{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1194 <br>KARAR NO:2025/143<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:31/03/2022<br>NUMARASI:2020/273 Esas - 2022/272 Karar <br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesice yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvrulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ile davalı arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, dava dışı ... A.Ş. arasında 20.12.2018 tarihli ... Sözleşmesi imzalandığını, davacı müvekkili ile davalı ... A.Ş. arasında herhangi bir ticari sözleşme olmadığından davacının bu kapsamda davalı tarafa karşı herhangi bir edim ifası yükümlülüğü altında da olmadığını, müvekkili şirket tarafından 03/01/2019 tarihli iki adet dekont ile davalı tarafa 15.000 USD, 08/01/2019 tarihinde ise 5.000 USD olacak şekilde, açıklama kısmında... A.Ş. faturasına istinaden olacak şekilde toplam 35.000 USD gönderilmişse de herhangi bir ürün teslimi olmadığını, fatura da kesilmediğini, işbu husus davacı müvekkilinin davalının ve dava dışı şirketin tarafların ticari defterlerinin incelemesi gerektirmekte olduğunu, borçlu hakkında ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının yetki itirazı sonrası ... dosyasından gönderilen ödeme emrine takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, müvekkili şirketin 37.127,19 USD alacağının USD türünden işleyecek ticari temerrüt faizi ve tüm fer'ileriyle birlikte tahsilini teminen .... sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali ile takibin  devamına, davalı aleyhine %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; dava dilekçesinde belirtildiği üzere müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir mal teslimi veya nakit borcunun bulunmadığını, bu nedenle davanın ve icra takibinin müvekkili şirkete yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olacağından davanın husumet nedeniyle reddedilmesinin gerektiğini, dava dışı ... Şirketi tarafından sözleşme gereği mal teslimi yapılmadığı iddia edildiğini ancak dava dışı ... Şirketi tarafından mallar davacı şirkete teslim edildiğini, davanın reddine, icra takibinin iptaline, alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, davacı tarafından sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafın süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır.İİK 67/1.maddesine göre \"Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.\"TBK'nın 77.maddesine göre, \"Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.\"Davacı ile dava dışı ...AŞ arasında imzalanan  20.12.2018 tarihli ... Sözleşmesi sonrası, adı geçen dava dışı şirket tarafından  davacıya 04.01.2019 tarihli, ... no'lu ve  245.996,09-TL bedelli (31.840,00-USD karşılığı) fatura düzenlenmiş, düzenlenen fatura davacı şirket defterlerine kaydedilmiştir.Davacı, söz konusu fatura bedelini faturayı düzenleyen dava dışı şirkete değil, fatura bedellerine istinaden toplam 35.000-USD havaleyi, aralarında herhangi ticari bir ilişki bulunmayan davalıya göndermiştir. Yapılan ödemenin dava dışı şirketin düzenlediği faturaya istinaden yapıldığı ve ödeme miktarı hususlarında taraflar arasında herhangi bir ihtilaf yoktur.Davacı, yapılan ödeme ile davalının sebepsiz zenginleştiğini, davalı ise dava dışı şirketin düzenlediği fatura konusu malların davacı tarafından teslim alınarak yurt dışına ihraç edildiğini savunmaktadır.Bu durumda davalının dava dışı şirketin fatura borcuna mahsuben gönderilen ödemenin davalı tarafından dava dışı şirkete aktarılıp aktarılmadığı hususu önem kazanmaktadır.Zira davalı şirketin aldığı ödemeyi dava dışı şirkete aktarması, dava dışı şirketin de söz konusu ödemeyi davacıdan olan alacağına mahsup etmesi durumunda   sebepsiz zenginleşmeden bahsetmek mümkün olmayacaktır.Dava dışı...AŞ'ye yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda, davacının davalı ... firmasına gönderdiği 35.000-USD ödemenin fatura bedelinden mahsup edildiği, kalan fatura bedeli alacağının devam ettiği belirtilmiştir.Oysa ticari defterler üzerinde yapılan inceleme sonucu, dava dışı ...AŞ'nin kayıtlarında davacının yaptığı ödeme görünmediği,... no'lu faturayı  174.120,24-TL olarak kendi defterlerine kaydeden dava dışı şirketin alacağı kapatmayıp 2020 yılına devrettiği anlaşılmıştır. Ayrıca, 31.840,00-USD karşılığı düzenlenen faturaya karşılık olarak fatura tutarından fazla 35.000-USD olarak  yapılan ödeme sonrası