{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>\t                            TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t\t\t   T.C.<br>\t\t \t BURSA<br>\t 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI<br><br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2017/ <br>KARAR NO\t: 2018/<br><br>BAŞKAN\t: ... ...<br>ÜYE\t: ... ...<br>ÜYE\t: ... ...<br>KATİP\t: ... ...<br><br>DAVACI\t: <br>DAVALILAR:1- <br>\t  2-<br>VEKİLİ\t: Av.<br><br>DAVA\t\t: Genel Kurul Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 23/11/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 19/09/2018<br><br>Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,<br>DAVACININ TALEBİ\t: Davacı taraf dava dilekçesinde, davalı şirkette %25 nispetinde paydaş olduğunu, şirketin ticari faaliyetini kum ve çakıl ocağı işleterek sürdürdüğünü, davacının eşine ait olan kum ocağı ruhsatının bu sebeple şirkete devredildiğini, ancak davalı müdür-ortak ...'ün şirketi çalıştırmayarak ve diğer ortakları yıldırma gayreti ile şirketi ele geçirmeye çalıştığını, bu durumun davacıyı zarara uğrattığını, şirketin kayyım tarafından yönetilmesi gerektiğini, azınlık haklarının korunmadığını ileri sürerek 25/10/2017 tarihli genel kurulda alınan 3, 4, 5, ve 6 numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep etmektedir.<br>DAVALININ CEVABI\t: Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, davacı tarafın henüz taahhüt ettiği sermaye payını bile ödemediğini, ...'ün taraf sıfatı bulunmadığını, 25/10/2017 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali için somut hiçbir gerekçe bulunmadığını, gerekmediği halde kararların nitelikli çoğunlukla alındığını, şirket malvarlığının satılmasına ilişkin kararın ekonomik darboğazda bulunan şirketin korunması ve geleceği için zorunlu olduğunu ileri sürmüştür.  <br>DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava genel kurul kararının iptali davasıdır. Tarafların ileri sürdüğü iddia ve delillerle karşılıklı kabuller nazara alındığında uyuşmazlığın çözümünün hukuki değerlendirmeye bağlı olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak daha önce şirketin mali durumunun analiz edilmesi gerekir. Özellikle şirketin mal varlığının önemli bir kısmını satması için ciddi bir gerekçe bulunup bulunmadığının belirlenmesi önemlidir. Öte yandan genel kurula sunulan bilançonun gerçeğe uygun olup olmadığı, ortaklara doğru ve gerçek bilgi verilip verilmediği de belirlenmelidir.Bu amaçla dosya mali müşavir bilirkişiye teslim edilerek şirketin son mali durumunu gösterir bilanço hazırlanması, aktif ve pasiflerinin gösterilmesi, son 3 yılda şirket faliyetinden elde edilen gelirlerin listelenmesi, şirkete borç verdiğini söyleyen ortağın bu borçları hangi yolla şirkete aktardığı ve alınan borçların şirket faaliyetinde kullanılıp kullanılmadığı, şirketin malvarlığının önemli bir kısmını satması için ciddi bir ekonomik gerekçe bulunup bulunmadığı, şirketin envanterinde kayıtlı duran varlıkların nelerden ibaret olduğu ve değerleri, ...'dan devralındığı söylenen kum ocağı işletmesi ve ruhsatı için bir bedel ödenip ödenmediği konusunda rapor alınmıştır. Bilirkişi 31/05/2018 tarihli raporunda şirketin son üç yıllık dönemde 2016 yılı haricinde satışının olmadığını, 2016 yılındaki satışlara rağmen 2015 - 2016 - 2017 yıllarında zarar ettiğini tespit etmiştir. 2016 yılında 224.508,75.TL'lik satışa karşılık faaliyet giderleri 542.208,12.TL'dir. Şirket satış yaptığı yılda dahi yapmadığı yıllara göre çok yüksek zarar etmiştir. Öte yandan davalı ortak ...'