{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1377 <br>KARAR NO: 2025/87<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2019/360<br>KARAR NO: 2021/343<br>KARAR TARİHİ: 22/04/2021<br>DAVA TÜRÜ: Tazminat<br>DAVA TARİHİ: 28/06/2019<br>KARAR TARİHİ: 29/01/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ...'na müvekkili şirket tarafından Sağlık Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, adı geçen sigortalının 06.06.2017 tarihinde sağ omuz ağrısı sebebiyle tedavi gördüğünü, söz konusu tedavi giderlerinin müvekkili şirket tarafından karşılandığını, yapılan araştırmada adı geçen sigortalının davalı şirket nezdinde aynı süre için teminat sağlayan geçerli bir sigorta poliçesi bulunduğunun öğrenildiğini, müşterek sigortalı olduğu hususunun davalıya 23.08.2017 tarihinde bildirildiğini, davalı şirketin poliçe limit ve teminat tutarının bilinmemesi nedeniyle % 50’sinin, limit ve teminatların farklı olması halinde, davalı şirkete isabet eden tutarların bildirilen hesaplara ödenmesinin talep edildiğini ancak davalı şirketin ödeme yapmadığını beyanla, şimdilik 5.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; davacı vekili 26.01.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle, talebini 28.728,80 TL artırarak talebini 33.728,80 TL olarak ıslah etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın, hem TTK’nun 1420. Maddesinde ve hem de Sağlık Sigortası Genel Şartları’nın 16. Maddesinde belirlenmiş olan zamanaşımı süresinin geçmesinden sonra açılmış bulunması nedeniyle zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini gerktiğini, ...'nun ... no.lu Sağlık Sigorta Poliçesi kapsamında müvekkili şirket nezdinde de sigortalı bulunduğunu, TTK’nın çifte sigortayı düzenleyen 1467. maddesinin belirtmiş olduğu istisnalar özellikle (a) bendinde belirtilen sigortacı şirketlerin onayı bulunmadığından dava konusu uyuşmazlıkta anılan hükme atıf yapan müşterek sigorta hükümlerinin davada uygulanmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu olayda müşterek sigorta bulunduğu tespit edilecek olsa dahi müvekkili şirkete rücu hakkı bulunmadığını aksi kabul edilse bile müvekkili şirketin poliçe şartlarının, limitlerinin ve katılım paylarının nazara alınması gerektiğini, öte yandan sigortalının tedavi giderlerinin ödenmesi bakımından kendisi için en uygun poliçeye müracaat etme hakkı bulunduğunu, hasarsızlığını etkilememek ve hasar prim dengesiyle daha sonra yüksek prim ödemek zorunda kalmamak için sigortalının seçimde bulunma hakkına aykırı olarak davacının tercihte bulunamayacağını, sigortalının poliçe teminatından yararlanma ve herhangi bir ödeme talebi ulaşmadığı gibi herhangi bir sağlık kuruluşundan da bu tedaviye konu belirtilen gider bakımından provizyon istenmediğini, somut olayda yürürlükte olan poliçelerde aynı tedavi giderlerinin tamamını kuver altına alan teminatlar bakımından çifte sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini, TTK’da çifte sigortanın yasaklandığını, müşterek sigortadan bahsedilebilmesi için poliçelerin aynı zamanda, aynı süre içerisinde ve aynı rizikolara karşı yapılması gerektiğini ancak somut olayda müşterek sigorta değil, çifte sigorta söz konusu olduğunu, somut olayda müteselsil sorumluluk olmadığından davacı yanın müvekkil şirkete rücu imkanı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen tedavi giderlerinin müvekkili şirketin poliçe teminatları kapsamında ödenmesi gerekip gerekmediği için teminatların incelenmesi gerektiğini, dosyaya sunulan mevcut tedavi evrakları ile değerlendirme yapılması mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sağlık sigortası kapsamında ödenen tazminatın rücu