{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ <br>KARAR TARİHİ  : 30/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 08/07/2021<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 30/12/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davalı ... ... müvekkilinin eski eşinin ablası olup, aslen ... vatandaşı olan ... ile eski eşi ... 12/09/2013 tarihinde evlenmiş olup, söz konusu evlilikten bir çocukları bulunduğunu, müvekkilinin evlilik süresi boyunca eski eşi tarafından fiziksel ve psikolojik şiddet gördüğünü, bu sebeple anlaşmalı şekilde boşandıklarını, eski eşinin müvekkilini hem evlilik süresi boyunca hem de boşandıktan sonra sürekli tehdit ettiğini ve kandırdığını, özellikle de dediklerini yapmadığı takdirde Türk Vatandaşı olamayacağını, olsa bile kendisini ihbar edeceğini, ihbar ettiği takdirde de vatandaşlığının iptal edileceğini söyleyerek istediklerini yaptırmaya çalıştığını, boşanma davasının sürdüğü sırada eski eşinin elinde evrakla müvekkilinin yanına geldiğini, bu belgeleri imzalaması gerektiğini, bu belgelerin hem boşanma davası hem de vatandaşlığının kesinleşmesi için gerekli olduğunu imzalamazsa evliliğin geçersiz olacağını ve vatandaşlığının iptal edileceğini söyleyerek elindeki belgeleri imzalattığını, müvekkilinin Türkçe'yi çok iyi bilmemesinden faydalanan davalının belgeleri okuyamadan ve ne olduğunu anlayamadan imzaladığını, müvekkiline gelen Antalya 7. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı doyasında alacaklısının ... olduğu, 50.000,00 TL bedelli senede ilişkin ödeme emri gönderildiğini, müvekkilinin... ile arasında herhangi bir borç ilişkisi dahi olmadığından emin olan müvekkilinin imzanın kendisine ait olmadığını düşünerek vekili aracılığıyla Antalya 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında imzaya ve senet üzerindeki yazılara itiraz ettiğini, söz konusu senet ile ilgili Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını ancak yeni baskı ve aldatma nedeniyle itirazından avukatın dilekçesi ile değil asıl olarak vazgeçmek zorunda kaldığını, müvekkilinin...herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin hiçbir geliri olmayıp annesinden aldığı maddi destekle hayatını idame ettirdiğini beyan ederek, icra takibine konulan senet nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının  tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, 03/09/2018 tanzim ve 01/10/2018 vade tarihli senet için Antalya  6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosya ile daha önce de dava açtığını ve davasından bizzat mahkemeye giderek  kendi rızası ile feragat ettiğini, feragat beyanı sırasında bu davaya konu senetteki imzanın kendisine ait olduğunu da beyan ettiğini, iş bu davada tekrar imzaya itiraz etmesinin iyi niyet karinesini ortadan kaldırdığını, davacının kendisi tarafından dosyalara ıslak imza ile sunulmuş ve feragat beyanı sırasında senetteki imzanın da kabul edildiğini ancak feragat nedeniyle kesinleşen bir davanın tekrar yargılama konusu yapılması ve feragatten dönmenin  mümkün olmadığını beyan ederek, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...dava konusu senetteki imzanın davacının el ürünü olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi uyarınca senede karşı senetle ispatın  zorunlu olduğu, aynı Kanun'un 201. maddesi uyarınca da senede karşı tanıkla ispatı mümkün olmadığı, davalının senedine karşı iddianın da ancak yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, davacı tarafından yukarıdaki belgeler dışında herhangi bir yazılı belge sunulmadığı, yemin deliline de dava dilekçesinde açıkça dayanılmadığı ve savcılık dosyasının takipsizlikle sonuçlandığı, davanın kesin delillerle ispatlanamadığı\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; HMK'nın 203. maddesinin ç bendinde, irade bozukluğu hallerinin senede karşı senetle ispat zorunluluğunun istisnası olduğunun açıkça düzenlendiğini, takibe konu senedin müvekkilinin iradesi fesada uğratılarak alındığını, müvekkilinin eski eşi aleyhine açmış olduğu Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.... Esas sayılı menfi tespit davasında tanıklarının dinlendiğini ve tanıkların senetlerin iradenin fesada uğratılarak alındığını beyan ettiklerini, tanık anlatımlarından anlaşılacağı üzere dava konusu senedin hile ve baskı ile alındığını, mahkemece tanıkların beyanına başvurulmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin herhangi bir ticari faaliyetle uğraşmadığını, kendisinin sigortalı bir işte dahi çalışmadığını, davalıyla aralarında akrabalık ilişkisi dışında herhangi bir ticari faaliyete dayalı bir münasebetin söz konusu olmadığını, çalışmayan ve hiçbir geliri, menkul, gayrimenkul ve mal varlığı bulunmayan, ticari faaliyeti bulunmayan birinin evlilik birliği devam ederken eşinin ablasına 1 ay vadeli senet vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olup,  izaha muhtaç olduğunu, dava dilekçesinde açıkça yemin delilinin yazıldığını ancak iş bu dosyanın tanık anlatımlarıyla ispat edilebileceğini, HMK'nın 203. maddesi gereği kesin delille ispat zorunluluğunun bulunmadığı bir hal bulunduğundan, vakıanın her türlü delille ispat edilebilir olduğunu, bu nedenle öncelikle tanıklarının dinlenilmesi gerektiğini, en son çare olarak yemin delilinin tartışılması gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, takip konusu bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının savcılık soruşturma dosyasındaki mevcut ifadesinde vatandaşlık için eşinin belgeler imzalattığını ve bu takip konusu senedin de boş olarak bu sırada imzalatılmış olabileceğini belirtmekle birlikte bu konuda herhangi bir  tanığının olmadığını bildirmiş olmasına, işbu dosyada da hile ve tehdit iddialarının soyut kalıp, hile ve tehdidin aynı anda gerçekleşmesinin de işin doğasına aykırı oluşuna, soruşturma dosyasında, müştekinin çelişkili beyanları ve delil yetersizliği sebepleriyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olmasına, konusu suç olan vakıalarla ilgili yemin deliline başvurulamayacak olmasına, davacının kambiyo senedi niteliğinde olan bononun aksini aynı kuvvette delillerle ispatlayamamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45c892ead01e8571","SID":"c18e539bf4b4fe6c"}}