{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1230 Esas<br>KARAR NO: 2025/41<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/03/2024<br>NUMARASI: 2017/404 Esas, 2024/80 Karar<br>ASIL DAVA: Caymaya İtiraz<br>DAVA TARİHİ: 05/12/2016<br>DAVA: Fikir Ve Sanat eserinden kaynaklana (Maddi ve manevi tazminat)<br>DAVA TARİHİ: 20/11/2017<br>DAVA:MARKA HAKKINA TECAVÜZÜN DURDURULMASI, ÖNLENMESİ, KALDIRILMASI,  MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT<br>DAVA TARİHİ: 05/06/2018<br>KARŞI DAVA: MARKA HÜKÜMSÜZLÜĞÜ<br>KARŞI DAVA TAR.: 17/07/2018<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde  özetle; davacı ile davalılar arasında 09.10.2013 tarihli “Fonogram ve Menajerlik Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşme gereğince davacının davalılara beş albüm çıkartmayı ve tescil belgesine bağlanarak albümlerin yayımlanmasını üstlendiğini, davalıların ise müzik grubu olarak beş albüm çıkartmayı üstlenmiş olduğunu, bu beş albümden “...” isimli birinci albümün 16.05.2013 tarihinde kayıt tescil belgesine bağlanarak yayınlandığını, “...” adlı ikinci albümün 22.07.2014 tarihinde kayıt tescil belgesine bağlanarak yayınlandığını ve Müyap meslek birliği üyesi olan davacı tarafından dağıtım-satış işlemlerinin özenle yapıldığını, üçüncü albüm için ise kayıt stüdyosuna avans mahiyetinde ödeme de yapılmış olmasına rağmen bu albümle ilgili hiçbir gelişme sağlanamadığını, bu çerçevede taraflar arasındaki menajerlik sözleşmesine istinaden elde edilen sahne gelirlerinden davacının uğradığı zararlar ile albüm çalışması, klip ve konser organizasyon davetlerine icabet etmeleri hususunda Kadıköy ... Noterliği vasıtasıyla 11.04.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davalılara gönderildiğini, üçüncü albüm için belirlenmiş olan eserleri henüz albüm yayınlanmadan önce davacının bilgisi ve rızası dışında davalıların internet ortamına sunmaları nedeniyle ve diğer önceki ihlallerini sürdürmeleri nedeniyle davalaılara Beşiktaş ... Noterliği vasıtasıyla 12.07.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, davacı ile davalılar arasındaki iş ilişkisi başlangıçta dostane bir ortamda yürümekte iken daha sonra davalılardan ...'ın saldırgan bir üslupla ilişkiyi zedelemesi nedeniyle problemler yaşandığını, bu bağlamda davacı şirket yöneticilerine yönelik tehdit, hakaret ve hedef gösterme fiillerinden dolayı kendisi hakkında İstanbul Cumhuriyet başsavcılığı ve BİMER'e şikayet ve başvuru yapıldığını, davacının sözleşmeyi ihlal eder bir tutumu olmamasına rağmen davalıların sözleşmeden caymış olmalarının haksız ve kötüniyetli olduğunu, müzik sektörünün yaşadığı kriz nedeniyle albüm yapmak isteyen sanatçıların bütün maliyetleri kendi ceplerinden karşılamak durumunda iken davalılara inanarak güvenerek bu işe giren, kayıt, tanıtım, klip vs. bütün giderleri üstlenen davacı firma ile yapılan menajerlik sözleşmesini feshe yönelik eylemlerini kabul etmenin hukuken mümkün olmadığını, davalılar tarafından icra edilmiş albümlerin televizyon dizileri içinde kullanımları amacı ile davacı firma tarafından girişimlerde bulunulduğunu, gerçekleşen kullanımlar nedeniyle davacının “yapımcı” davalıların “sanatçı” olarak telif geliri elde etmekte olduklarını, davalıların ihtarnamede belirttiklerinin aksine taahhütlerini yerine getirmeyen taraf olduklarını, cayma hakkının keyfi olarak kullanılamayacağını, aksi durumda sözleşmeye güvenerek yatırım yapan kişilerin zarara uğratılmasının söz konusu olacağını ve bu durumun sözleşmeye güven ilkesini zedeleyeceğini, davalıların 09.10.2013 tarihli “Fonogram ve Menajerlik Sözleşmesinden\" haksız ve kötüniyetli olarak caydığını, caymanın geçersizliğini ve sözleşmenin yürürlükte olduğunun tespitini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Esas davada davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>BİRLEŞEN DAVA İstanbul 1. FSHHM'nin 2017/752 Esas sayılı birleşen dosyasında davacı vekili; müvekkili ile davalılar arasında 09.10.2013 tarihli Fonogram ve Menajerlik Sözleşmesinin imzalanmış olduğunu, sözleşme süresinin yürürlülük tarihinden itibaren beş yıl olduğunu, sözleşme uyarınca müvekkilinin davalılara beş albüm çıkarmayı, tescil belgesine bağlanarak çıkartmayı üstlenmiş olduğunu, müvekkilinin FSEK m. 80 uyarınca bağlantılı hak sahibi olduğunu, davalıların “icracı sanatçı” olarak sahip oldukları hakların sözleşme uyarınca müvekkiline devretmiş olduklarını, müvekkilinin fonogram ve menajerlik sözleşmesi ile üstlendiği beş albümden ilki olan “...” adlı albümün 16.05.2013 tarihinde ve ikinci albümün 22.07.2014 tarihinde kayıt tescil belgesine bağlanarak yayınlanmış olduğunu, müvekkili firmadan albümler nedeniyle kayıt miks, mastering ücreti (...), grafik tasarım, eser işletme, FRS matbaa baskı, CD baskı, radyo Pr, radyo, TV, köşe yazarlarına yapılan CD kargo, aranjör ücreti, fotoğraflar, klipler nedeniyle yaptığı harcamalar miktarının ilgili meslek kuruluşlarına sorulduğunda maddi zararın 100.000,00 TL üzerinde olduğunu, gerçek zararın bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacağını, davalıların yükümlülüklerine aykırı hareket ettiklerini, bu nedenle albüm satışlarının yeterince gerçekleşemediğini ve dağıtım firmalarında 3000 civarı