dava dışı şirketin davacıdan alacağının kalması mümkün değildir. Bu nedenle dava dışı şirketin Mahkememize verdiği cevabi yazı, kendi ticari defterleri ile bağdaşmamaktadır.Davacı ile davalı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki mevcut olmayıp, bu hususta taraflar arasında da ihtilaf yoktur. Davalı şirket, dava dışı ....AŞ'nin fatura borcuna mahsuben davacı tarafından gönderilen  35.000-USD'yi davacıya iade etmediği gibi, dava dışı...AŞ'ye de aktarmayarak sebepsiz zenginleşmiştir. Davalının hesabına yatan bu miktarı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre  davacıya iadesi gerekir. Bu nedenle asıl alacak tutarı  35.000-USD yönünden itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.Davacı taraf icra takibinde takip öncesi faiz talebinde bulunmuştur. Haksız fiilde ve sebepsiz zenginleşmede temerrüt için ihtarın gerekmediği yolunda açık bir yasa hükmü yoktur. Ne var ki, günümüzde de uygulama alanı bulan, müşterek hukukun “Gasp eden daima temerrüt hâlindedir” şeklindeki genel ilkesine göre, haksız fiilin faili ve sebepsiz zenginleşen daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının bunlara ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmez. (Yargıtay HGK'nun 2017/3-2788 E-2020/825 K.sayılı kararı)İşlemiş faiz hesabı, basit matematik bilgisi ile hakim tarafından yapılabileceğinden, usul ekonomisi gereği ödeme tarihlerinden itibaren takip öncesi işlemiş faiz Mahkememizce  hesaplanmıştır. Buna göre; 03/01/2018 tarihinde ödenen 30.000-USD'nin takip tarihi olan 11.12.2019 tarihine kadar  3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işlemiş faizi;\t.... 1.065,63-USD olarak,...08/01/2018 tarihinde ödenen 5.000-USD'nin takip tarihi olan 11.12.2019 tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işlemiş faizi;... 1.239,80-USD olarak hesaplanmış, işlemiş takip öncesi faiz yönünden hesaplanan  bu miktar üzerinden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı, davalı vekili cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talep etmiştir. İİK 67/2.maddesine göre 'Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın \"yüzde yirmisinden\" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.' Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir.Davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmetmek için reddedilen kısım bakımından davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğunun ispatı gerekir.Davalının davacı tarafından hesabına yapılan ödemeden   haberdar olduğu, davalı şirketin ödeme tarihinden sonra işleyecek faiz miktarını kolaylıkla hesaplayabileceği, yukarıda açıklanan nedenlerle itirazın iptaline karar verilen miktar yönünden alacağın likit olduğu anlaşılmakla, döviz alacaklarında döviz üzerinden icra inkar tazminatına karar verilemeyeceğinden, itirazın iptaline karar verilen 36.239,80-USD'nin dava tarihindeki TL karşılığı olan 206.494,38-TL'nin yüzde yirmisi oranında (41.298,87-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.Davacın reddine karar verilen kısmı işlemiş faiz hesabına ilişkin olup, reddedilen kısım yönünden davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığı, bu nedenle de şartları oluşmadığından, davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesiyle ... sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte, davalı-borçlunun 35.000-USD asıl alacak, 1.239,80-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam  36.239,80-USD alacak miktarına  yaptığı itirazın iptali ile  takip tarihinden itibaren asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak miktarı 36.239,80-USD'nin dava tarihindeki Türk lirası karşılığı olan 206.494,38-TL'nin yüzde yirmisi oranında (41.298,87-TL) icra inkâr tazminatının davalı-borçludan alınarak davacı- alacaklıya verilmesine, şartları oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin, dava dilekçesinde, dava dışı ... Şirketi ile aralarında sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden dava dışı ... Firmasının kendilerine bir takım malları satmayı taahhüt ettiğini, mal bedeli için müvekkili davalı şirketin hesabına 35.000.00 USD gönderdiklerini, ancak dava dışı ... tarafından kendilerine mal teslim edilmediğini ve fatura düzenlenmediğini, bu nedenle davalı firmadan bu tutar kadar alacaklı hale geldiklerini iddia ettiklerini, bu iddiaların haksız olduğunu, zira davalı müvekkili hesabına gönderilen paralara ilişkin banka dekontlarında \"... A.