{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2023/444 Esas<br>KARAR NO: 2025/52<br><br><br>DAVA:Tazminat<br>DAVA TARİHİ:02/02/2018<br>KARAR TARİHİ:22/01/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Rücuen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 30.09.2010 yılında kurulduğunu, davalı şirketin özelleştirilmesiyle 30.09.2010 tarihinde müvekkili şirket ile davalı şirket arasında işyeri devri gerçekleştiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirketin alt işveren işçilerinin çalıştırılmaya devam edildiğini, iki şirket arasında işyeri devri olduğu konusunun Yargıtay kararıyla kesinleştiğini, işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işçilerin işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işverenin sorumlu olduğunu, iki yıllık sınırlamanın kıdem tazminatı açısından geçerli olmadığını, işyerini devreden ve devralan işverenlerin kıdem tazminatından sorumlulukları hususunda 1475 sayılı İş Kanununun 14/f-II hükmünün uygulandığını, kıdem tazminatını hak eder şekilde işi sonlandırılan işçilerle ilgili kıdem tazminatı ve diğer fark ödemelerinin gerçekleştirildiğini ve sadece kıdem tazminatı için devir tarihindeki ücret üzerinden davalı şirkete rücu edildiğini, ancak davalı şirket tarafından taleplerine herhangi bir cevap verilmediğini, rücuda iki ve on yıllık zamanaşımı sürelerinin tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağının kabul edildiğini, davaya konu tazminat ödemelerinin işçilere 21.08.2017 - 26.07.2017 - 26.07.2017 - 25.07.2017 tarihlerinde yapıldığını, zamanaşımı süreleri dolmadan huzurdaki davanın açıldığını beyan ederek müvekkili şirket tarafından dava dışı işçilere ödenmiş olan 17.665,89 TL kıdem tazminatı tutarının ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işyeri devri bulunmadığına dair açıklamalarına halel gelmemek ve hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla zamanaşımı def'inde bulunduklarını, işyeri devri durumunda devreden şirketin devralan şirket ile birlikte sorumluluğunun 2 yıl ile sınırlı olduğunu, huzurdaki olayda bu sürenin müvekkili şirket bakımından sona erdiğini, davacının işyeri devri bulunduğu iddiasının hukuki dayanağı bulunmadığını, kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı belirtilen işçilerin hiçbir dönemde ... çalışanı olmadığını, dava dilekçesinde adı geçen personellere hangi mahkeme kararı ya da hangi icra dosyası kapsamında ödeme yapıldığına dair hiçbir belge ve bilgi yer almadığını, bu durumda davacı şirket tarafından alınan bir karar ile ilgili personellere kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı anlaşıldığından müvekkili şirkete rücu edilmesinin hiçbir hukuki gerekçesi olmadığını, ... İle Şehir Hatları arasındaki ilişkinin işyeri devri olarak değerlendirilemeyeceğini, ...’nun özelleştirme öncesi süreçte kamu işvereni olması karşısında kendisinin asıl-alt işveren ilişkisi hükümlerine tabi olmadığının açıkça görüldüğünü, davacı tarafından ödeme yapılan personellerden bir kısmı tarafından ...’ya karşı kıdem tazminatı talepli davalar ikame edildiğini ancak yargı makamlarınca davaların açılmamış sayılmasına karar verildiğini, ... tarafından ... ve ... aleyhine .... İş Mahkemesi ... E. sayılı dosyasıyla dava açıldığını ancak 14.09.2015 tarihinde yerel mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, ...’un da .... İş Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasıyla dava açtığını, onda da açılmamış sayılmasına karar verildiğini, diğer iki kişi tarafından müvekkili şirket aleyhine ikame edilmiş bir dava bulunmadığını, açıklanan nedenlerle şartlan oluşmayan ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini talep etmiştir. <br>DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatının işyeri devri kapsamında rücuen tahsili istemine ilişkindir.<br>Davacı yanca delil olarak dava dışı işçilere ait hizmet dökümleri, talep dilekçeleri ve ödenen kıdem tazminatlarına ilişkin dekont ve rücu talebine ilişkin dilekçe suretleri ibraz olunmuş, dava dışı işçilerin SGK hizmet dökümleri celbedilmiştir.<br>Tarafların usulünce bildirdikleri tüm delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yapılan yargılama sonunda mahkememiz 07/10/2020 tarihli 2018/118 Esas 2020/517 karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br> Karara karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi tarafından 22/06/2023 tarihli  2023/1117 esas ve  2023/1042 karar sayılı ilamı ile \"... Somut uyuşmazlıkta; yukarıda belirtilen Yargıtay ilamından anlaşılacağı üzere,  davalı ... A.Ş. ile davacı...A.Ş. arasında hizmet alım sözleşmesi değil, işyeri devrinin (30/09/2010) söz konusu olduğu, dolayısıyla 1475 sayılı yasanın 14. maddesi uyarınca iş yerini devreden davalı işverenin kıdem tazminatından sorumluluğunun işçiyi çalıştırdığı sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlı olduğu; işten ayrılış bildirgelerinde, ayrılış nedenlerinin 22 kodu ile \"diğer nedenler\" olarak gösterildiği, öte yandan mahkemece dava dışı işçilerin işveren nezdindeki iş yeri şahsi sicil dosyaları ve maaş bordrolarının celbedilmediği, bilirkişi raporları ile gerekçeli kararda kıdem tazminatı ödemesi yapılan işçilerin  sözleşmelerinin 1475 sayılı yasanın 14. maddesine göre kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde sona erip ermediğinin tespit edilmediği, davalı vekilinin kök rapora karşı ileri sürdüğü bu yöndeki itirazlarının ne ek raporda ne de gerekçeli kararda karşılanmadığı anlaşılmış, davalı vekilinin eksik incelemeye yönelik istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,...