albümün müvekkili şirkete iade edilmiş olduğunu, davalıların ... ve ...'da organize edilen imza gününe katılmamış olduklarını ve bu nedenle ... tarafından 293 adet CD'nin müvekkili şirkete iade edilmiş olduğunu, sözleşmeye ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmeleri için davalılara Kadıköy ... Noterliğinin 11.04.2016 tarih ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, davalıların kendilerine ait sosyal medya sitelerinde yaptıkları paylaşımlar ile ... ve diğer internet sitelerinden tespit edildiği kadarıyla 2013-2017 tarihleri arasında müvekkili şirkete bilgi vermeksizin, onay almaksızın 150'nin üzerinde konser ve faaliyetlerde bulunmuş olduklarını, müvekkillerince tespit edildiği kadarıyla 150 civarında konser gelirlerinden her biri için ayrı ayrı olmak üzere tahsilat tarihlerinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesi gerektiğini, üçüncü albüm için davalıların 14.06.2016 tarihinde gerekli muvafakatname ve taahhütnameleri vermiş olmalarına ve müvekkili tarafından kayıt stüdyosuna avans mahiyetinde ödeme yapılmış olmasına rağmen davalıların gelmemesi nedeniyle bu albümle ilgili hiçbir gelişme sağlanamadığını, davalıların sözleşme gereğince müvekkile devrettikleri ..., ... isimli parçaları, müvekkili firmanın bilgisi ve rızası dışında İtunes, sportify gibi yasal dijital platformlara koyarak gelir elde ettiklerini, yapılan her iş için ayrı ayrı olmak üzere tahsilat tarihlerinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte müvekkiline ödeme yapılmasını talep ettiklerini, davalıların 3. albüm için üzerlerine düşen yükümlülüğü yerine getirmedikleri ve iki albüm çalışması daha yapmaları gerektiğini, ayrıca davalıların 14.06.2016 tarihli muvafakatname ile belirlenmiş olan eserleri henüz albüm yayınlanmadan önce müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında “...” isimli parçaya klip çekip internet ortamında sunmalarının sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, belirtilen nedenlerle Beşiktaş ... Noterinin 12.07.2016 tarih ... yevmiye no.lu ihtarnamesi gönderildiğini, davalıların tutumunun haksız ve kötüniyetli olduğunu, taraflar arasında akdedilen fonogram ve menajerlik sözleşmesi uyarınca müvekkil tarafından büyük yaptırımlar ve promosyonlar yapılarak büyük bir çalışma ve özveri ile müzik camiasında tanınmış ve isim yapmış olduklarını, müvekkil şirket üzerine düşen sorumlulukları tam ve eksiksiz olarak yerine getirmiş olduğunu ancak davalıların sözleşmeye aykırı hareket ettiklerini, davalıların ... ile anlaşarak ... isimli eseri ... sayfasına koymuş olduklarını, bahsi geçen fiillerin müvekkilinin ticari itibarını ve prestijini zedelediğini, müvekkilini maddi-manevi zarara uğrattığını, davalı ...'ın tehditvari ve hakaretamiz tavır ve eylemleri nedeniyle müvekkil şirket yetkilisi tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet edildiğini, sonuç olarak davacının üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini, davalıların ise sözleşmeye aykırı olarak hareket ettiklerini belirterek müvekkilinin ticari itibarının zedelendiği, davalıların davranışlarının maddi ve manevi zarara neden olduğunu, müvekkili şirketin uğradığı zararlar nedeniyle fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini, davalıların tek başına hareket ederek yapmış olduğu her türlü işlerden elde etmiş olduğu ve/veya elde edeceği her türlü kazanç ve gelirlerden kazancın %20'sinin müvekkiline ödenmesini, 2013 tarihli sözleşme uyarınca iki albüm çalışması daha yapılması gerektiğine göre 3. albümde belirtilen eserler ve bunlar dişindaki eserlerinin de müvekkile aidiyetinin tespiti ile sözleşme gereğince ödenmesi gereken olarak tespit edilecek bedelin yapılan her iş için ayrı ayrı olmak üzere tahsilat tarihlerinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: İstanbul 1. FSHHM'nin 2017/752 Esas sayılı birleşen dosyasında davalı vekili,; davacının dava dilekçesinde belirttiği kayıt miks, mastering ücreti, grafik tasarım, eser işletme, frs matbaa baskı, cd baskı, radyo pr, radyo-tv köşe yazarlarına yapılan cd kargo, aranjör ücreti, fotoğraflar, klipler nedeniyle yaklaşık 100.000,00 TL zarara uğradığı iddia edilmişse de sayılan harcama kalemlerinin her birinin taraflar arasında ilgili dönemde yürürlükte bulunan “Fonogram ve Menajerlik Sözleşmesi” uyarınca davacı tarafından yapılması gereken harcamalar olduğunu, davacının sözleşme gereğince yerine getirmesi “gereken yükümlülükleri zarar kalemi olarak ileri sürmesinin kabul edilemeyeceğini, öte yandan birinci ve ikinci albümün satıldığı süre boyunca albümler sayesinde davacının elde ettiği ciddi miktardaki dijital alan, fiziki satış giderleri ile diğer her türlü gelirden dava dilekçesinde hiç bahsedilmemiş olduğunu, ayrıca davacının 100.000,00 TL'yi aşan miktarda zarara uğradığı iddiasını ispatla yükümlü olduğunu ve bunu yerine getirmemiş olduğunu, müvekkillerinin sözleşmeye uygun davrandıklarını, sözleşmeye aykırı hareket edenin bizzat davalı şirket olduğunu, davacının, müvekkillerinin yeni ve ilgi gören şarkılarına yapılması gereken masrafları yapmaktan kaçındığını, bu albümlerin çok kısa süreler içinde ve çok düşük maliyetlerle hayata geçirilmesi için müvekkiller üzerinde bir baskı