Ş FATURASINA İSTİNADEN ÖDEME\"  şeklinde açıklama bulunduğunu, bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere paranın davacı şirket ile dava dışı ... arasındaki ticari ilişkiye istinaden gönderildiğini, bu hususun davacının kabulünde olduğunu, davacının mal teslim edilmediğine dair iddialarının gerçeği yansıtmadığını, zira dava dışı ... tarafından satıma konu malların davacıya teslim edildiğini, bunun için fatura kesildiğini, hatta davacının ...'ten aldığı bu malları yurt dışına sattığını, yani ihraç ettiğini, bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere davacının bu faturayı kendi defterlerine kayıt etmiş olduğunu, davacının malları teslim alması nedeniyle herhangi bir mağduriyetinin de söz konusu olmadığını,İlk derece mahkemesi kararındaki gerekçenin hatalı olduğunu, zira davadaki uyuşmazlığın, davaya konu ödeme karşılığında davacıya mal tesliminin yapılıp yapılmadığı noktasında toplandığını, davacı tarafın eldeki davada tüm yargılama boyunca malların kendilerine teslim edilmediğini savunduğunu, oysa dosyadaki bilirkişi raporunda malların dava dışı ... tarafından davacıya teslim edildiğinin ve davacı tarafından bu malların yurt dışına ihraç edildiğinin anlaşıldığını, ilk derece mahkemesi karar gerekçesinde her ne kadar cevabi yazı ile dava dışı şirketin ticari kayıtları arasında çelişki bulunduğu belirtilse de davacının kendi ticari defter ve kayıtları ile davadaki iddialarının çelişkili olduğunu, zira 11.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacının dava dışı ...şirketine 245.996.09 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle hükme esas alınan gerekçenin hukuki dayanağının bulunmadığını, dava dışı ... firmasının mahkemeye verdiği müzekkere cevabına itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, zira dava dışı ... firmasının cevabi yazısında 04.01.2019 tarihli ve ... sayılı, ... irsaliye numaralı fatura bedelinden davacının davalı hesabına gönderdiği 35.000 USD'nin davacının ...'e olan borcundan mahsup edildiğinin açıkça tespit edildiğini, cevabi yazıda da belirtildiği üzere davacı tarafından gönderilen 35.000 USD'nin davacının borcuna mahsup edildiğinin belirtildiğini, davacının da bu konuda ikrarı bulunduğunu, buna rağmen davanın kabulüne karar verildiğini, davacı tarafın davalıya gönderdiği ödemelerin dava dışı ...'in kendilerine kestiği faturaya istinaden gönderildiğini ancak mal teslimi yapılmadığını iddia ettiğini ancak mal teslimi yapıldığının dosya kapsamıyla sabit olduğunu, davacının da bu ödemenin ... tarafından kesilen  04.01.2019 tarihli ve ... sayılı, ... irsaliye numaralı faturaya istinaden yapıldığını kabul ettiğini, bu nedenle ortada bir sebepsiz zenginleşme bulunmadığını, davanın kötü niyetli olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, %20 oranından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle, dava dışı firmadan satın alınacak mallar için davalıya yapılan ödemenin, mal teslimi yapılmadığı iddiasıyla ve sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili tarfından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamına ve taraf iddia ve savunmalarına göre, davacının bu davaya konu ettiği ödemeleri, dava dışı ...'den alınacak mallar karşılığı davalıya yaptığı ihtilafsızdır. Davacı vekili, davalı ile hiç bir hukuki ilişkilerinin bulunmadığını, ödemenin ...'den alınacak mallar karşılığı yapıldığını, ancak bu ödeme karşılığı ...'in davacıya mal teslim edilmediğini, bu nedenle davalının sebepsiz zenginleştiğini iddia etmekte, davalı ise ... tarafından bu ödemeler karşılığı mal tesliminin yapıldığını, ödemenin sebepsiz olmadığını savunmuştur.Davalı vekili, cevap dilekçesi ekinde, ... tarafından davacıya satılan malların irsaliye örneğini sunulmuştur. Yine davalı vekili, delil listesi ekinde ... tarafından davacıya kesilen fatura örneği ile davacının bu malları yurt dışına ihraç ettiğine dair belge örneklerini sunmuştur. Davacı vekili ise 04.03.2021 tarihli beyan dilekçesinde, irsaliyelere konu malların kendilerince teslim alınmadığını, faturanın tek başına iddiayı ispata yeterli olmadığını savunmuştur. Davacı tarafından icra takibine dayanak yapılan banka dekontlarının açıklama kısmında, ödemelerin ...AŞ faturasına istinaden yapıldığı yazılıdır. Satım sözleşmesinin alacaklısı olan dava dışı ...'in, alacağının davalıya ödenmesini talep etmesi ve davacı tarafından ödemenin davalıya yapılması mümkün olup, bu ödeme geçerli bir ödemedir. Bu durumda davada çözülmesi gereken uyuşmazlık, dava dışı ... tarafından, davacıya, ödemeleri karşılığında mal teslimi yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesince, tarafların ve dava dışı...