{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/1822 <br>KARAR NO: 2025/62<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2022/947 Esas, 2024/318 Karar<br>TARİHİ: 26/04/2024<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 22/01/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptaline talebine ilişkin olup, mahkemece davanın görevsizlikten davanın reddine dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, tarafların internet yazılımı oluşturmak için anlaştıklarını, davalının hazır bir yazılımı bir gün sonra sunduğunu, sözleşme gereği geliştirme yapmadığını, davalı tarafından verilen programın bir işe yaramadığını, sözleşme gereği ödenen bedelin geri talep edildiğini, davacının alacağı tutarın avans faiziyle birlikte tahsili için davalıya karşı İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında 31.08.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalının 06.09.2022 tarihinde takibe yapılan itirazın iptali ile icra takibinin fatura tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek mevduata uygulanan en yüksek ticari faiz ile devamına,  davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar  verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yazılımın müvekkili tarafından davacıya 13.04.2022 tarihinde teslim edildiğini, yalnızca 50.000,00 TL.'nin müvekkiline ödendiğini, 14.900,00 TL. tutarında müvekkiline borcu bulunduğunu, yazılımın hatasız ve eksiksiz teslim edildiğini, bugüne dek ayıp ihbarı yapılmadığını, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/130220 sayılı dosyası ile müvekkili hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, müvekkilinin davacıya hiç bir borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine ve davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, gelen müzekkereler sonucunda davacının kendisine ait ticaret sicil ve esnaf kaydının bulunmadığı, 2019 yılı itibariyle vergi kaydının terk  olduğu, davaya konu alacak isteminin 2022 yılına ilişkin olduğu, şirket yetkilisi-ortağı olmasının kendisine tacir vasfını kazandırmayacağı görülmekle, davacının tacir olmadığının anlaşıldığı, Sonuç itibariyle; yukarıda açıklanan sebeplerle davanın Ticaret Kanununda belirtilen işlerden olmadığından mutlak ticari dava olmadığı, tarafların tacir olmadığı, her iki tarafı tacir olmadığından davanın nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, davanın Ticaret Mahkemesinin bakacağı davalardan olmadığı gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu tespitine, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Davacı vekili; müvekkilinin, davalı ile imzaladığı sözleşme gereği alması gereken yazılım programının bir işe yaramadığını, sözleşme gereği geliştirilmesi gerekirken davalı yanca geliştirilmediği bu sebeple sözleşmeyi feshettiklerini ödenen bedelin iadesini talep etmiştir. Davalı vekili, yazılım programının eksiksiz teslim edildiğini, ayıp ihbarı olmadığını, davacının 50.000,00 TL. ödediğini, müvekkilinin alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının kendisine ait ticaret sicil ve esnaf kaydının bulunmadığını, 2019 yılı itibariyle vergi kaydının terk olduğu, davaya konu alacak isteminin 2022 yılına ilişkin olduğu, şirket yetkilisi-ortağı olmasının kendisine tacir vasfını kazandırmayacağını davacının tacir olmadığının anlaşıldığını belirterek görevsizlik kararı verilmiştir. Somut olayda davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için Ticaret Kanununda düzenlenmiş hususlardan kaynaklanması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekir. Eldeki davadaki uyuşmazlık mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Derdest uyuşmazlığın nispi ticari dava olabilmesi için her iki tarafın tacir ve ticari işletme esasına göre, her iki tarafın ticari işletmesi ile alakalı olması gerekmektedir. İşin bir taraf için ticari olması yeterli değildir. Dosya muhtevasında bulunan müzekkere cevaplarından davacının tacir olmadığı anlaşıldığından, diğer bir deyişle uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması şartı gerçekleşmediğinden Ticaret Mahkemesi görevli olmayıp, genel yetkili İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. İlk derece mahkemesi kararı dosya kapsamına, hukuka ve usule uygun olup , davalı vekilinin istinaf talepleri isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/04/2024 tarih ve 2022/947 Esas, 2024/318 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken 615,40 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3 - Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c02058d25b7be92d","SID":"abd5458627d96e87"}}