oluşturduğunu, davacı şirketin ilk iki albümde olduğu müvekkillerinin istedikleri müzikal kaliteyi ortaya koyma önceliğini önemsemediğini ve verdiği sözleri tutmadığını, davacı şirketin tamamıyla kar maksimizasyonu üzerine kurduğu yaklaşım ve tavırlarını sürdüreceğinin ve davalı müvekkillerinin haklı beklentilerini karşılayamayacağının anlaşılması ile birlikte albüm çalışmalarının durma noktasına geldiğini, yapım firmalarının “...” gibi kendi tarzını yaratabilen, özel yetenekli grup ya da kişilere büyük yatırımlar yaptığını, davacı taraf müvekkillerinin albüm çalışmalarına gelmemesi nedeniyle albüm çıkarılamadığını iddia etmişse de müvekkillerinin 9 Haziran 2016'da albüm çalışmalarına başladığını ve bu çalışmaların belli bir süre devam ettiğini, taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde davacının 23 yaşındaki iki genç müzisyen için ağır şartlar ortaya koyduklarının anlaşılabileceğini, davacının müvekkillerini adeta bir kelepçe ile sözleşmeyle bağladıkları,müvekkillerine hiçbir konu hakkı tanımadıklarını, davalı müvekkillerinin sırf kendilerine iyi bir çalışma ortamının sunulacağı umuduyla eldeki kadar ağır bir sözleşmeyi imzalarken davacı şirketin sanatçısının yanında değil de adeta karşısında olan tavrının albüm çalışmalarının tıkanmasına sebebiyet verdiğini, tüm bu sorunlar yaşanırken davacı şirketin söz verdiği klip çalışmalarını da yapmaması üzerine müvekkillerin kendi imkanlarıyla bir klip ürettiğini ve “...” üzerinden dinleyenleriyle paylaştığını, ancak davalı şirketin grubun aleyhine olacak şekilde müvekkillerin üretimlerini dinleyicileriyle paylaşmalarına engel olmak amacıyla klibi gösterimden kaldırttığını, tüm bu sorunlar sonucunda grup üyelerinden ...'ın yaşananlara isyan ettiği noktada sosyal medyada yaptığı bazı paylaşımları müvekkilin aleyhine kullanarak kendisine dair iki farklı savcılık soruşturması başlatılması konusunda girişimlerde bulunulduğunu, gelinen noktada sorunları uzlaşma ile çözme konusunda girişimlerde bulunulduğunu, bir aya yakın bir süre şirket yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştiğini ancak davacının uzlaşma için 100.000,00 TL talep etmesi ve müvekkillerin böyle bir kazancı olmadığı halde bu bedel üzerinde diretilmesi dolayısıyla uzlaşmanın gerçekleşmediğini, davacının mali hakları kullanması ile ilgili yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi ve müvekkillerin manevi haklarını, kamuoyu önünde itibarlarını zedeleyecek şekilde savcılık soruşturması açması, yaptıkları açıklamalarla müvekkillerin müzik sektöründeki kariyerini açıkça baltalamaya çalışması üzerine müvekkillerin cayma hakkını kullanma yoluna gittiğini, cayma hakkının kullanılmasıyla birlikte taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sona erdiğini ve caymaya konu mali hakların kendiliğinden, başka bir işleme gerek kalmadan eser sahibine döndüğünü, dolayısıyla davacı tarafın ortaya konan cayma hakkının kullanıldığı tarihten sonraki döneme dair taleplerin de herhangi bir dayanağı olmadığını, davacı taraf sözleşme süresi içinde edimlerini gereği gibi yerine getirmediğinden, sözleşmenin sona erdirildiği tarihten sonraki döneme ilişkin olarak menajerlik komisyonu talebinde bulunamayacağını, bu yönde bir ücret talebinde bulunmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiş, davacının tavrı ve birtakım girişimleri dolayısıyla müvekkillerinin manevi anlamda zarara uğradıklarını, tüm bunlara ek olarak davalı şirketin birtakım engellemeleri dolayısıyla grubun birçok programını iptal etmek zorunda kaldığını ve yer almayı planladığı birçok sahneye çıkamayarak hayranlarının gözünde itibar kaybettiğini, popülerliğini yitirdiğini belirterek davacının haksız eylemleri ve kişilik hakkına tecavüz niteliğindeki fiilleri nedeniyle karşı davada müvekkillerin her biri için 25.000,00 TL olmak üzere toplamda 50.000,00 TL manevi tazminatın davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA: Mahkemenin 2018/285 Esas sayılı birleşen dosyasında davacı karşı davalı vekili; müvekkili şirketin uzun yıllardır müzik yapımcılığı alanında faaliyet gösteren, hemen herkesin ve her kesimin evinde bulunan sayısız plak, kaset, cd üretmiş ve üretmekte olan saygın bir müzik yapım firması olduğunu, müvekkil ile davalı ... ve ... arasında 09.10.2013 tarihli “Fonogram ve Menajerlik Sözleşmesi” imzalandığını, bu sözleşme uyarınca müvekkili davalılara beş albümün yapımcılığını üstlenmiş olduğunu, anılan sözleşmenin 11. maddesi uyarınca sözleşmenin diğer tarafı olan davalıların muvafakati çerçevesinde 2015 yılında “...” ve “...” ibarelerini adına marka olarak tescil ettirdiğini, davalıların müvekkili şirketten izin almaksızın klipler yayınladığını, daha sonra diğer davalı yapım firmasının etiketiyle ve müvekkiline ait markaları kullanmak suretiyle iki adet müzik albümü (“...” ve “...” adlı albümler) yaptığını ve piyasaya arz etmiş olduklarını, ayrıca bu albümleri ..., ... ..., ..., ..., www...com.tr dijital mecrada da müvekkiline ait markalarla kullanmakta olduklarını, davalıların eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ve müvekkilini maddi-manevi yönden zarara uğrattığını iddia ederek marka hakkına tecavüzün durdurulmasını, önlenmesini, kaldırılmasını, izinsiz markalı ürünlerin imhasını, dijital mecralarda her türlü kullanımların kaldırılmasını, müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 20.000,00 TL'nin müvekkiline ödenmesini,taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri çerçevesinde müvekkilinin 2015 yılındaki başvurusu neticesinde \"...