Şirketi'nin ticari defter ve kayıtları incelenmiş, 11.02.2021 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Bu raporda, taraf defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu, davacı şirket ile dava dışı ... arasında 20.12.2018 tarihli distribütörlük sözleşmesi imzalandığı, davacının distribütör olduğu, ...'in üretici firma olup ... markası ile üretim yapılacağının kararlaştırıldığı, dava dışı ...'in 04.01.2019 tarihli ve ... seri nolu (31.840 Usd) 174.120,74 TL tutarlı faturasının davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, dosya kapsamından davacının ...'in bu faturasını yevmiye defterine kayıt ettikten sonra faturaya yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, davacı tarafça 03.01.2019 ve 04.01.2019 tarihlerinde, ... faturasına istinaden ödenen açıklamasıyla davalı şirkete 35.000 Usd ödeme yapıldığı, dekont açıklamalarında da belirtildiği üzere, ödemenin davacı defterlerinde kayıtlı olan dava dışı şirketin 04.01.2019 tarihli, ... seri numaralı faturasına istinaden olduğu, davacı şirket ile dava dışı şirket arasında imzalanan distribütörlük sözleşmesinde verilen yetki birlikte değerlendirildiğinde, takibe dayanak olan toplam 35.000 USD'lik ödemenin dava dışı şirketin 04.01.2019 tarihli ... seri numaralı, 31.840 Usd tutarlı faturasına istinaden yapıldığı sonucuna varıldığı belirtilmiştir.Davacı vekili, bu rapora karşı beyan ve itirazlarını içeren 04.03.2021 tarihli dilekçesinde, dava dışı şirket tarafından kesilen fatura içeriği malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, faturanın tek başına teslimi kanıtlamadığını, irsaliyede müvekkili şirket yetkilisinin ya da çalışanının imzasının bulunmadığını, belirtilen araç plakası ile müvekkili şirketin ilgisinin bulunmadığını, müvekkili tarafından gönderilen ödemelerin davalı şirket kayıtlarında yer almadığını, bu ödemelerin ... firmasına da aktarılmadığını belirtmiş ve ayrıca 31.840 Usd karşılığı neden 35.000 Usd gönderildiğinin de açıklığa kavuşturulmasını gerektiğini belirterek, ek rapor alınmasını istemiştir. Davalı vekili ise malların davacıya teslim edildiğini, hatta davacının bu malları ihraç ettiğini belirtmiştir.İlk derece mahkemesince itirazlar doğrultusunda alınan 27.05.2021 tarihli ek raporda, dava dışı Elemend tarafından davacıya düzenlenen ve davacının ve ...'in defterlerinde kayıtlı olan 04.01.2019 tarihli ve... seri nolu, 31.840 Usd tutarlı faturaya konu malların davacı şirket tarafından 04.01.2019 tarihli ve ... seri nolu fatura ile dava dışı... LTD adına 174.120.74 TL olarak fatura edildiği, faturada davacı şirketin kaşe ve imzasının bulunduğu, açıklama kısmında imalatçı firmanın dava dışı ... A.Ş olduğunun belirtildiği, ayrıca Erenköy Gümrük Müdürlüğünün dosyada örneği bulunan ... nolu gümrük beyannamesinde davacı şirketin 04.01.2019 tarihli, ... nolu faturaya konu malları Irak'a ihraç edildiğinin tespit ettiğini, takibe dayanak olak 3 adet toplam 35.000 Usd'lik ödemenin dava dışı şirketin 04.01.2019 tarihli ... seri nolu, 31.840 Usd tutarlı faturasına istinaden yapıldığı, fatura bedeli ve ödeme tutarı arasında 3.160 Usd fark bulunup böylece fatura bedelinden bu tutarda fazla ödeme yapıldığı tespitlerine yer verildiği görülmüştür.Davacı vekili bu ek rapora karşı 11.06.2021 tarihli dilekçe ile itirazda bulunmuş, itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürmüştür. Bunun üzerine mahkemece dava dışı ... , ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak bilgi istenmiş olup anılan şirketin bila tarihli cevabi yazısında,... ile davacı şirket arasındaki mal alış verişi nedeniyle kendileri tarafından Vita şirketine 04.01.2019 tarihli ve ... nolu faturanın kesilmiş olup, bu faturada belirtilen mallara istinaden davacı şirket tarafından 03.01.2019 tarihinde 30.000 Usd ve 08.01.2019 tarihinde 5.000 Usd olmak üzere toplam 35.000 Usd'nin davacı şirket hesabına ödendiğini, fatura bedelinden, davacının davalıya yaptığı 35.000 Usd'nin mahsup edildiğini, kalan fatura bedeli ile ilgili ... şirketinden alacağın devam ettiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Bundan sonra dosya tekrar bilirkişiye verilmiş ve 27.02.2022 