{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                      T.C.<br>                  SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>          3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1785 <br>KARAR NO \t: 2024/2286<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...........<br>ÜYE\t\t: ...........<br>ÜYE\t\t: ...........<br>KATİP\t\t: ...........<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/374 2023/824<br><br>DAVACI\t\t:....<br>VEKİLİ\t\t: ....\t<br>DAVALI\t\t: .... <br>VEKİLLERİ\t\t: ....<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı .... arasında 20/06/2019 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkilinin belirtilen asansörleri teslim etme, karşı tarafın da.... adresinde kayıtlı taşınmazın müvekkili adına tapuda tescilini gerçekleştirme yükümlülüğü altına girdiklerini, müvekkilinin üzerine düşen ödemleri noksansız yerine getirdiğini, montajı yapılan asansörlerin yeşil etiketlerinin alındığını, tüm bunlara rağmen davalı tarafın davaya konu taşınmazı müvekkili adına tescilini gerçekleştirmediğini, davalı taraf ile yapılan bütün harici görüşmeler ve arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını belirterek, davanın kabulü ile .... adresindeki ....de tapuya kayıtlı taşınmazın müvekkili adına tesciline, taleplerinin mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000TL'nin bilirkişi incelemesi ile belirlenecek davaya konu taşınmazın piyasa rayiç bedelinin hak ediş tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca 50.000,00 TL cayma bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.  <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın belirttiği gibi davacı ile müvekkili arasında akdedilen 20/06/2019 ve devamında tamamlayıcı olarak tanzim edilen sözleşmeler neticesinde ....ada/parsel bağımsız bölüm No:7 de bulunan taşınmazın davacıya teslim edileceği, davacının ise akdedilen sözleşmeye göre asansör montajlarını yapacağı ve süresinde teslim edeceğinin belirtildiğini, akdedilen sözleşmenin 11. Maddesinde \" ödemeler\" başlığı altında tanzim edilen şartların müvekkili tarafından yapılan asansör montajı ile doğru orantılı olarak eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini, buna karşılık sözleşme kapsamında olan ve müvekkili şirketin Çarşamba ilçesinde 3 inşaatı ve Samsun ili 2 blok için asansör montaj işlemleri muhatap firma .... tarafından yerine getirilmediğini, dolayısı ile davacı tarafın iddia ettiği gibi zamanında ve sözleşmeye uygun bir şekilde edimlerin davacı tarafından ifa edilmediğini, yapılacak keşif ve diletilecek tanıklarla iş bu durumu ispatlayacaklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabl kısmen reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır. <br><br>İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, bilirkişi raporlarında davaya konu taşınmazın değerinin dava tarihi itibari ile 228.747,95 TL olduğunun belirlendiğini, taşınmazın değerinin belirlenmiş iken yerel mahkemece adi yazılı olduğu için sözleşmedeki bedel üzerinden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafın taşınmazın bedeli hususuna ve edimlerini yerine getirmedikleri hususunda hiçbir itirazda bulunmadığı gibi ticari defterlerini de sunmadığını, hak etmiş olduğu daireyi müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirmiş olmasına rağmen davalı teslimini gerçekleştirmediğini, buna rağmen yerel mahkemece 50.000,00 TL olan cayma bedelini de tarafların kısmen edimlerini yerine getirdikleri iddiası ile reddettiğini, davalı tarafın tek ediminin dairenin müvekkiline teslimi iken davalı tarafın hiçbir şekilde edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle, müvekkilinin üzerine düşen ödemleri noksansız olarak yerine