{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2024/1772 <br>KARAR NO:2025/23<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2019/932 Esas (Derdest dosya) <br>TARİHİ:23/09/2024<br>DAVANIN KONUSU:Tapu İptali ve Tescil (Satın Almaya Dayalı), Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:15/01/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davalının müvekkiline ait arsa üzerine inşa edilecek lojistik merkezinin projesinin müellifliğini üstlendiğini, ayrıca lojistik merkeze ait bir kısım alanların inşa edilmesi hususunda 27/07/2018 tarihli İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, ancak belediye tarafından yapılan denetimde davalı tarafından gerçekleştirilen imalatların yapı ruhsatlarına ve tasdikli projelerine aykırı olarak düzenlendiği tespit edilerek yapı tatil tutanağı düzenlendiğini, inşaat mühürlenerek faaliyetlerinin durdurulduğunu ve para cezası kesildiğini, müvekkilinin davalıya gönderdiği ihtarnameler ile ruhsata ve projeye aykırı imalatların uygun hale getirilmesini talep etmiş ise de olumlu sonuç alamadığını, bunun üzerine mahkemeden delil tespiti talebinde bulunduğu ve davalının yaptığı imalatların durumu ile yapı ruhsatı ile projeye aykırı olduğunun tespit edildiğini, buna karşın davalıya inşaat sözleşmesi bedelinin tamamının ödendiğini, ödemenin ödem belgeleri ve barter olarak davalıya devredilen taşınmazlar ile yapıldığını, İnşaat Ek Sözleşmesinin ise müvekkiline hile ile imzalatıldığını ileri sürerek, 27/07/2018 tarihli İnşaat Sözleşmesinin ve 04/01/2019 tarihli Ek Sözleşmenin feshine, mahkemece inşaattaki mevcut aykırılıkların giderilmesinin mümkün olduğunun tespiti halinde mahkemece belirlenecek imalat bedelinin davalıya yapılan ödemelerden mahsubu sonrası çıkacak alacaklarından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000.000,00 USD alacağının faiziyle davalıdan tahsiline, bu alacağın 4.923,640,80 USD’lik kısmının tahsili zımnında davalıya ödeme olarak barter olarak devredilen 11 adet bağımsız bölümden halen davalı adına kayıtlı 5 adet bağımsız bölümün tapularının iptali ile müvekkili adına tesciline, öncelikle bu taşınmazların tapu kayıtlarına ihtiyati tedbir, uygun görülmemesi halinde davalıdır şerhi konulmasına, inşaattaki aykırılıkların giderilemeyeceğinin tespiti halinde ise davalı tarafından yapılan imalatların yıkılmasına, yıkım masrafı olarak şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan faiziyle tahsiline, davalı şirkete yapılan 30.143.100,00 USD’nin davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemenin 06/12/2019 tarihli tensip 18 nolu ara kararı uyarınca dava konusu 5 adet bağımsız bölüm üzerine davalıdır şerhi konulmasına karar verilmiştir. Asıl davada davalı vekili, davacı tarafça daha önce değişik iş dosyası üzerinde talep ettiği ve mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının itiraz üzerine kaldırıldığını ve istinaf aşamasında olduğunu, dolayısıyla davalıdır şerhinin kaldırılması gerektiğini, müvekkilince sözleşmeye uygun olarak inşaat faaliyetine ve projelere devam edilirken davacının farklı taleplerinin olduğunu, bunun üzerine ek sözleşmenin imzalandığını, davacı tarafça özellikle ek sözleşmenin, mutabakatların ve hak edişlerin sunulmadığını, ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını, müvekkilince davacının ödemelerinden daha fazla iş yapıldığını, ayrıca teminatsız olarak davalıdır şerhi konulmasının doğru olmadığını, tarafların ortak imzalarıyla kabul edildiği üzere inşaatın 31/12/2018 tarihi itibariyle tamamlanma oranının %55 olduğunu, müvekkilinin inşaatın durdurulduğu 23/05/2019 tarihine kadar da inşaata devam ettiğini ve büyük kısmını tamamladığını, davacı tarafça yaptırılan delil tespitinin eksik evrak ve belgelere dayalı olduğunu, daha sonra müvekkilince yaptırılan delil tespiti ile gerçek durumun ortaya çıktığını ve sözleşme uyarınca %87,57, ek sözleşme uyarınca % 64,28 oranında olduğunun tespit edildiğini, yine bu tespite göre müvekkilinin alacaklı olduğunu, bu alacağın ihtarname ile talep edildiğini, projenin tamamında davacı şirket yetkililerinin imzaları olduğunu, inşaatın tüm aşamalarından müteahhit ... A.