\" ve \"...\" isimlerinin yasal marka hakkı sahibi olduğunu, karşı davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek reddini talep etmiştir. Mahkemenin 2018/285 esas sayılı birleşen dosyasında davalı karşı davacı vekili; davacı şirketin müvekkili gerçek kişiler ile imzalamış olduğu Fonogram ve Menajerlik Sözleşmesinde yer alan mali yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemiş olduğunu, davacı şirketin müvekkillerinin manevi haklarını ve kamuoyu önündeki itibarlarını bütünüyle zedeleyecek biçimde savcılık şikayetlerinde bulunduğunu, yapılan açıklamalar ile müvekkillerinin müzik sektörü kariyerlerinin açıkça ortadan kaldırılmak istenmiş olduğunu, taraflar arasında gelişen bu olumsuzluklar neticesinde maddi ve manevi her türlü hakları zedelenen müvekkillerin albüm çalışmalarının durma noktasına geldiğini, tüm bunların üzerine müvekkillerin davacı-karşı davalı şirketle bir daha çalişma imkanının kalmadığını görmeleri üzerine FSEK m. 58 uyarınca sözleşmeden cayma hakkını kullandıklarını, cayma hakkının kullanılması ile birlikte taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sona erdiğini ve caymaya konu mali hakların kendiliğinden, başka herhangi bir işleme gerek olmaksızın eser sahibi müvekkillere geri döndüğünü, davacı-karşı davalının adına yaptırdığı marka tesciline 09.10.2013 tarihli sözleşmenin 11. maddesini dayanak yaptığını, işbu sözleşmenin hakkı kapsamında sona erdirildiği dikkate alındığında, sözleşmenin feri niteliğindeki marka tescillerinin de işbu sözleşmenin sona erdiği tarihte sona erdiği hususunun kabulü gerektiğini, işbu sözleşmenin 11. maddesinin davacıya kendi adına marka tescil hakkı vermeyeceğini, sözleşmenin 11. maddesi hükmünden anlaşılacağı üzere, müvekkillerin tescilsiz olarak kullandıkları markalarına ilişkin muvafakati, marka sahibi olarak kendilerinin bildirilmesi şartıyla davacı şirketin marka başvurusunda bulunmasına ilişkin olduğunu, açık sözleşme hükmüne rağmen davacı şirketin sözleşmeye aykırı bir şekilde kendi adına marka başvurusu gerçekleştirdiğini, davacının açık sözleşme hükmünü hukuk ve mantık kurallarına ters bir şekilde yorumlayarak sözleşmesel ve hukuki dayanağı olmadığı halde gerçekleştirdiği marka tescillerine dayanılarak ikame edilen esas davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı-karşı davalının marka tescilinde kötüniyetli olduğunu, zira taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı-karşı davalı şirkete müvekkiller adına marka başvurusu yapma hakkı verildiğini ve fakat dava konusu markaların müvekkillerin haberi ve izni olmaksızın davacı şirket tarafından kendi adına tescil ettirilmesinde haklı bir neden bulunmadığından ... ve ... tescil no.lu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 2018/285 Esas sayılı dosyasında davalı ...A.Ş. Vekili;  müvekkili şirketin uluslararası ve saygın bir şirket olan ... ülkemizdeki ofisi olarak faaliyet göstermekte olduğunu, uluslararası ana şirket ...'in 1929 yılında ABD'de kurulmuş ve 34 ayrı yapım markasıyla tüm dünyada 40'tan fazla ülkede uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, bu faaliyetler kapsamında müvekkil şirket ile diğer davalılar arasında albüm çalışması ve eserlerin kaydına ilişkin imzalanan sözleşme ile diğer davalılar, \"...\" müzik grubu ismi altında devam eden ve “belirli bir tanınmışlık ve ayırt edicilik kazanmış faaliyetlerini, eserlerinin kayıt işlemi ve albüm çalışması gerçekleştirilmesi adına müvekkil şirkete bir takım hak ve yetkiler vermiş olduklarını, bu sözleşme kapsamında “...” isimli eserin 14.02.2018 günü “T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescil edilerek müzikseverlerin ilgisine sunulmuş olduğunu, davacı ile diğer davalılar arasındaki sözleşmenin 11. maddesinin davacıya kendi adına marka tescil hakkı vermediğini, dava konusu markaların âdi. sınıfta tescil edilmiş olduğunu, oysa eserlerin stüdyo kayıtlarının gerçekleştirilmesi vs. hizmetlerin 41. sınıf kapsamında olmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"... somut olaya dönüldüğünde, taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerinde davacının yapımcı, davalıların ise sanatçı olarak belirtildikleri, anılan sözleşme uyarınca davalıların en az 46 dakika ya da 14 eseri ihtiva eden 5 adet albümü seslendirecekleri ve bu eserlerin mali haklarını davacıya devrettikleri, davacının ise davalılara 5 adet albüm çıkarıp tescil belgesine bağlayarak yayınlama taahhüdünü üstlendiği, sözleşmenin süresinin ise 5 yıl olarak  düzenlendiği görülmektedir. Sözleşmenin düzenlenmesinden cayma iradesinin kullanıldığı zamana kadarki 3 yıllık süre içerisinde davacı tarafından iki albüme ilişkin yükümlülüklerinin yerine getirildiği ve bu albümlerin neticelendirildiği, üçüncü albüm sürecinin taraflar arasındaki husumetler nedeniyle neticelendirilemediğinin anlaşıldığı, dosya içerisinde mevcut  31/03/2021 tarihli -içinde birden fazla sektör