{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 13/01/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 06/09/2021<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 13/01/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışında çalışan işçi olduğunu, davalının emlakçı olduğunu, davalı emlakçının ...adına olan bir dükkanı 430.000,00 TL bedel ile satmayı taahhüt ettiğini, 200,00 TL'nin satışa mahsuben emlakçıya ödendiğini,  25/07/2019 tarihli sözleşme ile dükkanın satışı yapıldığını, 25/07/2019 tarihli sözleşmenin son bölümünde davalının el yazısı ile \"150.000,00 TL teminat senedi alındı, 430.000,00 TL ödeme yapıldığında senet iade edilecektir\" ibaresinin yazıldığını, davalı tarafından imzalandığını, müvekkilinden alınan senedin taşınmazın bedeli tamamen ödendiğinde iade edileceğinin sözleşmede belirtildiğini, davalıya verilen teminat senedinin 25/07/2019 tanzim tarihli 15/08/2019 vade tarihli olduğunu, alacaklısının dükkan sahibi olmadığını, alacaklısının emlakçı olan ... olduğunu, borçlusunun müvekkili olduğunu, bononun davalı tarafta kaldığını, müvekkilinin bononun fotoğrafını çektiğini, söz konusu sözleşmede taşınmazın asıl sahibi olan ...'e satıcı sıfatı ile imza açıldığını, kendisinin sözleşmeyi imzalamadığını, taşınmazın sahibinin haberi olmadan bu işlemin yapıldığını, davalı tarafça gerçekleştirildiğini, müvekkilinin yurt dışına gittikten sonra davalının isteği üzerine parça parça 11.100 EURO aldığı dükkanın bedeline mahsuben gönderdiğini, söz konusu bono hakkında davalı tarafından Antalya 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı alındığını, söz konusu bononun olumsuz tespit ve iptaline, Antalya 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılmış olan 88.000,00 TL'yi icra dosyasına depo edeceklerini, %15 teminatı yatıracaklarından hüküm kesinleşinceye kadar icraya yatırılmış olan paranın davalıya ödenmemesi için icra dosyası üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davalı tarafından haksız icra takibi yapıldığından %20'den aşağı olmamak üzere davalının tazminata mahrum edilmesine, müvekkilinin davalıya gönderdiği 11.100 EURO bedel olan 68.750,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davacı ... ile müvekkili arasındaki alacak ilişkisinden kaynaklanan 150.000,00 TL’lik borç için takip konusu bononun ... tarafından imzalanarak müvekkiline verildiğini, borçlunun borcunu tamamen ödememesi üzerine Antalya 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına kayden icra takibi başlatıldığını, ayrıca borçlunun mallarını kaçırma ihtimali sebebi ile Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...D.İş – ...Karar sayılı kararı ile tedbiren borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı alındığını, müvekkili tarafından davacıya elden nakit olarak borç verildiğini, senedin bir kısmının bankadan müvekkiline dekontlarda açıklama yazılmaksızın ödendiğini, haksız davanın reddine karar verilmesini, %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatı ödemesinin hüküm altına alınmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...Taraflar arasında 25/07/2019 tarihli Gayrimenkul Alım-Satım ve Komisyon Sözleşmesi'nin düzenlendiği, davacının alıcı sıfatıyla, davalının ise emlak komisyoncusu sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, sözleşmede el yazısı ile “Not:150.000,00 TL teminat senedi alındı. 430.000,00 TL ödeme yapıldığında senet iade edilecektir” açıklamasının bulunduğu, sözleşmenin tarafları ile davaya konu bononun keşidecisi ve lehtarı, sözleşme tarihi ve bononun düzenlenme tarihi ile sözleşmede el yazısı ile yazılan bedel ve bonodaki bedelin aynı olduğu, sözleşmede teminat senedi olarak belirtilen senet ile davaya konu senedin örtüştüğü, dolayısıyla bononun 25/07/2019 tarihli Gayrimenkul Alım- Satım ve Komisyon Sözleşmesi'nin teminatı olduğunun kabulü gerektiği, anılan sözleşmede belirtilen taşınmazın davacıya devrinin gerçekleşmediğinin tarafların kabulünde olduğu, davacının davaya konu bono nedeniyle davalıya herhangi bir borcu olmadığı, davalı davacıya 150.000,00 TL borç para verdiğini belirtmiş ise de bunu usulüne uygun ve kesin delillerle ispat edemediğinden ve davacı tarafından yapılan 11.100,00 Euro davalının kabulünde olduğundan, sözleşme uyarınca davalıya ödenen bu bedelin davacıya iadesinin gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne, sözleşmede imzası bulunan ve senedin karşılıksız kaldığını bilebilecek durumda olan davalının kötü niyetle icra takibinde bulunduğu kanaatine varılarak davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmolunmasına\" gerekçesiyle davanın kabulü ile, Antalya 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının dayanağını teşkil eden bonodan dolayı ve ilgili icra dosyasındaki borçtan dolayı, davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, 88.000,00 TL asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 68.750,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senedin teminat senedi olmadığını, senette nakden ibaresi yer almadığı gibi teminat senedi olduğuna ilişkin de beyan geçmediğini, söz