{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/975 <br>KARAR NO: 2024/1898<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>TARİHİ: 12/03/2024<br>NUMARASI: 2023/355 Esas -  2024/128 Karar<br>DAVA: Alacak <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/12/2024<br>Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından, taraflar arasındaki süregelen ticari ilişki çerçevesinde davacıya ait gemiye akaryakıt tedariki sağlandığını, buna istinaden tanzim edilen borcun aracı şirketler vasıtasıyla davalı şirkete ödendiğini ancak müvekkili aleyhinde, 04/07/2019 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyası tahtında 25/12/2014 tarihli 33.025,00 TL bedelli fatura alacağının tahsili istemli ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine yasal süresi dahilinde itiraz edilmemiş olduğundan takibin kesinleştiğini ve davalı/alacaklı tarafından araç, tapu ve banka hesap hacizleri tatbik edildiğini, bu itibarla, taraflarınca 08/09/2020 tarihinde derhal dosya kapak hesabı yaptırıldığını, hesap tarihinde bakiye borç miktarı olan 47.338,75 TL'nin ihtirazi kayıt altında icra dosyasına ödendiğini, takip konusu borcun tamamının vadesinde davalının aracı acentesi/yetkili temsilcisi ve garantörü ... Denizcilik Ltd. Şti.’ne ödenmiş olması karşısında davacının aynı borcu icra tehdidi altında tekrar ödemeye maruz bırakılmasının hukuken kabul edilemeyeceğini, yakıt temini faaliyetinde ödeme akışını sağlamaya yetkili temsilci ...’in faaliyetlerinin TBK md 40 ve TTK md 102 vd hükümleri uyarınca doğrudan doğruya davalı şirketi bağladığını, zira ... şirketi'nin yetkili temsilci/aracı acente sıfatıyla müşterilerle ve alt aracı şirketlerle ticari ilişkiye girmekte olup, bu kapsamda yapılan yakıt ödemelerinin ise davalı şirkete yapılmış sayılması gerektiğini, davalı şirket ve aracı şirket ... arasında akdedilen sözleşme uyarınca fatura borcundan ...’in garantör sıfatıyla sorumlu olması karşısında, 5 yıl süre zarfında ...’e başvurulmayıp günümüzde davacı müvekkili aleyhinde takip başlatılmasının davalının kötüniyetini gözler önüne serdiğini, davalı şirketin alt aracı şirket ... Denizcilik ve ...’ in ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek davacının ödediği bedelin istirdadına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafça dava dışı ... Denizcilik’ in müvekkili şirketin aracı acentesi ve yetkili temsilcisi olduğu iddia edilmekle birlikte müvekkili şirket ile ... Denizcilik arasında böyle bir ilişkinin mevcut olmadığını, dava dışı ... Denizcilik'in münhasıran müvekkilinin akaryakıt satış faaliyetlerine müşteri temini ve müşteri portföyü oluşturulmasına aracılık etme faaliyetini üstlendiğini, müvekkili şirket ile ... Denizcilik arasında imzalanmış olan sözleşmede ...’e müvekkili şirketi temsil etme veya müvekkili şirket adına müşterilerden tahsilat yapma yetkisinin kesinlikle verilmediğini, müvekkili şirketin davacıya doğrudan akaryakıt temin etmekte olup temin etmiş olduğu akaryakıt bedelini de doğrudan davacı adına düzenlemiş olduğu 25.12.2014 tarihli faturaya yansıttığını, hali hazırda tüm bu ürün satışının davacıya yapılmış olduğunun dava dilekçesinde de ikrar edildiğini, faturaya konu borcun aslen davacı nezdinde doğmuş olup ... Denizcilik’ in bu ilişkideki rolünün yalnızca garantör sıfatıyla sorumlu olmasından ibaret olduğunu, davacının fatura borcunu müvekkili şirkete davacı ya da bir başka 3. kişi tarafından ödenmediğini, bu nedenle icra dosyasından yapılan tahsilatın mükerrer olmadığını, garantör sıfatı ile müvekkili şirketin davacıdan olan tüm alacaklarından müteselsil ve müşterek olarak sorumlu olan dava dışı ... Denizcilik'in ise fatura bedelinin garantör sıfatıyla üstlenilmesi için müvekkili şirkete ... nolu 191.371,46 TL bedelli çeki keşide ettiğini ve müvekkili şirketten çek bedelinden davacının borcu tutarınca virman işlemi yapılmasını talep ettiğini, virman işleminin gerçekleştirildiğini, fakat ... Denizcilik tarafından keşide edilen çek bedellerinin ödenmediğini ve müvekkilinden erteleme talep edildiğini, akabinde ise ertelenen çeklerin yerine keşide edilen çeklerin de karşılıksız çıkması nedeniyle ertelenmesinin talep edildiğini, bunun üzerine keşide edilen çeklere istinaden yapılan virman işleminin bahse konu fatura bedelinin tahsil