{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      T.C.<br>GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:...<br>KARAR NO\t\t: ....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN    <br>MAHKEMESİ\t: ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:...<br>NUMARASI\t\t: ..<br>DAVACI\t\t: ... \t  <br>VEKİLLERİ\t\t: Av. ...\t\t<br>DAVALI\t\t: ...<br>VEKİLLER\tİ\t: Av. ...\t\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ\t<br>KARAR TARİHİ\t: ...<br>YAZIM TARİHİ\t: ...<br><br>Taraflar arasında görülen davada..... karar sayılı kararın istinaf incelemesi taraflarca istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>- K A R A R -<br><br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin ... yılından beri zirai ilaç alım-satımı ve zirai kimyasal ürünlerin toptan ticareti işinde faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında mısır tohumu satışı ile başlayan ve başlangıcı .. yılına dayanan konsinye satış kapsamında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin bu konsinye satımlar kapsamında davalı şirketin .. TL üzerindeki malını sattığını, .. ilinde faaliyet gösteren davalı şirketin .. yılında zirai ilaç satışına başladığında yıllardır ticari ilişkisi bulunan ve ... bölgesinde faaliyet gösteren müvekkili şirkete konsinye satış kapsamında .....tarihli faturalara konu zirai ilaçları satması için bıraktığını, uzun yıllardır ticari ilişki içerisinde olan tarafların konsinye satış anlaşmasına istinaden iki yıllık garanti süresi ve raf ömrü ihtiva eden ...... gibi kalite standatlarına uygun olan ve satılamayan kısmının iade edileceği konusunda anlaşılan fatura konusu emtianın ağzı ileri teknoloji ile kapatılmış kutularda ve orijinal paketi içerisinde müvekkili şirket tarafından alındığını, mezkur emtianın .. yılının ...ylarında müşteri çevresine satışının gerçekleştirildiğini ancak müşteri çevresinden buğdayda yabancı ot mücadelesinde kullanılan ...isimli .. uygulama alanlarında etkisiz olduğuna dair şikayetlerin gelmeye başlandığını, müvekkili şirket yetkililerince yapılan araştırma neticesinde bahse konu etkisizliğin kullanıcı hatası olmadığının anlaşıldıktan sonra emtianın .. tarihinde .. İl Müdürlüğünde şikayet yoluyla muayene ettirildiğini ve durumun davalı şirket yetkililerine bildirildiğini, davalı şirket tarafından bu hususun araştırılacağı ve gerekenin yapılacağının taahhüt edildiğini ancak hiçbir girişimde bulunulmadığı gibi inceleme ve anlaşma gibi çeşitli bahanelerle müvekkili şirketi oyaladığını, akabinde müvekkili şirket ile davalı şirketin fatura konusu malların ...'ünün ödemesiyle borcun ifa edileceği hususunda anlaştıklarını, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından ...... TL'yi davalı şirketin hesabına yatırdığını ve öncesinde davalı şirkete vermiş olduğu ... ileri keşide tarihli çeki geri aldığını, çekin davacı şirkette olmasının bedelinin ödendiğine karine teşkil ettiğini ve ispat külfetinin aksini iddia eden tarafa olduğunu, ancak .. tarihinde öğrenildiği üzere davalı şirketin anlaşmaya aykırı davranarak .. tarihinde müvekkili şirketin banka hesapları ve motorlu taşıtı üzerine ihtiyatı haciz koyduğurduğu ve fatura konusu emtianın bedelini talep ettiğini, ayrıca bu aşamada davacı şirketin ... tarihinde de aynı şekilde haciz koydurduğunu ve .. tarihinde bu haczin kaldırıldığının öğrenildiğini, bu durumun davalı şirketin kötü niyetini ortaya koyduğunu, davacı şirket yetkililerince .. tarihinde takibe itiraz edildiğini ve ihtiyati haczin kaldırılması için dava açıldığını, muayene neticesinin davacı şirkete ... tarihide tebliğ edildiğini, bunun üzerine de davacı şirket tarafından ... .. keşide edilen .. yevmiye nolu ihtarnameyle ayıplı mal nedeniyle sözleşmeden döndüklerini, malın bedelinin iadesi veya kanuni seçimlik durumlardan birinin uygulanmasını talep ettiklerini davalı şirkete ihbar ettiklerini, fakat davalı şirketin ihtara hiçbir olumlu cevap vermediği gibi anlaşılabilir hususları kötü niyetli olarak anlamadıklarını belirterek reddettiklerini, bunun üzerine davacı şirket tarafından ... tekrardan ihtarname çekildiğini, . .  