konusu senedin davacı/borçluya nakit olarak verilen borca ilişkin imzalanmış bir bono olduğunu, senedin bedelsiz olduğunu ispatlamakla yükümlü olan kişinin borçlu olduğunu, davacının herhangi bir gerekçe ve delil sunmadan itirazda bulunduğunu, davacı tarafın iddialarını yazılı belge ile ispatlaması gerekirken, belirsiz bir fotoğraf fotokopisi sunduğunu, sözleşmenin aslının sunulmadığını, aslı sunulmayan sözleşmedeki imza ve yazının müvekkiline ait olmadığını, davaya konu bono hakkında davacı tarafından, müvekkili hakkında bedelsiz senet kullanma suçu nedeni ile Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na ... Soruşturma numarası ile şikayette bulunulduğunu, 27/11/2019 tarihinde müvekkili hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiğini, davacının olmayan bir belgeye dayanarak borçlu olmadığını ve senedin teminat senedi olduğunu iddia ettiğini, mahkemece olmayan bir belge üzerinden karar verildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, takipten sonra açılan menfi tespit ve alacak istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı, davalı ile aralarında davalının emlakçı olarak bir başkasına ait taşınmazı kendisine satacağı konusunda sözleşme yaptıklarını, satışmaz satış bedeline binaen davalıya peyderpey 11.100 Euro ödediğini, ayrıca sözleşmeye göre taşınmazın toplam 430.000,00 TL olan bedeli ödeninceye kadar geri verilmek üzere kendisinden 150.000,00 TL bedelli teminat bonosu alındığını, satıcının taşınmazı satmak istememesi nedeniyle bononun bedelsiz kalıp, ödediği paranın da iadesinin gerektiğini iddia ederek, eldeki davayı açmıştır. <br>Davalı ise, sözleşmeyi kabul etmemiş, imzayı inkar etmiş, bononun davacıya verdiği nakit borca karşılık düzenlendiğini savunmuştur.<br>Davacının dayandığı sözleşme, fotokopiden ibaret olup, davacı sözleşmenin aslını davalıda olduğunu iddia etmiş, davalı ise bunu kabul etmeyerek, bu konuda HMK'nın 220. maddesi uyarınca yemin etmiştir. Dolayısıyla, imzası davalı tarafça inkar edilen, davacının dayandığı sözleşmenin aslı mevcut olmadığından, sözleşmenin varlığı konusunda davacı iddiasını ispat edememiştir. <br>Dava konusu bono şekli açıdan unsurları tam olup kambiyo senedi vasfındadır. Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu nedenle de bono düzenlenirken temel ilişkinin kaynağına yönelik “bedelin malen-nakden ya da teminat olarak alındığına” ilişkin ibarelerin senede yazılması zorunlu değildir. Şekli açıdan unsurları tam olan bono üzerinde bu hususta herhangi bir ibare yazılı değildir. <br>Somut olayda, davacı borçlu emre yazılı bu senetten kaynaklanan borcu ödediğini savunmamış; aksine senedin teminat amaçlı düzenlendiğini, teminat altına alınan taşınmaz satılmadığından, bononun bedelsiz olduğunu ileri sürmüştür. Senet sebepten mücerret olmakla; davacı bononun teminat amaçlı düzenlendiğini yazılı delillerle ispatlamalıdır. Davalının kabul etmemesi, sözleşmedeki imzayı inkar etmesi ve aslının kendisinde bulunmadığına ilişkin yemin etmesi karşısında, davacının dayandığı sözleşme delil olarak kabul edilemez. Kaldı ki, dayanılan sözleşmede takip konusu bononun tüm unsurlarına yer verilerek yapılmış bir atıf da bulunmamaktadır. Davacının başkaca yazılı bir delil sunamadığı, bedelsiz senedi kullanmak suç  olduğundan ve HMK'nın 226/3. maddesi uyarınca konusu suç olan vakıalarla ilgili yemin teklif edilemeyeceğinden davacı vekilinin yemin deliline de dayanamayacağı anlaşılmıştır. Diğer taraftan, ispat yükü kendisine ait olmamasına rağmen davalı tarafça sunulan ve davacının da sunduğu beyan dilekçesi ile varlığını inkar etmediği ... yazışmalarında, davalının, davacıya nakit borç verdiği ve bu borcunu sürekli istediği görülmektedir.<br> Hal böyle olunca, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, davalının istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. <br>Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/09/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın REDDİNE; <br>3-Dava ispatlanamaması sebebiyle reddedildiğinden ve bu nedenle koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,<br>a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu harcın peşin yatırılan 3.735,71 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 3.120,31 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,<br>Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE,<br>b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, <br>d-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmek üzere davacıdan alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA, <br>e-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 35.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>f-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, <br>4-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 3.735,70 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE, <br>b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 40,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 202,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf562573895c4748","SID":"d98f44dcc6e7ba8d"}}