bilirkişisinin bulunduğu- bilirkişi raporuna göre tarafların yükümlülüklerinin değerlendirildiği, davacının 3 yıl içerisinde yalnızca iki albüme ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasının davalı eser sahiplerinin menfaatlerini tehlikeye düşürdüğü, her ne kadar davalıların sözleşmeye aykırı eylemlerinden ötürü çalışmaların tamamlanamadığı davacı tarafça iddia olunmuş ise de dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre bu hususun yeterli delillerle ispat olunmadığı, ayrıca aşağıda da açıklanacağı üzere sözleşme hükümlerinde davalılar aleyhine açık orantısızlık bulunduğu, sözleşme hükümleri bir bütün olarak incelendiğinde sanatçının daha korumasız, davacının ise üstün bir konumda olduğu, taraflar arasında yapımcı sanatçı ilişkisinden kaynaklanan ceza yargılamalarının bulunduğu, davacı tarafından davalı ... hakkında 24/08/2016 tarihinde savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu,ceza davasının sonucundan bağımsız olarak mevcut durumun taraflar arasındaki sözleşmeyi dava konusu özelinde sürdürülemez hale getirdiği, bu noktada oluşan husumet nedeniyle cayma hakkının kullanılması için davacıya mehil verilmesinin de etkisiz olacağı, cayma hakkının kullanılabilmesi için, eser sahibinden mali hak veya ruhsat iktisap eden -taraflar arasındaki sözleşmenin 14. maddesine göre sözleşmenin feshi ve devri noktasında sınırlama olmaksızın yetkiyle donatılan- davacının kusurlu olmasının şart olmadığı, davacının eylemlerinin eser sahibinin zararına kullanım durumu olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının sözleşme kapsamında kendisine devredilen mali hakları gereği gibi kullanamadığının anlaşıldığı ve davalıların menfaatlerinin esaslı surette tehlikeye düşürüldüğünün tespit olunduğu, (her ne kadar dosya içerisinde mevcut 31/10/2017 ve 25/07/2018 tarihli bilirkişi raporlarında caymanın şekil ve esas yönünden geçerli olmadığı yönünde görüş bildirilmişse de yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde raporlara bu yönden itibar olunamayacağı), bu durumun davalılarca davacıya devredilen haklara zarar verdiği ve davacının mevcut durumun aksini ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Birleşen İstanbul 1. FSHHM'nin 2017/752 Esas sayılı dosyası yönünden yapılan değerlendirmede ;   ...Taraflar arasındaki sözleşmenin yükümlülüklere ilişkin 5.6.7. ve 8. madde hükümleri incelendiğinde ,yapımcının aynı zamanda sanatçıların menajerliğini de yürüteceği, yapımcı menajerin yazılı izni olmadan sanatçıların üçüncü kişi ya da kuruluşlarla iş veya faaliyetlerde bulunamayacağı, yani eseri üreten ve onları yorumlayan bir sanatçının yine yalnızca yapımcının istek ve menfaatleri doğrultusunda hareket etmek zorunda kalacağı, inandığı ve kariyerine katkı sunacak her türlü iş ve işlemin ancak yapımcının izniyle olacağı, sözleşmede düzenlenen maddelerle dahi sınırlı olmaksızın sanatçıların herhangi bir aktivite, faaliyet, etkinlik içinde bulunmayacağı, yorumcu olarak bir konser dahi veremedikleri, davalı sanatçıların eserleri üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi kalmadığı, gelir elde edemedikleri, sözleşme hükümlerinde davalılar aleyhine açık orantısızlık bulunduğu ve bu doğrultudaki yükümlülüklere katlanılmasının beklenilemeyeceği, kaldı ki taraflarca hazırlama ilkesine tabi davada, dosyada mevcut bilgi, belge ve yukarıda açıklanan esas davada hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalıların sözleşme yükümlülüklerine aykırı davrandıklarının da yeterli delillerle ispatlanamadığı, caymadan sonraki dönem için mali hakların davalılara döndüğü, caymadan önceki dönem için ise yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda taleplerin  yasal dayanağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın tümden reddine karar verilmiş, karşı davanın ise işbu dosyadan tefrik edildiği ve bu noktadaki yargılamaya başka mahkemede devam olunduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin birleşen 2018/285 Esas sayılı dosyası yönünden yapılan değerlendirmede;... davalı sanatçıların sözleşmeden caymaları haklı bulunmuş, ayrıca kelepçeleme hükümler içerdiği anlaşılan sözleşmenin değerlendirmesi yapılmıştır. Dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgeler ile 31/03/2021 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 11. maddesinin \"..sanatçı, gerek kendi gerçek adından veya sanatçı adından (takma adından) kaynaklanacak marka haklarının yapımcı firma tarafından adına tescil edilmesini beyan ve kabul eder..\"  hükmünü ihtiva ettiği, tescil edilen \"...\" markasının davalı sanatçının ismini ve soy ismini içerdiği, \"...\" markasının ise sözleşme düzenlemesinden de anlaşıldığı üzere davalılarca daha önceden kullanıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 5 yıl için düzenlendiği, sözleşmenin 11. maddesinde sanatçının kendi adından oluşturulacak internet sitelerinin ve mail adreslerinin dahi sanatçı tarafından kullanılamayacağının belirtildiği, sanatçıların sözleşme tarihinden önce kullandıkları anlaşılan  \"...