\" şeklindeki gerekçeyle Mahkememiz hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir.<br> BAM kararı doğrultusunda dava dışı işçiler ..., ..., ... ve ...'nın işyerlerindeki işyeri şahsi sicil dosyaları talep edilmiştir.<br>...Tur. San. ve Tic. A.Ş. 08/01/2024 tarihli müzekkere cevabında, ..., ..., ... ve ...'nın şirket personeli olmadığı, şirketin hizmet aldığı firmalar üzerinden çalıştığı, şirket nezdinde işyeri sicil dosyaları ve maaş bordrolarının bulunmadığı, adı geçen kişilerin iş ilişkisinin hangi sebeplerle sona erdiğine ilişkin evrakların CD içerisinde dosyaya gönderildiği yönünden beyanda bulunduğu, davalı vekili 15/01/2024 tarihli beyan dilekçesinde, müzekkerede bahsi geçen kişilerin ruhsat dahilinde hizmet alımı kapsamında şirket bünyesinde çalıştığı, bu nedenle ilgili kişilerin şahsi sicil dosyaları ve bordroları bulunmadığından dosyaya ibraz edilemediği görülmüştür.<br>Dolayısı ile  dosya mevcut hali ile bilirkişiye tevdi olunarak rapor talep edilmiş olup bilirkişi kök rapor ile belirttiği davacıya ödenmesi gereken toplam kıdem tazminatı miktarının 16.947,71 TL olduğu şeklindeki görüşünü korumuştur.<br>Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;<br>Dosyaya mübrez.... İş Mahkemesi'nin 07/05/2014 tarihli ... sayılı kararı, bu karara yönelik verilen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 30/03/2015 tarihli  2014/27641 Esas 2015/12289 Karar sayılı onama kararı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 30/03/2015 tarih 2014/3605 Esas 2015/12268 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 17/01/2014 tarih 2013/1425 Esas 2014/257 Karar sayılı kararlarında tartışılıp sonuca bağlandığı üzere davalı şirkete ait iskele ve gemilerin bir bölümünün 30/09/2010 tarihinde davacı şirkete devredildiği, davalı şirketin alt işveren işçilerinin davacı şirket bünyesinde çalıştırılmaya devam edildiği, davacı şirket tarafından iş akdi sona eren işçilerden ...'a 26/07/2017 tarihinde 23.007,20 TL, ...'a 26/07/2017 tarihinde 33.621,45 TL, ...'a 25/07/2017 tarihinde 34.331,43 TL ve ...'ya 21/08/2017 tarihinde 22.731,05 TL kıdem tazminatı açıklamasıyla ödeme yapıldığı, ödemelerin dava dışı işçilerin davalı şirketteki çalışma sürelerini de kapsadığı, davalı şirketin dava dışı işçi ...'ın işe giriş tarihinden 30/09/2010 işyeri devir tarihine kadarki kıdem tazminatından ve dava dışı işçiler ..., ... ve...'ın davalı şirket ile dava dışı ... ... Ltd. Şti arasında imzalanan 2010 yılı 10 aylık Atölye Hizmetleri Alım Sözleşmesi kapsamında 31/12/2010 tarihine kadar davalı şirket alt işveren işçisi olarak çalıştıkları anlaşılmakla adı geçen işçilerin işe giriş tarihinden anılan sözleşmenin bitiş tarihi olan 31/12/2010 tarihine kadar olan kıdem tazminatından sorumlu olduğu, mahkememizce de benimsenen ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilen bilirkişi kök ve ek raporunda davalı yanca davacıya ödenmesi gereken net kıdem tazminatı miktarları ... bakımından 7.145,34 TL, ... bakımından 5.411,13 TL, ... bakımından 1.834,28 TL ve ... bakımından 2.556,96 olmak üzere toplam 16.947,71 TL hesap edilmekle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, davalı yanca ödenmesi gereken tazminat miktarları davacı tarafından ödendiğinden rücuen tazminat davasında davacı yanın ödeme tarihlerinden itibaren ve aradaki işin ticari iş olması karşısında avans oranı üzerinden işleyecek faiz talebinin yerinde olduğu kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, dava dışı ...'a ödenen 2.556,96 TL'ye 26/07/2017, ...'a ödenen 7.145,34 TL'ye 25/07/2017, ...'a ödenen 5.411,13 TL'ye 26/07/2017 ve ...'ya ödenen 1.834,28 TL'ye 21/08/2017 ödeme tarihlerinden itibaren ticari avans faizi yürütülmesi suretiyle toplam 16.947,71 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 08/02/2021 tarih 2021/57 harç no ile tahsil edildiğinden yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-Davacının yaptığı istinaf öncesi posta gideri 994,30-TL, istinaf sonrası 274,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 994,30‬ TL'nin red ve kabul oranına göre 953,88 TL 'nın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 16.947,71-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 718,18-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, <br>7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, <br>Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava değeri kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 341/2 maddesi uyarınca  KESİN olmak üzere karar verildi.22/01/2025<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br> e-imzalıdır<br><br><br>e-imzalıdır\t\t\t\t     e-imzalıdır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ec375dabf09f8f9","SID":"3a08706f9f32e290"}}