davasında, dava dışı ...'nun hem davacı şirket hem de davalı şirket nezdinde düzenlenen poliçelerle sağlık sigortası yaptırdığı, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin başlangıç tarihinin 10/03/2017 tarihi, bitiş tarihini ise 10/03/2018 tarihi olduğu, sigorta bedelinin anlaşmalı kurumlarda yapılacak tedaviler bakımından sınırsız, anlaşma harici kurumlarda yapılacak tedaviler bakımından 20.000,00 TL olarak belirlendiği; davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin  başlangıç tarihinin 01/02/2017 tarihi bitiş tarihinin ise 01/02/2018 tarihi olduğu, dava dilekçesi ekinde sadece Grup Sağlık Sigortasının sunulduğu, poliçenin genel ve özel şartlarının sunulmadığı, teminat tür ve limitleri yönünden bu yönü ile denetlenemediği, her iki sigortanında pasif zarar sigortası olarak düzenlendiği, ...'nun 06/06/2017 tarihinde omuz ağrısı şikayetiyle hastaneye başvurduğu ve müdahale gerçekleştiği ve davacı tarafından ameliyat ücreti, tıbbi malzeme ve laboratuar hizmeti olmak üzere toplam 67.457,60 TL'nin karşılandığı, zararın zaman bakımından her iki sigortanın çakıştığı dönemde meydana geldiği, çözülmesi gerekli uyuşmazlığın her iki sigorta poliçesininde geçerli olup olmadığı, davacı tarafça ödenen bedelin bir kısmın veya tamamının davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmasının gerekip gerekmediği olduğu, eldeki davada her iki sigortanın da pasif zarar sigortası olması nedeniyle davacının ödediği bedeli TTK'nın 1514. maddesine ve bu maddeye istinaden düzenlenen sağlık sigorta genel şartlarının 12. Maddesine göre davalıdan talep edemeyeceği, TTK'nın 1466. maddesinin açık ifadesinden anlaşılacağı üzere müşterek sigortadan söz edebilmek için bir menfaatin birden çok sigortacı tarafından, aynı zamanda, aynı süreler için ve aynı rizikolara karşı sigorta edilmesi gerektiği, eldeki davada sigortalanan rizikolar aynı ise de sigortaların başlangıç ve bitiş zamanları faklı olduğundan müşterek sigortadan bahsetme imkanı bulunmadığı, TTK'nın 1467. maddesi uyarınca; aynı menfaatin aynı veya farklı kişiler tarafından aynı süreler için sigortalanması durumunda çifte sigorta meydana geldiğini, çifte sigortada müşterek sigortadan farklı olarak aynı zamanda yapılma şartı bulunmadığı,  sigortalanan dönemlerin kesişmesi gerektiğini, Çifte sigortanın 1467. Maddenin a, b ve c bentlerinde sayılan istisnalar dışında geçersiz olacağı düzenlendiği, eldeki davada sigorta sürelerinin kesişmesi ve aynı menfaatin iki sigorta şirketi tarafından sigortalanması nedeniyle çifte sigortanın bulunduğu, TTK'nın 1467. maddesinin a bendinde belirtilen sigortacıların onay vermesi, b bendinde belirtilen sigorta ettirenin haklarını ikinci sigortacıya devretmesi durumlarının gerçekleşmediği ve c bendinde belirtildiği gibi önceki sigortacının ödemediği zarar bulunmadığı anlaşıldığı bu nedenle anılan madde hükmü uyarınca ...  sigorta tarafından yapılan sigortanın çifte sigorta olması nedeniyle geçersiz olduğu ve davacının ödediği bedelin bir kısmını veya tamamını davalıdan talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosyadan alınan bilirkişi raporunun ve sonrasında alınan ek raporun hükme esas teşkil etmesi mümkün değil iken aynı gerekçeler ile red kararı verilmesi hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun “hesap bilirkişisi” tarafından hazırlandığı düşünüldüğünde her şeyden evvel hükme esas teşkil edemeyeceğini, raporun kendi içinde çelişkili olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin sağlık sigortası teminatı kapsamında yapıldığından söz konusu menfaat belirtilen tarihte, her iki sigortacı tarafından da –kesişen/örtüşen süreler için- teminat altına