{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1335 <br>KARAR NO: 2025/107<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2019/788<br>KARAR NO: 2021/442<br>KARAR TARİHİ: 21/05/2021<br>DAVA TÜRÜ: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ: 25/11/2019<br>KARAR TARİHİ: 05/02/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kooperatifin 29.04.2018 tarihli genel kurul toplantısının 9. maddesi ile üyelere mali yükümlülük getirerek 20.000,00 TL üyelik aidat borcunu karar altına aldığını, davalı tarafın müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, bu üyelik aidat borçlarını tüm görüşmelere rağmen ödemediğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının hukuka aykırı olarak takibe itiraz ettiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava süresi içinde taraflar dava konusu bedelin 12.500,00 TL'lik kısmı hakkında sulh olup sulhe ilişkin protokolün dava dosyasına sunulduğunu, dolayısıyla uyuşmazlığın 7.500,00 TL yönünden devam ettiğini, davacı tarafından genel kurul kararının ilgili maddesi belirtilmekle yetinilerek istenen meblağın maddede geçen hangi gidere ilişkin olduğunun davacı tarafça açıklanmaktan kaçınıldığını, keyfi ve hukuka aykırı şekilde alınan genel kurul kararına davacı tarafından işletilen haksız faiz miktarına itiraz ederek davanın reddinini talep ettiklerini, müvekkilinin kooperatif yönetimine 28/03/2013 tarih ... sıra nolu 100.000,00 TL bedelli, 04/05/2013 tarih ... sıra nolu 50.000,00 TL bedelli, 30/05/2013 tarih ... sıra nolu 117.920,00 TL bedelli ve 29/07/2013 tarih ... sıra nolu 7.500,00 TL bedelli makbuzlardan anlaşılacağı üzere toplamda 275.420,00 TL ödediğini, bir an için dahi olsa genel kurul kararının geçerli olduğu kabul edilse dahi müvekkili tarafından daha öncesinde yapılan fazladan ödemeler var olduğundan ve bu yapılan ödemelerin aidat borcundan düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibaret davada, davalı vekilinin uyap üzerinden gönderdiği 04/09/2020 tarihli dilekçe ile davadaki uyuşmazlığın; icra dosyasına konu asıl alacağın 12.500,00 TL'si bakımından kısmi sulh yolu ile sona erdirdikleri, kısmi sulh sözleşmesinin dilekçe  ekinde sunulduğu kısmi sulha konu alacak yönünden başkaca bir faiz, icra inkar tazminatı, vekalet ücreti  ve yargılama gideri talebinin bulunmadığını bakiye kalan 7.500,00 TL üzerinden sulh söz konusu olmadığını  beyan ettiği taraf vekillerinin 21/05/2021 tarihli duruşmada kısmi  sulh protokolü göz önüne alınarak karar verilmesini beyan ettiklerinin görüldüğü, davaya konu alacağın 12.500,00 TL'si yönünden tarafların sulh olduğu anlaşıldığından ve davalının 12.500,00 TL borcunu çek olarak 30/08/2020 tarihinde ödediği taraf defterinin incelenmesi neticesinde anlaşılmakla davaya konu 12.500,00 TL alacak kısmı yönünden sulh protokolü dikkate alınarak bu miktar üzerinden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına; fazlaya yönelik taleplerinin ise taraf defterlerinin incelenmesi neticesinde ;\"davalının 2013 yılına ilişkin davacı kooperatif kaşe ve imzalı para makbuzları ve davacı kooperatifin ticari defterlerine yer alan davalı lehine ödeme kayıtları birlikte değerlendirildiğine davalının icra takip tarihi itibariyle, taahhüt ettiği 342.920,000 TL ye karşılık toplam 330.420,00 TL ödeme yaptığı buna göre davalını icra takip tarihi itibariyle davacı kooperatife 12.500,00 TL borçlu olduğu, davalının 2020 yıl sonu itibariyle taahhüt ettiği 359.920,00 TL ye karşılık toplam 359.820,00 Tl ödeme yaptığı buna göre davalının taahhüt ettiği bedelin tamamını ödediği dolayısıyla davacı kooperatife borcunun kalmadığı anlaşılmakla\" usul  ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak fazlaya yönelik talebinin sübut bulmadığı görülmekle bu talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle Davaya konu 12.500,00TL alacak kısmı yönünden  sulh protokolü dikkate alınarak bu miktar üzerinden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, fazlaya yönelik alacak talebinin esastan REDDİNE karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda geçen 28.03.2020 Tarihli 100.000,00 TL bedelli para makbuzu, 04.05.2013 tarihli 50.000,00 TL bedelli para makbuzu, 30.05.2013 Tarihli 117.920,00 TL bedelli para makbuzu ve 29.07.2013 Tarihli 7.500,00 