{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 04/02/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar                                                                        Nedeniyle)<br><br>Taraflar arasındaki davada mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen hüküm aleyhine süresi içerisinde istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmuş olmakla, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... müvekkili sigorta şirketi nezdinde otel paket sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, ... ait İskelem Otel'de 11.01.2023 tarihinde sigortalı bulunan iş yerinin önündeki kaldırımın altından geçen elektrik hattında patlama meydana gelmesi sebebiyle otel olarak faaliyet gösteren sigortalı taşınmazın çatısında ve tesisat sisteminde hasra meydana geldiğini, meydana gelen hasar müvekkili sigorta şirketi tarafından tazmin edildiğini ve sigortalısına tazminat ödemesi yaptığını, müvekkili sigorta şirketi yapmış olduğu ödeme akabinde sigortalısının haklarına halef olması dolayısıyla icra dosyası nezdinde kusurlu taraftan rücu talepli icra takibi ikame edilerke tahsil etmeye çalışmışsa da borçlu takibe haksız yere ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle davacı müvekkili ile davalı arasında bulunan borç ilişkisinin varlığının sübut ettiğini, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı kalması kaydı ile haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine tapmış oldukları itirazın mevcut borç ilişkisi sebebi ile iptali ile takibin devamına karar verilmesini, başlatılan icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettikleri açık olan borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf dava dilekçesinde her ne kadar müvekkili şirkete sorumluluk atfetmişse de davacı tarafın dayanak yaptığı itfaiye raporunun objektif kriterlere dayanmadığını, alanında ehil kişilerce yapılan bir tespitten ziyade varsayım üzerine yapılmış değerlendirmelerden ibaret olduğunu, eksper raporunda da itfaiye raporuna atıf yapılmış olan konuya ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı gibi ayrıca tespit yada değerlendirme de yapılmadığını, davalı dışındaki söz konusu bölgede bulunan diğer elektrik abonelerinden cihaz hasarı ile ilgili elektrik dağıtım şebekesi kaynaklı herhangi bir ihbar yada bildirim bulunmadığını, .... tesisat numaralı elektrik aboneliği 48-75-0009 CBS kodlu Akyaka İskele TR-9 isimli trafodan enerji aldığını, sistem kayıtlarında yapılan incelemede hasar beyan tarihi olarak belirtilen 11.01.2023 tarihlerinde abonenin enerji aldığı trafoda cihaz hasarı oluşturabilecek herhangi bir arıza olmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte meydana gelen olayda yer altı kablosunun geçtiği yolda da hasar oluşması gerekirken anılı yolun zarar gördüğüne dair ilgili kurum ve kuruluşlardan herhangi bir talep bulunmadığını, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, ilgili mevzuatın amir hükümlerinde yer alan hiçbir şartın oluşmadığı durum özelinde davacının ihtiyati haciz kararı verilmesi taleplerinin reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;<br> ...  sayılı kararında özetle;<br>\"1-Açılan davanın REDDİNE,<br>2-Kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,<br>3- Alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile fazla alınan ‭‭‭947,81‬ TL Harcının Karar Kesinleştiğinde Davacı Tarafa İadesine, <br>4- Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hükümden sonra yapılacak yargılama giderlerinin işlem yapılmasını talep eden tarafça karşılanmasına, <br>6- Bakiye gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>7- 6100 Sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4 maddesine göre hesap edilen 30.000,00 TL Vekalet Ücretinin Davacıdan Alınarak Davalıya Verilmesine\" dair karar verilmiştir. <br>İSTİNAF  NEDENLERİ ;<br>İnceleme konusu karar davacı vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Davacı  yönünden istinaf başvurusunun süresinde olduğu anlaşılmıştır. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketi,  ...  ait  ...  adlı işletmenin otel paket sigortası kapsamında sigortalı olduğu tarihte meydana gelen elektrik hattı patlaması sonucunda zararı tazmin ettiğini, elektrik hattındaki patlama nedeniyle otelin çatısı ve tesisatında hasar oluştuğu tespit edildiğini, bu zarar müvekkili tarafından karşılanmış ve sigortalısına tazminat ödendiğini, tazminat ödemesinin ardından,  ...  nin sorumlu olduğu gerekçesiyle, müvekkil şirketinin zararını rücuen tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu tarafın itirazı sonucu takip durduğunu,  ...  