alınmış bulunduğundan davalı sigorta şirketinin teminatı kapsamında müştereken sorumluluğu bulunduğunu, bir an için müşterek sigorta hükümlerinin değil çifte sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiği düşünülse dahi, davalı şirketin poliçesinin geçerli olmadığına yönelik tespitlerin de açıkça kanuna aykırı ve hatalı olduğunu, aynı konuda ikame ettikleri çok sayıdaki dava dosyasında da aynı hususların tespiti yönünden bilirkişi raporu alındığını, bu raporlarda  rücu hakkının varlığından bahsedileceği sonucuna ulaşıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, dava dışı sigortalının tedavisi için davacı sigorta şirketi tarafından ödenen masrafların, tedaviye konu dönemin davacı ve davalı sigorta şirketleri tarafından ayrı ayrı düzenlenen poliçelerle teminat altına alındığı, bu nedenle tedavi masraflarından her iki şirketin eşit oranda sorumlu oldukları iddiasıyla, yapılan tedavi masrafının %50'lik kısmının davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir. Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen Network III Sertifikasının 01.02.2017-2018 tarihleri arasında geçerli olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen Modüler Sağlık Sigortası Poliçesinin 10.03.2017-2018 tarihleri arasında geçerli olduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince alınan 03/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda: \"gerek davalı gerek davacının düzenlediği poliçelerin aynı menfaati sigorta örtüsü altına almakla beraber başlangıç tarihlerinin aynı olmaması sebebiyle TTK.m.1466 anlamında müşterek sigorta kabul edilmediği, gerek davalı gerek davacının sağlık sigortası kapsamında düzenlediği poliçelerin tüm teminatlar açısından çifte poliçe nilteliği bulunmadığı ancak dava dışı sigortalı ...'na 06/06/2017 tarihinde omuz ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuru yaptığı  ve tedavi gördüğü, yatarak tedavi ve ameliyatı yönünden teminat türlerinde çakışma meydana geldiği, davalının poliçesinin sonraki poliçe olduğu, TTK m.1467'deki koşullar sağlanmadığından sonraki poliçelerin geçersiz olduğundan rücu talebinin yasal ve akdi dayanağı bulunmadığı, mahkemenin bilirkişi görüşünü uygun görmemesi halinde davacının ödemesinin % 50' sine isabet eden tutarın davacının teminat tablosunu dosyaya sunmadığı hasar ödeme talimatında limitsiz olduğu belirtilmesinin yer aldığı, dava dışı ... tedavi gördüğü Amerikan hastanesinin davalı yönünden anlaşmalı kurum ise 33.728,80 TL, anlaşma haricinde kurum olması halinde brüt tutara %60 ödemeli olmasına göre 12.000,00 TL rücu edilebileceği, davacının 23.08.2017 tarihli başvurusunun davalıya hangi tarihte teslim edildiği anlaşılamamakla beraber, anılan yazıda 11.09.2017 tarihine kadar atıfet mehli vermesine göre bu seçenek yönünden temerrüt tarihinin11.09.2017 olduğu,\" bildirilmiş, tarafların rapora itirazı üzerine alınan 26.10.2020 tarihli ek raporda da kök rapordaki tespit ve görüşlerin cari olduğu bildirilmiştir. TTK'nın \"Sağlık Sigortası Teminatları\" başlıklı 1513.maddesinde; \"(1) Sağlık sigortası ile sigortacı; a) Hastalık sonucu gerekli hâle gelen ilaç dâhil, her türlü tıbbi bakım, gebelik ve doğum, hastalıkların erken tanısına yönelik, ayaktaki incelemeler de içinde olmak üzere, sözleşmede kararlaştırılan giderleri, b) Tedavinin tıbben yatarak yapılmasının gerekli olduğu durumlarda günlük hastane giderleri ...için teminat verir.\" TTK'nın \"Hastalık Ve Sağlık Sigortasına Uygulanacak Diğer Hükümler\" başlıklı 1519.maddesinin 2.bendinde \"Sigortalının uğradığı hastalık, ilaç ve tedavi giderleri için harcama yapılması gibi gerçek zararların sigortacı tarafından karşılanması öngörülen sağlık sigortalarında ise, genel hükümler dışında, zarar sigortalarına ilişkin hükümler ile 1500 ilâ 1502 nci madde hükümleri sağlık sigortası hakkında da uygulanır.