{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/111 <br>KARAR NO\t: 2025/76<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 20/12/2024 tarihli 12 numaralı ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararı<br>NUMARASI\t: ...... Esas<br><br>KONKORDATO <br>TALEP EDENLER:\t<br>VEKİLİ\t: <br>KARŞI TARAF\t: HASIMSIZ<br><br>DAVA KONUSU\t: Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 ila 308/h)<br>DAVA TARİHİ\t: 11/12/2024<br><br>KARAR TARİHİ\t: 05/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/02/2025<br>6100 sayılı HMK'nın 352. maddesi gereğince istinaf incelemesine konu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br> TALEP : Konkordato talep eden davacılar vekili 11/12/2024 havale tarihli dilekçesinde özetle; davacı şirketlerin faaliyetlerine devam edebilmeleri ve tüm davacıların mal varlığının korunabilmesi için İİK m.287, 288, 294 ve 295 gereğince tensip kararı ile birlikte derhal 3 ay süre ile geçici konkordato mühlet kararı verilmesini, İİK m.206/1 sırasındaki haklar hariç olmak ve 6183 Sayılı Kanun'dan doğan vergi, her türlü harç, ceza ve SGK alacakları (prim, idari para cezaları dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere davacılar aleyhine takip yapılmamasını, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmamasını, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulmasını, yeni takip yapılmamasını, davacılar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve<br> yapılacak tüm icra takiplerinde satışların durdurulmasını, rehinli menkullerin ise muhafazasının durdurulmasını, davacıların tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklafının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesini ve tüm hak ve<br> alacaklarının davacılara ödenmesini, davacıların takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. şahıs konumunda oldukları takiplerde kendilerine İİK m.89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesini, geçici mühlet karar tarihinden sonra 3. kişilere İİK m.89 gereği tebliğ edilen haciz ihbarnameleri nedeniyle, 3. kişilerin davacılara karşı doğmuş ve doğacak alacaklarını blokede tutmaları halinde blokenin kaldırılarak bu alacağın davacılara ödenmesini ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasını, geçici mühlet karar tarihinden önce 3. kişilere tebliğ edilen haciz ihbarnameleri nedeniyle, geçici mühlet karar tarihinden sonra doğmuş ve doğacak alacakların davacılara ödenmesini ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasını, davacıların borçlu olduğu banka hesaplarına geçici mühlet karar tarihi ve sonrasında gelecek olan paralar üzerinde gerek bankaların kendi alacakları yönünden takas, mahsup işlemi yapmalarının gerekse haciz ihbarnameleri nedeniyle bloke konulmasının önlenmesini, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasını, alacaklı olsun veya olmasın bankaların mühlet kararını gerekçe göstererek davacıların hesabında bulunan paraların üzerine bloke konulmasının önlenmesini, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasını, başta bankalar olmak üzere idare ve tüm alacaklıların takas, mahsup haklarının kullanmasının önlenmesini ve Mahkeme tarafından uygun görülecek diğer tedbirlerin alınmasını, davacılara ait çeklerde karşılıksızdır işlemi yapılmamasını, iş bu dava tarihinden önce icra takipleri başlatılarak, ihtiyati haciz, haciz ile birlikte muhafaza işlemleri yapılmış olması halinde; davacıların tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacılara ödenmesine karar verilmesini, davacıların alacaklıları tarafından haczedilen ve muhafaza altına alınan araçlar, hammadde, demirbaş, tesis, makine ve cihazlar ile diğer levazım ve malzemelerin davacı şirketler yetkilisine teslimine karar verilmesini, İİK m.289 uyarınca kesin mühlet verilmesini, davacı müvekkillerinin konkordato talebinin kabulü ile yasada belirtilen sair kararların alınmasını ve yapılacak yargılama sonucunda konkordato taleplerinin tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.