Asliye Ticaret Mahkemesi’nde itirazın iptali talebiyle dava açılıp ve yargılama süreci sonunda dava reddedildiğini, Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak zarara yol açan sebebi tespit edemediğini, ADM Elektrik’in kusurunun bulunmadığı yönünde karar verildiğini, bilirkişi raporunda eksiklikler ve çelişkiler bulunduğu gibi, şu ana kadar zarara ilişkin yeterli inceleme yapılmadığını, mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda, olayın kaynağına dair detaylı bir inceleme yapılmadan karar verildiğini, olay yerinde daha önce yapılmış kazı çalışmalarının kabloların hasarına yol açıp açmadığı konusunda herhangi bir somut delil sunulmadığını, mahkeme tarafından re’sen veya taraf talebiyle tamamlanmadığını,  ...   tarafından sunulması gereken kablo test raporları dosyada bulunmamakta, bu da bilirkişi incelemesinin eksik yapıldığını gösterdiğini, HMK’nın uyarınca, mahkemenin ihtilafın çözümü için gerekli gördüğü takdirde yeni bir bilirkişi raporu talep etmesi gerektiğini,  mahkeme, zararın kaynağını tespit etmek için mevcut eksik raporu yeterli görerek dosyaya ek inceleme yaptırma gereği duymadığını, zararın kaynağını kesin olarak tespit etmeyi engellediğini, bilirkişi raporu, müvekkili tarafından ödenen 115.307,63 TL’lik tazminatın piyasa rayicine uygun olduğunu, zarara ilişkin taleplerin gerçekçe ve dayanaklı olduğunu,  zarara yol açan tarafın kusur durumu yeterince irdelenmeden, davanın reddi yönünde karar verildiğini,  ...  zararın kaynağı olduğuna dair kesin delil bulunmadığından bahsedildiğini, kablo test raporları, montaj yılı, izolasyon durumları gibi hayati bilgiler rapora dahil edilmediği için  ... ’in kusurlu olmadığına dair de kesin bir sonuç ortaya konmadığını,  ...  Asliye Ticaret  Mahkemesi tarafından verilmiş olan kararın icrasının geriye bırakılmasını, bilirkişi raporundaki eksiklikler göz önüne alındığında, kararın eksik incelemeye dayalı olarak tesis edildiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilgili mahkemeye gönderilmesini  talep etmiştir. <br> <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca sorumlu davalı kurumdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine  ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince,yukarıda özetlenen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.<br>H.M.K'nun 342-e maddesinde istinaf dilekçesinde başvuru sebepleri ve gerekçesinin bildirilmesinin zorunlu olduğu, yine HMK.nun 355. Maddesinde incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı ancak Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun resen gözetileceği belirtilmiştir. Kural olarak emredici hukuk kurallarına açık aykırılık kamu düzenine de aykırılık sayılır.<br>HMK'nun 357. Maddesine göre de; ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz.<br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ile kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı gözetilerek ve HMK'nın 353. maddesi gereğince yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmaması nedeniyle duruşmasız olarak, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri, istinafa gelenin sıfatı ve istinaf sebepleriyle bağlılık ilkesi dikkate alındığında; <br>Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472. maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan sigorta sözleşmesi ve ödeme belgesi dikkate alındığında, davacının aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu hasarın hangi nedenden kaynaklandığı, oluşan zarardan davalının kusur ve sorumluluğunun olup olmadığı ve zararın miktarı noktalarında toplanmaktadır.<br>İspat; dava konusu yapılan hakkın gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddi hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkün olur ve dava konusu hak ile buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları yönünde mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda 187/1.maddesinde \"İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir.\" şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, kendisine hukuki sonuç bağlanmış olaylardır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Hakim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise HMK'nın  \"İspat Yükü\" başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; \"İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.\" şeklinde düzenlenmiştir. Yani ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer. Kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, 6. b., 2.c., s.1972).