{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2022/294 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/33<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 12/05/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 22/01/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı şirketten her biri 1 TL nominal değerli 90.943 adet hisseye ve dolayısıyla 90.943 TL sermayeye sahip olduğunu, müvekillinin sahip olduğu hissenin davalı şirket sermayesine oranı %20 olduğunu, davalı şirketin pay durumunun, davalı şirketin müvekkiline ait olan %20 hissesi haricinde, %40 hissesi dava dışı ... ... ve diğer %40 hissesi ise dava dışı ... ...' na ait olduğunu, esasen pay sahiplerinin pay oranlarının %39,9 ar olduğunu, bu pay sahipleri dışında daha önceki yıllarda yönetim kurulu üyeliği yapan ve günümüzde de sembolik olarak pay sahibi olan ... ve ... ' in %0,1 ' er pay sahipliği bulunduğunu, davalı şirketin 2013-2014-2015-2016-2017-2018-2019-2020 mail yıllarına ilişkin genel kurullarında alınan \"yönetim kurulu üyelerinin ibrası\" kararları \"yönetim kurulu üyelerinin birbirlerinin e kendilerinin ibrası oylamalarında oy kullanmalarından ötürü\" öncelikle yokluk yaptırımına, aksi takdirde butlan yatırımına tabi olduğunu, yine 2013-2014-2015-2016-2017-2018-2019-2020 mali yıllarına ilişkin genel kurullarda alınan \"Yönetim kurulu üyelerine fahiş ölçüde huzur hakkı verilmesi\" kararları da istikrarlı şekilde farklı mahkemelerce hukuka aykırı oldukları tespit edilmelerine rağmen, sürekli olarak aynı yönde kararlara tesis edilmesi nedeniyle butlan yaptırımına tabi olarak hükümsüz olduğunu, bu nedenlerle davalı şirketin yönetim kurul üyelerinin ibrasına ilişkin alınan,  2013 Mali Yılına İlişkin ertelenen ve12.06.2014 tarihinde yapılan genel kurulda alınan 3 numaralı kararın, 2014 Mali Yılına İlişkin ertelenen ve 09.06.2015 tarihinde yapılan genel kurulda alınan  4 numaralı kararın, 2015 Mali Yılına İlişkin 23.05.2016 Tarihli genel kurulda alınan 4 numaralı kararın,  2016 Mali Yılına İlişkin 12.04.2017 tarihli genel kurulda alınan 4 numaralı kararın,  2017 Mali Yılına İlişkin 11.04.2018 Tarihli genel kurulda alınan 4 numaralı kararın,  2018 Mali Yılına İlişkin 08.04.2019 Tarihli genel kurulda alınan 4 numaralı kararın,  2019 ve 2020 Mali Yılına İlişkin 19.04.2021 Tarihli genel kurulda alınan 4 numaralı kararın öncelikle yokluğuna, aksi takdirde butlan nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini, ve  Davalı şirketin yönetim kurulu üyelerine fahiş nitelikte huzur hakkı ödenmesine ilişkin alınan;  2013 Mali Yılına İlişkin 29.04.2014 Tarihli genel kurulda alınan 5 numaralı kararın,  2014 Mali Yılına İlişkin ertelenen ve 09.06.2015 tarihinde yapılan genel kurulda alınan 7 numaralı kararın, 2015 Mali Yılına İlişkin 23.05.2016 Tarihli genel kurulda alınan 6 numaralı kararın, 2016 Mali Yılına İlişkin 12.04.2017 tarihli genel kurulda alınan 6 numaralı kararın, 2017 Mali Yılına İlişkin 11.04.2018 Tarihli genel kurulda alınan 6 numaralı kararın, 2018 Mali Yılına İlişkin 08.04.2019 Tarihli genel kurulda alınan 7 numaralı kararın, 2019 ve 2020 Mali Yılına İlişkin 19.04.2021 Tarihli genel kurulda alınan 7 numaralı kararın butlan nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davacı tarafından açılan huzurdaki davanın reddi gerektiğini, öncelikle 2013 mali yılına ilişkin ertelenen ve 12/006/2014 tarihinde yapılan  genel kurulda alınan 3 numaralı karar davacının da olumlu oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiğini, genel kurulda yönetim kurul üyelerinin ihbar edilmelerine ilişkin alınan kararda olumlu oy kullanan davacının 8 sene sonra açmış olduğu dava ile ibra kararının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmesinin açıkça çelişkili davranış yasağına aykırılık teşkil ettiğini, davacı bunun haricinde 09/06/2015 tarihinde yapılan genel kurulda alınan 4 numaralı kararın,  2015 Mali Yılına İlişkin 23.05.2016 Tarihli genel kurulda alınan 4 numaralı kararın; 2016 Mali Yılına İlişkin 12.04.2017 tarihli genel kurulda alınan 4 numaralı kararın; 2017 Mali Yılına İlişkin 11.04.2018 Tarihli genel kurulda alınan 4 numaralı kararın; 2018 Mali Yılına İlişkin 08.04.2019 Tarihli genel kurulda alınan 4 numaralı kararın;  2019 ve 2020 Mali Yılına İlişkin 19.04.2021 tarihli genel kurulda alınan ibra kararlarının oydan yoksunluk hükümleri çerçevesinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini, Müvekkili Şirket pay sahiplerinin diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra kararlarında kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanmadıklarını ve sahip oldukları hisse adetleri ile kendi paylarından doğan oy haklarını kullanmadan yapılan oylamada oy çokluğu ile ibra edildikleri açık olduğunu, Davacının ileri sürmüş olduğu hususların, Müvekkili şirket yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine dair alınan kararlarda etkili olmadığının tartışmaya mahal vermeyecek kadar açık olduğunu,  davacı tarafın her ne kadar verilen ücrete itiraz etse de, müvekkili şirket yönetim kurulu şirket esas sözleşmesi uyarınca şirket’in maksat ve amacı olan her türlü gayrimenkulün edinilmesini, geliştirilmesini ve imarı yönünde projeler hazırlamakta ve yatırım kararları almayı planladığını,  kamuya ve üçüncü kişilere karşı tüm sorumluluk bilindiği üzere yönetim kurulu üyelerinin üzerinde olduğunu,  bu bağlamda, şirket’in defter, kayıt ve belgelerine sorumlulukları ile kamu borçlarına bağlı şahsi sorumlulukları nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin ücret almadan bu görevi yerine getirmeleri beklenemeyeceğini, mevcut yönetim kurulu üyelerine kar aktarımı niyetinin bulunmadığını, mevcut yönetim kurulunun göreve gelmesinden sonra Müvekkili Şirket’in; 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin olarak gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda 150.000 TL tutarında; 12.06.2014 tarihinde 2013 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda 100.000 TL tutarında, 2014 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda 100.000 TL tutarında;  2015 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda 100.000 TL tutarında; 2016 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda 200.000 TL tutarında,2017 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda net kar olan  253.952,87 TL’nin yasal kesintileri sonrası kalan kısmının tamamını; 2018 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda net kar olan 338.243,22 TL’nin yasal kesintileri sonrası kalan kısmının tamamını; 2019 Ve 2020 Yıllarına Ait Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda; 2019 Yılına Ait 617.037,34 Tl Ve 2020 Yılına Ait 302.054,70 Tl Net Dönem Karından Yasal Kesintileri Sonrası 2019 Yılı İçin  317.000,00 Tutarında; 2020 Yılı İçin 172.000,00 TL Tutarında ortaklara kar dağıtımı yapılmış olmasından da rahatça anlaşılabileceğini,  yukarıda açıklandığı üzere, kendisi yönetim kurulu üyesi iken ücret alınmasına ve miktarına itiraz etmeyen davacının bugün kendi zamanınkinden çok daha düşük olan ücretlere itirazda bulunması açıkça kötüniyetli olduğunu, çelişkili davranış yasağına aykırılık oluşturduğunu, şu halde kendisinin yönetim kurulu üyesi olduğu süre içerisinde ücret ödenmesine hiçbir itirazı olmayan davacı tarafın, günümüzde bu konuda itiraz ediyor olması açıkça hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğurduğunu, bu çerçevede, hakkın kötüye kullanımının bu denli açık olduğu huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, davalı şirketin 2014, 2015,2016,2017,2018,2019 2021 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrası ve huzur hakkı ödenmesine ilişkin kararların batıl olduğu gerekçesi ile batıl olduğunun tespitine, bu talep kabul olmadığı takdirde ise iptale tabi olması nedeniyle iptaline karar verilmesine ilişkindir.<br>Davayı açan davacının yargılama sürecinde vefat etmesi nedeniyle mirasçılarının tespiti ve davaya katılımı beklenmiş, ... atanmış mirasçı olduğuna dair mahkeme kararını sunmuş ve davaya kabul edilerek yargılamaya devam edilmiştir.<br>Davacının vefatı nedeniyle atanmış külli halef olan mirasçısının taraf ve dava ehliyeti olduğu, davalının husumete ilişkin itirazının yersiz olduğu anlaşılmış ve itirazı red edilmiştir.<br>Davaya konu genel kurul toplantı tutanakları, hazirun cetvelleri, şirketin ticaret sicil kayıtları getirtilip incelenmiştir.<br>Davayı konu 12/06/2014 tarihli 3 nolu, 09/06/2015-23/05/2016-12/04/2017-11/04/2018- 08/04/2019 ve 19/04/214 tarihli genel kurul toplantılarında alınmış 4 nolu genel kurul kararlarının, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin olduğu, 09/06/2015 tarihli genel kurul toplantısının 7 nolu,  23/05/2016  tarihli genel kurul toplantısının 6 nolu, 12/04/2017  tarihli genel kurul toplantısının 6 nolu, 11/04/2018  tarihli genel kurul toplantısının 6 nolu,  08/04/2019  tarihli genel kurul toplantısının 7 nolu, 19/04/2021  tarihli genel kurul toplantısının 7 nolu ve 29/05/2014 tarihli tarihli genel kurul toplantısında alınmış 5 nolu genel kurul kararlarının ise yönetim kuruluna huzur hakkı tanınmasına ilişkin olduğu, huzur hakkı ödenmesine ilişkin genel kurul toplantılarına yönelik iptal davalarının  açılmış olduğu, bunların kısmının derdest olduğu görülmüştür.