<br> İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF EDİLEN 20.12.2024 TARİHLİ 12 NUMARALI ARA KARARI : '' ... Teminat olarak verilen kıymetli evraklar için davacıya iadesi yönünde karar verilmesi halinde söz konusu teminatın türü de dikkate alınarak rehin ise rehin alacaklısının alacaklarını bertaraf edeceği, diğer yönden tahsil ve takas açısından verilen kıymetli evrakların davacıya iadesi halinde kambiyo senedini elinde bulunduranın borçlu olması halinde borcun sona ereceği anlamına geleceği, yine ayrıca Kambiyo Hukuku bakımından davacı borçlu dışındaki kambiyo borçluları olan cirantalar, aval verenlere karşı kıymetli evrakı elinde bulunduran kişinin haklarının kullanılmasının önüne geçileceği, bu<br> yüzden de dava dosyasında taraf olmayan kişiler lehine ihtiyati tedbir kararı verilmiş olacağı,<br> kıymetli evrakı elinde bulunduran alacaklıların davacı borçlu dışındaki alacaklarını elde etmeye yönelik haklarının bertaraf edilemeyeceği, yine aynı şekilde gerek mahkememizin geçici mühlet ilk tensip tutanağından gerekse de işbu ara kararda verilen ihtiyati tedbirlerin davacı borçlunun mal varlığını korumaya yeterli olduğu ve bu yönde de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/303 Esas 2022/342 Karar sayılı ilamı gereğince çek ve senetlerin iade edilemeyeceğine karar verildiği anlaşıldığından ...'' gerekçesi ile .......... tarafından 12 Aralık 2024 saat 16:00 öncesinde bankalara teslim edilmiş ve vadeleri henüz gelmemiş, dilekçeleri ekinde sunulan, bütün çeklerin aynen ve İİK m.287 gereği derhal iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Konkordato talep eden davacılardan ........ vekili 14/01/2024 havale tarihli istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2024 tarihli 12 numaralı ara kararının kaldırılmasını, İİK m.287 konkordatonun ruhuna ve amacına göre vadesi gelmemiş ve geçici mühlet kararı öncesi temlik edilen müvekkiline ait çeklerin konkordato sebebiyle taraflarına aynen iadesine dair ihtiyati tedbire hükmedilmesi gerektiğini, çeklerin finansman işlemi karşılığı temlik edildiğini, çekte rehin cirosunun caiz olmadığını, çekin ödeme aracı olduğunu, finans kuruluşlarına yapılan cironun ise teminat mahiyetinde olduğunu, geçici mühlet ilanı öncesi cironun söz konusu olduğunu, gizli rehin cirosunda cironun geçersiz olacağını, iadenin yasal zorunluluk olduğunu, konkordatonun olağan üstü dönem olduğunu, iradelerinin alacaklıları zarara uğratmak değil komiser denetiminde proje çerçevesinde çekleri kullanmak olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2024 tarihli 12 numaralı ara kararının kaldırılmasını, .......... tarafından 12 Aralık 2024 saat 16:00 öncesinde bankalara teslim edilmiş ve vadeleri henüz gelmemiş, dilekçeleri ekinde sunulan, bütün çeklerin aynen ve İİK md 287 gereği derhal iadesine dair ihtiyati tedbire hükmedilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER : ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı 20.12.2024 tarihli 12 numaralı ara kararı ve tüm dosya kapsamı. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Talep; İİK m.285 vd. kapsamında konkordato istemine ilişkindir. <br>İstinafa konu uyuşmazlık; konkordato talep eden ........... tarafından 12.12.2024 saat 16:00 öncesinde bankalara teslim edilmiş ve vadeleri henüz gelmemiş, dilekçeleri ekinde sunulan bütün çeklerin aynen ve İİK m.287 gereği derhal iadesine yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi ara kararının yerinde olup olmadığına dairdir. <br>İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle re'sen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.<br> HMK'nın 7251 sayılı Kanun ile değişik \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" kenar başlıklı 341. maddesinin birinci fıkrası hükmü: \"İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar. b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar.\" şeklindedir.<br>2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 7101 sayılı Kanun ile değişik \"Geçici mühlet\" kenar başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkraları ise \"(1) Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. ... (6) Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.\" hükmünü içermektedir.