{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/3127 - 2025/183<br> T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/3127<br>KARAR NO\t: 2025/183<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: .... Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>Asıl davanın tarafları;<br>Müteveffa davacı<br>... -  <br>mirasçıları dahili davacılar\t: 1-... -  <br>\t2-... -  <br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>DAVALI\t:1-  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: 2-... Hafriyat Oto Lastik Otomotiv Taşımacılık Petrol Ve Ürünleri Nakliye İnşaat Tarım Ürünleri İhracat İthalat Tic San Ltd Şti  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: 3-... Sigorta A.Ş. - <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: 4-... -  <br>DAVA\t: Tazminat<br><br>Birleşen ....Asliye <br>Ticaret Mahkemesinin<br>... E. ... K. <br>sayılı dosya tarafları;<br>DAVACILAR\t:1- ... - <br>VEKİLİ\t:Av.  <br>DAVALI \t: ... Sigorta A.Ş -  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 28.01.2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 28.01.2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemesinin  06/04/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Asıl dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;18/10/2015 tarihinde  davalı sürücü ... yönetimindeki (mülkiyeti ... Hafriyat...Ltd. Şti.'ye ait ... plakalı yarı römork-damperli kasa ve ...'ya ait ... plakalı çekici) ... plakalı çekici ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarparak ... plakalı araçta bulunan müvekkilinin eşi ...'in ölümüne, müvekkilinin de yaralanmasına neden olduğunu, kazayı yapan ... plakalı aracın  ZMMS poliçesinin ... poliçe numarası ile davalı ... Sigorta AŞ. tarafından düzenlendiğini, davalı ... Sigorta şirketine müvekkili tarafından başvuru yapıldığını ve müvekkiline 33.851,89 TL ödeme yapıldığını, meydana gelen kazada müvekkilinin murisi olan karısı ...'in öldüğünü kendisinin de can çekişirken taraflı bir şahit ifadesiyle trafik kazası tespit tutanağında sürücü müvekkilinin asli kusurlu gösterildiğini, davalı ticari aracı kullanan sürücü ...'in 3.00 promil alkollü olmasına ve hız limitlerini aşmasına rağmen ehliyetine ve hız kartına el konulmadığını, davalı ...'in .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile yargılamasının devam ettiğinden bahisle öncelikle işletenin ve sürücünün dava konusu ... araçlarını devir ve üzerine haciz konulmasına ihtimaline binaen tüm taşınmaz ve araçları üzerine cebri icra ile satışını engelleyecek şekilde ihtiyati haciz şerhi konulmasına, 2918 sayılı KTK 111 gereği sigorta şirketi belgelerinden aleyhe olanların, yetersiz ve faizsiz olarak yapılan ödemeye ilişkin 14/03/2016 tarihli ve başkaca ibranamelerin iptalini, müvekkilinin, murisi ... yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 100.000,00 TL manevi tazminatın, müvekkili ... yönünden bedensel zarar nedeniyle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın, kaza sonrası ve hala tedavisi için şimdilik 100,00 TL tedavi gideri, 100,00 TL bakıcı giderinin, 100,00 TL ikame araç bedelinin, 1.168,00 TL çekici ve otopark bedelinin, yaralanmasına bağlı 50.000,00 TL manevi tazminatın, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir, <br>Davacılar vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde özetle; 18/10/2015 tarihinde, davacıların desteği ...'ın yolcu olarak bulunduğu, sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki  ... plaka sayılı aracın, karşı yönden gelmekte olan davalı sigorta şirketine ... nolu ZMSS poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı çekici ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıların desteği ...'ın vefat ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak davanın kabulü ile; davacıların destekten yoksun kalmadan ileri gelen davacı ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden veya temerrüt tarihi olan ödeme tarihinden aksi halde dava tarihinden başlayarak işleyecek ticari faiziyle veya yasal faiziyle birlikte davalıdan tazmin ve tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>ISLAH : Asıl dava davacı vekili 06.12.2021 tarihli dilekçesi ile  dava değerini geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 1.301,64 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 119.903,50 TL'ye, tedavi gideri talebi yönünden 317,50 TL'ye, bakıcı gideri talebini 318,37 TL'ye ve ikame araç bedelini 187,50 TL'ye ıslah etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların ikametinin, haksız fiilin işlendiği yerin ve zararın meydana geldiği yerin Gaziantep ilinde olduğundan yetkili mahkemenin Gaziantep Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava konusu trafik kazasından dolayı diğer davalı araç sürücüsü hakkında .... Ağır Ceza Mahkemesindeki ceza davasının devam ettiğini, davacı tarafın manevi tazminat talebi yönünden görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın görev yönünden reddedilmesi gerektiğini, ....Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporlarına göre davacı ...'in asli ve ağır kusurlu olduğunu, mülkiyeti kendisine ait olan ... plakalı çekiciyi kullanan ...'in alkollü olmadığını, davacı tarafın istediği maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu, kazadan dolayı mağdur olanların davalıların tamamı olduğunu, kazaya sebep olan ve hem eşinin ölümüne hem de tarafılarının mağduriyetine neden olan kişinin davacının kendisi olduğundan bahisle haksız, yasalara ve usule aykırılık taşıyan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin HMK hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmediğini, davacının uyuşmazlığın çözümlenmesi için gerekli belgelerle birlikte müvekkili şirkete başvurmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, manevi tazminatın sigorta teminatı dışında olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, kusura ve maluliyete ilişkin raporların aldırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının ve tedavi giderinin poliçe kapsamında olmadığını, tedavisi tamamen tamamlanan ve kalıcı şekilde malul kalan davacının bakıma muhtaç olup olmadığı hususunun maluliyet raporu dışında bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, ZMMS Genel Şartları uyarınca dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinin sigorta kapsamı dışında tutulduğundan davacının müvekkili şirket açısından ikame araç, çekici ve otopark bedeli vb giderlerden dolayı talep edilen dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini, müvekkili şirket tarafından ...'in vefatı nedeniyle 24/03/2016 tarihinde 1.520,96 TL ve 28/03/2016 tarihinde 33.851,89 TL olmak üzere toplam 49.372,85 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafından ...'in vefatı sebebi ile destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiğini, öncelikle davacının destekten yoksun kalıp kalmadığının tespit edilmesi gerektiğini, emniyet kemeri takılmaması sebebi ile müterafik kusurunun dikkate alınarak tazminattan indirim yapılması gerektiğini, kazaya karışan sigortalı aracın ticari araç olmaması sebebi ile hükmedilecek faizin yasal faiz olması gerektiğini beyan ederek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... Hafriyat vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adına kayıtlı ve  kaza olayına hiçbir şekilde karışmayan ... plaka sayılı dorsenin kusurunun bulunmadığını, kazanın çekici ... plaka sayılı motorlu araç sahibi olan ... ile ... Plaka sayılı motorlu araç sahibi ... arasında meydana geldiğini, müvekkili şirket adına kayıtlı bulunan ... plaka sayılı dorsenin azaya karışmadığını, müvekkili şirket adına kayıtlı ... plaka sayılı dorsenin motorunun bulunmadığını ve kendi kendine yola çıkamayacağını, müvekkili şirketin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, asıl dava yönünden; davalı  ... Hafriyat Oto Lastikleri Ltd. Şti. hakkında açılan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine, davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, davacının diğer maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; 1.301,64 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 119.903,50 TL kalıcı sakatlık tazminatı, 318,37 TL bakıcı gideri tazminatı, 317,50 TL tedavi gideri tazminatı, 187,50 TL ikame araç bedeli, 292,05 TL çekici ve otopark bedeli olmak üzere toplam 122.320,56 TL tazminatın olay tarihi olan 18/10/2015 (Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 12/05/2016) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalılar ... , ... ve  ... Sigorta F.Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacının kendi yaralanmasından dolayı 10.000,00 TL, eşi ...'in vefat etmesi nedeniyle 20.