tarihli raporunda şikayet konusu malların lüzumlu vasıflarından olan aktif maddelerinden kaynaklanan gizli ayıplarının mevcut olduğunun ve bu ayıbın ancak kullanma ile ortaya çıkabileceğinin belirtildiğini, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin konsinye satış kapsamında olması nedeniyle davalının işbu ayıplardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin yıllardır zirai malzemeler ve ilaçlar konusunda faaliyet gösteren bir şirket olması, faaliyet gösterdiği bölgenin küçük bir bölge olması ve ticari hayatı boyunca ilk kez böyle bir durumla karşılaşması nedeniyle bahse konu ayıbın sebebiyet verdiği doğrudan ve doyaylı zararlar ile müvekkilinin içine düştüğü manevi zararın davalıdan tazminin gerektiğini, böyle bir durumda ilk defa karşılaşıldığı, uğranılan manevi zararında tazminin gerektiğini, müvekkilinin müşterilerin mağduriyetlerini gidermek . ait . .. . ilaçtan toplam . . . . isimli ilacı müşterilerine bedelsiz verdiğini, bahse konu toplam .. TL değerinde olduğunu belirterek ayıplı satılan malın müvekkili şirket tarafından temlik edilmesi sebebiyle bedelde indirim yapılmasına, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin uğramış olduğu .. TL maddi ve .. TL manevi zararın davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiş, .. tarihli ıslah dilekçesi ile de maddi tazminat talebini .. TL'ye yükseltmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevabında özetle; davacı tarafın dava açma süresi geçirildikten sonra dava açtığını, ayrıca davacı tarafın kanunun belirlemiş olduğu süre geçtikten sonra ayıplı mal iddiasında bulunduğunu, müvekkili davalı ile davacı taraf arasında mal alım satımına ilişkin sözlü bir anlaşma olduğunu, davacı tarafça belirtilen faturalardaki malları müvekkili şirketin sattığını kabul ettiklerini, ancak bu malları davacıya satarken ne sözlü olarak ne de yazılı olarak konsinye satım sözleşmesi yapılmamış olduğunu, mallar satıldığında bedelini ödenmesi veya satılmadığında iade alınması şeklinde bir konuşma olmadığını ve bu yönde herhangi bir söz verilmediğini, davacının muayene ettirdiği ürün ile müvekkili şirketin fatura ettiği yani sattığı ürünün imal/üretim tarihlerinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, davacının muayene ettirdiği ürünün başka bir ürün olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>KARAR: ...... Karar sayılı ilamında \"Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, dinlenen tanık beyanları, yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucunda alınan raporlar ve dosyadaki tüm delilere göre; davacı ve davalı şirket arasında yıllar öncesinden beri süregelen ticari ilişkinin devam ettiği, davalı şirket ile davacı arasında konsinye satış sözleşmesinin bulunmadığı, davacının böyle bir iddiası var ise de bunun ispat edilemediği, davaya konusu olan ayıplı olduğu iddia edilen yabancı ot mücadele ilacının kullanım zamanının.......ayları olduğu, oysa bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, ...günlü faturalar alınan ilaçların, bir sonraki yılın bahar aylarında ... tarihinde davalı tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatılması üzerin...... tarihinde ilaçların ayıplı olarak tesbitine ilişkin rapor aldığı, bu durumda bir önceki yılı alınan malları elinde bulundurup uygun saklama koşullarında saklamayan davacının davalıyı bundan sorumlu tutamayacağı, davacının elinde bulunan ve davalı tarafından satıldığı ıspat olunamayan ilaçlar için alınan raporun sonuca etkili görülemeyeceği, davacı ile davalı arasında dikkat çekici bir şekilde icra muamelesi başladıktan sonra uyuşmazlığın meydana çıktığı, bunun üzerine malın ayıplı olduğundan bahisle tespit yaptırıldığı, tarım ilaçlarında uygun saklama koşullarında saklanan malların son kullanma tarihine kadar kullanılabileceği, sezonunda üretilmiş ilaçların kullanımının uygun olacağı gerçeği karşısında, en son .. yılında davalıdan fatura ile alınmış ilaçların ayıplı olması halinde davalının sorumlu tutulamayacağı, kaldı ki ... müdürlüğünce yapılan inceleme sonucu alınan rapordaki ilaçların davalı şirket tarafından satılmış olduğunun usulüne göre ispatlanamadığı nazara alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.\" şeklinde karar verilmiş,<br>Dairemizin...... Karar sayılı kaldırma ilamında \"Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre .. isimli tarım ilacının davalı tarafından .... ve ... tarihli faturalarla davacıya satıldığı, davacının ilacı satmış olduğu çiftçilerden almış olduğu şikayet üzerine ilaçla ilgili olarak . . ve . . . ve . . . . . ...... başvurarak analiz yaptırdığı, analiz sonucunda ... örneğinin aktif madde miktarının spesifikasyondan farklı olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine davacı tarafından eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının bir önceki yıl alınan malları elinde bulundurup uygun saklama koşullarında saklamadığı davacının davalıyı bundan sorumlu tutamayacağı, davacının elinde bulunan ve davalı tarafından satıldığı ispat olunamayan ilaçlar için alınan raporun sonuca etkili görülemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de dava konusu ürünlerin davalı tarafından davacıya satılmış olduğu davalının kabulünde olduğundan mahkemece varılan sonuç, somut olaya uygun düşmemektedir. Mahkemece alınan bilirkişi raporları mahkeme kararının gerekçesinde de belirtildiği üzere davayı aydınlatacak mahiyette değildir. Söz konusu bilirkişi raporları dosyada mevcut belgelere göre ve ...... analiz raporuna dayalı olarak hazırlanmıştır. Söz konusu analiz raporunda sadece .. . . örneğinin aktif madde miktarının spesifikasyondan farklı olduğunun tespit edildiği bilgisi mevcut olup, aktif madde miktarının spesifikasyondan farklı olmasının üretim hatasından mı, yoksa saklama koşullarına uyulmamasından mı kaynaklandığı hususunda herhangi bir bilgi ihtiva etmemektedir. Mahkemece alınan raporlarda da bu yönde yapılmış bir tespit bulunmamaktadır.<br>Öte yandan dava, ayıp nedeniyle bedelde indirim yapılması ve ayıp nedeniyle uğranılan zararların tazmini talebine ilişkin olduğu halde mahkemece ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.<br>Mahkemece, öncelikle dava konusu ürünlerin teslim sırasında ayıplı olup olmadığı, bir başka deyişle ürünlerde imalat hatası olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı, ürünlerin saklama koşullarına riayet edilmemesi nedeniyle bozulup bozulmadığı hususlarında gerekli görüldüğü takdirde ürünlerin saklandığı yerde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi raporu alındıktan sonra ürünlerde imalat hatasından kaynaklanan ayıp bulunduğunun tespiti halinde davacı tarafça .......maddesinde yer alan \"Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır\" düzenlemesine uygun olarak süresinde ihbar yapılıp yapılmadığı hususu üzerinde durularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesinde, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması hususu davanın esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verilen hallerden sayılmıştır.<br>Bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli olan işlemlerin yapılmamış olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.\" şeklinde karar verilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış,<br>Kaldırma kararımız üzerine yapılan yargılamada ....... Karar sayılı kararında \"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava dilekçesi ekinde davalı tarafça davacıya hitaben düzenlenen .. . yevmiye sayılı ihtarnameye cevap konulu belgenin incelenmesinde, davacının ......yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya ayıp ihbarında bulunduğu, cevabın bu ihtarnameye binaen verildiği, yine davalı tarafın cevap dilekçesinde.. ay sonra ihtar yapıldığı yönündeki kabulünün de bulunduğu, bu bakımdan her ne kadar dosyaya örneği sunulmasa da belirtilen tarihte davalıya noter ihtarı yapıldığının dosya kapsamı ile sabit olduğu, davalının alınan bilirkişi raporuyla saptandığı üzere davacının müşterilerine sattığı zirai ilaçların gizli ayıplı olduğunu ancak müşteriler tarafından geri dönüş yapıldığında anlayabileceği, zira ürünler tarım ilacı olup tarladaki ürüne etkisinin ancak bir sonraki sene anlaşılabileceği, bu bakımdan ürünlerde gizli ayıp bulunduğundan ayıp ihbar süreleri bakımından TTK’nun 23.maddesi hükmü değil, yine TBK’nun 223. ve 225.madderi hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, bu süreler uygulandığında ayıp ihbarının 2 yıllık sürede yapılmış kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. <br>Dosyanın esası yönünden ise ...... Karar sayılı ilamı uyarınca keşif yapılmasına karar verilmiş ise de davacı şirketin adresten taşınmış olması ve keşif masrafının yatırılmaması sebebiyle keşfin yapılamadığı, ilgili eksikliklerin giderilmesi için .. tarihli raporu düzenleyen bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, alınan ek rapora göre .. isimli herbistin eksikliğinin üretim hatasından kaynaklandığının tespit edildiği, her iki şirketin de depolama hatası bulunduğuna dair bir tespitin de bulunmadığı, bu bakımdan dava konusu ürünün gizli ayıplı olarak davacıya satıldığında tereddüt kalmadığı anlaşılmıştır.