{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 13/01/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 17/06/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 13/01/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı ... arasında temel bankacılık sözleşmesi imzalandığını ve adı geçen davalıya talebi doğrultusunda çek karnesi verildiğini, belirtilen çek yapraklarının kullanımı nedeniyle ödenmesi gereken sorumluluk tutarlarının sözleşmeye aykırı olarak ödenmediğini, müvekkili bankanın tüm çabalarına rağmen davalının ve kefalet sözleşmeleri gereği kefiller borcunu ödemek için hiçbir girişimde bulunmadıklarını, Antalya 12. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini, davalıların yapılan takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalının amacının zaman kazanmak olduğunu beyan ederek, haksız ve yersiz olarak yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalılar vekili, borcun ödenmediğine dair 02/11/2017 tarihinde gönderilen ihtarnamenin müvekkillerine tebliğ edilmediğini, tebliğ edilmemesine rağmen temerrüte düşmeyen müvekkili yönünden faizin hatalı olduğunu, kefile karşı icra takibinin yapılması için öncelikle müteselsil kefalet olmasının gerektiğini, adi kefalet varsa asıl borçluya gidilmesi gerektiğini, takibin haksız bir icra takibi olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...Davalılardan ...yönünden yapılan değerlendirmede; şirketin kefaletnamede kaşe ve şirketi temsile yetkili kişinin imzası bulunmadığı, ...'nın imzası bulunduğu, sözleşme tarihi itibariyle ...nın şirketi temsile yetkili olduğu hususunu davacının ispat etmesi gerektiği davacının da bu yönde delil sunmadığı anlaşılmakla bu davalı yönünden takibin tarafı olması sebebiyle husumet koşulu yerine gelmiş olmakla esastan ret kararı verilmiştir. Diğer borçlular yönünden yapılna değerlendirmede; davalılar vekili her ne kadar cevap dilekçesinde kefillerin el yazısı alınmamıştır şeklinde savunmada bulunmuş ise de ön inceleme duruşmasındaki beyanlarında belgelerdeki el yazılarının müvekkillerine ait olmadığını iddia etmediklerini, yalnızca boşluk doldurma şeklinde müvekkillerinin yazılarının alınmasının kanuna uymadığına ilişkin savunma yaptığını beyan etmiştir. Kefaletnamelerin değerlendirilmesinde; kefalet türü müteselsil kefalet olduğundan asıl borçluya gidilmeden dahi müteselsil kefile takip yoluna gidilebileceği, davalılardan ... lehine kredi kullandırılan şirketin ortak ve yöneticisi olması ve ... ile ... eş olması sebebiyle eş muvafakatinin aranmayacağı, kanunun belirlediği hususlarda kefilin el yazısı ile beyanı ve imzasının alındığı kefaletnamenin TBK'nın 585. maddesine uygun olduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan davalı savunmalarına itibar edilmemiştir. Esas yönünden yapılan değerlendirmede; tarafların kredi sözleşmesine ve sözleşme altındaki imzaya itirazları bulunmadığı, buna rağmen bilirkişi raporu ve sunulan deliller uyarınca sözleşmeden kaynaklanan borcu ödemedikleri kabul edilmiştir. Temerrüt tarihi değerlendirilmiş, sözleşmede yapılan adres değişikliği düzenlemesi ve kat ihtarnamesinde verilen süre uyarınca .... için 13/11/2017 temerrüt tarihi olsa da davalı bankanın takip talebinde temerrüt tarihinin 30/11/2017 belirleyerek takip yapması nedeniyle taleple bağlılık gereği .... için temerrüt tarihi 30/11/2017 kabul edilmiştir. Davalı kefiller ...ve ...için kefalet sözleşmesinde yazılı adrese kat ihtarnamesi gönderilmediği nazara alınarak 04/12/2017 olan takip tarihinin temerrüt tarihi olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporunda, sözleşme uyarınca akdi faizin %50 fazlası üzerinden temerrüt faizi kararlaştırıldığı, ancak çek yapraklarının mevduat hesabı üzerine keşide edildiği bu bakımdan kredili mevduat hesabı kredilerinde TCMB'nin 25/05/2013 tarihli 35 nolu genelgesi uyarınca kredi kartı işlemlerine uygulanacak azami ve akdi faizi geçemeyeceği buna göre akdi faizin %22,08 ve temerrüt faizinin %28,08 olarak uygulanması gerektiği isabetli şekilde belirlenmekle usul yasaya uygun, gerekçeli ve yerinde görülen bilirkişi raporuna göre hesaplanan asıl alacak ve fer'ileri tutarındaki borç yönünden itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. Alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67. maddesi uyarınca şartları oluştuğu anlaşılmakla davacı lehine yüzde 20 tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalılardan... yönünden; davanın reddine, diğer davalılar yönünden; davalıların Antalya 12. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın 21.150,00 TL asıl alacak, 1.146,72 TL kat öncesi işlemiş faiz, 57,34 TL kat öncesi işlemiş faiz gider vergisi, 65,99 TL ( davalılar...ve ... yönünden 51,89 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) işlemiş temerrüt faizi, 3,30 TL ( davalılar ... ve ... için 2,59 TL ile sınırlı olmak kaydıyla )  gider vergisi, 5,80 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 22.429,15 TL (davalılar ... ve ... için 22.414,34 TL ) lik kısmının iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalılar..., ... ve .... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalılar ..., ... ve..... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kefalet sözleşmesinin şekil şartlarına uymadığını, müvekkili ... ve...ın kefaletinin, Borçlar Kanunu kapsamında kendi el yazısı ile ve kefaletin niteliği, kefil olunan tarih ve kefalet limitinin yazılmamış olması nedeniyle geçersiz olduğunu, bilirkişi raporunda bu hususun gözden kaçtığını, itirazlarının değerlendirmeye alınmadığını, el yazılarının boşluk doldurma şeklinde olduğunu, boşluk doldurma şeklinde olan bu el yazısınını şekil şartına uymadığını, eşin kefalet için yazılı rızasının alınmış olması gerektiğini, kefaletlerin geçerli olduğu düşünülse dahi müvekkillerinin kefalet sözleşmelerinde davacı bankanın asıl borçluya verdiği çek karnesi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı zorunlu bedelin de kefalet kapsamında olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığını, raporda atıf yapılan genel kredi sözleşmelerine gelindiğinde ise müvekkilleri yönünden imzası dahi bulunmayan bu sözleşme hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, ortada henüz gerçekleşmiş bir risk bulunmamasına rağmen bankanın kefil sıfatıyla müvekkillerinden çek yaprakları için kanunda öngörülen sorumluluk bedelinin müvekkillerinden talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrı bir kanunla düzenlenen çek hakkında müvekkillerinin genel kredi sözleşmelerine kefil olduğundan bahisle sorumlulukların belirlenmesinin hatalı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kefalet sözleşmelerinin Yasa'da aranan tüm şartları sağlıyor olmasına, yazıların boşluk doldurma şeklinde yazılmasının kefaletlerin geçerliliğine herhangi bir etkisinin olmamasına,  kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.532,13 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 384,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.148,13 TL istinaf karar harcının davalılar ..., ... ve ....'den tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, <br>3-Davalıların istinaf başvuruları nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin  544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32c2b7cae865f402","SID":"e991a5af1965995c"}}