{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 13/01/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 02/09/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 13/01/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili şirket ile .... (....) arasında 01/04/2012 - 31/10/2012 tarihlerini kapsar, garantisiz kontenjan (tahsis) sözleşmesi akdedildiğini, bahsi geçen sözleşme nedeni ile müvekkilinin, davalı şirkete 2012 yılı içerisinde ön ödeme yaptığını ancak turizm pazarındaki olumsuz gelişmelerden dolayı, ön ödemesi yapılan yerlerin kısmen satışı yapılamadığını, müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşmenin garantisiz kontenjan (tahsis) sözleşmesi olduğundan, davalı şirket tarafından yapılan ön ödemenin iadesi gerektiğini, buna rağmen davalı şirketin hem zamanında söz konusu iadeyi gerçekleştirmemiş hem de müvekkili şirkete 21/01/2019 tarihli ... sıra nolu 5.896,55 Euro tutarlı fatura kestiğini, müvekkili şirket ise söz konusu faturaya istinaden iade bedeli olarak 21/01/2019 tarihi ... sıra nolu 5.896,55 Euro tutarlı faturayı kesildiğini, davalı şirket borçlu olmasına rağmen bahsi geçen faturayı kesmesinin davalının kötü niyetle hareket ettiğini açıkça gösterdiğini, Antalya 9. İcra Dairesi' nin ... Esas nolu takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emri borçluya tebliğ edilmiş olup, borçlunun ödeme emrine, borca, imzaya, faize, faiz oranına ve tüm fer'ilerine itiraz ettiğini, borçlunun ödeme emrine karşı haksız ve kötü niyetle yapmış olduğu itiraz neticesinde icra takibinin haksız yere durduğunu beyan ederek, öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin teminatsız kabulüne mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat bedeli karşılığında kabulüne, davalı borçlunun ileri sürdüğü haksız itirazlarının iptaline ve icra takibinin devamına, davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davacı yan tarafından ileri sürülen iddiaların haksız olup, mezkur iddiaların hukuki dayanağının bulunmadığını, Garantili Kontenjan Sözleşmeleri'nde ise böyle bir durumun söz konusu olmayıp, otel belirli sayıda oda ayırmayı taahhüt etmiş ise bu odalarda belirlenen dönem için konaklama yapılmasa dahi, seyahat acentası bedeli ödeme yükümlülüğüne sahip olduğundan, otel tarafından düzenlenen ...faturalarını ticari kayıtlarına alıp, ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, taraflar arasında 2012 yılında akdedilen sözleşmenin mahiyeti davacı yanın iddia ettiği gibi Garantisiz Kontenjan Sözleşmesi olmayıp, Garantili Kontenjan Sözleşmesi niteliğinde olduğunu, davalı müvekkili tarafından boş kalan odalar için No-Show faturası kesildiğini, kesilen No-Show faturasının davacı yan tarafından kabul edildiğini, kabul edilen bu faturanın dahi taraflar arasında akdedilen sözleşmenin Garantili Kontenjan Sözleşmesi niteliğinde olduğunun açıkça göstergesi olduğunu, müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin de müvekkilinin ticari hayatını ciddi anlamda etkileyeceğinden “tedbirde ölçülülük” ilkesi uyarınca reddi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine, davacı alacaklı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...Dava dilekçesi ve davacının beyanları incelendiğinde davacının iddiası salt sözleşmenin garantili sözleşme olmadığına dayanmakta olup, davacının garanti edilen sayıda müşteri getirdiğine ilişkin savunması bulunmamaktadır. Bilirkişi raporunda garantili odalar için ayrı bir hesaplama gerektiren toplam misafir sayısı, toplam kaç gece kaldıkları, garanti edilen gecelemenin doldurulup doldurulmadığı yönünde dosyada delil olmadığı belirtilmiş ise de davacının bu yönde iddiası ve dava dilekçesinde bu yönde delili bulunmadığından iddianın genişletilmesi mümkün görülmemekle bu delillerin toplanmasına yer olmadığı düşünülmüştür. Davacının emsal olarak sunduğu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyası ve bilirkişi raporu da değerlendirilmiş ancak ilgili raporda herhangi bir ... faturası düzenlenmediği somut ise davalı yanca faturanın bu şekilde düzenlendiği anlaşılmakla dosya ve raporun emsal teşkil etmediği ve eldeki dosyada verilen raporla çelişki yaratmadığı kabul edilmiş, özetle garanti sözleşmesi uyarınca kesilen faturalar ve bilirkişi raporları nazara alınarak davacının davalıdan alacağı olmadığı vicdani kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının kötüniyetli olduğu hususu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin de reddine\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu sözleşmenin garantili kontenjan sözleşmesi şartlarını taşıması için müvekkili acentenin de kendisine ayrılmış olan bu kontenjanlar açısından bir doluluk oranı garanti etmesi gerektiğini, davaya konu sözleşmede buna ilişkin bir hüküm bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin garantisiz kontenjan sözleşmesi olduğunun açık olduğunu, davalı tarafın ticari defterlerinde, ön ödemenin davalının avans hesabında