{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1712 - 2025/202<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1712 <br>KARAR NO\t: 2025/202<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t:08/06/2023<br>NUMARASI\t:2023/274 Esas - 2023/349 Karar<br><br>DAVACI\t:......<br>VEKİLİ\t:......<br>DAVALI\t:......<br>\t:......<br>VEKİLİ\t:......<br><br><br>DAVA\t:Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t:11/05/2023<br><br>KARAR TARİHİ\t:31/01/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:05/02/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile tescili istenen Lezkul Nakliyat İnşaat - Taahhüt ve Turizm  Ltd. Şti.'nin Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... sicil numarası ile kayıtlı iken ilgili sicilden resen silindiğini, şirket adına  Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini sözleşmeye istinaden söz konusu şirkete kredi kartı ve krediler kullanıldığını, şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle icra takibi başlatıldığı, tasfiye olan şirket adına alacaklarının tahsilinin yapılabilmesi için Lezkul Nakliyat İnşaat - Taahhüt ve Turizm Tic. Ltd. Şti.'nin TTK 547. Md. gereğince geçici olarak ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; terkin işleminin hukuka uygun şekilde gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>,<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın KABULÜNE, Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı LEZKUL Nakliyat İnşaat  Taahhüt ve Turizm  Limited Şirketi'nin 6102 sayılı TTK nun geçici 7. maddesi gereğince 30/06/2014 tarihinde yapılan resen terkin işleminin yasaya aykırı olması sebebiyle İPTALİ ile şirketin İHYASINA,<br>-Terkin işleminin iptal edilmiş olması itibariyle şirket usulsüz terkin öncesindeki hukukî statüsüne kavuşacağından tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına,<br>-Kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaydı silinen şirket kanunun amir hükümleri gereğince ticaret sicilden terkin edilmiş, sermaye arttırımı yapmayan şirketlerin ticaret sicilden silinmesi ile ilgili kanunun amir hükmü bulunmakta olup kesinlikle ihyası mümkün olmadığını, oda kaydı silinerek Ticaret Sicili Müdürlüğüne bildirilen diğer davalı şirkete Sicil Müdürlüğünce yapılan tebligatlar da netice almayınca Sakarya Ticaret Sicili Müdürlüğü 6103 sayılı Kanunun Geçici 7. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, kanunda belirlenen ilan ve tebligatları gerçekleştirmek suretiyle, davacı şirketin sicil kaydını resen terkin ettiği, yapılan tüm bu işlemlerde, gerek Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası gerekse Sakarya Ticaret Sicili Müdürlüğü kanun hükümlerini yerine getirerek işlemleri gerçekleştirildiği, müvekkil Sicil Müdürlüğünün bu hususta hukuka aykırı bir işlemi bulunmadığını, davacının iddialarını kabul etmediklerini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme gerekçeli kararında açıkça belirtildiği üzere resen terkin işleminin yasaya aykırı olması sebebiyle iptali ile şirketin ihyasına dair usul ve yasaya uygun karar verildiğini beyan ederek, davalı yanın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2023 tarih, 2023/274 Esas - 2023/349 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; sicilden TTK'nun geçici 7. maddesi gereğince resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelemesinde; dava dışı borçlu LEZKUL Nakliyat İnşaat  Taahhüt ve Turizm  Limited Şirketi''nin davacıdan kullanmış olduğu Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle davacı tarafça Şile İcra Müdürlüğünün 2022/1330 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, borçlu şirketin davalı Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ticaret sicilinden resen terkin edildiği ve icra takiplerinin sonuçlandırılamadığı belirtilerek, dava dışı LEZKUL Nakliyat İnşaat  Taahhüt ve Turizm  Limited Şirketi''nin ihyası  için eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır. Davalı, dava dışı şirketin 6102 sayılı Kanunun Geçici 10. Maddesi gereğince asgari sermaye arttırımını yapmaması nedeniyle usulüne uygun olarak sicilden terkin edildiğini savunmuştur.<br>Dosyadaki delillere göre; şirketin 30/06/2014 tarihinde TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince resen sicilden silindiği, şirkete ve temsilcisine bildirilen kayıtlı adresleri itibariyle çıkan tebligatların ise iade olduğu anlaşılmıştır.<br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7. maddesi uyarınca davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirketlere anılan madde hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Buna göre davacı sıfatıyla açılmış bir davası bulunan yahut aleyhine açılan bir davada davalı sıfatıyla yer alan şirket hakkında anılan geçici madde kapsamında re’sen terkin işlemi yapılamaz. Derdest davanın bulunması dışında şirket hakkında derdest icra takibinin bulunması da resen terkin işlemine engel niteliktedir.<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  2023/929 E.  2023/1717 K. Sayılı 15.03.2023  tarihli kararında \"... şirket hakkında 2007 yılında başlayan ve terkinden sonra da devam eden dava ve icra takipleri bulunduğundan davalı Müdürlük tarafından şirketin terkini TTK geçici  7 nci maddesi hükümlerine aykırıdır.\" denilmekle icra takiplerinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerekliliği vurgulanmıştır.<br><br>6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca usulüne uygun terkin edilen şirketlerin ihyası için açılan davalarda şirketin ihya nedenine uygun şekilde sınırlı ihya kararı verilmesi gerekirken, anılan hükme uygun terkin işlemi yapılmadığı durumlarda Geçici 7. maddenin 15. fıkrasına dayalı olarak açılan dava sonrasında verilecek karar, eksik kalmış tasfiye işlemlerinin tamamlanarak şirketin tekrar ticaret sicilinden silinmesinden ziyade hukuka aykırı terkin işleminin iptaliyle şirketin usulsüz terkin öncesindeki hukukî statüsüne kavuşturulması niteliğinde olduğundan terkin işleminin iptali olmalıdır. Böyle bir karar sonrasında ihyasına karar verilen şirket, herhangi bir şekilde tasfiye aşamasına girmeksizin hukuken varlık kazanır. Geçici 7. madde kapsamında ticaret sicil müdürlüğünce münfesih sayılarak re’sen terkin edilen bir şirketin aynı maddenin 15. fıkrası kapsamında ihyasına yönelik olarak açılan davada, gerçekleştirilen re’sen terkin işleminin hukuka aykırılığının tespiti hâlinde verilecek ihya kararı, niteliği gereği terkin işleminin iptaline ilişkin olması nedeniyle TTK’nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye kapsamına girmeyeceğinden, ihya kararı yanında şirkete tasfiye memuru atanması gerekmez (Yargıtay HGK 2017/11-3184 E. 2021/1107 K.).<br>Tüm bu açıklamalara göre; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanmayacağının düzenlendiği, dava kavramı içerisinde icra takip dosyalarının da bulunduğu, dava dışı şirket hakkında terkin tarihinde derdest olan Hendek  İcra Müdürlüğü 2012/1243 Esas sayılı takip dosyasının bulunduğu, davaya konu ihya talebinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabi  olmadığı, davanın niteliği gereği ihya kararının amacının usulsüz terkin işleminin iptali olduğu, bu nedenle ihya ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Bakiye 345,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/01/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"42317e3a04000a9d","SID":"6fd0b04c10565ddf"}}