{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1369 Esas  - 2024/1351 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1369 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1351<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/550 Esas 2021/858 Karar<br>DAVACI \t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR <br><br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 21/09/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 12/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... İnş. Emlak San. Ve Tic. A.Ş ile müvekkili banka arasında 19.04.2018 tarihinde 780.000,00 TL'lik ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi taksitlerinin düzenli ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek gönderilen Ankara 3. Noterliğinin 31.01.2020 tarih ve 03172 yevmiye nolu 13.03.2020 tarih  ve 06350 yevmiye nolu ihtarnamesi ile muaceliyet ihtarnamelerinin tebliğine rağmen borcun ödenmemesi üzerine Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2021/511 Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların haksız itirazı üzerine durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, icra dosyasından gönderilen ödeme emri müvekkiline 17.01.2021 tarihinde tebliğ edildiğini,  taraflarınca ise icra dosyasına 13.01.2021 tarihinde (tebliğden önce) itiraz edildiğini, bilindiği üzere ödeme emri tebliğ edilmeden itiraz hakkı doğmayacağını, bu sebeple geçerli bir itirazın varlığından söz edilemeyeceği için icra takibinin durması da söz konusu olmayacağından durmamış bir takip için davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının talep ettiği alacak miktarı doğru olmadığı gibi talep edilen faiz oranının da yasal mevzuata uygun olmayıp son derece fahiş olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; alacaklı tarafından 11/01/2021 tarihinde genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, borçluların icra takibini haricen öğrenmesi üzerine icra dairesine verdikleri  13/01/2021 tarihli dilekçe ile borca itiraz ettikleri, icra müdürlüğünce 14/01/2021 tarihli işlemle; \" tebliğ mazbatası dosyasına ulaşmadığından borçlunun itirazının İİK 62 maddesinde belirtilen sürede olması halinde İİK 66.Mad uyarınca borçlu yönünden takibin durdurulmasına\"  şeklinde işlem tesis edildiği, alacaklının da davalı borçluların itirazlarının kaldırılması istemli iş bu davayı açtığı somut uyuşmazlıkta, İİK 'nun 62/1. maddesinde; “İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur” hükmü yer aldığı, borçlulara henüz ödeme emri tebliğ edilmediğinden, borçluların icra dairesine itirazı sonuç doğurmayacağından, davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın  Hukuki Yarar Yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı vekilince icra dosyasına vekaletname ve itiraz dilekçesi sunulmuş olması nedeniyle eldeki davayı açtıklarını ve hukuki yararlarının bulunduğunu, ilk derece mahkemesinin karar duruşması tarihi olan 13/12/2021 tarihi saat 10:58 itibariyle davalıların dosyada geçerli bir vekaletnameleri bulunmayıp Avukat İbrahim Taner Tüysüzoğlu'nun vekaletnamesini saat 16:24'de UYAP üzerinden sunduğundan davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, kısa kararda davalı vekilinin istifa ettiği açıkça yazılmışken nihai karardan 5 saat sonra dosyaya sunulan vekaletnameye istinaden davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tGenel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, icra dosyası ve sair deliller dosya arasında mevcuttur. \t<br>\tAnkara 11. İcra Müdürlüğünün 2021/511 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılara karşı genel kredi sözleşmesi, ihtarname ve banka kayıtlarına dayanılarak 100.132,58 TL asıl alacak olmak üzere toplam 110.472,95 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı şirkete 17/01/2021 tarihinde, davalı ...'e ise 18/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 13/01/2021 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunmaları üzerine icra müdürlüğünce 14/01/2021 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. <br>\tMahkemece, davacı yanca davalıların itirazlarının iptali ve takibin devamını sağlamak amacıyla İİK'nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davası açılmış, mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu (dava şartı) nedeniyle  reddine karar verilmiştir. <br>\t6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinde dava şartları açıkça sayılmış olup 114/1. maddede genel dava şartları, 114/2 maddede ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olacağı düzenlenmiştir. <br>\t6100 sayılı HMK nın 115. maddesinde ise; \"1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.