getirdiğini, montajı yapılan asansörlerin yeşil etiketlerinin alındığını, bunlara rağmen davalı tarafın davaya konu taşınmazı müvekkili adına tescilini gerçekleştirmediğini, davacının akdedilen sözleşmeye göre asansör montajlarını yapacağını ve süresinde teslim edeceğinin belirtildiğini, davacıya ait ticari defterlere ilişin kayıtlar incelendiğinde, davacının talep ettiği 100.000,00 TL'den fazlası dahi iş bu sözleşme kapsamında davacıya ödendiğinin gösterdiğini, mahsuplaşmada, takastan farklı olarak iki ayrı alacağın bulunduğunu, buna göre, alacak miktarından tenzil edilecek değer, karşı alacak olmayıp, gerçek alacağı bulmak üzere hesaplanan alacaktan indirilmesi gereken bir bedel olduğunu, eksik ve hatalı inceleme yapıldığını ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br><br>DELİLLER \t\t:<br>Tüm dosya kapsamı.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dava, eser sözleşmesi nedeniyle; taşeron olan davacının yapacağı iş bedeline karşılık,  davalıdan işin yapılacağı binadaki belirlenen bağımsız bölümün tapusunun iptâli ile adına tescili, bunun mümkün olmaması halinde rayiç bedelinin tahsili, ayrıca sözleşmede belirtilen cayma bedelinin tahsili istemine ilişkindir. <br>Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkili ile davalı arasında 20/06/2019 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkilinin belirtilen asansörleri teslim etme, karşı tarafın da .... adresinde kayıtlı taşınmazın müvekkili adına tapuda tescilini gerçekleştirme yükümlülüğü altına girdiklerini, müvekkilinin üzerine düşen ödemleri noksansız yerine getirdiğini, ancak davalı tarafın davaya konu taşınmazı müvekkili adına tescilini gerçekleştirmediğini belirterek, sözleşmede belirtilen bağımsız bölümün   müvekkili adına tesciline, taleplerinin mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000TL'nin bilirkişi incelemesi ile belirlenecek davaya konu taşınmazın piyasa rayiç bedelinin hak ediş tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca 50.000,00 TL cayma bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Yerel mahkemece; \"Davanın KISMEN KABULÜNE, 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine,\" dair verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf  edilmiştir. <br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle;  16/01/2023 tarihli kök rapor ile 26/05/2023 havale tarihli ek raporda toplam 5 adet asansörün sözleşme hükümlerine ve aranılan standartlara uygun imal edildiği, TSE tescil belgeleri ile birlikte davalı yana teslim edildiğinin belirtilmesi,  asansörlerin yeşil etiketinin davacı tarafça alınmış olmasına, davacının asansörlerin eksiksiz teslim edilmesine göre davalı vekilinin aşağıda belirtilen husular dışındaki istinaf itirazının reddine,  davacı tarafça talep edilen 50.000,00 TL cayma bedelinin sözleşmeden cayılması halinde talep edilebileceği, sözleşmeden dönülmemesi nedeniyle dönme cezasını talep etme hakkı bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıda belirtilen husular dışındaki istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davacı ve Davalı tarafın diğer istinaf itirazları değerlendirildiğinde;<br>6100 sayılı HMK'nın 33. Maddesinde: 'Hakim, Türk hukukunu resen uygular.' hükmü düzenlenmiştir. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapma zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur.<br>Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin  .... esas, ....  Karar sayılı \"Davacı dava dilekçesinde davalılardan ....’