Ş. ile davacının haberinin olduğunu, inşaat ruhsatı ve tadilat ruhsatı almanın müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, belediye tarafından alınan kararlar nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, ek imalatların ruhsata bağlanmasının mümkün ve son derece kolay olduğunu, davacının hile ve sözleşmenin geçersiz olduğu yönündeki iddialarının afaki olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.Birleşen İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/122 Esas sayılı dosyasında davacı vekili,  taraflar arasında 27.07.2018 tarihli İnşaat Sözleşmesi ve ekleri ile 04.01.2019 tarihli İnşaat Sözleşmesi ve ekleri imzalandığını, davacı şirketin sözleşmeler uyarınca edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak iş sahibi davalı şirketin İnşaat Sözleşmesi m. 9.1.1. uyarınca nakden peşin ödeme yapmadığını, bunun yerine gayrimenkul ve çek vererek ödemeyi İnşaat Sözleşmesi m. 9.1.2.ye göre yapmayı tercih ettiğini, bu amaçlarla taraflar arasında 31.12.2018 tarihinde mutabakat imzalandığını, mutabakatla, bedelin İnşaat Sözleşmesi m. 9.1.3. hükümlerine göre ödenmesi için davalının kendi çekleri (40 adet), davalının ciro ettiği çekler (5 adet) ve 4 adet senet ile bunun yanında mutabakata ekli belirtilen Taşınmazlar Listesi başlıklı belgede yer alan taşınmazların davacı şirkete devredilmesi suretiyle ödenmesinin kararlaştırıldığını, taşınmazların davacı tarafından yapılan iş karşılığında kısmi ödeme olarak devredildiğini, bu mutabakatla davacının 27.07.2018 tarihli İnşaat Sözleşmesinden kaynaklı bedel alacağını almış olduğunu, bedeli ifa yerine verilen gayrimenkullerin bir kısmı üzerinde, karşı taraftan kaynaklanan nedenlerle ... Bankasının ipoteklerinin bulunması, bir kısmında da Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/363 Esas sayılı dosyasından \"davalıdır\" şerhi konulması nedeniyle 31.12.2018 tarihinde taraflar arasında Taahhütname imzalandığını, 31.12.2018 tarihinde taraflar arasında 1 numaralı hakediş imzalandığını, sözleşme tarihi itibariyle davacının İnşaat Sözleşmesine göre inşaatı tamamlama oranının %55 olduğunu ve edimlerini yerine getirmeye devam ettiğini,inşaatın davalının kusuru ve borca aykırı davranışları sebebiyle durdurulduğu tarih olan 23.05.2019 tarih itibarıyla büyük bir kısmını tamamladığını, inşaatın bundan sonrası kısmının, sadece çelik konstrüksiyonların inşaata montajı olduğunu, davacının, imalatı gereken bütün çelik konstrüksiyonları yaptırdığını, montaja hazır bir şekilde inşaat sahasında ve imalatçılarda beklediğini, bunlar da dahil edildiğinde toplam inşaat tamamlanma oranının, 23.05.2019 tarihi itibarıyla %95'ler civarında olduğunu, davacı, inşaat faaliyetlerine devam ederken, davalının, C Bloktaki inşaat yüksekliklerinin artırılmasını, ekler yapılmasını, buna uygun olarak taşıma kapasitesinin artırılmasını, ayrıca yükseklikleri artırılmış bir şekliyle ve taşıma kapasiteleri artırılmak suretiyle daha fazla alanlar olarak kısmi D Blok ortak alan inşaatının yapılmasını da davacı şirketten talep ettiğini, bunun üzerine 04.01.2019 tarihinde taraflar arasında İnşaat Ek Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile ana sözleşmedeki onaylanmış ve ek olarak yapımı onaylanmış alanların netleştirilmesi ve bedellerin belirlenmesi ve ödeme mutabakatının gerçekleştiğini, İnşaat Ek Sözleşmesi, ekinde 27.07.2018 tarihli İnşaat Sözleşmesi ile onaylanan alanların yanında taşıma kapasitesi artırılmış tüm