TL bedelli para makbuzunun hiçbirinin davacı kooperatifi bağlamadığını, söz konusu makbuzlarun tek imzalı olduğunu, tek imza ile davacı kooperatifin sorumlu tutulamayacağını, 11.06.2012 tarih 199 yönetim kurulu kararı ile 12.06.2012 tarih 200 nolu yönetim kararında  temsil ve ilzam başlıklı kısmın 6. maddesinde \"kooperatifi taahhüt altına sokmaya ve ilzam edecek her türlü sözleşme, senet, makbuz, çek ve belge imzalamaya, Yönetim Kurulu Başkanı ...'in yanında yönetim kurulu üyelerinden en az birisinin kooperatif unvanı üzerine atacakları iki imza ile kooperatifi en geniş şekilde temsil ve ilzam edilmesine\" karar verildiğini, yerel mahkemece tek imzalı makbuzların davacıyı bağlayıp bağlamaması hususunda tek bir gerekçe dahi yazılmadığını, davacı kooperatifin önceki yetkilisi olan ve makbuzlarda imzası olan önceki başkan ...'in, kooperatifi zarara uğrattığını ve İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/214 esas sayılı dosyada yargılandığını, ceza dosyasındaki bilirkişi raporları getirtilerek gerekirse imzaların ...'e ait olup olmadığı araştırılarak bir karar verilmesi gerektiğini, davalının eşinin  borçlarını ödemediği için kooperatiften ihraç edildiğini, dava dışı ...'in aynı tarihli aynı/benzer miktarlı para makbuzlarını sunarak borçlu olmadığına dair menfi tespit davası açtığını, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/27 Esas sayılı dosyasında görülen davanın kesinleştiğinde iş bu dava için de emsal karar oluşturacağını, davalının sunduğu 29.07.2013  Tarihli  7.500,00 TL bedelli para makbuzunun bir üyelik taahhüdü için verilmediğini, üyelerden 7.500,00 TL toplanacağına dair bir genel kurul kararının da bulunmadığını, makbuz üzerinden görüleceği üzere igdaş, türk telekom, iski, kanal ev altyapı ve aboneler için para toplandığını, bu şekilde toplanan varsa toplanılan paraların kooperatifin bilgisi dışında kooperatif yetkilisince kendisine menfaat sağlamak üzere  üyelerin dolandırıldığını, bu nedenle tüm kooperatif üyelerinden böyle bir para toplanıp toplanmadığının yerinde inceleme yapılarak tespit edilmesini talep ettiklerini, yerel mahkemece arabuluculuk ücretinin aleyhlerine yükletilmesine ilişkin kararında hatalı olduğunu,  zira arabuluculuk sürecine başvurulmasında davalı tarafın kusurlu olduğunu, dava açıldıktan sonra davalı tarafın 12.500,00 TL'yi ödemeyi kabul ettiğini, dolayısıyla 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 5/8 nin davalı tarafa yükletilmesinin usul ve yasaya uygun olacağını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan genel kurul kararına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Evleri Konut Yapı Kooperatifi, borçlunun ise ... olduğu, 20.000,00 TL asıl alacak ve 600,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.600,00 TL üzerinden 01.05.2019 tarihinde başlatılan icra takibinde 29.04.2018 tarihli genel kurul alacağı borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 03.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 09.05.2019 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. Davacı tarafın istinafına göre uyuşmazlık; davanın reddedilen kısmına yönelik mahkeme kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı, arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde bırakılmasının haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Davacı ... Evleri Konut Yapı Kooperatifi'nin 29.04.2018 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 9. maddesi:\"Ortaklardan 2017 yılında ve iyi niyetler yapılan avans niteliğinde ki 20,000,00 TL'lik ödemeler genci kurulca görüşüldü. Aidatların miktar esasları ile gecikme zammı faizlerinin belirlenmesi ve geçen yıl kooperatif inşaatlarının yürütülmesi ve ayrılan ortaklarımız için ortaklarımızca iyi niyetle yapılan ödemelerin bu genel kurulda tahakkuk edilecek borçlarından düşülmesi bususlarının görüşülmesine geçildi ortaklardan alacak olan 20.000,00 TL nin ödemeyen üyelerimizden 2018 yılı sonuna kadar ödemeleri hususu oy birliği ile kabul edildi.