{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/2070 <br>KARAR NO\t: 2025/141<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP \t\t: ...\t     ...<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/17 E.  -  2022/305 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/09/2022 tarih ve 2022/17 E. - 2022/305 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  müvekkilinin \"...\" ibareli markalarının bulunduğunu, davalı Şirketin \"...\" ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek başvurunun SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca reddine karar verildiğini, davalı Şirketin bu karara itirazının ise dava konusu YİDK kararı ile kabul edildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamına benzerlik bulunduğu gibi SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının da oluştuğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin ticaret unvanının asli unsurunu oluşturan ibaresinin de benzer olduğunu, dava konusu başvurunun haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, YİDK'nun 2021-M-9705 sayılı kararın iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>  Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalıya ait dava konusu markanın kapsamındaki malların tamamının davacının markaları kapsamlarında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı, ancak tarafların marka işaretleri arasında  karışıklığa sebebiyet verecek derecede bir benzerliğin mevcut olmadığı, 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşullar oluşmadığı gibi tarafların markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığından tanınmışlığın sonuca etkili olmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkilinin itirazına mesnet markaları ile dava konusu başvurunun iltibasa neden olacak düzeyde benzer olduğunu, müvekkillinin markalarının tanınmış olduğunu, somut olayda SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markasının tanınmışlığından faydalanmak amacıyla kötü niyetli olarak yapıldığını, davalının \"...\" ibareli ticaret unvanının ticaret sicilinden terkinine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre \"... giyim san ve tic ltd şti \" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacının markalarının tanınmış olup olmamasının sonuca etkili bulunmadığı, kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı, diğer taraftan davacı vekili istinaf dilekçesinde davalı Şirketin ticaret unvanının terkinine karar verilmesi gerektiği ileri sürmüş ise de, HMK'nın 357. maddesi uyarınca ilk kez istinaf aşamasında öne sürülen bu iddianın dinlenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 29/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2025    <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c90e2de0d67e51a0","SID":"83423f63f415c050"}}