{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 30/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ: 30/10/2024<br>DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Fesih İstemli)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 30/12/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili...., toplam sermayesi 100.000,00-TL olan davalı ...'nde 49.000,00-TL'yi temsil eden pay sahibi olduğunu, davalı şirketin 25.04.2024 tarihi itibariyle yönetim kurulu üyelerinin;..., ...olarak belirlendiğini, 25.04.2024 tarihinde davalı şirket tarafından Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirildiğini, müvekkilinin katılmadığı işbu toplantıda yönetim kurulunun bu tarihten önceki tek üyesi olan ... ibra edildiğini, müvekkili tarafından Genel Kurul Toplantısı'na katılım gerçekleştirilemediğini, yönetim kurulu üyesi...nun ibrasına ilişkin de olumlu oy kullanılmadığını, müvekkili davalı şirkette önemli bir oranda pay sahibi olduğunu, davalı şirket yetkililerin basiretli tacir gibi hareket etmemesi sebebiyle şirketten kar payı alamaz hale geldiğini, davalı şirket tarafından şirketin borçlusu olduğu borçlar ödenmemekte, şirketin elde ettiği karlar usulüne aykırı şekilde kullanılmakta ve müvekkilinin hak edişleri müvekkiline verilmediğini, davalı şirketin yasaya aykırı şekilde yönetilmesi, borçlarının ödenmemesi, müvekkiline kar payı dağıtılmaması gibi hususlara ilişkin taraflarına Beyoğlu 35. Noterliği'nin 04/07/2024 tarihli .. yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini ve davalı şirket yönetim kurulu üyelerine davalı şirketin borçlarının ödenmesi ihtar edilmiş ise de davalı şirket yetkilileri tarafından hiçbir aksiyon alınmadığını, Yönetim Kurulu Üyesi... tarafından keşide edilen cevab-ı ihtarnamede genel kurul toplantısında ibra edildiği; ... tarafından keşide edilen cevab-ı ihtarnamede ise görevlerini layıkı ile yerine getirdiğinin belirtildiğini, şirketin borçları halihazırda ödenmemiş olduğundan ve şirketin iyiye giderek kar elde etmesi için yönetim kurulu üyeleri tarafından herhangi bir aksiyon alınmadığından huzurdaki davayı ikame ederek davalı şirketin TTK m. 531 uyarınca feshini talep etme zorunluluğu ortaya çıktığını, mahkemece şirketin haklı sebeple feshinin uygun bulunmaması halinde müvekkilinin payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değeri ödenerek müvekkilinin şirketten çıkarılmasını talep ettiklerini, davalı şirketin haklı sebeple feshedilmesi için Türk Ticaret Kanunu m. 531'de yer alan şartlar gerçekleştiğini, bu sebepler ışığında fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah haklarının saklı kalmak kaydıyla; öncelikle dava süresince ve dava sonunda verilecek hükmün kesinleşmesine kadar HMK md. 389 vd. anılan koşulların eksiksiz bir şekilde gerçekleştiği ve sübut bulduğu dikkate alınarak, davalı şirkete idare ve temsile yetkili  kayyım atanmasına, davanın niteliği ve özellikle feshi talep edilen şirketin değerinin sadece taşınmazlardan oluşması gerçeği karşısında, muhtemel tasfiye payının ya da çıkma bedelinin azalmaması ve aynen muhafazasını temin maksadıyla, şirkete ait taşınmazların üçüncü kişilere devrinin yasaklanması ve sınırlı ayni haklarla takyidinin engellenmesi için, dosya üzerinden teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, belirtilen ve sübuta ermiş olan haklı sebeplerden dolayı şirketin feshine ve re’sen tasfiye memuru atanmasına, fesih taleplerinin yerinde görülmemesi halinde, haklı sebebin gerçekleştiği noktasında en ufak bir tereddüt bulunmadığı da gözetilerek, müvekkilinin payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenip davalı şirketten çıkarılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"...  davacının dava dilekçesine eklediği deliller,  dava dilekçesinin içeriği,  talep edilen tedbir için bu aşamada şirketin fesih ve tasfiyesi için haklı sebeplerin bulunduğuna dair yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, yine 6102 sayılı TTK'nın anonim şirketlere ilişkin hükümleri değerlendirildiğinde de: yönetim kurulu üyelerinin kötü yönetim yada başka bir haklı sebeple mahkeme kararı ile geçici yada nihai olarak görevden alınmaları ve dolayısı ile yerlerine tedbiren kayyım atanmasına cevaz veren bir düzenleme mevcut olmayıp ancak organ eksikliği nedeni ile TTK 530/2.maddesi uyarınca tedbiren kayyım atanmasının mümkün olduğu , davalı kooperatifte ise organ eksikliğinin söz konusu  olmadığı dikkate alınarak; davacının \" davalı şirkete idare ve temsile yetkili  kayyım atanmasına, davanın niteliği ve özellikle feshi talep edilen şirketin değerinin sadece taşınmazlardan oluşması gerçeği karşısında, muhtemel tasfiye payının ya da çıkma bedelinin azalmaması ve aynen muhafazasını temin maksadıyla, şirkete ait taşınmazların üçüncü kişilere devrinin yasaklanması ve sınırlı ayni haklarla takyidinin engellenmesi için, dosya üzerinden teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulması\" yönündeki  tedbir talebinin reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket yönetim kurulu tarafından kötü yönetildiğini, şirketin kar payı dağıtımının usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmediğini, şirketin kar edebilecek durumda olmasına rağmen şirket borçlarının ödenmediğini, davalı şirketin basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, müvekkilinin hak kaybına uğramaması için davalı şirketin malvarlığı değerleri üzerine ihtiyati tedbir konulması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava, TTK'nın 531. maddesi uyarınca davalı şirketin haklı sebeple feshi istemine ilişkindir. <br>TTK'nın 531. maddesi \"(1) Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.\" şeklinde düzenlenmiştir. <br>İlgili yasal düzenleme uyarınca feshin talep edilebileceği mahkeme şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir. Davalı şirketin ticaret sicil dosyasından merkezinin Manavgat olduğu, dolayısıyla iş bu davaya bakmaya Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin kesin yetkili olduğu anlaşılmaktadır. <br>İstinafa konu edilen ihtiyati tedbir talebinin yetkili olmayan ilk derece mahkemesince değerlendirildiği, daha sonraki aşamada 24/12/2024 tarihinde mahkemece davanın yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-ç ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verildiği görülmüştür.<br>Mahkemece, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin mahkemenin yetkisizliği nedeniyle usulden reddi gerekirken yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir talebinin reddi hatalı olmuş, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen nedenlerle kabulü gerekmiştir. <br>Sonuç olarak,  davacı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen nedenlerle kabulü ile, ilk derece mahkemesi ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun re'sen sebeplerle KABULÜNE,<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/10/2024 tarih ve... Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA,<br>a-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kesin yetki nedeniyle USULDEN REDDİNE, <br>b-Ara karara ilişkin müteakip işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>3-İstinaf incelemesi yönünden;<br>a-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının istek halinde  ilk derece mahkemesince davacıya İADESİNE, <br>b-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.30/12/2024<br>...\t\t\t...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a900460d92a43cc0","SID":"ca719a83e2dd3427"}}