edilmemesi sebebiyle ters kayıt ile düzeltildiğini, bu hususların bilirkişi tarafından müvekkili şirketin defter ve kayıtlarının incelenmesi halinde açıkça tespit edileceğini, ... Denizcilik şirketinin müvekkili şirket adına tahsilat yapma yetkisini bulunmadığını, ilgili bedelin herhangi  bir şekilde ... Denizcilik’e ödenmiş olsa dahi üçüncü kişiye yapılan ödemenin müvekkili şirkete olan borcu sona erdirmeyeceğini beyan ederek davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"....Mevzuata göre ÖTV'siz akaryakıt satışının, kendisine bu yetki tanınmış bulunan akaryakıt dağıtım şirketi tarafından gerçekleştirilmesi zorunlu olmasına rağmen; ticari bir takım gerekçelerle ...'in, söz konusu satışların gerçekleştirilmesi hususunda ...'i yetkilendirdiği ve ÖTV'siz akaryakıt satışını ... aracılığı ile gerçekleştirdiği bu durum ...'in ... nam ve hesabına hareket ettiği; ÖTV'siz akaryakıt satışı iş ve işlemler bakımından kendisin in bir nevi temsil yetkisi ile donatıldığına işaret ettiği, nitekim ilgili satışlar ... tarafından gerçekleştirildiği hâlde satış faturalarının ... tarafından düzenlendiği, fatura bedellerinin de davacı tarafından düzenlenen çeklerin ...'e teslimi suretiyle ödendiği, ..., ... nam ve hesabına işlem yapmak üzere ... tarafından görevlendirildiği dikkate alındığında, ilgili satış bedellerinin ödenmesi düzenlenecek çeklerin teslim alınması yetkisine de sahip olduğunun kabul edilmesi işin niteliği icabı olduğu,  TBK m. 40 hükmü gereği yetkili temsilci tarafından temsil edilen nam ve hesabına yapılan hukukî işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlayacağı, ayrıca TBK m. 41 gereği temsil hukukî bir işlemden doğmuşsa, temsil yetkisinin içeriği ve kapsamı o hukukî işleme göre belirleneceği, temsil yetkisi üçüncü kişilere bildirilmişse temsil yetkisinin içeriği ve kapsamı da bu bildirime göre belirleneceği, ...'i ÖTV'siz satış yapma hususunda temsilci olarak yetkilendiren ..., bu yetki kullanılarak kurulan hukukî ilişki ile bağlı olmadığını; yahut kısmen bağlı olduğunu iddia edemeyeceği, böylece davalı ... tarafından davacı aleyhine başlatılan takibe konu alacağı, davacının ...'e yaptığı ödeme ile borcunu ifa etmiş olduğundan davacının icra tehdidi altında ödediği 47.338,75 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dışı ..., müvekkili şirketin akaryakıt satış faaliyetlerine müşteri temini ve müşteri portföyü oluşturulmasına aracılık etme faaliyetleri ile yükümlü olduğunu, bununla birlikte, ... Denizcilik, müvekkili şirket ile arasındaki çerçeve sözleşme hükümleri uyarınca, aracılık hizmeti verdiği müvekkili şirket müşterilerinin, akaryakıt alımı sebebiyle doğabilecek her türlü borçlarını garantör sıfatıyla ifa edeceğini, ifa yükümlülüğünü nakden ve defaten ödeme yapmak suretiyle yerine getireceğini kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili Şirket davalıya akaryakıt temin etmekte olup temin etmiş olduğu akaryakıt bedelini davaya konu faturalara yansıttığını, akabinde dosya içerisinde yer alan raporlarda da yer aldığı gibi garantör sıfatı ile müvekkili şirketin davacıdan olan tüm alacaklarından müteselsil ve müşterek olarak sorumlu olan dava dışı ... Denizcilik fatura bedelinin garantör olarak ödenmesi için müvekkili şirkete ... nolu 191.371,46 TL bedelli çeki keşide ettiğini  ve müvekkili şirketten çek bedelinden davacının borcu tutarınca virman işlemi yapılmasını talep ettiğini, müvekkili şirketin ise verilmiş olan bu çeke ilişkin olarak hesaplarında virman işlemini gerçekleştirdiğini, fakat ... Denizcilik tarafından keşide edilen çek bedellerinin ödenmediğini ve müvekkilinden ... nolu çek ile birlikte verilmiş olan diğer çek ödemelerinin ertelenmesinin talep edildiğini, akabinde ise ertelenen çekler yerine keşide edilen çeklerin de ertelenmesinin talep edildiğini, bu erteleme işlemleri akabinde ertelenen çekler yerine ... Denizcilik tarafından müvekkili şirkete keşide edilen çeklerin karşılıksız çıktığını, bunun üzerine keşide edilen çeklere istinaden yapılan virman işlemi bahse konu faturanın tahsil edilmemesi sebebiyle ters kayıt ile düzeltildiğini, bu sebeple, davacı tarafın müvekkili şirkete olan borcu başlatmış oldukları icra takibi neticesinde ödendiğini, her ne kadar mahkeme kararında müvekkili şirketin, akaryakıt satışının