ün şirkete mali kaynak sağladığı da anlaşılmaktadır. Bu paranın %95'e varan büyük bir kısmı bankalar üzerinden şirkete aktarılmıştır. Gerçi şirketin satış yapmadığı 2015 ve 2017 yıllarında toplam faaliyet gideri 32.340,27.TL iken aynı yıllarda ...'ün şirkete verdiği borç toplamı 394.068,09.TL'dir. Bu oransızlık makul biçimde açıkalnmamıştır. Keza 2016 yılında şirketin toplam satışı 224.508,75.TL ve yıllık zararı 317.699,37.TL iken ortağın şirkete 772.686,47.TL borç vermiş olmasının fiili ve maddi dayanakları müphemdir. Şirket kurulduğundan beri zarar etmiştir. Davacı ortağın eşinden devralınan kum ocağı için bir ödeme yapıldığına dair kayıt olmadığı gibi maddi olmayan duran varlık hesabı da yoktur. Şirketin başka bir ruhsatı da olmadığı, ...'tan devralınan ocağı işlettiği açık olmasına rağmen ruhsat hakkı işletme aktiflerine dahil edilmemiştir. O halde genel kurula sunulan bilançonun gerçeğe uygun olduğu söylenemez. Bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere stoklar da gerçeğe uygun gösterilmemiştir. Bahsedilen kum ocağı şirketin tek işletme konusudur. Onun veya geri kalan malların satışına dair karar almak şirketin tasfiyesi ve fiilen çalışmaz hale gelmesi demektir. Bir ortağın inisiyatifi ile şirket mallarının satılarak fiilen gayri faal hale getirilmesi yerine şirketi tasfiye etmek daha adil bir çözümdür. Bu konuda alınan karar diğer ortağın haklarını açıkça zedeleyeceğinden iyiniyete aykırı bulunmuştur. Bu duruma göre 3 ve 6'ıncı maddelerde alınan kararlar hukuka aykırıdır. Müdürün kendi ibrasında oy kullanması hukuka aykırı olduğundan 4 numaralı bentte yazılı karar da hukuka uygun değildir. Pay devrine ilişkin 5'inci maddede de ortak ...'ün kendini ilgilendiren pay devri işlemi için de oy kullandığı görülmüştür. Literatürde bu hususta oy yasaklılığı bulunmadığı konusunda baskın görüş hakimdir. ...'ün devir öncesi payı %51 olduğundan devredenin payı hariç tutularak yapılan hesaba göre de yeterli oy çokluğu ile kabul hali vardır. Bu itibarla 5. maddeye  yönelik davanın reddi gerektiği düşünülebilir. Ancak olay özelinde mahkememizce yapılan değerlendirmede mali durumu bu şekilde olan bir şirkette pay çoğunluğunu ele geçirmeye ve küçük pay sahibi ortağı zararlandırmaya yönelik bu kararın da hukuken korunmaya layık olmadığı takdir edilmiştir. Davalı ...'ün  genel kurul karar iptali davasında taraf sıfatı yoktur. <br>H Ü K Ü M  \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>Davanın ... Madencilik San ve Tic. Ltd. Şti. Yönünden kabulü ile anılan şirketin 25/10/2017 tarihinde yapılan 2015 - 2016 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan 3,4,5 ve 6. madddelerin iptaline, <br>Davalı ...'ün taraf sıfatı bulunmadığından bu davalı yönünden davanın reddine<br>Alınması gereken 35,90-TL harç peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>Davacı vekili lehine takdir edilen 2.180-TL ücret-i vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davalı ...  vekili lehine takdir edilen 2.180-TL ücret-i vekaletin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,<br>Davacı tarafından yapılan 683,30 TL yargılama gideri ve 35,90-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine  dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... olmak üzere oybirliği ile verilen karar davacı vekili ve davalı şirket yetkilisinin yüzlerine karşı  açıkça okundu, anlatıldı.  19/09/2018<br><br><br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e31fa380406860df","SID":"c2d69d17c88e35b1"}}