<br>Davacının talepleri açısından ise maddi tazminat kalemi olarak hem satılanın bedelinde ayıp oranında indirim, hem de bedelsiz tedarik edilen ilaç bedeli talep edilmiştir. Davacı taraf, ilaçların gizli ayıplı olduğu hususunu ispat etmiş ise de müşterilerine bedelsiz ilaç tedarik etmesi yönündeki zararın doğrudan zarar olarak kabulü mümkün olmayıp dolaylı zarar niteliğinde olduğu, davalıdan satın alınan ilaçların etkisiz olması sebebiyle yerine bedelsiz olarak verilen başkaca ilaçlardan davalının sorumlu tutulamayacağı, davalının sorumluluğunun yalnızca kendi satmış olduğu ürünlerle sınırlı olduğu, bu nedenle bedelsiz tedarik edilen ilaç bedeli yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ayıp sebebiyle bedelde indirim talebi yönünden ise davacının iddiasının ... adet ilacın etkisiz olduğu yönünde olduğu, ancak . .. isimli şahsa ..... ilaç satışına ilişkin faturaya dosya kapsamında rastlanmadığından bu miktarın ..'den indirilmesi gerektiği, bu şekilde .. adet ilacın toplam değerinin ise ..tarihli raporla hesaplandığı üzere .. TL olduğu, dava dilekçesinde faiz talebi olmadığı, ıslah dilekçesinde de dava tarihinden itibaren faiz talep edildiğinden .. TL'nin dava tarihten itibaren avans faiz ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede, tüzel kişilerin gerçek kişiler gibi manevi şahsiyet sahibi olmasalar da ticari itibarını sarsıcı davranışlar TBK nun 58. maddesi uyarınca manevi zarar olarak görülebilir. TBK nın 58 maddesine göre ; Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören ,uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Bu madde uyarınca davacının davalıdan satın aldığı ürünleri müşterilerine satması, sonrasında ürünlerin gizli ayıplı olduğunun belirlenmesi karşısında davacının müşterilerine karşı ticari itibarının sarsıldığı değerlendirilerek davalın eyleminin ağırlığı ve davacı şirketinin ticari itibar kaybının nisbeti dikkate alınarak .. TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, talep bulunmamakla faiz işletilmesine yer olmadığına, fazlaya dair manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür.<br>Mahkememizin ... tarihli karar duruşmasında davalı vekili ..... bizzat hazır bulunmuş, zaptın üst kısmında da duruşmaya katıldığı yazılmış, beyanları alınmış, kanun yolu kısmında da kararın davalı vekilinin yüzüne karşı okunduğu tespit edilmiş, devamında ise sehven davalı tarafın yokluğunda ibaresi yazılmış ise de bu kısım hataen zabıtta kalmış olup karar davalı vekilinin hazır bulunduğu oturumda yüzüne karşı verilmiştir.\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı taraflarca istinaf isteminde bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıda oluşan maddi tazminat ile ilgili genel geçer ve gerekçesiz ret kararının hukuken savunulacak bir yanı bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının muayene ettirdiği ürün başka bir ürün olduğunu, davacının dava konusu ettiği ürün ile bilirkişilerin hakkında rapor hazırladığı ürünün imal/üretim tarihleri birbirinden farklı olduğunu, bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, ticaret kanununa göre inceleme ve incelettirme külfeti ile ayıp ihbarı süresi geçtiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz.\" kuralı nazara alınmıştır.<br>Dava, ayıp nedeniyle bedelde indirim yapılması ve ayıp nedeniyle uğranılan zararların tazmin......talebine ilişkindir.<br>.......Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine ... maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsili ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, .. tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine <br>Karara karşı taraflarca istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.<br>İlk derece mahkemesi tarafından verilen ..... Karar sayılı ilam Dairemizin ...Karar sayılı ilamı eksik inceleme nedeniyle kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Kaldırma kararımız doğrultusunda ilk derece mahkemesi tarafından yapılan araştırmalar sonucunda alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması, manevi tazminatın dosya kapsamı itibariyle yeterli miktarda takdir edilmesi dikkate alındığında ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın isabetli olduğu görülmüştür.<br>Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı  herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br> 1-Tarafların vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacıdan alınması gereken 615,40TL istinaf harcından peşin alınan 1.085,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 469,70TL harcın istek halinde davacıya iadesine,<br>3-Davalıdan alınması gereken 4.340,41 TL istinaf harcından peşin alınan 2438,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.901,59 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>54-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde iadesine,<br>6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>7-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi...<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. \"5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6b1599b39b256b33","SID":"30010024f7b00083"}}