<br>Türk Borçlar Kanunu'nun Tehlike Sorumluluğu ve Denkleştirme Başlıklı 71. maddesi; \"Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur.<br>Bir işletmenin, mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araçlar ya da güçler göz önünde tutulduğunda, bu işlerde uzman bir kişiden beklenen tüm özenin gösterilmesi durumunda bile sıkça veya ağır zararlar doğurmaya elverişli olduğu sonucuna varılırsa, bunun önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletme olduğu kabul edilir. Özellikle, herhangi bir kanunda benzeri tehlikeler arzeden işletmeler için özel bir tehlike sorumluluğu öngörülmüşse, bu işletme de önemli ölçüde tehlike arzeden işletme sayılır.<br>Belirli bir tehlike hâli için öngörülen özel sorumluluk hükümleri saklıdır. Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin bu tür faaliyetine hukuk düzenince izin verilmiş olsa bile, zarar görenler, bu işletmenin faaliyetinin sebep olduğu zararlarının uygun bir bedelle denkleştirilmesini isteyebilirler.\" şeklinde düzenlenmiştir. <br>İşbu davada hasarın kaldırım altından geçen elektrik hattında meydana gelen patlamadan kaynaklandığı ileri sürüldüğünden, davalının sorumluluğu TBK'nın 71. maddesinde belirtilen tehlike sorumluluğuna dayanmaktadır.<br>Kusursuz sorumluluğun bir türü olan tehlike sorumluluğu, tehlike arz eden bir işletmenin faaliyeti nedeniyle oluşan bir sorumluluktur. Anılan maddede ifade edildiği gibi bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, buralardan işletme sahibi ve varsa işletenin müteselsilen sorumlu olacaktır. Ancak işletme ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir...Bu sebeple sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15). <br>Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması şartlarından birini gerçekleşmesi gerekmektedir.<br>Kusursuz sorumlulukla ilgili mevzuat, doktrin ve Yargıtay içtihatları gereğince oluşan bu kriterlerden bahsedildikten sonra somut olay incelendiğinde, davacının iddia ettiği rucüya tabi hususlarda ''balkon korkuluk, kiremit değişim, korkuluk direkleri, iskele kurulum ve sökümü, söküm ve moloz atım, işcilik,  ... plakalı araç onarım, temiz ve pis su kaçaklarının giderilmesi, pergola ve çatı onarım için tahta'' kalemleri için ödeme yapıldığı görülmüştür. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde ise, yer altından geçen bir kablonun yanması nedeniyle otelin çatısının zarar görmesinin mümkün olmayacağı, zararın neden oluştuğunun tespit edilemediği hususları ile davalıdan kaynaklandığının kesin ve somut delillerle ispat edilemediğinden bahsedilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, elektrik kablosunun yaklaşık 6 metre yükseklikteki çatının kiremitlerine zarar vermesinin söz konusu olamayacağından, bu şekilde bir hasarın ancak patlamaya bağlı oluşmasının mümkün olduğunundan, elektrik kabloların tek başına davaya konu edilen meydana getirmesinin teknik olarak mümkün olmadığından bahsedilmiştir. Raporun sonuç kısmında tek başına elektrik kablosunun bahse konu hasarı oluşturmasının teknik olarak mümkün olmadığından davalı şirketin kusurlu olmadığının, elektrik kablo şebekesinin montaj yılı ve kablo test raporları ile patlamanın olduğu alanda otelin atık su gideri için kazı çalışmasının yapılıp yapılmadığı veya başka bir sebeple patlama alanında kazı yapılıp yapılmadığı ve bu kazı çalışmalarında elektrik kablosunun zarar görüp görmediğine dair bilgiler ışığında karar vermenin mümkün olabileceğinden bahsedilmiştir. <br> Bunun yanında, olayla ilgili itfaiye raporunda olay yerine ulaşıldığında İskelem Otel'in önündeki kaldırımın altından geçen elektrik hattında dumanlar çıktığından, otelin girişinde bulunan mermerlerin, çatının kablo geçen bölümünde 50 civarında kiremit ve yağmur gider borularının zarar gördüğünden, patlamayla birlikte fırlayan mermer parçalarının  ... plakalı Honda Civic marka aracın sol arka stop camını kırdığından ve sol arka tamponuna zarar verdiğinden bahsedilmiştir. <br>Yine, aynı raporda yer altından geçen enerji hattının herhangi bir sebeple patlaması sonucu olayın meydana geldiğinden bahsedilmiştir. <br>Dosya kapsamındaki fotoğraflardan otel önündeki mermerlerin bir kısmının zeminden kopmuş olduğu görülmektedir. Buna karşın davalı şirket çalışanlarının tuttuğu tutanakta ise arızadan kaynaklı toprak kayması ve zemin parçası kopukluğunun görülmediği belirtilmiştir.  <br>Bu durumda, hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli değildir. İddia edilen olay sebebiyle dava dosyasında bulunan fotoğraflarda görünen otelin önündeki zeminden kalkmış şekilde gözüken mermer parçalarının iddia edilen enerji hattındaki patlama sebebiyle oluşup oluşmadığı yeterince araştırılmamıştır. Bilirkişi raporunda bu hususa açıklık getirilmemiştir. 