{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2021/1995 <br>KARAR NO:2024/1868 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:11/3/2021<br>NUMARASI:2018/865 (E) - 2021/221 (K)<br>DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ:24/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/06/2014 tarihinde yaya konumunda olan müvekkiline, Kahramanmaraş Yavuz Sultan ... caddesi üzerinde bulunan  ... servisinin içerisinden çıkan kimliği meçhul bir aracın çarptığını, müvekkilinin aracın plakasını ve marka modelini hatırlamadığını, kaza sebebiyle müvekkilinin yaralandığını, müvekkili adına davalıya 20/7/2018 tarihinde başvuru yapılmasına rağmen çeşitli nedenlerle dava tarihine kadar taraflarına ödeme yapılmadığını beyanla davanın kabulü ile şimdilik 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100 TL maluliyet tazminatı olmak üzere toplam 200 TL tazminatın davalıdan başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, dava masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle; dava konusu kaza sebebiyle müvekkilde el bileği ve parmaklarında kalıcı olarak hasar kaldığını,müvekkilinin yaşanan kaza sonrası böyle bir kalıcı mağduriyet yaşayabileceğini bilmediğinden, kazanın gerçekleştiği yerde bulunan servis kamerasının bozuk olması nedeni ile görüntü kaydı alınmadığını bu nedenle aracın plakası ve sürücüsünün tespit edilmediğinden Güvence Hesabından tazminat talep haklarının doğduğunu ve kazadan 4 yıl sonra tazminat davası açtıklarını, mahkemece yapılan incelemede trafik kazasının somut olarak kanıtlanamadığı ve kusur değerlendirmesinin yapılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, savcılık dosyasının yeterli olacağını düşünerek şahit bulma çabası içerisine girmediklerini,  kazadan 4-5 yıl sonra kazayı gören bilen bir tanık bulmanın zor olduğunu, mahkemenin kazanın oluşu konusunda tereddüt yaşanması halinde resen olay yerinde keşif yapılmak sureti ile bu tereddütün giderilebileceğini, delil toplamadığından bahisle tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının istinaf yolu incelenerek bozulması ve yeniden yargılama yapılarak müvekkilin mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince 27/7/2021 tarihli istinaf talebinin reddi kararıyla; \"Mahkememizin  11.03.2021 tarihli ve 2018/865 Esas 2021/221 Karar  kesin nitelikte  bulunduğundan HMK'nin 346. maddesi hükmü gereğince istinaf isteminin reddine, istinaf kaydının bu nedenle kapatılmasına,\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin kaza sonucu %15,2 oranında kalıcı sakatlık yaşadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının sonuç kısmında istinaf yolunun açık olduğunun belirtildiğini, istinaf taleplerinden sonra kararın kesin olduğu belirtilerek istinaf taleplerinin reddine karar verildiğini, istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava trafik kazası neticesinde oluşan geçici ve sürekli iş görmezlik istemine ilişkindir.Yargıtay'ın yerleşik ve istikrar kazanmış kararlarında da açıklandığı üzere, davanın açıldığı tarihte alacak miktarının belirlenmesi imkansız ise belirsiz alacak davası açılabilir.Öte yandan alacaklıdan alacağın miktar veya değerinin tam olarak belirlenmesi beklenemez ise yine belirsiz alacak davası açılabilir. Alacağın miktarının belirlenebilmesinin, tahkikat aşamasında yapılacak delillerin incelenmesi, bilirkişi incelemesi veya keşif gibi sair işlemlerin yapılmasına bağlı olduğu durumlarda da belirsiz alacak davası açılabileceği kabul edilmektedir.Dava dilekçesinde açıkça davada fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak talepte bulunulmuştur. HMK'nin 341/3 maddesinde, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirleneceği öngörülmüştür. Bu durumda  talep karar tarihi itibarıyla istinaf kesinlik sınırının altında olmayıp mahkemece verilen hüküm istinaf kanun yoluna tabi olduğundan ek karar kaldırılarak davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf itirazları incelenmiştir. Kazanın varlığını ispat yükü davacıda olup, olay tarihinde davacının hastane kayıtları ve Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında  21/06/2014 ve 23/06/2014 tarihli tutanaklar ile kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu ortaya  konulmuştur. Davacının yaralanmasına neden olan kazada bir aracın da varlığı daimi arama kararı alınmasıyla yetkili resmi makamın da kabulündedir. Bu durumda davacı soruşturma dosyası ile kazanın varlığını ve kazaya bir aracın neden olduğunu ispatladığından aksini ispat yükü, bunu iddia eden davalı taraftadır. Somut olayda, kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğunun kabulü ile yargılamaya devam edilmesi gerekirken reddi doğru olmamıştır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/786 E. - 2021/2254 K. sayılı ilamı). O halde, plakası tespit edilemeyen bir aracın davacının yaralanmasına neden olduğu ispatladığından, davalı Güvence Hesabının sorumlu olduğu olayda, delillerin değerlendirilerek yargılamaya devam edilmesi için mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e9b46f7b174e0608","SID":"819493cec888c4c7"}}