\" hükümleri yer almaktadır. Dava konusu tedavi giderleri sağlık sigortası teminatları kapsamındadır. Bu teminatlar gerçek zararın karşılanmasına yönelik olduğundan, zarar sigortasına ilişkin hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir.  \"Birden Çok Sigorta\" TTK'nın 1465 vd maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın \"Kural\" başlıklı 1465.maddesinde; \"(1) Aynı menfaatin, aynı rizikolara karşı, aynı süre için, birden çok sigortacıya, aynı veya farklı tarihlerde sigorta ettirilmesi hâlinde sigorta ettirene sigorta bedelinden daha fazlası ödenmez. (2) Birden çok sigortada, sigorta ettiren, sigortacılardan herbirine hem rizikonun gerçekleştiğini hem de aynı menfaat için yapılan diğer sigortaları bildirir. Bu hükme aykırılık hâlinde 1446 ncı madde hükmü uygulanır.\" TTK'nın \"Müşterek Sigorta\" başlıklı 1466.maddesinde; \"(1) Bir menfaat birden çok sigortacı tarafından aynı zamanda, aynı süreler için ve aynı rizikolara karşı sigorta edilmişse, yapılan birden çok sigorta sözleşmesinin hepsi, ancak sigorta olunan menfaatin değerine kadar geçerli sayılır. Bu takdirde sigortacılardan her biri, sigorta bedellerinin toplamına göre, sigorta ettiği bedel oranında sorumlu olur. (2) Sözleşmelere göre sigortacılar müteselsilen sorumlu oldukları takdirde, sigortalı, uğradığı zarardan fazla bir para isteyemeyeceği gibi, sigortacılardan her biri yalnız kendi sözleşmesine göre ödemekle yükümlü olduğu bedele kadar sorumlu olur. Bu hâlde ödemede bulunan sigortacının diğer sigortacılara karşı haiz olduğu rücu hakkı, sigortacıların sigortalıya sözleşme hükümlerine göre ödemek zorunda oldukları bedeller oranındadır.\" TTK'nın \"Çifte Sigorta\" başlıklı 1467.maddesinde; \"(1) Değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan aynı veya farklı kişiler tarafından, aynı rizikolara karşı, aynı süreler için sigorta ettirilemez; sigorta ettirilmişse, sigorta ancak aşağıdaki hâl ve şartlarda geçerli sayılır: a) Sonraki ve önceki sigortacılar onay verirlerse; bu takdirde, sigorta sözleşmeleri aynı zamanda yapılmış sayılarak riziko gerçekleştiğinde sigorta bedeli, 1466 ncı maddede gösterilen oranda sigortacılar tarafından ödenir.b) Sigorta ettiren, önceki sigortadan doğan haklarını ikinci sigortacıya devir veya o haklardan feragat etmişse; bu takdirde, devir veya feragatin ikinci sigorta poliçesine yazılması şarttır; yazılmazsa ikinci sigorta sözleşmesi geçersiz sayılır. c) Sonraki sigortacının, ancak önceki sigortacının ödemediği tazminattan sorumluluğu şart kılınmış ise; bu hâlde önceden yapılmış olan sigortanın ikinci sigorta poliçesine yazılması gerekir; yazılmazsa, ikinci sigorta sözleşmesi geçersiz sayılır.\" hükümlerine yer verilmiştir. TTK'nın müşterek sigorta hükümleri incelendiğinde; dava konusu olayda olduğu gibi sigortacıların birlikte hareket etmiş olmamaları halinde de müşterek sigorta hükümlerinin uygulanacağı anlaşılmaktadır.  ''...Sigortacılar birbirinden habersiz olarak aynı riziko için sigorta teminatı sağlamış ve bu teminatların toplamı, sigorta bedelini aşıyor olabilir. Uygulamada sigortacıların ''aynı zamanda'' (aynı tarihte) birbirinden habersiz sigorta teminatı sağlamaları pek karşılaşabilecek bir durum değildir (en azından gayet ender görülecektir). Buna karşılık, iki farklı sigortacının aynı rizikoyu değişik tarihlerde yaptıkları sigorta sözleşmeleri ile temin ettikleri ve rizikonun her iki sigortacının da sorumlu olacağı şekilde gerçekleştiği haller sanıldığından daha sık