alanların, yüksekliği artırılan yapıların, onaylanan ek alanların, asma katların, artırılan çatı yüklerinin ve ek olarak yapılacak diğer işlerin bütün projelerinn, taraflarca imzalanarak İnşaat Ek Sözleşmesine ek yapıldığını, bu artışlar ve eklerin tamamen davalının istekleri doğrultusunda yapıldığını, bütün yapılanların, sözleşmelere ekli projelere uygun olduğunu, sunulan belgeler kapsamında davalı tarafından da bu hususun kabul edildiğini, davacı tarafından yapılan tüm inşaatların, davalı ve müteahhit ... İnşaat tarafından denetlendiğini, ayrıca inşaat sahasında sürekli kontrolörleri bulunduğunu, davacı şirketin inşaatta sadece taşeron olarak çalışan bir yüklenici olduğunu, inşaatın müteahhitliğini, bizzat davalı şirketin grup şirketlerinden olan ve hali hazırda TMSF yönetim kayyımlığında bulunan ... A.Ş.'nin yaptığını, davalı ve müteahhit şirketin hakim şirket bağlı şirket bağlamında şirketler topluluğunu oluşturduğunu, birbirlerinden ayrı düşünülmelerinin olanaksız olduğunu, her iki şirketin de şu anda TMSF yönetimi kayyımlığında olduğunu ve atanan üyelerin de aynı kişilerden oluştuğunu, davacı şirket tarafından İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1277 D. İş sayılı dosyasından yaptırılan tespitte ve Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/932 Esas sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi raporlarında inşaatın çok büyük oranda tamamlandığı ve davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafından bir kısım alacakları için İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığını, sonrasında dosyanın Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/932 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verildiğini, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde, asıl dava ve birleşen davalar yönünden bilirkişi raporları alındığını, bilirkişi raporunda 04.01.2019 tarihli Ek Sözleşmede yer alan işlerin iptali durumunda ödenmesi gereken cezai şarta ilişkin de hesaplama yapıldığını fakat hesaplamanın eksik yapıldığını, Ek Sözleşmede yer alan cezai şart talebi, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/932 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada talep edilmediğini, davalının sözleşmeye aykırı davranışları, inşaat ruhsatını tadil etme sorumluluğunu kasten yerine getirmemesi neticesinde Silivri Belediyesi tarafından inşaatın mühürlendiğini, yapı tatil tutanağı düzenlerek yıkım kararı alındığını, davalınn bu süreçte kötü niyetli olarak hiçbir şey yapmadığını, sözleşmelerin hükümleri gereği inşaat ruhsatı almak, bunun için gereklilikleri yerine getirmenin tamamen davalının yükümlülüğünde olduğunu, inşaat ruhsatının davalı ... Giyim adına alındığını, müteahhidinin de dava dışı ... İnşaat olduğunu, inşaat ruhsatının sadece C ve D blokları için alınmadığını, ruhsatta depolar ifadesi geçtiğini, davalının, taşınmazda C ve D bloklar inşaatı haricinde diğer depolar da yapacağını, bu depoların inşaatı ile davacının herhangi bir ilgisi olmadığını, C ve D bloklar dışındaki diğer depoların müteahhidinin de ... İnşaat olduğunu, ek imalatlar için de inşaat ruhsatı almak, gerektiğinde ruhsat tadilatı yaparak bu imalatları ruhsatlı hale getirnin kanun ve sözleşme gereği davalı üzerinde olduğunu, tadilat ruhsatının alımından davacının hiçbir şekilde sorumlu olmadığını, Silivri Belediyesinin 03.07.2019 tarihli Encümen kararıyla yıkım kararı alındığını, yıkım kararının alınmasında davacı şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, tamamen davalı şirketin sorumluluğu olduğunu, inşaatlar için tadilat ruhsatı almanın son derece kolay olmasına rağmen davalı tarafın, kasıtlı olarak bunu yapmadığını, davacı şirkete alacaklarını ödemediğini, kötü niyetli hareket ettiğini, davalı tarafın, eksik bilgi ve belgeler sunarak mahkemeleri yanıltma yoluna