80 cm derinlikte bulunan kablonun 6 metre yükseklikteki çatıdaki kiremitlere zarar vermesinin söz konusu olmadığından bahsedilse de  ... plakalı araçta meydana geldiği iddia edilen hasar ile temiz ve pis su kaçaklarının giderilmesi ile ilgili iddia edilen hasarla ilgili yeterli açıklamanın yapılmadığı ve bu hususlarda denetime elverişli bir raporun sunulmadığı anlaşılmıştır.<br> Bu nedenle mahkemece dosya içerisindeki otelin önünde zeminden kalkmış olarak gözüken mermer parçalarının bulunduğu fotoğraflar, keşifte dinlenen davalı tanıkları  ... ve  ... gösterilerek bu hususta detaylı yeniden beyanlarının alınması gerekmektedir. Bu şekilde bu tanıkların tuttuğu tutanak ile dosya içerisindeki fotoğraftaki görüntü arasındaki çelişki giderilerek bahse konu mermer parçaların zeminden nasıl koptuğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Bu hususla ilgili gerekirse Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'nın 11/02/2023 tarihli tutanağındaki tutanak tanıkları da mahkemece dinlenmelidir.<br>Hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen, elektrik kablo şebekesinin montaj yılı ve kablo test raporlarının davalı şirketten istenmesi, patlamanın olduğu alanda otelin atık su gideri için kazı çalışması yapılıp yapılmadığının veya başka bir sebeple patlama alanında kazı yapılıp yapılmadığının, bu kazı çalışmalarında elektrik kablosunun hasar görüp görmediğinin ilgili Belediye Başkanlığından ve dava dışı sigortalıdan sorularak bu eksikliklerin giderilmesi gerekmektedir.<br>Daha sonrasında usul ekonomisi gözetilerek dosyada mevcut raporda eksikliklerin giderilmesi halinde kesin değerlendirme yapılabileceği belirtildiğinden öncelikle yukarıda belirtilen hususlarda ek rapor aldırılması ve gerekmesi halinde 1 elektrik mühendisi, 1 inşaat mühendisi ve 1 makine mühendisi bilirkişilerinden oluşacak yeni bir heyetten rapor alınmalıdır. Mevcut heyetten ve gerektiğinde yeni bilirkişi heyetinden raporda, dava dilekçesine ekli, ekspertiz raporunda belirtilen hasarları detaylı şekilde inceleyerek bu hasarlar (özellikle  ...  plakalı araçta meydana geldiği iddia edilen hasar ile temiz ve pis su giderinde meydana geldiği iddia edilen hasar ile ilgili) ile iddia edilen patlama arasında illiyet bağı olup olmadığını net bir şekilde belirtmeleri istenmelidir. <br>Bilirkişi heyetinin raporunda iddia edilen hasarlar ile meydana gelen patlama arasında illiyet bağının tespiti halinde bu kez iddia edilen patlamanın kaynağının ne olduğu, sigorta sebebiyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin uygun olup olmadığı, kusursuz sorumlulukta illiyet bağını kesen, zarar gördüğü iddia eden sigortalının ya da 3.kişinin ağır kusurunun bulunup bulunmadığı, davalının, Kuvvetli Akım Tesisleri yönetmeliği gereği bakım ve özen borcunu gereği gibi yerine getirip getirmediği, olabilecek tehlikeleri düşünerek gerekli denetimleri yapıp yapmadığı hususunda, kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince tehlike sorumluluğuna ilişkin değerlendirmeleri de içeren varsa davalının, sigortalının ya da 3.kişilerin kusur oranlarını gösterir, rapor sunması istenmelidir. <br>Tüm bu nedenlerle, yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf talebinin belirtilen yönüyle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, HMK 353/1-a-6 bendi uyarınca kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;  ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  ... Esas  ... sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE<br>3-Davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olduğundan, istinaf eden davacı tarafça yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, 492 sayılı yasanın 31. maddesi gereğince talebi halinde kendisine iadesine,<br>4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/2. maddesi gereğince ve Dairemizce dosya hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilmesi nedeniyle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacının istinaf kanun yoluna başvurusu sırasında yaptığı yargılama giderlerinin mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, yatırılan gider avansından varsa kalan bölümünün karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda H.M.K'nın 353/1-a/6 ve 362/1-g maddeleri gereğince 04/02/2025  tarihinde KESİN olmak üzere oybirliğiyle ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/02/2025<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f42150124aa9ddf","SID":"c59966d186c8cb77"}}