gerçekleşebilir... Ancak bu gibi bir hal, *İlk (önceki tarihli) sigortanın tam değer üzerinden yapıldığı veya aşkın sigorta oluşturduğu durumlarda çifte sigortaya yol açar ve ikinci sigorta geçersiz sayılır,*İlk sigortanın eksik sigorta niteliğini taşıdığı durumlarda ise; **İkinci sigorta çıkar değerinin geri kalanını tam olarak temin etmekte ise kısmi sigorta yan yana sigorta) söz konusu olur. **İkinci sigortanın çıkar değerinin geri kalanından fazlasını temin etmesi olasılığın Türk hukukunda tartışmaya açıktır. (Bu olasılıkta ya TTK 1465 (1) uyarınca ikisi de geçerli sayılacak ve müşterek sigortanın -aynı zamanda sigorta yaptırılmış olmamasına karşın- bu hali de kapsadığı kabul edilerek TTK 1466 (1) hükmü uygulanacak veya ikinci sigorta yalnızca kısmen -çıkar değerinin tamamının temin edildiği noktaya kadar- geçerli tutularak kısmi sigortaya ilişkin TTK 1468 uyarınca işlem yapılacak ve ikinci sigortanın çıkar değerinin tamamının temin edilmesini sağlayan ilk bölümünün üzerindeki bölüme aşkın sigorta sebebiyle hiç bir hüküm ve sonuç bağlanmayacaktır).\" (Samim Ünan, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, Altıncı Kitap Sigorta Hukuku, Cilt:II,S:192, 193)  \"TTK 1466 (1) anlamında bir müşterek sigortadan söz edebilmek için -rizikonun ''aynı'' olması,-sürenin ''aynı'' olması ve  -zamanın ''aynı'' olması gerekir.  Sürenin aynı olmasından maksat, riziko gerçekleştiği anda, birden çok sigorta oluşturan bütün sigorta sözleşmelerinden her birinin sağladığı korumanın sürmekte oluşudur (bütün sözleşmelerde aynı uzunlukta bir sürenin mesela 1 yıl - kararlaştırılmış olması gerekli değildir). Sözleşmelerden birinde -mesela ilk prim ödenmediği için- sigortacının sorumluluğu henüz başlamamışsa, o sigorta birden fazla sigorta uygulamasında devre dışı sayılmalıdır. Diğer bir anlatışla burada sigortacının üstlenmiş olduğu maddi süre olarak adlandırılan süre esas alınmalıdır. Zamanın aynı olması ise, sigorta sözleşmelerinin aynı zamanda yapılmış olmasına anlatıyor olsa gerektir. TTK 1465(1) ''aynı tarihte'' (veya farklı tarihlerde) yapılmış sigortalardan söz ederken, müşterek sigortaya ilişkin TTK 1465(1) ve çifte sigortaya ilişkin TTK 1467 (a)'da farklı bir sözcük kullanılmış ve (tarih yerine) zaman denmiştir. Kanımızca ''aynı zamanda'' deyimini ''sigortacıların birlikte hareket ediyor olmalarını'' belirten bir deyim olarak anlamakta mümkündür. (ve daha doğru olur.)\" (Samim Ünan, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, Altıncı Kitap Sigorta Hukuku, Cilt:II,S:194)  Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/4420 E 2018/12921 K sayılı ilamında ''... Çifte sigorta, değerinin tamamı sigorta edilmiş olan bir menfaatin aynı rizikolara karşı ikinci kez sigorta ettirilmesidir. Bu durumda daha sonra yapılan sigorta sözleşmesi geçersizdir.'' belirtilmektedir. Davaya konu somut olayda, davacı ve davalı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen sağlık poliçelerinin aynı anda, aynı zamanda, kısacası aynı gün düzenlenmediği, farklı zamanlarda düzenlendiği, bu nedenle TTK 1466 madde kapsamında müşterek sigortanın mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Sigortalının tercih hakkını kullanarak, sağlık tedavi harcamalarında davacı sigorta şirketini seçtiği ve seçim yapma hakkının da bulunduğu, yukarıda belirtildiği üzere müşterek sigorta kabul edilmesi için rizikonun aynı olmasının yanında, sürenin ve zamanında aynı olması gerektiği, uyuşmazlık konusu olayda ise TTK 1466 madde kapsamında aranan şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/01/2025  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9eba316ffa7ebd56","SID":"433a7e5953e080f7"}}