gerçekleştirilmesi hususunda dava dışı ...'i yetkilendirdiği, ...' in müvekkili nam ve hesabına hareket ettiği ve temsile yetkili olduğu yönünde tespitte bulunulmuş ise de işbu dayanaksız tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, esasen yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından dava konusu borcun müvekkili şirkete ödenmediğinin tespit edildiğini,  diğer taraftan dosyada yer alan deliller ve beyanlar kapsamında ...'e tahsil yetkisi verilmediği ve ...'e yapılan ödemenin müvekkili şirkete olan borcu sona erdirmeyeceğinin açıkça ortaya konulduğunu,  müvekkili ile dava dışı ... Denizcilik arasında akdedilen sözleşme uyarınca ...'e müvekkili şirketi temsil etme veya müvekkili şirket adına müşterilerden tahsilat yapma yetkisinin verilmediği sabit olup,  davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönünde kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini, diğer taraftan müvekkili şirketin fatura bedeli alacağının tahsili için davacı aleyhine başlatmış olduğu Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına borçlu süresi içinde itiraz etmediğini  ve takibin kesinleştiğini, davacının, açmış olduğu istirdat davasının niteliği gereği İİK m.72/8'te düzenlendiği gibi paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecbur olduğu halde dosya kapsamında iddialarını ispatlayamadığını, yine yargılama esnasında usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarındaki virman ve ters virman kayıtları incelenerek yapılan inceleme sonucunda oluşturulan raporların da  bu hususu ortaya koyduğunu, ancak mahkeme tarafından dosya kapsamında yer alan yazılı deliller, sözleşmeler ve ticari kayıtlar dikkate alınmaksızın yorum yoluyla gerekçelendirme yapıldığını ve hüküm kurulduğunu, yapılan yargılama esnasında müvekkilin davacıdan alacaklı olduğu ve bu tutarı tahsil edemediği açık olmasına rağmen davanın kabulü yönünde  karar verilmesinin yerinde olmadığını, esasen yargılama esnasında toplanılan deliller ile müvekkilin 12.11.2016 tarihi itibariyle davacı yandan 33.025 TL alacaklı olduğu değerlendirmesi dahi yapılmış olmasına rağmen, davacının hem usule aykırı hem de haksız olan istirdat iddiasının kabulüne yönelik kararın gerekçesi de somut olayla uyumlu olmamakla ilgili kararın kaldırılmasına, haksız davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takip dosyasına ödenen bedelin, takibin haksız olduğundan bahisle istirdadı talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı takip alacaklısı tarafından davacı hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyasında \"25.12.2014 tarihli 33.025 TL tutarındaki fatura, Cari hesap dökümü\" sebebine dayalı olarak 33.025 TL alacağın tahsili istemiyle 04.07.2019 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, takibe itiraz edilmemesi üzerine takip kesinleşmiş, davacı tarafından talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 09.09.2020 tarihinde 47.338,75 TL ihtirazı kayıtla icra dosyasına ödenmiştir. İstinafa gelen uyuşmazlık, istirdat koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Davacı tarafça, icra tehdidi altında yatırılan paranın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72/7. maddesi uyarınca  istirdatı  istemiyle eldeki dava açılmıştır. İİK 72/7. maddesinde “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir” düzenlemesi mevcuttur.Anılan kanuni düzenleme uyarınca istirdat davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması gerekmektedir. Bu 1 yıllık süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece resen nazara alınmalıdır. Bahsi geçen hak düşürücü süre, borç olmayan paranın ödendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Burada dikkate alınması gereken süre ise borç olmayan paranın icra veznesine ödenmesi ile başlayacak süredir. Somut olayda eldeki dava 28.04.2021 tarihinde yapılan ödemeden sonra  bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır. Taraf defterleri üzerinde  yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından tutulan işletme hesabı defterinde davalı tarafından düzenlenen 03.10.2014 tarih ... nolu 58.280,62 TL bedelli, 08.12.2014 tarih ... nolu 56.388,05 TL bedelli, 25.12.2014 tarih ... nolu 33.025 TL bedelli 3 adet faturanın kayıtlı olduğu ancak  herhangi bir ödeme kaydı gözükmediği, dava dışı ... tarafından dava dışı ... Dış Ticaret Ve Sanayi Ltd.