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, birleşen dava yönünden ise; davanın 02/03/2021 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; konusunda uzman olmayan hesap bilirkişisi ve trafik bilirkişisi tarafından verilen eksik ve yanlış bilirkişi raporlarına göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu hem hesap bilirkişi hem de trafik bilirkişi raporunun hatalı hazırlanmış olduğunu, davalı ... Hafriyat Ltd. Şti.'ye ait dorsenin kazaya karıştığının tutanaklar ile net olarak belli olduğunu bu nedenle bu davalı yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, davacı müvekkilinin olayda eşini kaybetmiş sonra dava devam ederken 2. kez evlenmiş iki sene geçmeden boşandığı için destekten yoksun kalma tazminat isteklerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, evli kalınan sürenin ve 2. evlilikle karşılanamayan zararının tazminattan düşülmesinin gerektiğini, cenaze ve defin giderleri talepleri hakkında karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu, hükmedilen geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik, tedavi gideri tazminatlarının, 10 günlük ikame araç bedelinin, çekici ve otopark bedelinin az olup, hukuka aykırı olduğunu, ATK tarafından iyileşme süresinin 9 ay olarak saptanmış olduğu halde 1 ay olarak hükmedilen bakıcı gideri tazminatının hukuka aykırı olduğunu, bakıcı hizmetinin 24 saat yapılan bir hizmet olduğunu, çalışma saatinin ise 8 saat olduğunu ve bir günde 3 vardiya veya 3 işçi çalıştırılmasının gerektiğini bu nedenle bilirkişi hesabında bulunan miktarın 3 ile çarpılmamış olmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı sigortanın manevi tazminatan sorumlu tutulmamasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br> Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından maluliyete konu rapora ilişkin itirazlarının dikkate alınmamış olduğunu ve raporun hatalı mevzuat ile hazırlanmış olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamı dışında olduğunu ayrıca geçici iş göremezlik tazminatı yönünden bilirkişi tarafından 5.454,25 TL zarar hesaplandığını, bu kaleme yönelik SGK tarafından 8.305,25 TL ödeme yapıldığının açıkça belirtilmesine ve geçici iş göremezlik zararı olmaması bir yana fazla ödeme alınmış olduğu halde bilirkişi tarafından 1.301,64 TL bakiye geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığını, bakıcı giderlerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu ayrıca davacının kalıcı iş göremezlik oranının itiraz konusu raporda %16 olarak hesaplanmış olması sebebiyle davacı için bakıcı gideri hesaplanamayacağını, müvekkili şirket tarafından fazladan yapılan 43.545,35 TL ödemenin davacının kalıcı sakatlık tazminatından mahsubunun gerektiğini, bilirkişi raporuyla davacının destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceği ve bakiye alacağının bulunmadığı tespit edildiğinden bu hususta yapılan ıslahın hukuka aykırı olduğunu, bakıcı süresini kabul anlamına gelmemek kaydıyla TBK 51-52. maddeleri uyarınca bir miktar indirim yapılmasının gerektiğini, tedavi giderlerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu ayrıca faturalı ve faturasız olduğuna bakılmaksızın, yeterli inceleme yapılmadan karar verilmesinin yersiz olduğunu, davacı tarafın kötüniyetli olarak iyileşme süresiyle alakasız harcamalarına ilişkin tedavi gideri talep etmiş olduğunu, ikame araç gideri ve çekici ile otopark ücretinin poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, yerel mahkemenin usuli kazanılmış hakları ihlal ederek karar vermiş olmasının yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmaması nedeniyle temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının maluliyeti yönünden sigorta şirketine başvuru olmaması sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacı tarafın müvekkili şirkete yaptığı başvurusunda sağlık kurulu raporu ibraz etmediğinden davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiş olmasının ayrıca kalıcı ve geçici iş göremezlik yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece, usulüne uygun bir başvuru olmaması nedeniyle değişen oranlı faize hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket aleyhine faize hükmedilmemesi gerektiğinin açık olduğunu, sulh olunan dosyada davanın reddi kararının verilmemesinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br> Karara karşı davalı ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; .... Ağır Ceza Mahkemesinden aldırılan 2 bilirkişi raporunda da davacı Onur'un aslı ve ağır kusurlu olduğunun tespit edildiğini, yerel mahkemece aldırılan raporlarda da davacı tarafın %75 oranında ağır ve asli kusurlu olup, kazaya sebebiyet verdiğinin açıkça belirlenmiş olmasına rağmen hiçbir kusuru olmayan müvekkiliin maddi ve manevi tazminatın tamamından sorumlu tutulmasının ve tazminatlardan kusur oranında indirimi veya oranlama yapılmamasının hatalı olduğunu, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacının  trafik kurallarını hiçe sayarak iş bu kazayı gerçekleştirmesi ile müvekkili tarafımızı mağdur etmiş olmasına rağmen mahkemenin bu durumu değerlendirmemiş olduğunu ayrıca davacı tarafın ısrarla müvekkilinin alkol kullandığını beyan etmiş ise de, müvekkilinin hayatı boyunca alkol kullanmadığını ve davacı tarafın kötüniyetli olarak bu hususu bildirdiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>Karara karşı davalı asıl ... verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan araçta şoför olarak bulunduğunu, kazada ceza dosyasından aldırılan 2 bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının aslı ve ağır kusurlu olduğunu ayrıca yerel mahkemece aldırılan raporlarda da davacı tarafın %75 oranında ağır ve aslı kusurlu olduğunun ve kazaya sebebiyet verdiğinin açıkça belirlenmiş olduğunu ancak hiçbir kusuru bulunmamasına karşın hem maddi hem manevi tazminatın tamamından sorumlu tutulmuş olması ile kusur oranında indirimi veya oranlama yapılmamış olmasının hatalı olduğunu, hükmedilen maddi ve manevi tazminatların fahiş olduğunu, davacı tarafın trafik kurallarını hiçe sayarak dava konusu kazanın gerçekleşmesine sebebiyet verdiği ve kendilerini de mağdur ettiği hususunun mahkemece değerlendirilmemiş olduğunu, davacı tarafça ısrarla alkol kullandığının belirtilmiş olduğunu, kendisinin hayatı boyunca alkol kullanmadığını ayrıca kazadan hemen sonra hem kan testi hem de alkolmetre testinde alkollü olmadığının açıkça tespit edildiğini ve davacının bu iddialarının kötüniyetli ve gerçeğe aykırı beyanlar olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından ayrıca çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise açılmamış sayılmasına karar verildiği görüldü.<br>Kararı, asıl dava davacı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı ... vekili ve davalı asıl ... istinaf etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin dava açılmadan evvel, davalı şirketi 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığına, buna bağlı olarak faiz başlangıç tarihe ve vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; <br>\tDavacıların dava dilekçesinin dilekçesi ekinde 18.10.2015 gününde Kaza Tespit tutanağı, davacılara ait TC kimlik Numarası ve Kimlik fotokopisi, kaza yapan araca ait ekspertiz raporu, araca ait ruhsat bilgisi, kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen   ZMMS poliçe örneği, nüfus kayıt örnekleri ölü muayene tutanakları, hastane kayıtları ve başvuran davacının vekiline ait vekaletname ile gününde başvuru yapmış olduğu, bu başvuruya rağmen davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüştür. <br>\t Buna göre başvuran davacıların,  dava açmadan evvel önce gerekli evraklar ile zararın karşılanması için 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı bu başvurunun davalı sigorta şirketi tarafında kabul edildiği hatta davalı sigorta şirketi tarafından başvurulan evraklar üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakla, davacıların başvuran tarafından usulüne uygun bir şekilde başvuru yapılmadığına ve ferilerine ilişkin istinaf başvurusu kabul edilmemiştir.<br>Davacı vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı ... vekili ve davalı asıl ...'in hükme esas alınan kusur oranlarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br>TBK 74 maddesi \"Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.  Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.\" şeklindedir <br>TBK.74 maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. \tMaddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede”  tam bağımsız kılınmıştır.  <br>\tHMK 266 madde (HUMK 275 md.) hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre hakim bu oranı belirlemede ihlal edilen kuralları gözönüne almalıdır. \"(Yargıtay 17. HD'nin 2018/6414 2020/4951 Esas Karar sayılı kararı)<br>Buna göre yukarıda anılan TBK 74 maddesi ile HMK 266. maddeleri ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin anılan kararları bir arada değerlendirildiğinde kusur oranlarının belirlenmesi konusunda mutlak rapor alınması zorunlu olmadığı gibi bu alınan raporların da herhangi bir şekilde bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Dosya arasındaki bilgilerden kazanın ne şekilde gerçekleştiği belirlenebiliyor ise kusur oranın hakim tarafından belirlenmesi gerekmektedir.<br> Somut olayda; 18.10.2015 günü, saat 16:05 sıralarında davacı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... kavşağı istikametinden ... kavşağı istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalline geldiğinde, önündeki aracı geçmek için karşı yön yol bölümüne girdiği sırada karşı yönden gelmekte olan davalı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı çekici ile çarpışması sonucunda otomobil sürücüsünün yaralanması, aynı araçta yolcu olarak bulunan (davacının eşi) ...'in ölümü ile neticelenen dava konusu kaza meydana gelmiştir. <br>Ceza soruşturması aşamasında alınan 11.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda  davacı sürücü ... asli kusurlu, davalı sürücü ... tali kusurlu bulunmuştur. <br>....Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında ATK kurumu ilgili ihtisas dairesinden alınan kusur bilirkişi raporuna göre; davacı sürücü ... asli kusurlu, davalı sürücü ... tali kusurlu bulunmuştur. <br>Dosya içinde mevcut 24.04.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı sürücü ... %75 oranında  kusurlu, davalı sürücü ... ise %25 oranında kusurlu bulunmuştur.  <br>Dava dosyası tümü ile tetkik edildiğinde olayın açıklanan şekli ile plastik dubalarla ayrılmış yol bölümünde kendi seyir şeridini muhafaza edecek şekilde seyrini sürdürmeyip kontrolsüz ve tehlike tevlit eder tarzda karşı şeride geçerek olayın meydana gelmesine sebebiyet veren davacı sürücü ...'in olayda %100 oranında kusurlu olduğu, <br>Her ne kadar davalı Özkan'nın mahal şartlarına uygun bir hızda seyrini sürdürmeyip dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı kabul edilse bile,  davacı sürücü Onur'un plastik dubalarla ayrılmış yol bölümünde kendi seyir şeridini muhafaza edecek şekilde seyrini sürdürmeyip karşı şeridi ihlal ettiği dikkate alındığında, davalı Özkan'nın trafikte seyir halinde iken şerit ihlalli yapan davacı sürücü Onur'un eylemlerini önleyebilecek durumda olmadığı kannaatine varılmıştır. <br>Bu nedenle hükme esas alınan kusur oranının ve bilirkişi raporuna itibar edilmeyip, davalılar vekillerinin istinaf başvurusu haklı bulunarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı ... vekili ve davalı asıl ...'in istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Asıl dava davacı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı ... vekili ve davalı asıl ...'in istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile;<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemesinin 06/04/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında  karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; <br>2-Asıl dava yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>3-Birleşen dava yönünden; davanın 02/03/2021 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, <br>Harç yönünden:<br>4-a-) Asıl dava yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplamda 2.585,91 TL harcın düşümü ile fazla yatırıldığı anlaşılan 1.970,51 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacı tarafa iadesine,<br>b-)İlk derece mahkemesince 06.04.2022 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, tahsil edilmiş ise karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde yatırana iadesine,<br>5-a-) Birleşen dava yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL harçtan peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 51,50 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>b-)İlk derece mahkemesince 06.04.2022 günlü karar ile davacılardan tahsiline karar verilen harcın davacılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, tahsil edilmiş ise dairemizce kurulan kararda tahsil edilecek harç miktarının değişmediği gözetilerek işlem yapılmasına yer olmadığına, <br>Yargılama giderleri yönünden:<br>6-Asıl dava yönünden; <br>a-)Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafın üzerinde bırakılmasına,<br>b-)Davalı ... Hafriyat Oto Lastik Otomotiv Taşımacılık Petrol Ve Ürünleri Nakliye İnşaat Tarım Ürünleri İhracat İthalat Tic San Ltd Şti tarafından yapılan 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>7-Birleşen dava yönünden; taraflar yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını bildirdiklerinden bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,<br>8-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, <br>Vekalet ücreti yönünden:<br>9-Asıl dava yönünden; <br>-Maddi tazminat davası yönünden; davalılar ..., ... Hafriyat Oto Lastik Otomotiv Taşımacılık Petrol Ve Ürünleri Nakliye İnşaat Tarım Ürünleri İhracat İthalat Tic San Ltd Şti ve ... Sigorta A.Ş. kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalılara verilmesine,<br>-Manevi tazminat davası yönünden; davalılar ..., ... Hafriyat Oto Lastik Otomotiv Taşımacılık Petrol Ve Ürünleri Nakliye İnşaat Tarım Ürünleri İhracat İthalat Tic San Ltd Şti ve ... Sigorta A.