gittiğini, kendi sorumluluklarını yerine getirmediğini ve borçlarını ifa etmediğini, gerçeklere aykırı, yetersiz bilirkişilerce yapılan hatalı değerlendirmeler içeren Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/42 D. İş dosyasından bilirkişi raporu aldırdığını, raporda inşaat seviyesi, %32,16 olarak belirlendiğini, bilirkişilerin tespitte yetersiz olduklarını, gereken tüm belgeleri incelemediklerini, gerekli belgelerin kendilerine tespit isteyen ... tarafından sunulmadığını, rapora itiraz ettiklerini, davalı tarafın, yine eksik belge ve bilgilerle, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/396 D, İş dosyasından davacı şirkete ait taşınmazlar üzerinde tedbir kararı aldırdığını, davacı tarafından yapılan haklı itirazlarımız neticesinde tedbir kararının kaldırıldığını, sonrasında ...'in Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/932 Esas sayılı dosyasından ... Mimarlık'a karşı; İnşaat Sözleşmesi ve İnşaat Ek Sözleşmesinin feshi ve tazminat davası açtığını, davacının, davalı ... Giyim'den 04.10.2019 tarihi itibarıyla 106.752.603,44 USD alacak olarak İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince tespit edilen bedeli, Bakırköy 33. Noterliği'nin 06 Ocak 2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile talep ettiğini, davalı tarafın, borcunu ödemediğini, davacının, bir kısım bedel alacakları için İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/590 Esas sayılı dosyasıyla dava açtığını, bu davanın Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/932 Esas sayılı dosyasıyla birleştirildiğini, 04.01.2019 tarihli İnşaat Ek Sözleşmesinin 3.1. Ücret başlıklı maddesine göre; \"... Sözleşmede onaylanan ek alanların imalatlarının ilerlediği taraflarca kabul edilmiş olup iptali söz konusu olmayacak, iptal durumunda imalatı tamamlanmış ve siparişi verilmiş alanların bedelinin tamamı, imalatı tamamlanmamış ek alanların bedelinin yarısı yükleniciye ceza olarak ödenir\" düzenlemesi yer aldığını, bu madde uyarınca davalının inşaat sözleşmesi ile kararlaştırılan imalatları iptal etmesi, sonlandırması söz konusu olmadığını, yapılan veya yapılacak imalatları iptal ettiği durumda, ceza ödemek zorunda olduğunu, iş bu dava ile İnşaat Ek Sözleşmesinin bu düzenlemesinde yer alan cezai şart bedelinin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 19.000.000 USD'sini talep ettiklerini, davaya konu talepleri için arabulucuya başvurduklarını, arabulucuda anlaşma sağlanamadığını beyan ederek; öncelikle işbu davanın Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/932 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine, işbu dava konusu olan 19.000.000 USD alacak için davalının maliki olduğu sözleşme konusu İstanbul İli, Silivri İlçesi, ... Mah. ...-... pafta, ... ada ve ... parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydına,  TMK 893/3 ve devamı maddeleri uyarınca geçici olarak inşaat ipoteğinin tesciline, TST m.50 hükmüne dayanarak TMK m. 1011 uyarınca geçici tescil şerhinin verilmesine, yargılama neticesinde verilecek hükümle de 19.000.000 USD  alacak için geçici tescil tarihinden itibaren varlık kazanan ipoteğin, davacı lehine hüküm doğurmak üzere kesin ipotek olarak tesciline, davalının menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi için davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesine,  davacının İnşaat Ek Sözleşmesinde düzenlenen cezai şart bedeli alacağı olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 19.000.000 USD'nin, 04.01.2019 tarihinden itibaren İnşaat Sözleşmesine göre aylık %7 oranında işleyecek gecikme zammıyla birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı /Birleşen Davacı vekili 29.08.2024 tarihli dilekçesi ile ... Giyim'in yönetim kayyımı olan TMSF'nin davaya feri müdahil olarak katılmasında hukuki yararı bulunmadığını, davayı bulunduğu noktadan takip edebileceğini, 04.01.2019 tarihli inşaat ek sözleşmesinin geçerli olduğunu, batıl olmadığını, müvekkilinin yüklenici değil alt yüklenici olduğunu, yüklenicinin Davalı ... Giyim'in olduğunu, davacı şirket ile ... A.