tarihli ek rapor alınmıştır. Bu ek raporda ... defterleri incelenmiş, defterlerin usulüne uygun tutulduğu belirlenmiş, ...'in defterlerinin yapılan incelemesinde, davacı şirkete bir adet fatura düzenlendiği, faturanın 174.120,24 TL olduğu, 31.12.2019 tarihi itibariyle dava dışı şirketin davacı şirketten olan alacağının 174.120,24 TL olduğu, bu alacağın 31.12.2019 tarihinde ters kayıt ile kapatılarak 2020 yılına devrettiği tespitlerinin yapıldığı görülmüştür.Görüldüğü üzere taraflar arasında üçlü bir ilişki bulunduğu, davacının dava dışı ...'den satın aldığı mallar karşılığında yapacağı ödemeyi, satıcı davacı şirketin talimatı doğrultusunda davalı şirkete ödemiş olduğu, dava dışı ... tarafından davacı şirkete satılan mallar karşılığı 04.01.2019 tarihli ... nolu31.840 Usd karşılığı 174.120.74 TL tutarlı faturanın kesildiği anlaşılmaktadır. Davalı taraf bu faturaya konu malların dava dışı şirket tarafından kendilerine teslim edilmediğini savunmuş ise de bu faturanın davacı defterlerinde aynen kayıtlı olduğu ve davacı defterlerinde ...'den bu fatura nedeniyle doğan borcun takibe konu dekontlar ile davalıya yapılan ödemeler sonucu kapatıldığı anlaşılmaktadır. Bu hususlar bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir. Yine bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere, faturaya konu malların davacı şirket tarafından yurt dışındaki ... Firmasına ihraç edildiği, bu konuda davacı tarafından düzenlenen 04.01.2019 tarihli ... seri numaralı ihraç faturası içeriğinin ... tarafından düzenlenen fatura ile aynı olduğu, gümrük beyannamesinin mevcut olup beyannamede imalatçı firma olarak ...'in gösterildiği, böylece davalıya yapılan ödemeler karşılığı ... tarafından düzenlenen fatura konusu malların davacı şirkete teslim edilmiş olduğunun kanıtlandığı sonucuna ulaşılmıştır.Her ne kadar ilk derece mahkemesince, dava dışı ... firmasının cevabi yazısı gerekçe gösterilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de dava dışı ... Firması ile davacı arasındaki ilişkide bakiye bir alacağın kalıp kalmadığı bu davanın konusu değildir. Nitekim ...'in cevabi yazısında, kendileri tarafından düzenlenen fatura karşılığındaki ödemenin davacı tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. Bunun dışında ...'in başka bir alacağının olup olmadığı bu davanın konusu değildir. Davacının, davaya ve takibe dayanak yaptığı ödeme dekontlarında açıkça ... fatura bedeline mahsuben ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Ödemenin mevcut ve doğmuş bir borç için yapıldığı karine olup avans ödemesi iddiasının davacı tarafından kanıtlanması gerekir. Her ne kadar dava dışı firma tarafından kesilen fatura ile davacının ödemeleri arasında 3.160 Usd'lik bir fark mevcut ise de davacının hataen fazla ödeme yaptığına dair bir iddiası yoktur. Davacının iddiası fatura karşılığında malların teslim edilmediği yönünde olup, davalı taraf mal teslimini kanıtlamıştır. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırı bulunmuş, bu nedenle kararın kaldırılarak davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekmiştir.Davalı vekili kötü niyet tazminatı talep etmişse de davacının icra takibine girişmekte kötü niyetli olduğu sabit görülmediğinden, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353.1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353.1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davanın reddine, 2-Yasal koşulları oluşmadığından, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,3-Alınması gereken 615,40 TL karar harcının, davacı tarafından peşin yatırılan 2.604,87 TL harçtan mahsubu ile artan 1.989,47 TL harcın, talep halinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalının yaptığı gideri bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-İş bu hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan olunan 34.508,68 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Taraflarca yatırılan gider avans bakiyelerinin, yatıran taraflara iadesine,8-İstinaf yargılama giderleri yönünden;a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,b-Davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 40,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 260,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,10-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 04.02.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"102d9fa018383088","SID":"ca53ff90aa29db2b"}}