\" hükmü düzenlenmiştir. <br>\tBuna göre hakim dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını tespit ettiğinde davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmekle yükümlüdür. <br>\t2004 Sayılı İİK'nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası, takip  talebine itiraz edilen alacaklının itirazın tebliğ tarihinden itibaren 1 sene içerisinde borçluya  karşı açtığı bir eda davasıdır.<br><br>\tİİK'nın 67. maddesi gereğince, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için usulüne uygun bir takip yapılması ve ödeme emrine süresinde itiraz edilmiş olması gerekli olup, usulüne uygun takibin bulunması ve ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi, itirazın iptali davası yönünden özel dava şartıdır. <br>\tİİK'nın 62/1.maddesinde; \"İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dilekçe veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.\", hükmü düzenlenmiştir. <br> \tAynı Yasa'nın 66.maddesinde ise; \"Müddeti içerisinde yapılan itiraz takibi durdurur.\", hükmüne yer verilmiştir. <br>\tBuna göre ilamsız takiplerde ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde borçlunun sunduğu itiraz dilekçesi üzerine takip kendiliğinden durur. İcra müdürlüğünün takibi durdurma kararını vermesine dahi gerek yoktur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 09/02/2016 tarih  ve 2015/7779 Esas 2016/1873 Karar sayılı emsal ilamı).<br>\tSöz konusu hükümler, borçlunun haklarını korumak ve savunma imkanı tanınmak amacıyla konulmuştur. Ancak borçlu, borcundan dolayı takip edildiği dosyayı her zaman icra dairesince yapılan tebligattan öğrenmeyebilir, günümüz teknolojisinde  kişiler, haklarında açılan dava ve icra dosyalarını UYAP sisteminden takip edebilmektedir. Bunun dışında alacaklı, vekili veya 3.kişilerin haber vermesiyle dosyadan haberdar olunması mümkündür. Bu gibi durumlar kanunda düzenlenmemiş, ödeme emrinin tebliği dışında borçtan haberdar olma halleridir. Böyle bir durumda borçluya ödeme emri tebliğ edilmese bile, alacaklının anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesi mevcut bulunduğu sürece borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmemesi itirazda bulunmasına engel teşkil etmez. Kaldı ki somut olayda davalı borçlulara ödeme emrinin davalıların borca itiraz tarihi olan 13/01/2021 tarihinden sonra 17/01/2021 ve 18/01/2021 tarihlerinde tebliğ edilmiş, icra müdürlüğünün de 14/01/2021 tarihli karar ile icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir. <br>\tHal böyle olunca, davalı alacaklının anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesinin mevcudiyeti karşısında ödeme emri tebliğ edilmese bile davalı borçluların tebliğden önceki itirazlarının geçerli olması karşısında ve icra müdürlüğünce takibin itirazı üzerine durdurulduğu gözetildiğinde davacı alacaklının eldeki itirazın iptali davasını açmakta hukuki yararı bulunduğundan ilk derece mahkemesince işin esasına girilerek inceleme yapılıp bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm  kurulması usul ve yasaya aykırıdır (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2021 tarih ve 2020/6620 Esas 2021/2293 Karar sayılı;    13/01/2022 tarih ve 2021/7314 Esas 2022/376 Karar;   19/03/2020 tarih ve 2020/1169 Esas 2020/2965 Karar sayılı emsal ilamları). <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince usulden red kararı verilerek esasa ilişkin  uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikteki delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35. maddesi ile değişik 353/1-a.6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2021 tarih ve 2021/550 Esas 2021/858 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan  80,70 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, <br>\t5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\t7-Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/423 D.iş esas sayılı dosyasında Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün  2022/8590 Esas  sayılı takip dosyasına davacı tarafından sunulan teminatın İİK'nın 36. maddesi uyarınca  yatırana iadesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/12/2024<br><br><br><br>Başkan-              Üye -                           Üye -              Zabıt Katibi -<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9be8040e91e2b1d4","SID":"1cec19b0fb6e96d5"}}