\" şeklindedir. İlk Derece Mahkemesince kooperatif uzmanı ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 17.02.2021 tarihli raporda:\" Davacı kooperatifin 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait yasal ticari defterlerinin zamanında ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış noter tasdiklerinin yapıldığı tespit edilmiş, buna göre söz konusu ticari defterlerin dayacının kendi lehine delil niteliğine sahip olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı kooperatifin her ne kadar davalıya ait ortaklar cari hesabına (131.01.H03 - ...) göre icra takip tarihi itibariyle 20.000,00 TL., 2020 sonu itibariyle 7.500,00 TL alacağı bulunsa da, yine davacı kooperatifin defterlerine göre davalının taahhüt cari hesabında (529.01.HOS - ...) davalının ortaklığının başından itibaren ödemeyi taahhüt ettiği bedelin icra takip tarihi itibariyle 342.920,00 TL, ve 2019 ve 2020 sonu itibariyle 359.920,40TL. olduğu davacı kooperatifin ticari defterlerinden ve cari hesap muavinlerinden tespit edilmiştir. Davalının sunduğu 2013 yılına ilişkin davacı kooperatif kaşe ve imzalı para makbuzları ve davacı kooperatifin ticari defterlerinde yer alan davalı lehine ödeme kayıtları birlikte değerlendirildiğinde: Davalının icra takip tarihi itibariyle, taahhüt ettiği 342.920,00TL'ye karşılık toplam 330.420,00 TL ödeme yaptığı, buna göre davalının icra takip tarihi itibariyle davacı kooperatife 12.500,00 TL borçlu olduğu, Davalının 2020 yıl sonu itibariyle, taahhüt ettiği 359.920,00 TL'ye karşılık toplam 359,920,00 TL ödeme yaptığı, buna göre davalının taahhüt ettiği bedelin tamamını ödediği, dolayısıyla davacı kooperatife borcunun kalmadığı tespit edilmiştir...\" şeklinde kanaat bildirilmiştir. Davacı kooperatif ticari defterlerinin usulüne uygun olduğunun bilirkişi heyeti raporunda tespit edilmiş olması ile kooperatif kayıtlarına göre davacının icra takip tarihi itibariyle üyelik nedeniyle ödemesi gereken toplam tutarın 342.920,00 TL olmasına karşılık aynı tarihte 330.420,00 TL ödemesinin bulunması dikkate alındığında davalının takip tarihi itibariyle 12.500,00 TL davacı kooperatife borcunun bulunduğu davacı kooperatifin kendi kayıtları ile sabittir. Taraflar arasında bu miktar üzerinden kısmi sulh protokolü imzalayarak mahkemeye sunmuş mahkemece bu kısım yönünden verilen davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karara karşı bu kısım yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmamıştır. Takipte talep edilen bakiye miktar yönünden İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporundaki hesaplamalar itibariyle davacının alacağının bulunmadığından bahisle verilen ret kararının denetime açık hesaplamalar içeren bilirkişi heyeti raporu ve kooperatifin usulüne uygun tutulan defterlerindeki kayıtlarının kendi aleyhine de delil olması da nedenleriyle isabetli olduğu kanaatine varışmıştır. Davacı vekilince istinaf başvurusunda davalının sunduğu çeşitli tarihlerdeki para makbuzlarının geçerli olmadığına yönelik istinaf sebebine ise kooperatifin usulüne uygun tutulan defterlerindeki kayıtlar itibariyle yapılan hesaplamalar dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edilmiş olması nedeniyle itibar edilmemiştir. Davacının arabuluculuk ücreti yönünden istinaf sebebine yönelik yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince arabuluculuk ücreti tamamen davacı üzerine bırakılmıştır. Taraflar arasındaki 30.08.2020 tarihli kısmi sulh protokolünün h. maddesi:\"İş bu kısmi sulh protokolü kapsamında İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/788 esas sayılı dosyasına konu asıl alacağın 12.500 TL'si bakımından ..., FAİZ, İCRA-İNKAR TAZMİNATI İLE VEKALET ÜCRETİ (aşağıdaki avukattlık ücreti dışında) DAVA HARÇ VE DİĞER DAVA GİDERLERİ'Nİise ÖDEMEYECEKTİR. (J bendi hariç)\" j. maddesi:\"İş bu kısmi sulh protokolü kapsamında dava ve icra dosyasına konu asıl alacağın 12.500 TL'si bakımından iş bu protokolün imzalanmasından itibaren bir (1) hafta içerisinde davacı kooperatif vekili Avukat ...'ın .... Hesabına 1.000 TL avukatlık ücreti ödeyecektir.\" şeklindedir. Taraflar kısmi sulh protokolünde tüm yargılama giderlerini davalının ödemeyeceğini açıkça kararlaştırmış olmaları ve davanın diğer kısmının reddedilmesi dikkate alındığında  İlk Derece Mahkemesince tüm arabuluculuk ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından  yatırılan 59,30 TL 'nin mahsubu ile arta kalan 556,10 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b943a59048855f21","SID":"2da6fa4cf86d54a4"}}