Şti.'ne ödenen bedellerin aynı şirket tarafından davalı ... Akaryakıt firmasına 05.11.2014 tarihinde ... nolu çeke istinaden 58.280,62 TL virman, 25.12.2014 tarihinde ... nolu çeke istinaden 56.388,05 TL virman, 07.01.2015 tarihinde ... nolu çeke istinaden 33.025 TL virman listesi ile sunulduğu, usulüne uygun tutulan davalı ticari defterlerine göre 05.11.2014 tarihinde ... nolu çeke istinaden 56.280,62 TL, 25.12.2014 tarihinde ... nolu çeke istinaden 56.388,05 TL virman yapıldığı ve 07.01.2015 tarihinde ... nolu çeke istinaden 33.025 TL virmanın 12.11.2016 tarihinde geri alınması üzerine davacının davalıya 12.11.2016 tarihi itibariyle 33.025 TL borçlu olduğu belirtilmiştir. Davalı ile dava dışı ... Tekstil Dış Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi (...) arasında imzalanan 21.12.2012 tarihli Çerçeve Sözleşme ile dava dışı şirketin, davalıya akaryakıt satış faaliyetlerinde müşteri temini ve müşteri portföyü oluşturulmasında aracılık hizmeti vermeyi üstlendiği, sözleşmenin 2. maddesi ile dava dışı şirketin, davalı ...'in ÖTV'siz akaryakıt satışı yapabileceği müşteri grubunu tayin ve tespit ederek, tüm mali/ödeme sorumluluğu uhdesinde kalmak üzere ürün alım satımına dair ticari ilişkileri aracı olarak tesis edeceğinin, aracılık hizmeti verdiği müşterilerin, davalı nezdinde akaryakıt alımları sebebiyle doğabilecek her türlü borçlarını Türk Borçlar Kanunu'nun  (TBK) üçüncü kişinin fiilini taahhüt hükümleri çerçevesinde garantör sıfatıyla ifa edeceğinin, Garanti Hükümleri başlıklı 5. maddesinde ise, davalı ile müşterileri arasındaki ticari ilişki nedeniyle müşterilerin davalı nezdinde doğabilecek tüm borçlarının ödenmesinden müşterek ve müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunun, müşteriler tarafından kabul edilen beyan ve taahhütlerin kendisi için geçerli olduğunun, müşterilerin borçlarının vadesinde ödenmemesi halinde, davalı tarafından herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın iş bu garanti taahhüdünden doğan borçların tamamının muacceliyet kesbedeceğinin ve muaccel olan borçların muacceliyet tarihinden itibaren 10 gün içerisinde ödeyeceğinin kabul edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda davacı, satın aldığı akaryakıtın bedelinin davalıya ... şirketi tarafından ödendiğini, davacının ise ödemelerini ... İnşaat Ticaret Limited Şirketi (...) aracılığıyla ...'e yaptığını, ticari ilişkinin ... çekleri ile yürüdüğünü ileri sürmüş olup , davalının ticari defterlerinde ... tarafından verilen çeklerin davacı hesabına kabul edilerek davacının borcundan mahsup edildiği görülmüştür. Bu durumda davalının, ...'in  kendi bulduğu müşterilere satılan yakıtlar için davalı adına tahsil yetkisini haiz olduğu hususunda davacıda güven oluşturduğu anlaşılmakta olup, davalının ...'e tahsil yetkisi verilmediği yönündeki savunması  yerinde değildir. Bununla birlikte davacının istirdat talebi yönünden öncelikle icra takibine konu fatura bedelini ...e  ödeyip ödemediğinin incelenmesi gerekir. Zira ancak ...'e ödeme yapılmış olması durumunda davacının davalıya karşı sorumluluğu kalmayacağı kabul edilebilir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı, ... ile davalıya ait ticari defterleri incelenmiş ise de ...'in 2014 ve 2015 yılı ticari defter ve kayıtlarının iflas idaresinde bulunmadığı,  anılan defterlerin  depo hizmet veren şirket deposunda olduğu fakat  kira borcu ödenmediğinden depoya girilemediği, bu nedenle ...'in defterlerinin incelenemediği belirtilmiş, ... yönünden ne şekilde temin edildiği anlaşılmayan muavin defter kaydı fotokopisi ve virman listesi dikkate alınmıştır. Bu durumda  yapılan inceleme yeterli olmayıp, taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin işleyiş biçimi dikkate alınarak  İstanbul ... İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasında iflas tasfiyesi yürütüldüğü anlaşılan Armarin şirketinin ticari defterleri üzerinde  mali müşavir bilirkişi aracılığıyla gerekirse  yerinde keşfen inceleme yapılarak takibe konu fatura karşılığında davacının, ... Denizcilik aracılığıyla ...'e ödeme yapıp yapmadığının açık bir şekilde belirlenmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a6dd3dd21ece5d3f","SID":"92c2be53c03a706f"}}