ın arsa sahiplerinden .... ve paydaşları ile Ankara 31. Noterliği'nin .. tarih ve  ... yevmiye nolu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini imzaladıklarını, yükleniciler tarafından yapılacak bu inşaatta taşeron sıfatıyla, -.... dışındaki- davalılarla yaptıkları 23.03.2007 tarihli adi yazılı iş karşılığı daire sözleşmesinde; inşaatın bir kısım işlerini yapma karşılığında, arsa payı karşılığı sözleşmede yüklenicilere düşen, 9 nolu bağımsız bölümün kendisine devredilmesinin kararlaştırıldığını, edimlerini ifa etmesine rağmen bu bağımsız bölümün verilmediğini, halen davalı arsa sahibi .... adına kayıtlı  dairenin, yüklenicinin borcu nedeniyle 3. şahıs davalı .... tarafından, Ankara 20. İcra md... ve .... E sayılı dosyalarında haczedildiğini, dairenin satılması halinde hakkını kaybedeceğini belirterek, davalı .... adına kayıtlı bulunan, Ankara ..... ilçesi .......... Mahallesindeki, .... ada, .... parseldeki binanın, .... nolu bağımsız bölümünün, tapu kaydının iptâliyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir....<br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı taşeronun davalı yükleniciye karşı edimini bitirip teslim ettiğinin saptandığını, ancak temlike konu olup halen tapuda davalı .... adına kayıtlı bağımsız bölümün devrini içeren adi yazılı sözleşmenin, TBK 237. maddesine uygun yapılmadığını, resmi yazılı şekile uyulmadan yapılan bu sözleşmenin geçersiz olup devir borcu doğurmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  6098 sayılı TBK ‘nın 183. maddesine göre; şahsi hak alacağının temliki borçlunun rızasına bağlı olmayıp, geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Bu sözleşmenin resmi şekilde yapılması sıhhat şartı olmayıp ispat kolaylığı sağlar. Bu durumda mahkemece şahsi hak temlikinin adi yazılı sözleşme ile yapılmasının TBK'nın 237. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Mahkemece işin esasına girilip, davanın sonuçlandırılması gerekirken, yazılı gerekçeyle TBK'nın 183. maddesi gözardı edilerek, davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.\" şeklindeki ilamı yine Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin  ....  esas, ....  Karar sayılı \"Dava arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle, yükleniciden temlik alınan şahsi hak nedeniyle temliken tescil tescil istemine ilişkin olup, mahkemece; edimini ifa etmeyen yüklenicinin temlik işleminin geçersiz olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Yerel mahkemeninde kabulünde olduğu gibi, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yükleniciye sağladığı şahsi hak, sözleşmenin diğer tarafı arsa sahibine karşı ileri sürülebileceği     gibi, TBK 183, 184 (BK.162,163). maddeleri uyarınca; üçüncü kişilere temlik de edilebilir. Borçlunun rızasını gerektirmeyen bu kazandırıcı işlem ile şahsi hakkı temellük eden üçüncü kişi, bu hakkını arsa sahibine karşı ileri sürebilir, hatta onu ifaya zorlayabilir. Ancak borçlu arsa sahibinin de TBK 188. (BK 167) maddesi uyarınca temliki öğrendiğinde kendi akidine karşı ileri sürebileceği def’i ve itirazları temlik alana karşı ileri sürmesi mümkündür. Karşı edim yerine getirilmemiş ise arsa sahibi edimini yerine getirmekten kaçınabilir. Bu durumda temlik alanın temlik eden yüklenicinin edimlerini yerine getirdiğini ve temlike hak kazandığını kanıtlamalıdır.<br>\tDavacının temliken tescil talebinde bulunabilmesi için, davalı yüklenicinin ve taşeronun arsa sahibine karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmesi zorunludur. Mahkemece öncelikle yapılacak keşif ve alınacak bilirkişi raporuna göre, davalı arsa sahibi ile davalı .... arasında düzenlenen arsa payı karşılığı sözleşmesine göre imalâtın getirildiği seviyenin belirlenmesi, seviyenin belirlenmesinden sonra, davacı ile davalı ...şirketi  arasındaki sözleşmeye göre davacıya imalât bedeli karşılığı satıldığı anlaşılan dairenin 7 nolu bağımsız bölüm olup olmadığı, bundan sonra satış bedelinin ödenip ödenmediği belirlenip, gerektiğinde varsa kalan bedelin depo edilmesi  suretiyle tescile karar verilmesi gerekir.