bulunduğunu, bu durumun bile sözleşmenin garantili olmadığını ispatladığını, mahkemece yetersiz inceleme ile yalnızca davalının ... faturasının kabulü ile hüküm kurulduğunu, garanti odaların müvekkili şirket tarafından doldurulmamış ise ...faturası düzenlenip, müvekkili şirkete gönderilmesi ve avans hesabının  kapatılması gerektiğini, buna rağmen davalının, müvekkili şirketin ön ödemenin iadesini talep etmesi üzerine 2019 yılında müvekkilinin 2012 yılı sezonunu kapsar sözleşme yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiası ile fatura tanzim ettiğini, bilirkişi raporlarında incelenen tarafların ticari defterlerine yönelik tespitler dikkate alındığında da müvekkili şirketin, davalıdan alacaklı olduğunun ispatlandığını, davalının ticari defterlerinin dikkate alındığını,  uyuşmazlığa konu fatura irdelenmeyerek, davalının müvekkili şirketin hesabını kapatmış olduğu hususuna göre karar verildiğini, mahkemece varlığı kabul edilen...faturasının yasaya ve usule uygunluğu irdelenmeksizin, adeta usule uygun bir fatura varmışcasına yorumlandığını, davalının iş bu faturayı kötü niyetle tanzim ettiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Katılma yoluyla davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kötü niyetle hareket etmiş olması sebebiyle, kötü niyet tazminatına ilişkin taleplerinin reddine ilişkin kararın( 2 nolu fıkranın) kaldırılarak, asıl alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, kontenjan sözleşmesi nedeniyle davacı acente tarafından avans olarak yapılan ödemenin, hizmet verilmediği gerekçesiyle iadesine ilişkin başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davalı tarafça sunulan ve davacının inkar etmediği sözleşmenin, 01/07/2012 - 30/09/2012 tarihleri arası yaz dönemi için yapılan ikinci (sonraki) sözleşme olması sebebiyle mahkemenin bu sözleşmeyi esas alması ve Dairemizce de denetime açık, hüküm kurmaya elverişli bulunan 09/04/2020 tarihli bilirkişi heyet raporuna istinaden bu sözleşmenin garantili sözleşme olduğuna yönelik kabulü isabetli olup, davacı vekilinin bu yönlere ilişen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>09/04/2020 tarihli bilirkişi raporunda, 01/07/2012 - 30/09/2012 tarihleri arası yaz dönemi için yapılan ikinci sözleşmenin garantili olduğu, davacı acentenin garanti ettiği geceleme sayısını dolduramadığı takdirde, davalının No-Show faturası keserek bu odaların ücretini davacıdan tahsil edebileceği, ancak bunun için bu odaların belirtilen tarih aralığında gerçekten boş kalmış olmasının gerektiği, davalı otelin garantili olan bu odaları boş bırakmayıp başka bir acenteye satmış olması halinde herhangi bir No-Show uygulamasının yapılmamasının gerektiği, davalı otelin ilgili döneme ait noter onaylı müşteri listesinin tespitinin gerektiği belirtilmiştir. <br>Mahkemenin, rapor doğrultusunda belirtilen tarih aralığında garantili odaların davalı otel tarafından bir başta acenteye satılıp satılmadığı, başka müşterilerle odaların doldurulup doldurulmadığı incelenmeksizin, ayrıca yerleşik Yargıtay kararlarına göre, odaların boş kalmış olması halinde bile otelin konaklama olmadığı için katlanmadığı maliyeti(zorunlu giderleri) ödemeden mahsup etmesinin gerektiği gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme ile davacının belirtilen tarih aralığında davalı otelde müşteri bulundurduğuna yönelik iddiasının bulunmamasını gerekçe göstererek bu hususu irdelememesi hatalı olup, davacının bu yöne ilişen istinaf sebebi haklı bulunmuştur. <br>O halde mahkemece yapılacak iş, davalı otelin ilgili döneme ait müşteri listesinin davalı otelden celbinin sağlanması, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde ibrazı sağlandıktan sonra, aynı bilirkişi heyetinden rapor alınarak, sözleşmede belirtilen garantili odaların yine sözleşmede belirtilen tarih aralığında başkasına satılıp satılmadığı, bu odaların boş olup olmadığı, odaların boş kalmış olması halinde, otelin konaklama olmadığı için katlanmadığı maliyetin miktarı(zorunlu giderleri) konusunda rapor alınarak, sonucuna göre karar vermekten ibarettir. <br>Kabule göre de, davacının davasının reddedilmesi kötü niyetli olduğunu göstermeyeceğinden ve bu nedenle tazminata hükmedilmemesi doğru olduğundan, davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf başvurusu yerinde bulunmamıştır. <br>Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/09/2021 tarih ve ...Esas - ...Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>4-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>5-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>6-Davalının istinaf başvurusu reddedildiğinden, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>7-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>8-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>9-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,<br>11-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee4795e0c01188b5","SID":"1ae54bc3f6c4b22d"}}