\" grup adı ile, davalı sanatçılardan birinin ismi üzerindeki markasal hakları davacı şirkete süresiz ve koşulsuz olarak devretmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sözleşmedeki iradelerin bu şekilde yorumlanamayacağı, ayrıca sözleşmenin düzenlenmesinden yaklaşık 2 yıl sonra başvuruda bulunulduğu, sonrasındaki taraflar arasındaki husumetli süreç de gözetilmekle tescilin markanın kullanılış amacına ve fonksiyonlarına aykırı olarak kötü niyetli olarak yapıldığı, bu doğrultuda dava tarihinde yürürlükte bulunan SMK m. 6/9 ve 25  kapsamında  karşı davaya konu hükümsüzlük taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmakla karşı davada hükümsüzlüğü talep olunan markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, (ayrıca her ne kadar davacı taraf marka tescil tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan KHK hükümlerine göre kötüniyete dayalı marka hükümsüzlüğüne karar verilemeyeceğini belirtmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/07/2008 tarih ve 2008/11-501 Esas, 2008/507 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, KHK hükümlerine göre dahi kötü niyetli marka tescillerinin hükümsüzlüğüne karar verilebileceği gözetilmekle bu doğrultudaki itiraza itibar olunmamıştır) esas davada ise bu markaların dayanak gösterildiği marka hakkına tecavüz ve bağlı taleplerin dava konusu olduğu anlaşılmakla esas dava yönünden davacının tüm taleplerinin reddine\" \"Mahkememizin 2017/404 Esas numaralı asıl dosyası yönünden; 1-Davanın tümden reddine, Birleşen İstanbul 1. FSHHM'nin 2017/752 Esas sayılı dosyası yönünden;1-Davanın tümden reddine,Mahkememizin birleşen 2018/285 Esas sayılı dosyası yönünden;Asıl dava yönünden;1-Asıl davanın tümden reddine, Karşı dava yönünden; 1-Karşı davanın kabulü ile, karşı davalı adına kayıtlı ... nolu \"...\"  markasının ve ... nolu \"...\" markasının hükümsüzlüğüne, markaların sicilden terkinine, ... -Masrafı karşı davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/404 Esas, 2024/80 Karar sayılı dosyası yönünden istinaf sebepleri;  Sözleşme gereği \"...\" ve \"...\" simli albümün tespitleri yapılarak eser sahibi ve icracı sanatçı muvafakatleri alınarak Kültür Bakanlığından albüm eser işletme belgesi alınarak tüm mecralarda satış ve dağıtımları gerçekleştirildiğini, sözleşmenin kurulmasından itibaren iki yıldan fazla bir zaman geçtiği halde taraflar arasında herhangi bir sorun yaşanmadığını, haksız çıkar sağlama amacına matuf olarak öne sürülen mesnetsiz iddiaların hiç bir şekilde dile getirilmediğini, Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme gereğince 3. albüm için müvekkil şirket tarafından hazırlıklara başlanmış, kayıt stüdyosuna avans mahiyetinde ödeme  yapılmış olmasına rağmen, davalılar tarafından herhangi bir açıklama yapılmadığından albümle ilgili çalışmalar başlatılamadığını, davalıların sözleşme gereği katılmak zorunda oldukları, müvekkili şirket tarafından bildirilen konser organizasyonu, albüm tanıtımı, lansman çalışmaları ve televizyon programlarına icabet etmediğini, müvekkili davacı tarafından Kadıköy ... Noterliği'nin 11.04.2016 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşme kapsamındaki yükümlülükleri gereğince ivedilikle müvekkil yapımcı şirketin albüm çalışması, klip çekimleri ve konser organizasyon davetlerine icabet edilmesi, müvekkilinden habersiz şekilde verilen konserlere son verilerek, bundan sonra gerçekleşecek konserlerin bildirilmesi, izinsiz ve habersiz şekilde gerçekleştirilen 70 civarında konser gelirlerinden yapımcı payının ödenmesi, aksi takdirde hukuki yollara başvuracağımız ihtar edildiğini, ihtar sonrası üçüncü albüm çalışmalarına  başlanmış ve Beyoğlu ... Noterliğinin 14.06.2016 tarihli ... yevmiye nolu eser sahibi ... yevmiye nolu icracı sanatçı muvafakatı ile 10 adet eserin muvafakatnameleri davalılar tarafından müvekkiline  verildiğini,  üçüncü albümün eser işletmeye bağlanıp piyasaya arzı için çalışmalar yapıldığı sırada, eserler daha albüm yayınlanmadan, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında internet ortamında davalılar tarafından yayınlandığını,  davalılara Beşiktaş .... Noterliği'nin 12.07.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, eserlere davalılar tarafından müvekkilinden habersiz video klip de çekildiğini, klibin içeriği devlet yetkililerini suçlayıcı bir üslupta olduğunu, videoların derhal kaldırılmasının istendiğini, Caymaya yönelik ihtarnamenin usul yönünden geçerlilik şartlarını taşımadığın,  11.02.2013 tarihli sözleşme 5 kişilik grup üyeleri tarafından imzalandığını, halen yürürlükte olan 09.10.2013 tarihli Fonogram ve Menajerlik Sözleşmesi ise iki davalı grup üyesi tarafından imzalandığını, ihtarnamenin yalnızca iki davalı adına gönderildiğini,  geçerli olmadığından hüküm doğurmayacağını, ihtarnamenin içerik itibariyle de usule uygun olmadığını, FSEK 58 maddesine uygun olmadığını, cayma hakkının kullanılabilmesi için;  eser sahibinin menfaatlerinin esaslı surette ihlal edilmesi gerektiğini ve karşı tarafa bu hakkın kullanılması için belirli bir süre verilmesi gerektiğini, ihtarnamede davalının hangi haktan, hangi gerekçeler ile faydalanamadığı açıklanmadığını, Cayma hakkını kullanan tarafın kusurlu olmaması gerektiğini,  Sözleşmeye rağmen konser gelirlerinin %20 menajerlik payları üç yıl boyunca ödenmediğini, Üçüncü albümün masrafları ödendiği halde çalışmaları başlatılmadığını, İhtar üzerine albüm