<br>İncelenen dava dosyalarından,  09/06/2015 tarihli genel kurul toplantısının 7 nolu kararının ...  Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/...  Esasında,  23/05/2016  tarihli genel kurul toplantısının 6 nolu kararının ...  Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/...  Esasında, 12/04/2017  tarihli genel kurul toplantısının 6 nolu kararının ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/...  Esasında, 11/04/2018  tarihli genel kurul toplantısının 6 nolu kararının ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... Esasında,  08/04/2019  tarihli genel kurul toplantısının 7 nolu kararının ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/...  Esasında, 19/04/2021  tarihli genel kurul toplantısının 7 nolu kararının ...  Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/...  Esasında ve 29/05/2014 tarihli tarihli genel kurul toplantısında alınmış 5 nolu genel kurul kararının ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/...  Esasında dava konusu olduğu anlaşılmıştır.<br>Davaya konu ibra kararlarının alınmasında şirket ortakları ve yöneticileri kendi ibralarında oy kullanıp ibra kararı bu şekilde alınmış ise de, davacının bunu başından beri bildiği, diğer kararlara karşı iptal davası açtığı ancak ibra kararlarına karşı dava açmadığı, 12/06/2014 tarihli genel kuruldu davacının  kendisinin de bu şekilde oydan yoksun olmasına rağmen ibra edildiği, 2014 yılındaki toplantıdan sonra davacının yönetim kurulundan ayrıldığı görülmüştür.<br>Oydan yoksun olan pay sahiplerinin kullandığı oy ile ibra kararı alınmış olması batıl olup, süreye bakılmaksızın her zaman bunun tespiti istenebilir.<br>Davacının kendisinin da katıldığı ve yönetim kurulunda iken ibra edildiği genel kurul kararının iptalinin 8 yıl sonra istenmesi dürüstlük kuralına aykırıdır. Aynı usulle kendisinin de ibra edilmiş olması ve bunca süre sonra dava açması hakkın kötüye kullanımı mahiyetindedir. Bu nedenle davacının 2014 yılında alınmış ibra kararı yönünden davası dürüstlük kuralına aykırı görülerek reddi gerekmiştir.<br>2014 yılından sonra alınmış ibra kararları ise batıl olup, her zaman dava açmak mümkün olduğu ve muhalefet şerhine de gerek olmadığı, bu halde davacının bu ibra kararları yönünden davasının kabulüne karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:<br>Davacının davasının KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİ İLE;<br>1-Davacının, huzur hakkına ilişkin davalı şirketin 09/06/2015 tarihli genel kurul toplantısının 7 nolu,  23/05/2016  tarihli genel kurul toplantısının 6 nolu, 12/04/2017  tarihli genel kurul toplantısının 6 nolu, 11/04/2018  tarihli genel kurul toplantısının 6 nolu,  08/04/2019  tarihli genel kurul toplantısının 7 nolu, 19/04/2021  tarihli genel kurul toplantısının 7 nolu ve 29/05/2014 tarihli tarihli genel kurul toplantısında alınmış 5 nolu kararlarına yönelik iptal davasının derdest davalar nedeniyle usulden reddine, <br>2-Davacının, ibraya ilişkin  davalı şirketin 12/06/2014 tarihli genel kurul 3 nolu kararına yönelik davasının dürüstlük kuralına aykırı olması nedeni ile reddine,<br>3-Davacının, davalı şirketin 09/06/2015, 23/05/2016, 12/04/2017, 11/04/2018, 08/04/2019 ve 19/04/2021 tarihli genel kurul 4 nolu ibraya ilişkin kararlarına yönelik davasının kabulü ile, bu kararları batıl olduğunun tespitine ve iptaline, <br>4-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan başlangıçta alınan 80,70 TL nin mahsubu ile bakiye 534,7‬0TL nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,  <br>5-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya  verilmesine,<br>6-Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>7-Davacı tarafından dava açılırken yatırıldığı anlaşılan 161,4‬0 TL harcın ve Davacı tarafından tebligat, müzekkere ve sair giderler için sarfedilen toplam 148,00  TL yargılama giderinin yarısı olan74,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>8-6100 sayılı HMK.nun 333. maddesi gereğince harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile ...  nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.  22/01/2025<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f6525429529ca3f3","SID":"71ed439bd2d4696f"}}