Ş. kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalılara verilmesine,<br>10-Birleşen dava yönünden; taraflar vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirdiklerinden bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,<br>İstinaf giderleri açısından;<br>11-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı ... vekili ve davalı asıl ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>12-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 534,70 TL harcın asıl dava davacılarından tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>13-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>14-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından karar sonrası yapılan tebligat ve dosyanın istinafa gönderme ücreti toplamı 150,00 TL yargılama giderinin asıl dava davacılarından alınarak  bu davalıya verilmesine,<br>15-Davalı ... tarafından karar sonrası yapılan tebligat ve dosyanın istinafa gönderme ücreti toplamı 198,30 TL yargılama giderinin asıl dava davacılarından alınarak  bu davalıya verilmesine,<br>16-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf avansı sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine, yer olmadığına, <br>17-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda oy çokluğu ile karar verildi. 28.01.2025<br><br>    <br>      Başkan                  Üye                   Üye                      Katip  <br>    ¸e-imzalıdır             ¸e-imzalıdır              ¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır                                                                                    (Muhalif Üye)                                                                                                  <br>          <br><br><br> MUHALEFET ŞERHİ<br><br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından ayrıca çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.<br>İstinaf eden taraf vekillerinin hükme esas alınan kusur oranlarına yönelik istinaf başvurusunun dairemizin çoğunluğunun değerlendirmesinin aksine somut olayda, 18.10.2015 günü, saat 16:05 sıralarında davacı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... kavşağı istikametinden ... kavşağı istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalline geldiğinde, önündeki aracı geçmek için karşı yön yol bölümüne girdiği sırada karşı yönden gelmekte olan davalı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı çekici ile çarpışması sonucunda otomobil sürücüsünün yaralanması, aynı araçta yolcu olarak bulunan (davacının eşi) ...'in ölümü ile neticelenen dava konusu kaza meydana gelmiştir. <br>Ceza soruşturması aşamasında alınan 11.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda  davacı sürücü ... asli kusurlu, davalı sürücü ... tali kusurlu bulunmuştur. <br>.... Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında ATK kurumu ilgili ihtisas dairesinden alınan kusur bilirkişi raporuna göre;  davacı sürücü ... asli kusurlu, davalı sürücü ... tali kusurlu bulunmuştur. <br>Dosya içinde mevcut 24.04.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı sürücü ... %75 oranında  kusurlu, davalı sürücü ... ise %25 oranında kusurlu bulunmuştur.  <br>Dava dosyası tümü ile tetkik edildiğinde olayın açıklanan şekli ile plastik dubalarla ayrılmış yol bölümünde kendi seyir şeridini muhafaza edecek şekilde seyrini sürdürmeyip kontrolsüz ve tehlike tevlit eder tarzda karşı şeride geçerek olayın meydana gelmesine sebebiyet veren davacı sürücü ...'in olayda %75 oranında kusurlu olduğu, Davalı sürücü ...'in yönetimindeki tır ile mahal şartlarına uygun bir hızda seyrini sürdürmeyip dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmış olmakla olayda alt düzeyde %25 kusurlu olduğu ve bu kusurlu eylemi ile kazanın oluşumundan sorumlu olduğu kanaatindeyim.<br>Keza davalı ...'in iş bu eylemi .... Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas ve ... karar sayılı dosya kapsamı ile verilen ve kesinleşen adil para cezası sabit görülmekle birlikte, davalının tek kural ihlali yaptığı, bu ihlali ile de kazanın oluşumundan sorumlu tutulduğu, başka bir anlatımla kural olarak, 6098 Sayılı TBK'nın 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır. (Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 Tarih, 2008/4/564 Esas,2008/536 Karar) Yani sanığın (davalının) isnat edilen eylemi gerçekleştirdiğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı mahkumiyet kararı ile o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararı bu yönleriyle hukuk hakimini bağlayacaktır.<br>Bu nedenle mahal şartlarına uygun bir hızda seyrini sürdürmeyip dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan davalı Özkan'ın ise alt düzeyde %25 oranında kusurlu olduğu,  davalı Özkan'ın sürücüsünün alkollü olarak araç kullanması kazanın gerçekleşmesindeki kusurlu eylemi ile kusuru oranının belirlenmesi esnasında dikkate alındığı, ayrıca müterafik kusur olarak iş bu hususun değerlendirilemeyeceğin de anlaşılmakla, sayın çoğunluğun görüşüne katılmayarak muhalefet ediyorum.<br><br><br>\t                                   <br>Muhalif Üye      <br><br><br><br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"abbaa6c649622175","SID":"435c3a57f9ef881b"}}