Ş. Arasında sözleşme imzalandığını, yapının ... şirketi tarafından yapıldığını, davalı ... Giyimden müvekkilinin alacaklı olduğunu, işin eylemli olarak iptal edildiğini, İİK 257 uyarınca ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu belirtmiştir.Mahkeme, 23.09.2024 tarihli ara kararı ile yaklaşık ispat oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.Davalı /Birleşen Davacı vekili istinafında; taraflar arasında imzalanan 27.07.2018 tarihli inşaat sözleşmesi ve ekleri ile 04.01.2019 tarihli inşaat sözleşmesi müvekkili şirketin edimlerini eksiksiz  yerine getirdiğini, davalı ... şirketinin nakden peşin ödeme yapmadığını bunun yerine gayrimenkul ve çek verdiğini, inşaatın büyük oranda tamamlandığını, inşaat ruhsatı ve tadil ruhsatı almanın davalının yükümlülüğünde olduğunu, ek sözleşmedeki cezai şart alacağının muaccel olduğunu, ihtiyati haciz koşulları oluştuğunu belirterek 23.09.2024 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili asıl davada; imalatların projeye aykırı yapıldığını 27.07.2018 tarihli inşaat sözleşmesinin ve 04.01.2019 tarihli ek sözleşmenin feshi, tapu iptal ve tescil ve alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı /Birleşen Davacı birleşen davasında inşaat ipoteğinin tapuya şerh edilmesini ve 19.000.000 USD cezai şartın Birleşen Davalıdan /Davacıdan tahsilini talep etmiştir. Birleşen Davacı /Davalı 29.08.2024 tarihli ihtiyati haciz talepli dilekçesinde verilecek ihtiyati haciz kararının ...'yi hayati tehlikeye sokmayacağını, alacaklarının muaccel olduğunu belirtmiştir. Yerel mahkeme yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebini reddetmiştir.İİK'nın 257/1. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği hükme bağlanmış, Kanun'un 257/2. Maddesinde ise, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya taahhüdünden kurtulmak maksadıyla mallarını gizleme, kaçırma, kaçma hazırlığında bulunma ve kaçması gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, iddia, savunma sözleşme ve ek sözleşme hükümleri ile diğer deliller değerlendirildiğinde, ihtiyati hacize karar verilebilmesi için İİK'nın 257. maddesindeki şartlarla birlikte, yaklaşık ispat şartının da gerçekleşmesi gerekmektedir.Talepte bulunan tarafından dosyaya sunulan delillerle müvekkilinin kusursuz olduğunu ve cezai şart alacağının muacceliyetinin gerçekleştiği şartının ispatlanamadığı, ayırca karşı tarafın kaçma, mallarını gizleme gibi davranışlarda bulunduğuna ilişkin yaklaşık ispatın sağlanamadığı, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği anlaşılmaktadır. İİK'nın 257 vd. maddelerindeki şartların sağlanması halinde her zaman ihtiyati haciz talebinde bulunulabileceği ve mahkemece bu konuda bir karar verilebileceğinden, yerel mahkemece ihtiyati haciz talebinin bu aşamada reddine karar verilmesi doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, Davalı /Birleşen dosya Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıknlandığı üzere;1 - Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2023 tarih ve 2019/932 Esas sayılı  ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, Davalı /Birleşen dosya Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2 - Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL istinaf karar harcının Davalı /Birleşen dosya Davacısından alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3 -Davalı /Birleşen dosya Davacısı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 15/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7bc76c1b78a47da","SID":"c3308bc439e20320"}}