\" şeklindeki ilamlarında da belirtildiği üzere,  eser  sözleşmesi nedeniyle, taşeron olan davacının yapacağı iş bedeline karşılık,  aynı zamanda müteahhit olan davalıdan işin yapılacağı binadaki belirlenen bağımsız bölümü 6098 sayılı TBK'nın 183. Maddesi gereğince alacağın temliki yolu ile talep etmesi mümkündür. <br>\tYargıtay 15. Hukuk Dairesinin  ....  esas, ....  Karar sayılı ilamı \"...Sözleşmenin 7. maddesinde teslim tarihleri belirtilerek işin 90 gün içinde bitirileceği kabul edilmiş, 10. maddesinde işin süresinde bitirilmemesi ya da iş programında gecikilmesi halinde hergün için bedelin binde altısı kadar cezanın hakedişten ve teminattan kesileceği kabul edilmiştir. Bu maddede kabul edilen cezai şart 818 sayılı BK'nın 158/II. maddesi ile 6098 sayılı TBK'nın 179/II. maddelerinde düzenlenen ifaya ekli cezai şart olup alacaklı, yani eldeki davada davalı yüklenici bu hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça asıl borcun yani edimin ifası ile birlikte cezanın ödetilmesini de isteyebilecektir...Ayrıca davalı tarafın cezai şartla ilgili savunması mahsup itirazı niteliğinde olduğundan karşı dava olarak ileri sürülmesine gerek olmaksızın incelenmesi gerektiği halde mahkemece sözleşmeye göre teslim tarihinin ne olduğu, hangi tarihte teslim edildiği, teslim zamanında kararlaştırılan ifaya ekli ceza olduğundan ihtirazı kayıt ileri sürülup sürülmediği ya da bu hakkın saklı tutulup tutulmadığı araştırılmamıştır.\" şeklindedir.<br>Somut olayda; Mahkemece;  sözleşmenin adi yazılı şekilde düzenlendiği görüldüğünden tapu iptal ve tescile ilişkin satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğu , buna göre davacının tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne olanak bulunmadığı,  Ancak sözleşmenin bu yöne ilişkin geçersizliği karşısında edimlerin karşılıklı olarak iadesi gerekeceğinden, sözleşmede dava konusu taşınmaza maktu olarak 100.000,00 TL değer biçilmiş olması nazara alınarak davacının davalı şirketten 100.000,00 TL talepte bulunabileceği gerekçesi ile davacının birinci terditteki   tapu iptal ve tescil talebi ile ikinci terditteki rayiç bedel talebi reddedilerek , 100.000,00 TL yönünden talep kabul edilmiş ise de;  davacı ile davalı arasında  20/06/2019 tarihli sözleşme düzenlendiği, davacının,....adresinde ve Kirazlıkçay Mahallesi adreslerinde 265.000,00 TL karşılığında asansör yapım işini üstlendiği, ödemenin 20.000- TL'sinin sözleşme tarihinde havale ile, 100.000 TL'nin karşılığı olarak....nolu bağımsız bölümün devri (barter) ve 26.250 TL bedelli 4 adet çek ile 40.000- TL'nin iş tesliminde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme gereği devredilecek olan 7 nolu dairenin, davacının asansör işini yapacağı ve davalının müteahhitliğini yaptığı ....ada/parsel .... adresindeki bağımsız bölüm olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça asansörün yapılacağı ve karşılığında devredilecek .... nolu bağımsız bölümün bulunduğu bina ile ilgili, davalının yüklenici sıfatı ile yapsatçı olarak veya dava dışı arsa malikleri ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunması halinde, taraflar arasındaki sözleşme aynı zamanda 6098 sayılı TBK'nın 183. Maddesi gereğince alacağın temliki mahiyetinde olduğundan, taşeron olan davacının yapacağı iş bedeline karşılık, davalıdan işin yapılacağı binadaki belirlenen bağımsız bölümün tapusunu, yükleniciden alacağın temliki yoluyla şahsi hak talebi olarak   arsa maliki de davalı gösterilmek  suretiyle talep edilebilecektir. Bağımsız bölümün iyi niyetli 3. Kişiye devredilmiş olması halinde de ifanın imkansız hale geldiği tarihteki rayiç bedelini talep etme hakkı bulunmaktadır. Mahkemece, davaya konu .... nolu bağımsız bölümün bulunduğu bina ile ilgili kat karşılığı inşaat sözleşmesi olup olmadığı, bu bağımsız bölümün davalıya isabet eden bağımsız bölüm olup olmadığı, 6098 sayılı TBK'nın 183. Maddesinin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden eksik araştırma ile  sözleşmenin adi yazılı şekilde düzenlendiği gerekçesi ile belirtilen  şekilde karar verilmesi isabetsizdir.