara kararında ,davacı vekiline 800,00 TL bilirkişi ücretinin yatırılması konusunda iki haftalık kesin süre verilmiştir. Bilirkişi ücreti yatırılmadığı takdirde mevcut dosya kapsamına göre karar verileceği açıklanmıştır. Davacı vekili, 12.08.2020 havale tarihli dilekçesinde, süresi içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmamış ise de takdir edilenin delil ikamesi avansı olduğunu, dava şartı olmadığını, kesin sürenin sonuç doğurabilmesi için usulünce ve eksiksiz olması gerektiğini ,ayrıca emsal Yargıtay ilamlarında belirtildiği üzere celse öncesinde ücretin yatırıldığını belirterek bilirkişi incelemese yapılmasını talep etmiştir. Verilen kesin süre usulünce ve eksiksiz kabul edilemeyeceğinden ve diğer taraftan bilirkişi ücretinin yatırıldığı  tarih  davayı uzatmaya matuf olmadığından davalılar vekilinin buna dair istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 1.390,98 TL istinaf karar harcının davalılardan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 28.01.2025 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"185660252dc1ff34","SID":"d41d2a87f8d3305c"}}