çalışmaları başlatılarak 14.06.2016 tarihli muvafakat ile 10 eserin hakları devredildiğini, FSEK  m. 58'de açıkça belirtildiği üzere mehil verilmesi zorunlu olduğunu, mahkemece Alınan 31.10.2017 ve 25.07.2018 tarihli ilk iki bilirkişi raporunda davalının  menfaatlerinin  davacı tarafından ne şekilde ihlal edildiği somut olarak ortaya konulmadığından sözleşmeden caymanın FSEK m. 58 çerçevesinde şekil ve esas şartları yönünden geçersiz olduğu kanaatine yer verildiğini, bitmiş iki albüm ve muvafakatları teslim edilmiş 10 eser ile ilgili olarak geriye dönük sonuçları olan caymanın kabulü kesinlikle yanlı olduğunu, Müvekkilinin parasını ödeyip ilk tespitini yaparak FSEK m.80/B kapsamında fonogram yapımcısı olarak fikri mülkiyetinde yer alan eser işletmeler yok edilemeyeceğini, hatalı şekilde hazırlanmış olan bilirkişi raporuna dayalı kararının kaldırılması gerektiğini, Birleşen İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/752 esas sayılı sayılı dosyası yönünden istinaf sebepleri; Müvekkilinin FSEK m. 80 uyarınca bağlantılı hak sahibi olduğunu, Müvekkilinin işbu sözleşme kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirerek ilk iki albüm müvekkil  tarafından yayınlandığını, yapılan harcamaların miktarı 100.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, imza günlerine katılınmaması nedeni ile  ... tarafından alınan 293 adet CD müvekkiline iade edildiğini,  tanıtım ve reklam çalışmalarına katılma sağlanmadığı için, dağıtım firmalarınca 3000 civarı albüm müvekkiline iade edildiğini, müvekkilinin basiretli bir tacir olarak üzerine düşen edimleri yaptığını, davalıların 2013-2017 tarihleri arasında müvekkili şirketin herhangi bir bilgisi veya onayı olmaksızın 150'nin üzerinde konser ve faaliyette bulunduğunu, performans ücretinin %20'sini müvekkil şirkete ödemekle yükümlü olduğunu, gelirlerin tutarının müvekkili şirketçe tam olarak bilinmesi mümkün olmadığını,  tüm belgelerin dosyaya sunulduğunu, Birleşen dosya gereğince hatalı şekilde caymanın geçerli olduğu tespit edildiğinden, bu dosya kapsamında da geçerli bir cayma varmış gibi karar kurulduğunu ancak geçerli bir cayma olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte ancak fesih hakkı kullanılabileceğini ve fesih hakkının da ileri yönelik sonuç doğuracağını,  kalan albümleri yapıp yayınlayamayan davacının, bu albümleri yayınladığı ihtimalde elde edecek olduğu muhtemel gelirlerden de mahrum kaldığını,  müvekkili şirketin izni olmaksızın \"...\" isimli parçaya klip çekip internet ortamında sunulduğunu, kötü niyetle Sayın Cumhurbaşkanı'nın resmini ve çeşitli terör örgütü ve siyasi figürlerinin görüntülerini söz konusu klipte kullandıklarını, 31.10.2017 tarihli ilk bilirkişi raporunun 3. sayfa II. Değerlendirme kısmının 2. başlığında \"...Ancak sanatçıların yapımcının bilgisi dışında siyasi görüntüler kullanıp, internete koymaları ve yapımcı firmayı töhmet altına almaları doğru değildir. Hele ... 'ın görüntülerini kullanmaları kusurludur ve amacı aşmıştır.\" şeklinde bir tespitte bulunulduğunu, manevi tazminat taleplerinin reddi hatalı olduğunu, TBK. m. 26'da; \"taraflar aralarında imzalanacak olan sözleşmenin içeriğini özgürce belirleyebilirler\". Hükmü yer aldığını,  sözleşme serbestisi içerisinde düzenlendiğini,  davalılar tarafından yapılan sözleşmenin şartlarının ağır olması gerekçesiyle sözleşmenin geçersizliğini iddia etmeleri ve ilk derece mahkemesinin de bu iddialar dikkate alınarak taraflar arasında açık orantısızlık bulunduğu gerekçesiyle davanın tümden reddinin hatalı olduğunu, Birleşen İSTANBUL 2. FİKRİ SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 2018/285 esas sayılı sayılı dosyası yönünden istinaf sebepleri; Taraflar arasında akdedilen ve daha geniş kapsamlı olan Fonogram ve Menajerlik sözleşmesinin 11. maddesi uyarınca, davalıların muvafakati çerçevesinde, \"...\" sanatçı adı ve \"...\" müzik grubu adı için, 2015 yılında kendi adına marka başvurusunda bulunduğunu, Müvekkili davacının her iki adın da yasal sahibi olup bu durum marka tescil belgeleriyle de sabit olduğunu, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin \"Marka Hakkı, İnternet Adresi Alma ve Kullanma Hakkı, Tescil veya Muvafakat Verme Yükümlülüğü\" başlıklı 11. maddesinde \"Sanatçı, gerek kendi gerçek adından veya sanatçı adından (takma adından) kaynaklanacak marka haklarının yapımcı firma tarafından adına tescil edilmesini beyan ve kabul eder.\" hükmü yer aldığını, sözleşmeye dayanılarak markaların tescil edildiğini,  marka hukukunda asıl olan bir markanın ticari hayatta kullanılmak üzere iyi niyetle tescil olduğunu,  kötü niyetle hareket iddiasının ispatlanamadığını, Davacı müvekkilinin marka sahibi olup, hakların ihlal edildiğini,  taraflar arasındaki husumet ve ceza dosyaları tamamen davalıların müvekkiline karşı hakaret, tehdit ve hedef gösterme fiillerinden kaynaklandığını, kimsenin kendi kusuruyla sebep olduğu durumdan faydalanamayacağını, taraflar arasında sözleşme ilişkisi devam ederken ve grup adı müvekkil adına TPE'de tescilli bir marka iken, haksız rekabet teşkil edecek şekilde bu marka üzerinden albüm yapıp satışa arz edilmesi hukuka aykırı olduğunu, henüz kesinleşmiş bir hükümsüzlük kararı bulunmadığını, davalı ...'nin her halükarda hem yasayı hem müvekkili marka haklarını ihlal ettiğini, markanın hükümsüzlüğü davasının şartlarının gerçekleşmediğini, taraflar arasında imzalanmış olan 09.10.2013 tarihli Fonogram ve Menajerlik Sözleşmesi'nin 4. maddesinde düzenlendiği üzere davacı müvekkil devraldığı hakları herhangi bir süre kısıtlaması olmaksızın devraldığını, kararın hatalı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE Asıl dava,  caymaya itiraz; birleşen ... esas sayılı dosyada dava sözleşmeye aykırılık nedeni ile tazminat, 3.albümdeki eserlerin davacıya aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Birleşen 2018/285Esas sayılı dosyada asıl dava markaya tecavüzün tespiti, meni, refi, tazminat istemine ilişkin olup karşı dava ise ... nolu \"... \" markası ile ... tescil no.lu \"...\" markalarının hükümsüzlüğü  istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl dava ile birleşen 2017/752, 2018/285 Esas sayılı dosyalarda davaların reddine, 2018/285 Esas sayılı dosyada karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı-birleşen dosyada karşı davalı ... ..ŞTİ vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; mahkemece aşamalarda üç ayrı heyetten bilirkişi raporu alınmış olup mahkemece hükme esas alınan  müzik sektörü -sanatçı-yapımcı-menajer bilirkişilerin de mevcut olduğu ve hükme elverişli nitelikteki son bilirkişi heyetinin raporunda cayma hakkının kullanılması koşullarının oluştuğu yerinde olarak tespit edilmiş olup mahkemece tarafların yükümlülükleri de değerlendirilerek edimler arasında sanatçı aleyhine açık orantısızlık olduğu, üç yıl içinde iki albümün tamamlandığı, taraflar arasında ceza yargılamaları olduğu, davacı şirket yetkilisinin davalı ... hakkında şikayetçi olduğu, sözleşmenin sürdürülemez hale gelmiş olması nedeni ile mehil verilmesinin de etkisiz olacağı gerekçesi ile caymanın şekli ve esas yönünden geçerli olmadığına ilişkin itirazlar kabul edilmeyerek asıl davanın reddine karar verilmesi mevcut dosya durumuna göre yerinde görülmüş, davacı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. İstanbul 1.FSHHM'nin 2017/752 Esas sayılı birleşen dosyası yönünden ise; mahkemenin gerekçesinde yer verildiği üzere sözleşmenin bütünü incelendiğinde; sözleşmede sanatçı aleyhine konulan ağır yükümlülükler, yapımcıya tanınan tek taraflı haklar dikkate alındığında mahkemece sözleşmede sanatçı aleyhine açık orantısızlık olduğu, caymaya itiraz davasının reddine karar verildiği, mali hakların davalılara döneceği, sonraki dönem için de taleplerin yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi mevcut delil  durumuna göre yerinde görülmüştür. Mahkemenin 2018/285 Esas sayılı birleşen dosyası yönünden davacı, markasal hakların ihlal edildiğini ileri sürdüğünden öncelikle markanın hükümsüzlüğüne yönelik karşı davaya ilişkin istinaf sebepleri incelenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 11.maddesinde sanatçının gerçek adı ve sanatçı adından kaynaklanan marka haklarının yapımcı adına tescil edileceği düzenlenmiş ise de; sanatçı aleyhine açık orantısızlık içeren sözleşmenin anılan maddesine dayalı tescilde kötüniyet kabulünün yerinde olduğu, keza markalardan \"...\" markası karşı davacının ad ve soyadından ibaret olup ilgili maddede sanatçının kendi adından oluşacak mail adreslerinin de sanatçı tarafından kullanılamayacağının belirtildiği, markasal hakların süresiz koşulsuz devrinin düzenlendiği, sözleşmeden yaklaşık 2 yıl sonra marka başvurusunda bulunulduğu, taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlıklar ve dava tarihi de dikkate alındığında mahkemece marka tescilinde kötüniyet nedeni ile hükümsüzlük kararı verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, asıl davaya dayanak olan \"...\" ve \"...\" ibareli markalar hükümsüz kılınmakla hükümsüzlük kararı geriye etkili olacağından davacının markasal haklardan kaynaklanan asıl davasının reddine karar verilmesi de yerinde görülmüştür. Davacı vekili, 28.06.2024 Tarihinde ek istinaf istemlerine ilişkin beyan dilekçesi sunmuş ise de; gerekçeli kararın davacı vekiline 22.05.2024 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf süresinin son günün 05.06.2024 olduğu dikkate alındığında yasal süreden sonra 28.06.2024'te sunulan dilekçeye konu hususlar incelenmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından asıl ve birleşen dosyalarda davacı- birleşen 2018/285 Esas sayılı dosyada karşı davalı olan ... LTD ŞTİ vekilinin istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, asıl ve birleşen dosyalarda davacı- birleşen 2018/285 Esas sayılı dosyada karşı davalı olan ... ÜRETİM LTD ŞTİ vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.461,60TL (615,40+615,40+615,40TL+615,40TL maktu harç) harçtan, peşin alınan 1.710,40TL (427,60+427,60+427,60+427,60TL maktu harç) harcın mahsubu ile bakiye 751,20TL harcın asıl ve birleşen dosyalarda davacı- birleşen 2018/285 Esas sayılı dosyada karşı davalı olan ... LTD ŞTİ'nden alınarak hazineye irat kaydına, 3-Asıl ve birleşen dosyalarda davacı- birleşen 2018/285 Esas sayılı dosyada karşı davalı olan ... ÜRETİM LTD ŞTİ tarafından istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fe326cbac41c025e","SID":"33dd1b1bf8c9a0d0"}}