<br>Bu itibarla; mahkemece, sözleşmeye konu ....nolu bağımsız bölümün (....nolu bağımsız bölüm)  bulunduğu bina ile ilgili,  kat karşılığı inşaat sözleşmesi olup olmadığının taraflardan ve gerekirse Belediye başkanlığı ve tapu müdürlüğünden sorularak, varsa dosyaya celbedilmesi, 7 nolu bağımsız bölümün kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalıya kalacak bağımsız bölümlerden olması halinde yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılması, davacının tapu iptal tescil talebi konusunda tapu maliklerine de davayı yöneltmesi (birleştirme talepli dava açması) için imkan verilmesi, tapu iptal tescil talebi bulunmaması halinde dava konusu bağımsız bölümün ifanın imkansız hale geldiği tarihteki rayiç bedelinin belirlenmesi, sözleşmenin 7. Maddesindeki \"iş programına uyulmaması işin yüklenici tarafından geciktirilmesi halinde her gün için on binde üç oranında nesafet miktarı hakedişinden  kesilecektir.\" hükmü 6098 sayılı TBK'nın 179/II. maddelerinde düzenlenen ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğundan  ve davalının  cezai şartla ilgili bu savunması mahsup itirazı niteliğinde olduğundan karşı dava olarak ileri sürülmesine gerek olmaksızın değerlendirilerek  ( cevap dilekçesinde cezai şart için icra takibi yapıldığı belirtildiğinden bu dosyanın da dosyaya kazandırılarak birlikte değerlendirilmesi) karar verilmesi gerekirken  eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.<br>Kabule göre de; taraflar arasındaki sözleşmenin bağımsız bölümün devrine ilişkin kısmının geçersiz olması halinde dahi; geçersiz sözleşmede herkes aldığını iade etmekle yükümlü olup,  iade edilirken denkleştirici adalet ilkesinin gözetilmesi gerekir. Denkleştirici adalet ilkesi gereğince, 7 nolu bağımsız bölüm için belirlenen 100.000,00 TL'nin ifanın imkansız hale geldiği tarih belirlenerek bu tarihte, belirlenemiyor ise dava tarihinde ulaştığı alım gücünün enflasyon, ÜFE, TÜFE, faiz, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs. gibi ekonomik etkenlerin ortalamalarının alınarak hesaplama konusunda uzman bilirkişi vasıtasıyla hesaplanması ve eser sözleşmesinin diğer hükümlerinin geçerli olması nedeniyle  yukarıda belirtildiği üzere davalının  gecikme bedelinin mahsubu konusundaki mahsup itirazı da değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı vekilini istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1.Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile;<br>Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas,.... Karar sayılı ve 06/07/2023  tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>Dosyanın yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine iadesine,<br>2.İstinafa başvuran davacı tarafça yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesi'nce başvurana iadesine, <br>İstinafa başvuran davalı tarafça yatırılan 1.707,85 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesi'nce başvurana iadesine, <br>Dair, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/12/2024<br>....<br>Başkan<br>....<br>  ¸e-imza <br>....<br>Üye<br>....<br>  ¸e-imza <br>....<br>Üye<br>....<br> ¸e-imza  <br>....<br>Katip<br>....<br>  ¸e-imza <br><br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 26/12/2024<br><br><br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b984b05442c21c24","SID":"4022ecfc36b8182e"}}