{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>54. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR<br>DOSYA NO: 2024/5306 <br>KARAR NO: 2025/277<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/10/2022<br>NUMARASI: 2021/292 - 2022/790<br>DAVANIN KONUSU: Ticari Kira Akdinden Kaynaklanan İtirazın İptali <br>İSTİNAF TARİHİ: 07/11/2024<br>Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,<br>GEREĞİ  GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ; İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru  dilekçesinin kamu düzeni ve  istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.<br>İstinaf sebepleri:  Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemenin hatalı tespit ve değerlendirme ile alacaklı olmadığına karar verdiğini, davalı ile başkaca bir ticaretlerinin o tarihte olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yargılama konusu olayda: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalı şirkete sahibi olduğu ... vinçleri kiraladığını ve kiralama bedellerinin yaklaşık 1 yıldır tahsil edilememiş olduğunu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı şirket yetkilisinin takipten sonra itirazdan evvel müvekkil şirket yetkilisini arayarak borcun bir kısmını müşteri çekleri ile bir kısmını da nakit olarak ödeyeceğini beyan ettiğini ancak bu talebinin müvekkili tarafından kabul görmediğini, zira müvekkilinin alacağının 1 yıl öncesine dayandığını, bu nedenle davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğundan bahisle davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı firmanın müvekkili şirkete vinçlerini kiralamadığını, taraflar arasında yapılmış hiç bir kira vs sözleşmesi olmadığını, görevsizlik yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Dava; ...  vinç sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; İstanbul 43. Asliye Ticaret ve İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi incelemesi yapan Yargıtay 20.HD- 2018/6462 Esas, 2019/558 Karar sayılı ilamı ile; \"İstanbul 43. Asliye Ticaret Mahkemesi, taraflar arasındaki sözleşmenin  niteliği itibarıyla bir kira sözleşmesi olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı, HMK'nın 4. maddesi gereğince kira sözleşmesinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklara bakmakla görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olarak belirlenmiş olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ise, taraflar arasında bir kira sözleşmesinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın mahiyetine göre taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 4/1. maddesi gereğince sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara bakmakla görevlidir. Somut olayda, davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirkete sahibi olduğu ... vinçleri kiraladığını ve kiralama bedellerinin yaklaşık 1 yıldır tahsil edilememiş olduğunu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı şirket yetkilisinin takipten sonra itirazdan evvel müvekkil şirket yetkilisini arayarak borcun bir kısmını müşteri çekleri ile bir kısmını da nakit olarak ödeyeceğini beyan ettiğini ancak bu talebinin müvekkili tarafından kabul görmediğini, zira müvekkilinin alacağının 1 yıl öncesine dayandığını, bu nedenle davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğundan bahisle davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesinde davanın asıl kaynağının kira sözleşmesi olduğunun iddia edilmesi karşısında taraflar arasında yazılı veya sözlü kira sözleşmesi bulunup bulunmadığını, uyuşmazlığın anılan sözleşme kapsamında  olup olmadığını  araştırıp  değerlendirme görevi kira uyuşmazlıklarında münhasır yetkili sulh hukuk mahkemelerine ait bulunduğundan uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.\" gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince; İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlediği, Görevli mahkeme olarak belirlenen İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesince 2019/244 Esas, 2021/177 Karar sayılı ilamıyla '...davacı tarafça kira ilişkisinin varlığı ispat edilememiş olması yanında aralarında kira ilişkisi olmadığı açıkça kabul edilmiş olduğu, taraflar arasındaki alacağın tarafların tacir olması da değerlendirildiğinde ticari ilişkiden  kaynaklanmış olduğu...' gerekçesiyle görevsizlik kararı ile dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeden kesinleştiği görülmüştür. Yapılan değerlendirmede; Sulh Hukuk ve Asliye Ticaret mahkemeleri arasında görev uyuşmazlığının Yargıtay 20 HD' nin 2018/6462 Esas, 2019/558 Karar sayılı ilamı ile Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu tespit edilerek yargı yeri belirlendikten sonra Sulh Hukuk Mahkemesinin yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı vermesi HMK 23/2 maddesine aykırıdır. Görev kuralları kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında resen göz önüne alınması gerekir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu kamu düzenine aykırılık gerekçesiyle doğrudur. Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; duruşma yapılmasına gerek olmadığı, mahkeme kararının yerinde olmadığı, istinaf sebebi yerinde olduğundan HMK 353/1-a.3 maddesi gereğince istinaf başvurusunun  kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle, Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE,İlk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Yargılamanın eksikler tamamlanarak kaldığı yerden devamı için dosyanın ait olduğu Mahkemeye İADESİNE, Peşin yatırılan istinaf başvuru harcının mahsubuna, Peşin yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, Gider avansından kalanın talep halinde yatırana iadesine, Dair dosya üzerinden, tarafların ve vekillerinin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak  karar verildi.03/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f74a8763487f6847","SID":"159005d5fc63c426"}}