<br>Aynı konuyla ilgili hukuk kuralları arasında bir çatışma bulunması hâlinde, bunların çözümünde birkaç ilke kullanılabilir: Bunlardan biri \"sonraki kanun önceki kanunları ilga eder\" (lex posterior derogat legi priori) ilkesidir. Bu ilkeye göre, normlar hiyerarşisinde aynı düzeyde yer alan ve birbiriyle çatışan iki hüküm arasında konuluş zamanları bakımından öncelik sonralık ilişkisi var ise, bunlardan sonraki tarihli hükmün, önceki tarihli hükmü ilga ettiği kabul edilir. Örneğin iki kanun arasında çatışma varsa, sorun sonraki tarihli kanunun hükmüne göre çözümlenir. Lex posterior ilkesi, mahiyeti gereği, farklı tarihlerde kabul edilmiş hükümler bakımından uygulanabilir bir ilkedir. Aynı tarihte kabul edilmiş iki hüküm arasındaki çelişki lex posterior ilkesine göre haliyle çözümlenemez (Bkz. Kemal Gözler, Yorum İlkeleri, Anayasa Hukukunda Yorum ve Norm Somutlaşması, Ankara, KHP ve TBB Ortak Yayını, 2013, s. 100, erişim: https://www.anayasa.gen.tr/yorum-ilkeleri.htm).<br>\tBuna göre, HMK'nin 12/01/2011 tarihinde kabul edildiği ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe girdiği; İİK'nin 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Kanunun ise 28/02/2018 tarihinde kabul edilerek 15/03/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu açıktır. Bu itibarla, HMK'nin  341/1 hükmünde ihtiyati tedbir taleplerinin reddi kararları aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulabileceği düzenlenmiş iken; sonradan yürürlüğe giren İİK'nin 287/son hükmü uyarınca, konkordato yargılama usûlünde, tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı düzenlenmiştir. Bu durumda somut olayda uygulanması gereken kanun, İİK'nin 287/son hükmüdür.<br>Bu durumda, HMK'nin 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerin reddine ilişkin kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir. Gerek \"sonraki kanun önceki kanunları ilga eder (lex posterior derogat legi priori)\" ilkesi ve gerekse kanun koyucunun<br> amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince verilen, konkordato istemi sırasındaki ihtiyati tedbirlere yönelik istemlerin reddine ilişkin ara kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır. (Yargıtay 6. HD'nin 13/11/2024 tarih, E.2024/3146, K.2024/4044 sayılı ve 02/10/2024 tarih, E. 2024/2558, K.2024/3133 sayılı kararları; Ankara BAM 23. HD'nin 01/08/2024 tarih , E.2024/1235, K.2024/1091 sayılı; 27/04/2022 tarih ve E.2022/813, K.2022/703 sayılı kararları; Sakarya BAM 7. HD 04/12/2024 tarih ve E.2024/1867, K.2024/1777 sayılı kararı; Diyarbakır BAM 6. HD'nin 10/10/2024 tarih, E.2024/2251, K.2024/2159<br> Sayılı kararı da bu yöndedir.) <br>İstinaf kanun yolu kapalı, karar kesin olmasına rağmen, İlk Derece Mahkemesince kararda istinaf kanun yolunun açık olduğunu belirtilmesinin de yasada mevcut olmayan istinaf kanun yoluna başvurma hakkını bahşetmeyeceği değerlendirilmekle, konkordato isteminde bulunan ......'nin istinaf kanun yolu başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M  : Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;<br>1-)\tKonkordato talep eden ..........'nin  ....... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı 20.12.2024 tarihli 12 numaralı ara kararına yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nin 352/1-b ve İİK'nin 287/son fıkra hükümleri gereğince USULDEN REDDİNE, <br>2-) İstinaf eden konkordato talep eden tarafça peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek hâlinde yatırana iadesine,<br>3-)\tİstinaf yargılama giderlerinin konkordato talep eden üzerinde bırakılmasına,<br>4-)\tDairemiz kararının, HMK 359/4. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,<br>5-) İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-) Artan avansların İlk Derece Mahkemesince HMK m.333'e uygun iadesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 352/1-b maddesi hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2025<br><br><br><br>Başkan<br>e-imzalı <br><br>Üye<br>e-imzalı <br><br>Üye<br>e-imzalı <br><br><br>Katip<br>e-imzalı <br>\t<br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"71dba1a9b7431675","SID":"5b59d05a2c90326b"}}